T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/899 Esas
KARAR NO : 2025/342
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taşımacılık işinde faaliyet göstermek amacıyla 2019 yılında kurulan müvekkili şirketin, çok kısa süre içerisinde Esenyurt semtinde taşımacılık sektörünün önde gelen firmalarından biri haline geldiğini, davalının ise müvekkili şirketin uzun süredir birlikte iş yaptığı firmalardan sadece bir tanesi olduğunu, müvekkili şirketin her yıl yenilenen sözleşme uyarınca davalı şirket için personel taşımacılık hizmeti verdiğini, nitekim en son davalı ile müvekkili şirket arasında 08/03/2022-08/03/2023 tarihleri arasında yapılacak personel taşıma işine dair ön sözleşme formunun imzalandığını ve müvekkili şirketin, 30.09.2022 tarihinde sözleşmesi feshedilene kadar davalı şirketin personelinin taşımacılık işini sorunsuz bir şekilde yapmaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerinin Eylül 2022 ayında müvekkili şirket yetkilisini toplantıya çağırdığını ve bu toplantıda şirkette yeni bir ustabaşının göreve başladığını, bu ustabaşının kendi ekibi ile çalışmak istediği için müvekkili şirketin sözleşmesini 30.09.2022 tarihi itibarıyla sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkili şirket adına Bakırköy ...Noterliği’nin 04.10.2022 tarih ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile; “sözleşmenin önelsiz, tazminatsız, haksız ve usulsüz olarak feshinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin bu iş nedeniyle 6 tane aracını şirkete tesis ettiği ve birçok firmadan gelen iş teklifini bu iş reddettiği belirtilerek bakiye kalan taşımacılık ücreti ile haksız ve usulsüz fesih nedeniyle müvekkili nezdinde oluşturulan zararın tazmin edilmesi gerektiği” nin ihtar edildiğini, (Bakırköy ... Noterliği’nin 04.10.2022 tarih ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi, davalı tarafın Büyükçekmece ... Noterliği’nin 07.10.2022 tarih ...Yevmiye Numaralı cevabi ihtarnamesinde; “işe giriş saatlerinde geç kalınması, personelin duraklarda, akşam iş çıkışlarında fabrikada unutulması, mesai yapıldığı günlerde servis gönderilmesinin unutulması, 09.05.2022 tarihinde servis aracının kaza yapması, kazaya karışan şoförün kaçtığı için kimliğinin tespit edilememesi ve trafiğe çıkan şoförlerden birinin sağır olması” şeklinde gerçek dışı sebepler gösterilerek feshin haklı olduğunun iddia edildiğini ve müvekkilinin kendilerine kestiği 30.09.2022 tarihli faturayı kısmen iade ettiğini bildirdiğini, yine davalı şirketin, 23.09.2022 tarihli e-mail ile sözleşmenin 30.09.2022 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirdiğini, buna rağmen müvekkilinin 27.09.2022 tarihinde personele şikayet olup olmadığını sorduğunu ve bunun üzerine olay yerine gelen davalı şirket yetkilileri ile sözlü münakaşaya girdiği için 30.09.2022 tarihi beklenmeksizin derhal fesih yapıldığının bildirildiğini, ayrıca müvekkilinin kestiği faturaya kısmen iade faturası düzenlediğini bildirdiğini, (Büyükçekmece ... Noterliği’nin 07.10.2022 tarih ...Yevmiye Numaralı ihtarnamesi.) Müvekkili adına verilen cevapta, davalının ihtarnamesinin içeriğinin tümüne ve davalı tarafça kesilen iade faturasına itiraz edildiğinin bildirildiğini, davalı şirketin bu süreçte müvekkilinin tahakkuk etmiş taşıma ücretlerini de ödemediğini, ödenmeyen taşıma ücretlerinin ödenmesi için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça takibe kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine takibin tamamının durdurulmasına dair karar veren icra memur işlemi hakkında Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin... E. Sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu ve şikayetlerinin kabul edildiğini, itirazın kaldırılmasından sonra davalı şirketin, icra dosyasına ödediği meblağı ve iade faturalarına konu meblağı geri istediğini, müvekkili adına bu ihtarnameye cevap verildiğini ve iade faturalarının haksız olduğunu, müvekkili tarafça kabul edilmediğini, icra dosyasına ödenen paranın müvekkilinin tahakkuk etmiş alacağı olduğunu, ayrıca daha önce müvekkili tarafından Bakırköy ... Noterliğinden gönderilen ihtarname konusu alacağın ödenmemiş olması nedeniyle buna ilişkin taleplerinin devam ettiğinin bildirildiğini, bilindiği üzere taşıma sözleşmelerinin; tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurulduğunu, işbu sözleşmenin yazılı olarak yapılmasının ispat şartı olup geçerlilik şartı olmadığını, Sayın Mahkemeye ibraz edecekleri personel taşıma ön formu ve dava açmadan evvel davalı tarafla müvekkili şirket arasında geçen ihtarname süreci ve tüm diğer delillerin; müvekkili şirketin davalıya ait personeli bir süredir taşıdığını başka bir ifadeyle taraflar arasında taşıma işine dair hizmet sözleşmesinin faal olduğunun