T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/11 Esas
KARAR NO : 2025/621
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/11/2015
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ...'un deniz ulaşımına ve trafik sorununun çözümüne katkıda bulunmak amacıyla ... Büyükşehir Belediyesi tarafından 1987 yılında kurulduğunu ve kurulduğu günden bu zamana kadar deniz ulaşımı sektöründe kamu yararına hizmet verdiğini, şirketin ... Büyükşehir Belediyesinin 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu çerçevesinde yapmış olduğu İhale sonucu özelleştirilmiş olup deniz toplu ulaşımı alanında hizmetlerine devam edebilmek adına ...'nin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskeleler üzerinde sınırlı ayni hak tesis eden Kullanım Hakkı Sözleşmeleri imzalandığını, uyuşmazlığa konu ... iskelesinin de bu İskelelerden olup iskelenin ve arka alanlarının tasarruf haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, davalı şirketlerin ise; ... Büyükşehir Belediyesinin İhale Komisyonunun 05.06.2013 tarih ve 55 sayılı kararı ile "...Hal Dolgu Alanı Tahkimatı ve Balıkçı Barınağı İnşaatı" işini ihale yoluyla aldıklarını, söz konusu iş kapsamında inşa için 0.00-0.40 ton kategorisinde malzemelerin kullanılmakta olduğunu, bahse konu bu malzemelerin deniz yoluyla naklinin gerçekleştirilmesinin gerektiğini ve işbu nakil işleminde kullanılmak üzere davalıların kullanım ve tasarruf hakkı ...'ya ait olan ... iskelesi alanını kullanmak için başvuruda bulunduklarını, müvekkili şirket ile davalılar arasında bahse konu alanın kullanılması karşılığında; ... İskelesinin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek, hali hazır ile de bir bütün teşkil edecek şekilde bir iskele yapılması ve bu iskelenin bütün masraflarının ve gerekli izinlerinin davalılar tarafından karşılanması hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin işbu anlaşmadan üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve hem kullanım hakkı kendisinde bulunan alanı davalıların kullanmalarına izin verildiğini hem de konuya ilişkin gerekli idari belgelerde davalılara yardımcı olduğunu, ancak davalılar tarafından taahhütlerine aykırı olarak iskele yapılmadığı gibi kullanılan alana ilişkin müvekkili şirkete hiçbir surette ödeme de yapılmadığını, müvekkili Şirket tarafından konuya ilişkin defalarca sözlü uyarılarda bulunulmuş olmasına karşın davalılarca bu uyarılara herhangi bir yanıt verilmediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ... 10. Noterliğinin ... yevmiye Nolu ... tarihli ihtarnamesi ile davalılara taahhütlerin yerine getirilmediğini ve konuya ilişkin herhangi bir somut adım dahi atılmadığını bu bağlamda kullanım ve depolama bedeli ile palamar ücretinin ödenmesini, aksi halde yasal işlemlere başlanılacağının ihtar edildiğini, ancak davalılarca işbu ihtarnameye yanıt verilmediğini, bu bağlamda davalı şirketlere ait .... ve ... gemileri ile kullanım hakkının müvekkili şirkete ait olan ... İskelesinden yapılan toplam 613 sefer ve taşınan toplam 898.200 ton hafriyat için ödenmeyen kullanım ve palamar ücreti olarak toplam 1.059.876 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını işbu icra takibinin davalıların haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle durdurulduğunu, davalılar tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile ... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası tahtında başlatılan icra takibinin devamına karar verilmesini, davalılar tarafından ödeme emrine yapılan itirazların genel olarak usule ilişkin olup esasa ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, davalı taraflarca da bilindiği gibi; müvekkili şirketin tasarrufunda bulunan iskeleyi depolama ve diğer amaçlarla uzunca bir süre kullandıklarını, diğer bir deyişle müvekkil şirketten hizmet aldıklarını ve müvekkil şirkete ait bir alanı işgal ettiklerini, ancak karşılığında müvekkili şirkete herhangi bir bedel ödemediklerini, bu sebeple itirazlarının iptali gerekeceğini, davalılar ... ve ... tarafından yapılan yetki itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. Maddesinde belirtilen; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir." hükmü gereğince reddedilmesi gerektiğini, davalılarca inşaat işinde kullanılmak üzere yapılan taşıma işlerinin müvekkili şirket iskelesi alanından yapıldığından; yapılan seferlerin müvekkili şirket tarafından kayıt altına alındığını, bu bağlamda davalılarca..., ...,... ve ... gemileri ile ... iskelesinden yapılan toplam 613 sefer yapıldığını ve toplam 898.200 ton hafriyat taşındığını,davalıların oluşturduğu adi ortaklığın imzasını ve kaşesini taşıyan taahhütnamelerde davalıların iskele alanını kullandıklarını ikrar etmekte ve karşılığında bir iskele inşaat hakkında taahhütlerde bulunduklarını, hatta davalıların iskeleye ilişkin gerekli izinlerin alındığını projelendirmeye başlandığını belirttiklerini ancak kendi taşıma işleri biter bitmez hiçbir surette inşaata devam etmeksizin iskele alanını herhangi bir bildirimde bulunmaksızın, o tarihe dek tahakkuk eden borçlarını ödemeksizin terk ettiklerini, davalılar tarafından iskele alanının kullanılması sebebiyle müvekkili şirketin kullanım hakkı kendisinde olan alanın bir kısmını uzun bir süre kullanamadığını, müvekkili şirketin mağduriyetinin açık olduğunu belirterek, davalılarca yapılan itirazların iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tic. A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacının iddia ettiği “... İşi”ni, ... ’nden ihale yolu ile, “...”nın ( Adi Ortaklık ) aldığını, ihaleyi alan iş ortaklığı yapım işini taşeron firmaya verdiğini, ihaleyi alan ... ortaklığından bu işi, alt işveren olarak “... Tic. Ltd. Şti.” aldığını, müvekkili Şirket “...Tic. A.Ş.” nin bu işle ilgili çalışma yapmadığını, davacının talebinin ... Barınağı İnşaatı nedeni ile, kendi alanlarının kullanılmasına dair olduğundan ve müvekkili şirketin de bu işle ilgisi olmadığından, davanın öncelikle davalı müvekkili açısından, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin deniz inşaatı olarak ... deniz dolgu işini aldığını, bu işin yapımı ile ilgili olarak 22.12.2014 tarihinde davacı ... ile sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden davacının, ... iskelesinin ve depolama alanının bir bölümünün kullanımını 30.04.2015 tarihine kadar müvekkile vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin de bu kullanım karşılığı iskele yapımı taahhüdü verdiğini, fakat davacı taahhüdünü yerine getirmediğinden sözleşmenin uygulanmadığını, bilahare müvekkili şirketin davacı ile anlaşıp ... Gemisi ile ... iskelesini kullandığını ve buna ilişkin ödemelerini de ...’ya yaptığını, ...Belediyesi’nin bir projesi olduğunu, ihaleyi alan ... ortaklığı ... ile görüşmeler yaptığını, alt İşveren ... firmasının dahi ... ile görüşmediğini ve taahhüt vermediğini, bu itibarla davacı ...’nun, ...ortaklığı dışındaki çalışanları sorumlu tutmaya çalışmasının dahi hukuken doğru olmadığını, dava konusu olayda davacının iskelesinin kullanılmadığını, davacının verdiğini iddia ettiği hizmet ile ilgili olarak müvekkiline verdiği hiçbir belge olmadığını, zira davacıdan böyle bir hizmet alınmadığını, davacının söz konusu iskeleyi aslında başka bir firmaya kiraladığını beyan ile, davacının iddia ettiği işle müvekkil firmanın ilgisi olmadığından, davanın öncelikle husumetten reddini, aksi takdirde davacı iddiaları gerçek olmadığını ve dava haksız açıldığını belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... Tic. A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; gerek müvekkili firmaya tebliğ edilen ilamsız icra takibindeki ödeme emri ve gerekse de ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından da anlaşılacağı üzere, müvekkil firmanın takip talebinde borçlu olarak gösterilmediğini, müvekkilinin dosyanın bağımsız tarafı olmadığını, bu takip dosyasında borçlu olarak; müvekkilinin de içinde bulunduğu adi ortaklık ve ...A.Ş.'nin gösterildiğini, durum bu şekilde iken, icra dairesinin alacaklı tarafın talebini yerinde görerek, adi ortaklığı oluşturan firmalara da takibin yöneltildiğini, müvekkiline gönderilen ödeme emri ve ekleri nedeniyle müvekkili adına yaptığı itirazın icra dosyasında yer almadığını, işbu davanın, müvekkilinin de içinde bulunduğu adi ortaklıktaki şirketler için, usul açısından; icra dosyasındaki gibi '...A.