açıkça görüldüğünü, davalının sözleşme süresinin sonuna kadar ahde vefa prensibi gereğince sözleşmeyle bağlı olup, edimlerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında; müvekkilinin taşıma işi yapma borcuna karşılık davalının da ön sözleşme formunda belirlenen dönemde taşıma hizmeti alması ve karşılık yapma borcu bulunan, başka bir ifadeyle karşılıklı edimlere havi bir hukuki ilişki bulunduğunu, gerçekten de davalının 08.03.2022 tarihinde imzaladığı personel taşıma sözleşmesi ön formu ile 08.03.2022-08.03.2023 tarihleri arasında yapılacak olan taşıma işi için müvekkili şirket ile anlaştığını, müvekkilinin varılan bu anlaşma doğrultusunda 6 adet aracını davalı şirketin taşıma işine tahsis ettiğini ve dolayısıyla başka firmalardan gelen iş tekliflerini kabul etmediğini, fesih tarihine kadar müvekkilinin verdiği hizmet ile ilgili hiçbir şikayet bildiriminde bulunmadığını, davalının ihtarnamesi içeriğinde ileri sürdüğü iddialar ile ilgili fesih tarihine kadar müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, davalı şirketin tek başına aldığı keyfi bir karar ile sözleşme ilişkisini sonlandıracağını belirttiğini, davalı tarafın, önce önelsiz, tazminatsız, haksız ve usulsüz fesihte bulunduğunu, müvekkilinin haksız fesihten kaynaklanan haklarını talep etmesi üzerine de haksız fesih işlemine dayanak oluşturmak için gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, gerçekten de davalının iddiaları tek tek ele alındığında dayanaksız, tutarsız ve gerçekdışı olduğunun açıkça görüleceğini, işe giriş saatlerinde geç kalındığı iddiası: müvekkilinin taşıma yaptığı süre boyunca hiçbir zaman vaki olmadığını, davalı tarafça da dile getirilmediğini, davalının bu iddiası hakkında müvekkiline yaptığı herhangi bir ihbar veya ihtar da bulunmadığını, davalının iddia ettiği şekilde bir gecikmenin olması halinde işçiler hakkında tutanak tutulmuş olması ve işlem yapılması gerektiğini, davalının bu yönde hiçbir delil ve belge sunmadığını, personelin duraklarda, akşam iş çıkışlarında fabrikada unutulması, mesai yapıldığı günlerde servis gönderilmesinin unutulması iddiası: uzun yıllardır müvekkili şirketten taşıma hizmeti alan davalının bu süre boyunca bir kere dahi bu iddialarını dile getirmediğini, bütün taşımaların süresinde ve saatinde yapılıp hiçbir gecikme yaşanmadığını ve hiçbir personelin işe ve evine ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadığını, yine bu konu ile ilgili müvekkili şirkete yapılmış bir ihbar veya ihtar bulunmadığını, davalının iddia ettiği şekilde bir gecikmenin olması halinde işçiler hakkında tutanak tutulmuş olması ve işlem yapılması gerekirdi ki davalının bu yönde hiçbir delil ve belge sunmadığını, 09.05.2022 tarihinde servis aracının kaza yapması, kazaya karışan şoförün kaçtığı için kimliğinin tespit edilememesi ve trafiğe çıkan şoförlerden birinin sağır olduğu iddiası: öncelikle İstanbul gibi günün her saatinde trafik yoğunluğu olan bir şehirde gün içerisinde çeşitli trafik kazalarının meydana geldiği göz önüne alındığında bazı kazaların meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, ne var ki trafiğe çıkan her bireyin 6098 Sayılı TBK kapsamında tehlike sorumluluğunu da bünyesinde barındırdığını, davalının iddia ettiği kazanın ise müvekkili şirketin sürücüsünün kusuru ile değil kazaya karışan diğer sürücünün kusuru ile meydana geldiğini, nitekim bu kazanın dava konusu olduğunu ve kazaya karışan diğer tarafın asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kaza ile ilgili kollukta ifade veren işçilerden... ün; “kaza günü müvekkil şirkete ait ...plakalı servis ile işyerine giderken,... plaka sayılı aracın servis aracına çarptığını, kazaya sebep olan sürücünün müvekkil şirket şoförüne küfür ederek bağırdığını, bu sırada doblo model araçtan inen 3-4 kişinin de müvekkil şirketin şoförüne saldırdığını, bu şahısları işçiler ve çevrede bulunanlar tarafından zapt edilememesi nedeniyle şoförün kaçarak canını zor kurtardığını, çarpan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu” beyan ettiğini, yine kaza sırasında serviste bulunan davalı işçilerinden..., ...ve ...