Ş.- ...' aleyhine husumet yöneltilerek açılmasının yasal zorunluluk arz eden bir dava olduğunu, iskelenin sadece, davacıya tahsisli olmadığını, gerçekten de ... ve de başka kişi ya da kuruluşların da burada tahsisle kullandığı alanlar olduğunu, tamamen kamu yararına göre faaliyet yürütmesi gereken davacının; ...'deki iskelede ...'nin emri ve talimatlarına aykırı olan işbu davalarla ilgili talepleri göstermediğini, müvekkilinin ... sahilindeki ...'nin ... adlı kuruluşuna tahsisli olan alanda geçici iskele yaparak, bu geçici iskeleyi kullandığını, ...Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapı İşleri Müdürlüğünün 09/06/2014 tarih ve ... sayı ve ... Sahiline İskele Yapılması konulu olan yazısıyla davacıya bu iskelenin yapılacağına dair hususunun ... tarafından resmen tebliğ edildiğini, davacının da ...'nin bu yazısına ...tarih ve ... sayılı yazısıyla cevap vererek, bu iskele yapımıyla ilgili ayrıntılı bilgi ve belge istediğini, dolayısıyla da; yeni Balık Halinin inşasında kullanılacak bir kısım inşaat malzemesinin naklinin inşaat sahasına deniz taşımacılığıyla yapılması nedeniyle gerekli olan bu iskelenin adi ortaklıkça yapılması hususunda davacıyla ... arasındaki özelleştirme işlemi ve de hazine ve davacı arasındaki kullanım izni doğrultusunda, ..., adi ortaklık ve davacı arasında varılan mutabakatla, bu iskelenin yapıldığını, davacının bu haksız talepleri içeren davaların hukuka aykırı olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, iskele yapılan ve kullanılan alanın davacıya tahsis olunmuş alan olmadığını, burasının ....'nin ... adlı kuruluşuna tahsisli alanı olduğunu, dolayısıyla da, davacının bir talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Tic. A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; iş bu davaya konu ... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebinde, işbu davada muhatap olarak gösterilmediğini, şirkete gönderilen ödeme emrinde davacının dosyanın bağımsız tarafı olmadığını, bu takip dosyasında borçlu olarak; müvekkilinin de içinde bulunduğu adi ortaklık ve ... A.Ş.'nin gösterildiğini, icra dosyası borçlusu olarak gösterilen Adi Ortaklığın bir tüzel kişiliği bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirket adına Adi Ortaklığa gönderilen ödeme emrinin iptali için ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası kapsamında şikayet davası ikame edildiğini, Mahkemece 29.05.2015 tarihli ve ...K. sayılı karar ile adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, ödeme emrinde ayrı ayrı borçlu olarak gösterilmeyen kişiye yapılan ödeme emri tebliğinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili şirket veya müvekkili şirketin ortağı olduğu Adi Ortaklık ile davacı arasında imza edilmiş veya kurulmuş bir sözleşme bulunmadığını, bu hali ile, tarafların sırf tacir olmaları nedeniyle her davanın Ticaret Mahkemesinde açılamayacağını, Yargıtay kararları gereği; haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarına Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı kurum ile müvekkili şirket arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, her ne kadar davacının dava dilekçesinde taraflar arasında, ... İskelesi'nin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek, hali hazır ile de bir bütün teşkil edecek şekilde bir iskele yapılması hususunda anlaşma olduğu bildirilmişse de, buna ilişkin protokolde müvekkili şirketin imzasının veya onayının bulunmadığını, protokolün yalnızca davalılardan ...Tic. A.Ş. tarafından imza edildiğini, bu sebeple müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ...'deki kamu taşınmazı olan iskelenin de, kamusal yarar gözetilerek kullanılması gerekli bir iskele statüsünde olduğunu, kaldı ki bu iskelenin sadece, davacıya tahsisli olmadığını, gerçekten de ... ve de başka kişi ya da kuruluşların da burada tahsisle kullandığı alanların olduğunu, tüm faaliyetlerinde tamamen kamu yararını gözetmesi gereken davacının; ...'deki iskelede ... 