ın da ismini kazadan sonra öğrendikleri ...isimli kişinin asli kusuruyla kazanın meydana geldiğini beyan ettiklerini,ayrıca bu kaza sonrasında müvekkili şirkete çarpan aracın sürücüsünün neden olduğu zararın tazmini amacıyla ...ve 2022.E... başvuru numarası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, servis taşıma yönetmeliği m.9/2-ç uyarınca servis şoförlüğü belgesi alabilmek için sağlık raporu almak zorunluluğu bulunmakta olup, sağır bir kimsenin servis şoförlüğü belgesi almasının maddi ve yasal olarak mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirket bünyesinde sağır olan bir kimsenin istihdamı söz konusu olmadığı gibi böyle bir kimsenin sürücü ehliyeti alabilmesinin de mümkün olmadığını, 23.09.2022 tarihli e-mail ile sözleşmenin 30.09.2022 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirdiğini, buna rağmen müvekkilinin 27.09.2022 tarihinde personele şikayet olup olmadığını sorduğu ve bunun üzerine olay yerine gelen davalı şirket yetkilileri ile sözlü münakaşaya girdiği iddiası: müvekkili şirket yetkililerinin sadece davalı şirket çalışanları ile değil, taşımacılığını yapmakta oldukları tüm firmaların çalışanları ile zaman zaman verilen servis hizmeti ile ilgili olarak herhangi bir şikayet, dilek ve önerileri olup olmadığı konusunda görüşmeler yaptığını, davalı tarafın ihtarnamesine konu ettiği görüşmenin bu periyodik görüşmelerden birisi olup, o tarihte müvekkilinin sözleşmesini feshetmeye karar veren davalı şirket yetkililerinin çalışanların kendi şirketleri aleyhine olabilecek beyanlarına mani olmak için müdahalede bulunduklarını, davalı tarafın kendi kusurlu hareketine haksız eylemine dayanak yaparak kötü niyetli iddiada bulunduğunu, davalının basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olup, yapılan işin niteliği gereği feshe mazeret gösterdiği olgu ve olayları zamanında müvekkiline bildirerek mehil tanıması gerektiğini, Oysa davalı 6098 Sayılı TBK ve 6102 Sayılı TTK’nın kendine yüklediği yükümlülüklere uymak yerine müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiyi keyfi olarak sonlandırmaya çalıştığını, ne var ki kanunun amir hükümleri açık ve anlaşılır olup, 6098 Sayılı TBK m.123’e göre; “ karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.” denildiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı ... Ltd. Şti. aralarında 28.02.2022 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi Ön Formunda belirlenen 28.08.2022-28.03.2023 tarihleri arasında taşımacılık hizmetinin sağlanması konusunda anlaşmış bulunduklarını, ancak sözleşme kurulduktan belirli bir süre sonra davacı yanın, söz konusu hizmetin sağlanmasında keyfi ve özensiz davranmaya başladığını, şöyle ki; müvekkili şirkete tahsis edilen servislerin sık sık işe giriş ve çıkış saatlerinde geç kaldığının; personellerin duraklarda, akşam iş çıkışlarında fabrikada unutulduğunun; mesai yapıldığı günlerde fabrikaya servis gönderilmesinin unutulduğunun anlaşıldığını, 09.05.2022 tarihinde içinde 7 personelin bulunduğu davacıya ait servis aracının "Akçaburgaz Mahallesi Halil Fahri Ormanı Caddesi Esenyurt yolunda" kazaya karıştığını, kazaya karışan şoförün olay sonrasında kaza mahallinden kaçtığı kazada can kaybı olmadığını, yaralanan çalışanların kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini, davacının hizmet süresi boyunca sık sık şoförlerini ve araçlarını değiştirdiğini, sürücülere yönelik yapılan günü birlik değişiklikler konusunda müvekkili şirkete emrivaki yaptığı ve son olarak trafiğe çıkan şoförlerden birinin yolcular (çalışanlar) tarafından sağır olduğunun fark edilmesinin çalışanlar tarafından tedirginlikle karşılandığını, durumun müvekkili şirkete sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, müvekkili şirketin, tekstil alanında uluslararası moda topluluğu olan İnditex çatısı altında ticari faaliyetlerini sürdürmekte olan bir şirket olup ... topluluğunun iş ortakları bakımından özellikle pandemi sonrasında denetim sürecini sıkılaştırarak çalışanlar özelinde aktif "Dilek, Öneri ve Şikayet Politikası" süreçlerini işletmelerini beklediğini, talimatın amacının, çalışan tüm personelin, her türlü öneri ve şikayetlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi, sonuçlandırılması ve sürekli iyileştirilmesini sağlayacak bir sistem belirlemeye yönelik olduğunu, bu kapsamda kurumsallaşma sürecinde olan müvekkili şirketin, çalışanlarından gelenyazılı şikayetler üzerine davacı şirket yetkilisi ...başta olmak üzere tüm iş ortaklarıyla gelen şikayetleri sözlü olarak değerlendirdiğini, bu kapsamda yalnız servis hizmetlerine yönelik değil, yemek ve güvenlik firmasıyla olan süreçlerinin de yeniden gözden geçirildiğini, ancak davacı şirket yetkilisi ...'e yapılan sözlü uyarılara rağmen durum ve koşullardaki keyfilik ortadan kalkmadığından şirket yetkililerinden ...tarafından ... 09.09.2022 tarihinde işyerine çağrılarak sözlü olarak son kez uyarıldığını ve kendisinden istenen hizmet koşullarındaki düzeltmeleri ivedi bir şekilde sağlaması ve servis araçları/şoförler hakkındaki bilgi ve belgeleri sunmasının talep edildiğini, davacının iddialarının aksine davacı yandan talep edilen sözleşme koşullarının gereği gibi yerine getirilmesine yönelik sözlü ihtarın gereği yerine getirilmediğinden; yapılan sözlü görüşmenin akabinde 23.09.2022 tarihinde şirket yetkililerinden ...tarafından ...'e gönderilen e-postayla; 30.09.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının bildirildiğini, Sayın Mahkemece bilindiği üzere dürüstlük kuralına göre hizmet ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyen bütün durum ve koşulların, haklı sebep sayıldığını,Nitekim 23.09.2022 tarihli e-postalarında; taşıma ilişkisinin 30.09.2022 tarihine kadar devam edeceğini belirtmiş olmalarına rağmen; 27.09.2022 tarihinde, akşam iş çıkış saati olan 18:15’te ...'in servis araçlarının kapılarını kapatarak personelleri götürmeyeceğini belirtmesi, şirketin ortak alanında hakkında gelen şikayetlerle ilgili olarak personellere hesap sorması üzerine olay yerine gelen şirket yetkilileri ile sözlü münakaşa yaşamasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, iddia edilenlerin aksine davacı yanın, sözleşme ilişkisinin feshedildiği kendisine e-posta yoluyla bildirilmiş olmasına rağmen yapıcı olmaktan uzak bir tavırla iş yeri ortak alanında personelin ve şirket yetkililerinin üzerine yürüdüğünü, sona eren bir hukuki ilişkiyle ilgili olarak hizmet veren davacının şirket çalışanlarından dilek ve önerileri dikkate alan bir toplantı yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunuönemle belirtmek istediklerini, arz ve izah edilen olay akışında fesih hakkına dayanan müvekkili şirketin iyi niyetinin asıl olduğunu, bilakis birçok kez kendisine sözlü ihtarda bulunulan davacının önel süresi içerisindeki haksız ve hukuka aykırı fiiliyle sözleşmenin sürdürülmesini imkansız hale getirdiği dosya kapsamında dinlenecek tanık beyanlarıyla sabit olacağını, nitekim arz edilen durum sebebiyle davacı şirket yetkilisi ...'e müvekkili şirket yetkilisi ...arafından 30.09.2022 tarihi beklenmeksizin sözleşmenin derhal feshedildiğinin sözlü olarak diğer çalışanlar huzurunda bildirildiğini, Sayın Mahkemece bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesine göre kanunda sayılan amaçlarla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiğini, arz ve izah edilen olayların, maddi vakıalara ilişkin olup bildirmiş oldukları tanıklarla vakıaların ispatının sağlanacağını, bu kapsamda, uluslararası moda topluluğu İnditex çatısı altında faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin Eylül 2022 de yapılan toplantıda; ...'i çağırarak "şirkete yeni başlayan ustabaşının kendi ekibiyle çalışmak istemesi" gerekçesiyle servis sözleşmesini feshetmek istemesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, müvekkili şirketin bu kapsamda yalnızca servis taşıma sözleşmesini değil, yemek firmasının da sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle sözleşmesini aynı tarihlerde feshettiğini, davacının iddialarının aksine şirket yetkililerince davacı yandan talep edilen sözleşme koşullarının gereği gibi yerine getirilmesine sözlü ihtarların hiçbirinin gereğinin yerine getirilmediğini, belirttikleri üzere maddi vakıalara yönelik senetle ispat kuralının bulunmadığını, fesih tarihine kadar müvekkili şirket tarafından davacı yanca verilen hizmete yönelik şikayetlerin şikayet formları ve tanık beyanıyla ispatlanacağını, davacının kabul ettiği Eylül 2022 tarihli sözlü görüşmenin akabinde; 23.09.2022 tarihinde şirket yetkililerinden ...tarafından ...'e gönderilen e-postayla; 30.09.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının bildirildiğini, ancak davacı yanın birçok kez kendisine sözlü ihtarda bulunulmasına rağmen önel süresi içerisindeki haksız ve hukuka aykırı fiiliyle sözleşmenin sürdürülmesini imkansız hale getirdiğini, bu sebeple davacı şirket yetkilisi ...'e müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 30.09.2022 tarihi beklenmeksizin sözleşmelerinin derhal feshedildiğinin sözlü olarak diğer çalışanlar huzurunda bildirilmek durumunda kalındığını, davacının kendi borca aykırılığı sebebiyle doğmuş olan ve önlemek üzere gerekli tedbirleri almadığı zarardan müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunun olmadığını, işe giriş saatlerinde geç kalındığı iddiası: ...topluluğu koşullarına ve İç Yönetmeliğe uygun olarak tutulan Dilek ve Şikayet Formlarının işbu dilekçe ekinde mahkemenin takdirine İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sunulduğunu, KVKK sebebiyle şikayet eden kişilerin isimlerinin davacı şirket yetkilisi ...ile paylaşılmadığını, yargılama aşamasına geçildikten sonra onayları alınarak Sayın Mahkemeyle paylaşıldığını, davacının iddiasının aksine; müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu bir servis firmasının sebep olduğu gecikme nedeniyle işçilerin savunmasının alınmasının hukuka aykırı olacağını, bu konuda asıl olarak gecikmenin kaynağı olan şirket yetkilisi ... in konuyla ilgili sözlü olarak birçok kez uyarıldığını, personelin duraklarda, akşam iş çıkışlarında fabrikada unutulması, mesai yapıldığı