'nin emri ve talimatlarına aykırı olan işbu davalarla ilgili taleplerinin; davacı tarafın başta ... olmak üzere ilgili tüm resmi kurum ve kuruluşların izin ve muvafakatini almadan kamu yararı yerine, şahsi çıkarlarını ön planda tutarak hareket ettiğini, ... sahilindeki geçici iskelenin, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; ...'nin davacı ve de adi ortaklıkla vardığı ortak mutabakat ve de ...'nin açık talimatları doğrultusunda adi ortaklıkça yapılan iskele olduğunu, iskele yapılan ve kullanılan alan davacıya tahsis edilen alan olmadığını, buranın ...'nin ... adlı kuruluşuna tahsisli alanı olduğunu, ...'nin gönderdiği 11/02/2015 tarihli yazıda özetle, iskelenin sökülüp alanın eski hale dönüştürülmesinin emredildiğini, davacının adi ortaklığa ... 10. Noterliğinden gönderdiği palamar ücreti ile kullanım ve depolama ücreti taleplerinin ödenmesine dair ihtarının da ... tarih ve ... yevmiyeli, davacının icra takiplerinin ise; 21/05/2015 tarihli olduğunu, müvekkili firmanın da içinde bulunduğu adi ortaklığın bu davadaki talebi yerine getirmesinin mümkün olmadığını, zira davacının taleplerinin aksine, söz konusu iskeleye ilişkin bir gelir sağlanması veya ecrimisil talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, ...'nun tahsis amacına uygun olmayan taleplerinin hiçbir hukuki zemininin bulunmadığını belirterek, davacıya hem müvekkilinin içinde bulunduğu adi ortaklığın ve hem de müvekkilinin böyle bir kullanma ve depolama ücreti borçlarının olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 27/12/2018 tarihli dilekçesi ile taşıma işleminin ... tarafından yaptırılan ve sonrasında yıkılan geçici iskeleden yapıldığını, davacının 05/07/2011 tarihli sözleşme gereğince tasarrufunda bulunan işletmekte olduğu iskeleden yapılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) 21/03/2016 tarih ve... E.-... K. sayılı ilamı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı vermiş ve bu kararın temyizi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/10/2016 tarih ve... E.-... K. sayılı ilamı ile, kararın onanmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizin 12/10/2020 tarih ve ... Esas -... Karar sayılı kararı ile; "...davacı ...'nin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskeleler üzerinde sınırlı ayni hak tesis eden kullanım hakkı sözleşmesi imzaladığını, uyuşmazlığa konu ... iskelesinin de bu iskelelerden olduğunu, bu iskelenin ve arka alanlarının tasarruf hakkının kendisinde olduğunu, davalı şirketlerin ...'nin ihale komisyonunun 05/06/2013 tarih ve 55 sayılı kararı ile ...Hal Dolgu Alanı Tahkimatı ve Balıkçı Barınağı işini ihale yolu ile aldıklarını, bu iş kapsamında kullanılacak olan malzemelerin deniz yolu ile nakli için davalıların ... iskelesi alanını kullanmak üzere başvuruda bulunduğunu ve varılan anlaşmaya göre bu alanın kullanılması karşılığında davalıların ... iskelesinin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek şekilde iskele yapılması ve bunun bütün masraflarının davalılar tarafından karşılanması konusunda anlaştıklarını, davalıların taahhütlerine aykırı olarak iskele yapmadıklarını ve kullanılan alana ilişkin hiçbir ücret ödemediklerini belirterek, ... iskelesinden yapılan toplam 613 sefer ve taşınan toplam 898.200 ton hafriyat için ödenmeyen kullanım ve palamar ücretinin tahsili için icra takibi yaptıklarını ve davalıların icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptali davası açtığı, davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, davalı ... Tic. A.Ş. , davalı ... Tic. A.Ş. ve davalı ... A.Ş. verdikleri cevap dilekçelerinde tahsis edilen alanın davacıya tahsis edilen alan olmadığını belirttikleri anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki temel ihtilafın davalıların kullandığı yerin davacıya tahsis edilen yer olup olmadığı ve davalıların bu yeri kullanmaları nedeniyle davacıya bir ödeme yükümlülüğünde olup olmadığı konusunda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kullanım hakkı kendisinde bulunan yerin, davalılar tarafından kullanılmasına izin verdiğini, ancak davalıların taahhüt ettikleri iskeleyi yapmadıklarını ve herhangi bir ücret ödemediklerini belirterek, kullanım, depolama ve palamar ücreti talebinde bulunmuş, davalılar ise ... sahilinde bulunan ve ...'nin ...'a tahsisli alanda geçici iskele yaptıklarını ve