günlerde servis gönderilmesinin unutulması iddiası: Yukarıda yapılan açıklamaların burada geçerli olup geç kalan/unutulan personellerin tanık beyanlarının dinlenmesinin yerine olacağını, 09.05.2022 tarihinde servis aracının kaza yapması, kazaya karışan şoförün kaçtığı için kimliğinin tespit edilememesi; yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmalarını sağlayacak önlemleri almakla ve onları gidecekleri yere sağ ve sağlıklı olarak ulaştırmakla yükümlü olan taşımacının, kalkış noktasından varış noktasına kadar taşıt içinde veya duraklama yerlerinde yolcuların uğrayacakları her türlü zararlardan sorumlu olduğunu, (6762/TTK. m.806 ve 6102 TTK.m.914; Karayolu T.K. m.7 ve 17, Yönetmelik m.63) sorumluluğun yükümlülüklerle sınırlı olduğunu; yükümlülüğün sorumluluk getirdiğini, daha açık deyişle, bir kimsenin birtakım yükümlülükler üstlenmiş olup da, bu yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğinde sorumlu olduğunu, bir zarar doğsun veya doğmasın, bu sorumluluğun hep var olduğunu, pek tabi İstanbul gibi günün her saatinde trafik yoğunluğu olan bir şehirde gün içerisinde çeşitli trafik kazalarının meydana geldiği göz önüne alındığında bazı kazaların meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, ancak taşımacının sorumluluğunun, yolcunun taşıta bindiği yerden başladığını ve gideceği yerde taşıttan güvenli bir biçimde inmesine kadar sürdüğünü, kalkış yerindeki bekleme sırasında ve varış yerindeki iniş veya ayrılış sırasında, bekleme alanı dışındaki ara duraklarda, yolcu indirme ve bindirme yerlerinde yolcunun uğrayacağı zararların sorumluluk kapsamında olduğunu, bu sebeple her ne olursa olsun, şoförün olay yerinde kazazedeleri bırakarak kaçmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, yolcuların kendi imkanlarıyla hastaneye gitmek durumunda kaldığını, iddia edilen olayın taşıyan bakımından indirim sebebi kabul edilebilecek bir halse de sorumluluğu ortadan kaldırmamakta olup davacı yanın taşıyan sıfatıyla kanundan doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, Trafiğe çıkan şoförlerden birinin sağır olduğu iddiası: davacının hizmet süresi boyunca sık sık şoförlerini ve araçlarını değiştirdiği, sürücülere yönelik yapılan günü birlik değişiklikler konusunda müvekkili şirkete emrivaki yaptığı ve son olarak trafiğe çıkan şoförlerden birinin yolcular (çalışanlar) tarafından sağır olduğunun fark edilmesinin çalışanlar tarafından tedirginlikle karşılandığını, durumun müvekkili şirkete bildirildiğini, bildirilen olayda, şoförün korna sesini ve yolcuların seslenmesini duymadığı, kendisine yönelik yapılan konuşmalara cevap vermediği yönünde olduğunu, dolayısıyla şoförün duymasıyla ilgili bir sorunu olduğunun tespit edildiğini, servis taşıma yönetmeliği m.9/2-ç uyarınca servis şoförlüğü belgesi alabilmek için sağlık raporu almak zorunluluğu bulunmakta olup, sağır bir kimsenin servis şoförlüğü belgesi alması maddi ve yasal olarak mümkün değilse de günübirlik gelen ve emrivaki yapılan bir şoförün belgesi olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını sonuç olarak müvekkilinin fesih beyanı şeklindeki fiilinin, mahkemece haksız fesih olarak nitelendirilse dahi bu fesih beyanı ile ihlal edilen sözleşmenin amacına uygun davranma yükümlülüğü olduğunu, karşı tarafın kişilik değerlerini koruma yükümlülüğünün ihlalinin söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, personel servis taşıma sözleşmesinin feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebidir.
Taraflar arasında 24.02.2021 tarihli 24.02.2021-24.02.2022 tarihlerini kapsar şekilde personel taşıma sözleşmesi ön formu imzalandığı,28.02.2022 tarihli, 28.02.2022-28.02.2023 tarihlerini kapsar şekilde personel taşıma sözleşmesi ön formu imzalandığı, yine taraflar arasında 08.03.2022 tarihli, 08.03.2022-08.03.2023 tarihlerini kapsar şekilde personel taşıma sözleşmesi ön formu imzalandığı, taraflarca başkaca bir sözleşme yada sözleşme eki sunulmadığı, güzergah bilgisi, km bilgisi gibi, süre bilgisi gibi bilginin sunulmadığı görülmüştür.
Davacı şirket ve dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından keşide edilen Bakırköy... Noterliğinin 04.10.2022 tarihli ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde; 30.09.2022 tarihine kadar yürütüldüğü ve intikal ettirilen herhangi bir şikayet olmadığı, ancak 30.09.2022 tarihinde yeni çalışmaya başlayan ustabaşının kendi taşımacısını istediğini belirterek sözleşmelerini önelsiz, tazminatsız, haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini, fesih tarihine kadar birikmiş 124.136,22 TL borcun, haksız fesih nedeniyle oluşan 413.645,00 TL zarar toplamı olan 537.778,22 TL'nin reeskont faizi ile birlikte, ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir.
Davalı şirket tarafından keşide edilen Büyükçekmece ...Noterliği nin 07.10.2022 tarihli, ...yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde; sık sık işe giriş ve çıkış saatlerinde servisin geç kaldığının, personellerin duraklarda, akşam iş çıkışlarında fabrikada Unutulduğunun, mesai yapıldığı günlerde servis gönderilmesinin unutulduğunun, 09.05.2022 tarihinde içinde 7 personelin bulunduğu servis aracının karıştığı kazada, kazaya karışan şoförün kaza mahallinden kaçtığının, sürekli şoför ve araç değiştirildiğinin, şoförlerden birinin sağır olduğunun fark edilmesi üzerine sözleşmenin devamının şirketlerinden beklenemeyecek hale geldiğini, aksaklıkların giderilmesi için pek çok kez bildirilmiş olmasına rağmen söz konusu durum ve koşulları değiştirilmediğinin en son 09.09.2022 tarihli sözlü uyarıya rağmen hizmet koşullarında istenilen değişikliklerin sağlanmaması ve sağlanmayacağının anlaşılması nedeniyle 23.09.2022 tarihli maille sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, taşıma ilişkisinin 30.09.2022 tarihine kadar devam edeceğini belirtmiş olmalarına rağmen, 27.09.2022 tarihinde, akşam iş çıkış saatinde servis araçlarının kapılarının kapatılarak personellerin götürülmeyeceğinin belirtildiğinin, personelleri, şikayetleri ile ilgili, personellere hesap sorulduğunun bunun üzerine olay yerine gelen şirket yetkilileri ile sözlü münakaşa yaşandığının bunun üzerine 30.09.2022 tarihi beklenmeksizin sözleşmelerinin derhal feshedildiğinin sözlü olarak bildirildiği cevaben ihtar edildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dosyaya, taraflar arasında imzalanan 23.02.2022 ve 08.03.2022 tarihli, Personel Taşıma Sözleşmesi Ön Formunun ibraz edilmiş olduğu, sözleşmelerin birbirinin aynı olduğu işbu nedenle de sonraki sözleşmenin dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamında sözleşmeye konu aylık net ücret, fesihten sonra yeni bir şirkete hizmet verilip verilmediği ya da fesihten (eylül ayından) itibaren hizmet verdiği şirketlere kestiği fatura miktarının artıp artmadığı tespit edilemediğinden davacının talep ettiği zararın hesaplanamadığı, davalı tarafından iddia edilen fesih sebeplerine ilişkin dosya kapsamında yer alan bir kısım personel tarafından doldurulan Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül 2022 tarihli “çalışan dilek, öneri ve şikayet formları” ve davalı tanık beyanları dışında bilgi ve belge bulunmadığı mütalaa edildiği anlaşıldı.
Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davacı şirket tarafından düzenlenen ve davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek ödemesi yapılan 30.04.2021 – 30.09.2022 dönemine ait 14 adet fatura toplamı; -iade fatura tutarları düşülmüş hali ile- (667.132,67-10.895,74) 656.236,93 TL olduğu, buna göre davacı şirketin ortalama aylık hizmet bedeli ise (656.236,93/14) 46.874,07 TL olarak hesaplandığı, Sayın mahkemece, dosya kapsamında karşılıklı edimlerin 1 yıllık süre ile yerine getirileceğine dair 28.02.2022 tarihli, Personel Taşıma Sözleşmesi Ön Formu ve 08.03.2022 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi Ön Formu bulunduğu dikkate alınarak 28.02.2022-30.09.2022 dönemine ait faturaların dikkate alınması gerektiğinin kabulü halinde ise, davacı şirket tarafından düzenlenen ve davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek ödemesi yapılan 28.02.2022-30.09.2022 dönemine ait 8 adet fatura toplamı; -iade fatura tutarları düşülmüş hali ile- (571.349,37-10.895,74) 560.453,63 TL olduğu, buna göre davacı şirketin ortalama aylık hizmet bedeli ise (560.453,63/8) 70.056,70 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan 08.03.2022 tarihli, Personel Taşıma Sözleşmesi Ön Formunda yer alan hususlar incelendiğinde; taşıma sözleşmesinin feshi ile ilgili hükümler bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında 08.03.2022 tarihinde başlayan ve davalı taşıtan (işveren) tarafından 30.09.2022 tarihi itibari ile sonlandırılan personel taşıma sözleşmesini genel servis taşımacılığı piyasa koşullarına göre değerlendirmek gerektiği kanaatine varıldığı, davalı taşıtan (işveren) tarafından dava dosyasına sunulan fesih nedenleri incelendiğinde bu nedenlerin taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesini derhal ve tazminatsız fesih etmesi gereken koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığı, davalı taşıtan (işveren) firmasının davalı taşıyan firmaya bildirimsiz fesih nedeniyle tazminat ödemesi gerektiği kanaatine varıldığı, taraflar arasında yapılan personel taşıma sözleşmesine göre taşıyan (servis şirketi) tarafın son altı aylık fatura ortalamasına göre hesaplanacak kazanç kaybı şeklinde uygulandığı, Servis şirketleri, piyasada genel olarak % 35 kar oranı ile çalışmakta olduğu, Son altı aylık ortalama personel servis fatura ortalaması: 76.386,97 TL olduğu, Davalı taşıtan tarafın ödeyeceği tazminat tutarı: 76.386,97 TL*2*35/100: 53.470,88 TL olarak hesaplandığı mütalaa edildiği anlaşıldı.