geçici iskeleyi kullandıklarını, bu geçici iskelenin varılan ortak mutakabat ile yapıldığını, geçici iskele yapılan ve davalılar tarafından kullanılan alanın davacıya tahsis edilen yer olmadığını, ...'a tahsis edilen yer olduğunu ve İ...'nin yazısı gereğince geçici iskelenin sökülüp eski haline getirildiğini belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... ve ...nun Mahkememize sundukları 04/09/2018 tarihli bilirkişi ek raporlarında, geçici iskelenin inşa olunduğu dolgu alanının davacı ...'nun 05/07/2011 tarihli sözleşme gereğince 30 yıl süre ile kullanım hakkına sahip olduğu alan ile ilgisinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..,... ve ...'ın sunduğu 08/04/2019 tarihli raporlarında, davacı ...'nun 05.07.2011 tarihli sözleşmede yer alan 402,83 m2 deniz yüzeyi alanının, geçici iskelenin önce inşa edilip, daha sonra ...'nin kararı ile yıkımına karar verilen geçici iskele yeri ile bir ilgisinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bu iki bilirkişi raporunda da; davalılar tarafından geçici olarak inşa edilip kullanılan ve daha sonra ...'nin kararıyla kaldırılmış olan geçici iskele alanının davacının kullanımına tahsis edilen alan ile bir ilgisinin bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle bu yerin kullanılması nedeniyle davalıların davacı şirkete herhangi bir kullanım ücreti borcuna girmeyecekleri Mahkememizce kabul edilerek davanın reddine, ayrıca davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının temyiz edilmesi üzerine Temyiz İncelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/10/2022 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı ilamı ile; "...Davalılardan ... A.Ş. aleyhine de itirazın iptali davası açılmışsa da icra dosyasının tetkikinde ... şirketine ödeme emrinin 27/05/2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak adıgeçen şirketin 11.06.2015 tarihinde itirazda bulunduğu dolayısıyla itirazın süresinde olmadığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında, icra dosyasına süresinde itiraz dava şartı olup re’sen mahkemece de gözetilmesi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait olduğu iddia edilen alanın davalılar tarafından kullanılmasından dolayı ödenmeyen ücretin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yapılan yargılamada alınan 26/01/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda “..... (402,83 m2) alanlı ... iskelesi önünde yer alan toplam 17.403,72 m2 alanlı sahanın 05/07/2011 tarihli “Kullanma İzni Sözleşmesi” gereğince sözleşme tarihi itibarıyla 30 yıl süreli davacı ....’nun tasarrufunda olduğu, davalı ortaklığın 1758,41 m2 alanlı hafriyat alanının davacı...’nun tasarrufunda bulunan alanda yer aldığı görüş ve kanaatine varılmıştır” şeklinde bir görüşe yer verilmiş, bu rapora itiraz üzerine alınan 04/09/2018 tarihli ek raporda farklı teknik tespitlere yer verilmeksizin ve gerekçe gösterilmeksizin kök raporla çelişecek şekilde “..Davacı ...’nun 05.07.2011 tarihli sözleşmede yer alan 402,83 m2 deniz yüzey alanının, geçici iskelenin önce inşaa edilip daha sonra ...’nin kararı ile yıkımına karar verilen geçici iskele yeri ile bir ilgisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Geçici iskelenin inşaa olunduğu dolgu alanının ...’nun 05/07/2011 tarihli sözleşme gereğince 30 yıl süre ile kullanım hakkına sahip olduğu alan ile ilgisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır” şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilahare mahkemece, yeni bir heyetten alınan ikinci bilirkişi raporunda ise tarafların iddialarına, savunmalarına ve yukarıda bahsedilen kök ve ek rapora yer verildikten sonra hiçbir teknik tespit, gerekçe gösterilmeksizin “... geçici iskelenin inşa olduğu dolgu alanının ...’nun 05/07/2011 tarihli sözleşme gereğinde 30 yıl süre ile kullanım hakkına sahip olduğu alan ile ilgisinin bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır” şeklinde görüş bildirilmiştir. Gerek kendi içinde çelişkili olan ilk kök ve ek rapor gerekse alınan ikinci rapor içerikleri itibarı ile hüküm kurmaya elverişli değildir Bu durum karşısında taraflar arasındaki protokol hükümleri, yazışmalar ve ilişkileri