Davacı tarafın personel taşıma sözleşmesinin haksız fesih edilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş davalı ise feshin haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı...beyanında; ben davalı şirkette muhasebe ve finansman depatmanında çalıştığını, davalıya görüşüp şikayetlerini ilettiklerini, servisin her gün gecikmeli geldiğini, sabit bir şoför olmadığını, şoförlerin hangi güzergahta çalıştığı bilinmediğinden karışıklıklar olduğunu, çalışılan süre boyunca işlerin hep bu şekilde gittiğini, kendisinin servis kullanmadığını, kendisine gelen şikayetler doğrultusunda davacı şirket yetkilisi ile görüştüğünü, davacı şirket yetkilisi ile servis ile ilgili 15 günde bir toplanarak görüşüklerini son zamanlarda görüşmelerin olumsuzluklardan dolayı sıklaştığını, ayda birde alınacak işçilerin güzargahları ile ilgili görüşme yaptıklarını, olumsuzluklar giderilmeyince tekrar kendisi ile karşılıklı görüşerek sözleşmeyi feshettiklerini, son görüşmenin 27/09/2022 tarihinde olduğunu ve kendisinin fesih bildirimi üzerine geldiğini, kendisi ile tekrar görüştüklerini, süreci idare edemeyeceklerini ve ay sonunda sözleşmenin fesih edildiğini bu tarihten sonra çalışılmayacağının söylendiğini, akşam servisini kullanan personelden birisinin kendisini aradığını ve servis yetkilisinin servis kapılarını kapattığını, personelle konuşmak istediğini, personelin servisi kullanmayacağını söylediğini, aşağı indiğinde şirket yetkilisnin servisi kapatıp işçileri servise almadığını ve çekip gittiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında;davalı şirkette insan kaynakları uzmanı olarak çalıştığını, servis kullandığını, serisin geç geldiği, sürekli şoför değiştiğini, duraklarda personel unutulduğunu, akşamları personelin geç alındığı yönünde şikayetler olduğunu, 09/05/2022 tarihinde bir kaza olduğunu, şoförü ilk defa gördüğünü, araç kapılarını ben zorlayarak açtığını, kaza sonrasında şoförü bir daha görmediğini, karşı tarafın şoförünün kendi araçlarındaki şoförü aramakta olduğunu, nerede bu adam diye sorduğunun, kendilerinin baktığında şoförün ortada olmadığını, olay yerinde ayrıldığını anladıklarını bu kişiyi bir daha serviste görmediklerini, davacının şoförlerinden birisinin işitme engelli olduğunu, bu şoförün iki gün kendisinin kullandığı servise geldiğini, şikayet edilmesi üzerine davacı şirket yetkilisinin başka bir bölgeye aldığını, diğer bölgedeki arkadaşlarından da şikayet gelince davacı şirket yetkilisinin sağır olan şoföre cihaz aldığını söyleyerek devam ettirmek istediğini, yine bu işitme engelli şoförün kendisinin olmadığı bir serviste kaza yaptığını beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında; servis hizmetinde şoförlerin sürekli değiştiğini, bir ara duyma sıkıntısı olan bir şoför olduğunu, yol tarifi yapıldığında bir türlü anlaşamadıklarını, personel inmek istediği zaman duymadığı için sorun olduğunu, diğer şoförlerden bir kaç kişinin sürekli kendilerini geç aldıklarını, davacı vekilinin soru üzerine servis şoförü kaza yapınca aracı bırakıp gittiğini, karşı araçta bulunanların bağırıp çağırdığını, bu sırada baktıklarında kendi şoförlerinin ortada olmadığını, kazadan sonra davacı şirket şirket yetkilisinin olay yerine geldiğini, davalı vekilinin sorusu üzerine son gün davacı şirket yetkilisinin kendi şirketlerine geldiğini, şirketteki yetkililer ile görüştüğünü, akşam iş çıkışında işçilere servis hizmetini vermeyeceğini söylediğini, götürmeyeceğini, söylediğini, sıkıntının ne olduğunu çalışanlara sorduğunu ve kendilerini almadan bütün araçları çekip gittiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...beyanında; diğer davalı tanıkları ile benzer ifadeler vermiş, davacının davalı şirket personellerini toplayıp konuşma yapmak istemesi üzerine çalışanları toplayıp konuşma yapamayacağını söylediğini, davalının da araçların kapılarını kapatarak kedilerini almadan gittiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...'ın da diğer davalı tanıkları ile benzer beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı... beyanında; davacı ve davalıyı tanıdığını davacı şirketin servisini çektiğini, yani taşeron gibi olduğunu, davacı ile davalının sözleşme yaptığını bildiğini, fiilen davalının personellerini taşıdığını, davalının usta başı ... isimli kişinin başka bir tanıdığı firma varmış, bu kişinin çeşitli bahaneler üreterek sözleşmenin fesih edilmesine neden olduğunu, örneğin kendilerine geç geldiklerini söylediğini, davalı nezdinde yeni çalışmaya başlayan kişiler olduğu zaman mesafe uzadığı için serviste bazen gecikmeler olabildiğini, tabi bu elemanlarda yolları tam bilmediğinden biraz uzama olabildiğini, ancak asıl sebebin bu olmadığını, ustabaşı Ersinin kendi tanıdığına servis işini vermek istediğini ve bahaneler üreterek sözleşmenin fesih ediliğini, davacı şirkette anlaşmalı çalıştığı için fesih sonrası 1 aylık kadar boşluğu olduğunu, kendisinin davacı ile sözleşmesi olduğu için kendi arabasını boşa çıkardığını, kendsini başka bir işle görevlendirdiğini, beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı...beyanında; davacı şirketin servisini çektiğini, davacı şirket yetkilisinin kardeşi olduğunu, fiilen davalının personellerini taşıdığını, davalı usta başı Ersin isimli ve muhasebici Enes isimli kişi ile davacı şirket yetkilisinin tartışmış, Enes'in ayakta yolcu kalıyor demiş, ayakta yolcu var ama yolcu kapasitesi taştığı için böyle oluyor, fazladan kişi taşıttırıyorsunuz, bu yüzden oluyor demiş, tartışmışlar, dediği, devamla ayrıca sürekli güzergah değişikliği yaptırıldığını, zorluk çıkarıldığını, Ersin isimli kişinin kendi ekibi ile çalışmak istediği için çeşitli bahaneler üreterek sözleşmenin fesih edilmesine neden olduğunu, Ersinin kendilerine geç gelindiğini söylediğini, davalı nezdinde yeni çalışmaya başlayan kişiler olduğu zaman mesafe uzadığı için serviste bazen gecikmeler olabildiğini, bu elemanlarında yolları tam bilmediğinden biraz uzama olabildiğini, ancak asıl sebebin ustabaşı Ersinin kendi tanıdığına servis işini vermek isteyip bahaneler üreterek sözleşmeyi feshettirmesi olduğunu, servis taşımacılığında sözleşme feshedilirse bunu herkesin duyacağı ve kötü referans olacağını, sözleşme feshedilince 4-5 ay kadar boşta kaldığını beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...beyanında; davacı şirketin servisini çektiğini, yani davalının personellerini taşıdığını, servis saatlerinde herhangi bir aksama olmadığını, davalı şirketin yeni bir ustabaşı aldığını, bununda muhtemelen başka bir firma ile tanışıklığı olduğunu, bu yüzden sözleşmeyi bir akşam direkt feshettiklerini, servis çıkışı gittiklerinde yolcuları bindirmediklerini yeni servis firması ile anlaştıklarını beyan ettiklerini o akşam kendilerini boş çıkardıklarını, ihaleler yıllık olduğundan sözleşme feshedildiği zaman herkesin aklında bir kuşku olduğunu, firmanın zarar görmesi ve iş verilmemesi gibi sonuçları olduğunu beyan etmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sözleşmenin haksız fesih edildiğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafından işe giriş saatlerinde geç kalındığı, personellerin işyerinde ve duraklarda unutulduğu, sağır kişi çalıştırıldığının, kazaya karışan araç şoförünün olay yerinden kaçtığının feshin haklı olduğunun ileri sürüldüğü, dinlenen davalı tanıklarının da bu yönde beyanları olmakla birlikte, dosya kapsamında sağır bir kişinin şoför olarak çalıştırıldığına dair somut bir delilin olmadığı, 09.05.2022 tarihinde personel servis aracının şoförünün karıştığı kaza sonrası olay yerinden kaçtığığı ileri sürülmüş ise de kollukta ifade veren davalı çalışanları ...ve...isimli kişilerin, kazada karşı aracın sürücünün kusurlu olduğunu, karşı araç sürücünün servis şoforüne bağırıp küfüler ettiği, bir anda başka bir araçtan gelen 3-4 kişinin servis şoförüne saldırmaya başladığını, servis şoförünün zarar vereceklerini anladığında kaçamak zorunda kaldıklarını beyan ettikleri, mahkememizce dinlenen davalı tanıklarının ise yalnızca kaçma olayını vurguladığı, servis şoförünün saldırıya uğradını ve kaçmak zorunda kaldığını belirtmedikleri, bu nedenlerle davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, davacı tanıklarının da zaman zaman gecikmeler olduğunun fakat bunun yeni işçi alımı ve güzergah değişikliğinden kaynaklandığını belirttikleri, davalı tanıklarınca sürekli ve başlangıçtan beri gecikme ve aksaklıklardan bahsedildiği, taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 24.02.2021 tarihli olduğu ve sözleşmenin yenilendiğinin anlaşıldığı, sürekli gecikme ve aksamalar olması halinde yeni bir sözleşmenin yapılmasının beklenilemeyeceği gibi varsa gecikme ve aksamaların giderilmesi noktasında davalıya çekilmiş yazılı bir ihtarda olmadığı, işçilerin hangi noktalardan alınacağı ve bırakılacağına ilişkin bir güzergah ve uzaklık bilgisinin dosyaya sunulmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, feshi haklı kılacak yeterlilikte bir delilin davalı dosya kapsamında olmadığı, anlaşıldığından davalının sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği kanaatinin mahkememizde oluştuğu, davacının sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle yeni bir anlaşma yapabileceği süre kadar tazminat talep edebileceği, alınan bilirkişi ek raporu bu sürenin 2 ay olarak tespit edildiği ve karalılık oranın %35 olarak belirlendiği, hesaba esas miktarın taraflar arasında kesilen fatura ortalamasının esas alındığı, raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, davacı tarafından manevi tazminat talep edilmiş ise sırf sözleşenin haksız olarak fesih edilmesinin manevi tazminat için yeterli olmadığı, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, değerlendirilmekle, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 53.470,88 TL maddi tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının reddine, manevi tazminat bakımından ayrıca bir masraf yapılmadığından yargılama giderleri maddi tazminat kabul durumuna göre değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 53.470,88 TL maddi tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.652,60 TL ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.123,53 TL harcın mahsubu ile fazla alınan bakiye 855,53 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacının yatırmış olduğu peşin harçtan 3.652,60 TL' ile 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.733,30 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 14.436 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 5.146,04 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 290 TL yargılama masrafının ret ve kabul orananı göre 186,62 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre 1.112,19 TL'sinin davalıdan, kalan 2.007,81 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Manevi Tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.