inceleyip, takip dayanağı alacağın var olup olmadığını tespit eden hüküm kurmaya elverişli, üç kişiden oluşacak heyetten alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre hükmü temyiz eden davalıların vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizin 23/02/2023 tarihli celsesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yeni rapor alınmasına ilişkin bozma ilamının 2 numaralı bendine uyulmasına, Davalı ... şirketi yönünden süresinde icra takibine itirazda bulunulmadığına yönelik 1 numaralı bentte belirtilen bozma ile ilgili araştırma yapıldıktan sonra değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamının 1 numaralı bendinde belirtilen husus ile ilgili olarak ... 29. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Müzekkereye verilen 10/03/2023 tarihli cevapta; ... A.Ş. vekili ... tarafından Avukat Portalından icra dosyasına gönderilen itiraz dilekçesinin 03/06/2015 havale tarihli, 09/06/2015 evrakın onaylandığı tarih olarak görüldüğü belirtilmiştir.
Celp edilen ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında bulunan ... Tic. A.Ş. Vekili tarafından verilen e-imzalı UYAP'tan gönderilen itiraz dilekçesindeki tarihin 03/06/2015 olduğu, icra müdürlüğünce yapılan havalenin ise 11/06/2015 olduğu, bu davalıya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ tarihinin ise 27/05/2015 olduğu, davacı vekili tarafından verilen dilekçelerde de bu hususun bu şekilde belirtildiği, buna göre davalı ...Tic. A.Ş.'nin itiraz dilekçesinin (tebliğ tarihi 27.05.2015, itiraz tarihi 03.06.2015) yasal 7 günlük süresi içerisinde olduğu anlaşıldığından Mahkememizin 16/10/2025 tarihli celsesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin buna ilişkin bozma ilamının 1 numaralı bendindeki karara karşı direnme kararı verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2 numaralı bendine göre; Mahkememizce bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır.
Bilirkişiler ...,...ve ... mahkememize sundukları 16/08/2023 tarihli raporlarında; davalıların bu alanın kullanımı karşılığında geçici iskele yerine arabalı vapurların da kullanabileceği bir kalıcı iskele yapılması taahhüdünde bulunduklarını, geçici iskelenin kullanımı tarafların elinde olmayan sebeplerle yarım kaldığını, bu durumda davalıların iskeleyi kullandıkları oranda kullanım bedeli ödemekle yükümlü oldukları sonucuna ulaşıldığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve... mahkememize sundukları 01/04/2024 tarihli raporlarında; davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali konu alan davada, davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği ... ücretinin, kullanımın davacı egemenliğindeki iskelede gerçekleştirilmediğini, aksine davalılar tarafından hazırlanan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden gerçekleştiği anlaşıldığından, palamar ücreti talep imkanını bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen hususun davacının kullanım hakkına sahip olduğu ... iskelesinden yapılan hafriyat için palamar ücreti olması itibariyle alacağın bulunmadığı sonucuna varıldığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...mahkememize sundukları 01/01/2025 tarihli raporlarında; kullanma izni sahibi davacının, Kullanma İzni Sözleşmesi m.5/B’e göre, kural olarak, “Kıyılarda yükleme ve boşaltma yapılmak amacıyla kullanma izni verilen iskele, liman, yanaşma yeri, rıhtım ve boru hatlarını” “üçüncü kişilerin mallarının yükleme ve boşaltılmasında kullanılması ve bu yerlerde üçüncü kişilere ait gemilere konaklama hizmeti verilmesi” için kullandırabileceğini, bu yönde, Kullanma İzni Sözleşmesi m.5/B hükmünün tamamı nazara alındığında, TBK anlamında, kural olarak özellikle kira sözleşmesi kurabileceğini; 22.12.2014 t.li Protokol’ün öncesinde taraflar arasında hukuki ilişkinin söz konusu olduğunu, nitekim dava dilekçesi ekinde fotokopisi yer alan, davacıya hitaben “... Adi ortaklığı” kaşe ve imzası ile yazılan 16.07.2014 tarihli yazıda, ... iskelesinin bitişiğindeki alanın kullanıldığının beyan edildiğini, Kira miktarı kararlaştırılmadan kiralananın kiracıya teslim edilmesinin, kira sözleşmesini geçerli kılmayacağını, bu durumda sadece kullanılan döneme ilişkin kira bedelinin hakim tarafından dürüstlük kuralına göre belirleneceğinin kabul edildiğini, davalıların bu süreçte dolgu alan üzerine kazıklar üzerine rıhtım yapısı inşa etmiş olduklarını, bunun yapacakları taşıma işinin bir gereği olduğunu, davalıların iskele yapma yönündeki görüşlerini yazı ile iletmiş olduklarını, süreç içerisinde ... tarafından rıhtım yapısının kaldırılarak alanın eski haline getirilmesinin istendiğini, bu durumda davalılar tarafından iskele yapılma imkanının ortadan kalkmış olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve ...mahkememize sundukları 27/05/2025 tarihli raporlarında; davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği palamar ücretinin; nakliye işlemlerinin yapılmış olduğu iskelenin davacının kullanım sahası dışında kalan, davalılar tarafından yapılan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından, palamar ücreti talep imkanı bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ....ve ... mahkememize sundukları 11/08/2025 tarihli ek raporlarında; davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği palamar ücretinin; nakliye işlemlerinin yapılmış olduğu iskelenin davacının kullanım sahası dışında kalan, davalılar tarafından yapılan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından, palamar ücreti talep imkanı bulunmadığını belirtmişlerdir.
Dava; İİK.nın 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları ve ek raporları alınmıştır.
... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine; 1.059.876 TL asıl alacak ve 9.583,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.069.459,05 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ...'nin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskeleler üzerinde sınırlı ayni hak tesis eden kullanım hakkı sözleşmesi imzaladığını, uyuşmazlığa konu ... iskelesinin de bu iskelelerden olduğunu, bu iskelenin ve arka alanlarının tasarruf hakkının kendisinde olduğunu, davalı şirketlerin ...'nin ihale komisyonunun 05/06/2013 tarih ve 55 sayılı kararı ile ...Hal Dolgu Alanı Tahkimatı ve Balıkçı Barınağı işini ihale yolu ile aldıklarını, bu iş kapsamında kullanılacak olan malzemelerin deniz yolu ile nakli için davalıların ... iskelesi alanını kullanmak üzere başvuruda bulunduğunu ve varılan anlaşmaya göre bu alanın kullanılması karşılığında davalıların ... iskelesinin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek şekilde iskele yapılması ve bunun bütün masraflarının davalılar tarafından karşılanması konusunda anlaştıklarını, davalıların taahhütlerine aykırı olarak iskele yapmadıklarını ve kullanılan alana ilişkin hiçbir ücret ödemediklerini belirterek, ... iskelesinden yapılan toplam 613 sefer ve taşınan toplam 898.200 ton hafriyat için ödenmeyen kullanım ve palamar ücretinin tahsili için icra takibi yaptıklarını ve davalıların icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptali davası açtığı, davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, davalı ... Tic. A.Ş. , davalı ...Tic. A.Ş. ve davalı ... Tic. A.Ş. verdikleri cevap dilekçelerinde tahsis edilen alanın davacıya tahsis edilen alan olmadığını belirttikleri anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki temel ihtilafın davalıların kullandığı yerin davacıya tahsis edilen yer olup olmadığı ve davalıların bu yeri kullanmaları nedeniyle davacıya bir ödeme yükümlülüğünde olup olmadığı konusunda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kullanım hakkı kendisinde bulunan yerin, davalılar tarafından kullanılmasına izin verdiğini, ancak davalıların taahhüt ettikleri iskeleyi yapmadıklarını ve herhangi bir ücret ödemediklerini belirterek, kullanım, depolama ve palamar ücreti talebinde bulunmuş, davalılar ise ... sahilinde bulunan ve ...'nin ...'a tahsisli alanda geçici iskele yaptıklarını ve geçici iskeleyi kullandıklarını, bu geçici iskelenin varılan ortak mutakabat ile yapıldığını, geçici iskele yapılan ve davalılar tarafından kullanılan alanın davacıya tahsis edilen yer olmadığını, ...'a tahsis edilen yer olduğunu ve ...'nin yazısı gereğince geçici iskelenin sökülüp eski haline getirildiğini belirtmişlerdir.
Bozmadan önceki yargılamada bilirkişiler ... ve... Mahkememize sundukları 04/09/2018 tarihli bilirkişi ek raporlarında, geçici iskelenin inşa olunduğu dolgu alanının davacı ...'nun 05/07/2011 tarihli sözleşme gereğince 30 yıl süre ile kullanım hakkına sahip olduğu alan ile ilgisinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bozmadan önceki yargılamada Bilirkişiler ..., ... ve ...n'ın sunduğu 08/04/2019 tarihli raporlarında, davacı ...'nun 05.07.2011 tarihli sözleşmede yer alan 402,83 m2 deniz yüzeyi alanının, geçici iskelenin önce inşa edilip, daha sonra ...'nin kararı ile yıkımına karar verilen geçici iskele yeri ile bir ilgisinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bozmadan önce alınan bu iki bilirkişi raporunda; davalılar tarafından geçici olarak inşa edilip kullanılan ve daha sonra ...'nin kararıyla kaldırılmış olan geçici iskele alanının davacının kullanımına tahsis edilen alan ile bir ilgisinin bulunmadığının bildirildiği belirtmişlerdir.
Bozmadan sonra rapor düzenleyen ...,... ve ... tarafından düzenlenen 01/04/2024 tarihli raporlarında; davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali konu alan davada, davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği Palamalar ücretinin, kullanımın davacı egemenliğindeki iskelede gerçekleştirilmediğini, aksine davalılar tarafından hazırlanan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden gerçekleştiği anlaşıldığından, palamar ücreti talep etme imkanını bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen hususun davacının kullanım hakkına sahip olduğu ... iskelesinden yapılan hafriyat için palamar ücreti olması itibariyle alacağın bulunmadığı sonucuna varıldığını belirtmişlerdir.
Bozmadan sonra rapor düzenleyen ..., ...ve ...'ın sunduğu 26/05/2025 tarihli raporlarında ve 11/08/2025 tarihli ek raporlarında; davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği palamar ücretinin; nakliye işlemlerinin yapılmış olduğu iskelenin davacının kullanım sahası dışında kalan, davalılar tarafından yapılan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından, palamar ücreti talep imkanı bulunmadığını belirtmişlerdir.
Yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği ... ücretinin, kullanımın davacı egemenliğindeki iskelede gerçekleştirilmediği, davalılar tarafından hazırlanan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden kullanımın gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının palamar ücreti talep etme imkanını bulunmadığı, davalıların davacı şirkete herhangi bir kullanım ücreti borcuna girmeyecekleri Mahkememizce kabul edilerek davanın reddine, ayrıca davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay Bozma ilamının 1 nolu bozma kararına Direnilmesine,
2-Davanın Reddine,
3-Kötü niyet tazminat talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 12.916,39 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.300,99 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 143.247,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi gideri, 1.159,25 TL tebligat-müzekkere, 4.361,50 TL keşif harcı ve 4.287,50 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 21.808,25 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
8-Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi gideri, 117,50 TL tebligat-müzekkere, 1.912,35 TL keşif harcı ve 1.087,50 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 15.117,35 TL'nin davacıdan alınarak davalı... Tic. A.Ş.'ne verilmesine,
9-Davalı ...Tic. A.Ş. tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi gideri, 250,03 TL tebligat-müzekkere ve 3.087,50 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 15.337,53 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Tic. A.Ş.'ne verilmesine,
10-Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi gideri ve 1.087,50 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 13.087,5 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Tic. A.Ş.'ne verilmesine,
11-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı Nas İnşaat vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*