T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/146 Esas
KARAR NO : 2025/522
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1960 yılında kurulmuş ve halihazırda seyahat acenteliği işi ile iştigal etmekte olan bir şirket olduğunu, uçak bileti temini, otel temini, seyahat organizasyonları ve sair turizm organizasyon hizmetlerinin verilmesi için her türlü ruhsata sahip olduğunu, davalının Türkiye'de kurulu bir banka olup 2014 yılından bu yana davacının ticari hesaplarının bulunduğu kuruluş olduğunu, dava konusu olayın, müvekkili şirkete müracaatla otel, biletleme ve ve seyahatleme konusunda hizmet eden bir müşteri için müvekkilinin gerekli provizyonları alarak kesmiş olduğu uçak bileti ödemelerinin davalı banka tarafından paraya el konulması suretiyle yapılmamasından dolayı olduğunu, ... vatandaşı ...isimli şahsın, 20 ve 21 Şubat 2022 tarihlerinde müvekkili şirketten iki adet uçak bileti talep ettiğini, bilet ödemelerini kendi bankası olan İngiltere'de kurulu ...'ın yine ... ismine düzenlemiş olduğu iki adet Visa kredi kartıyla ödemiş olduğunu, ... kendi adına düzenlenmiş olan kredi kartı yetkilendirme formunu fiziki olarak imzalayarak da ayrıca müvekkili şirkete gönderdiğini, davalı bankanın, müvekkili şirket tarafından kendisine sunulan taplam 59.125 TL tutarındaki üç adet kredi kartı işlemini 20 Şubat 2022 günü 00:17'de ve 21 Şubat 2022 günü 13:12 ve 13:24'de onaylamış, onay keyfiyeti elektronik olarak müvekkili şirkete ulaşmış olduğunu, davalı bankanın mutad kredi kartı işlem onayı dışında müvekkiline herhangi bir olağan dışı işlem uyarısında bulunmaksızın, söz konusu 59.125 TL'yi müvekkili şirketin hesabına alacak kaydetmiş olduğunu, müvekkilinin, banka hesabına yatan ödemeyi müteakip biletleme işlemini tamamlamış, kendisinden talep edilen ve bedeli banka hesabına yatan biletleri düzenleyerek, müşterisine göndermiş olduğunu, davalı banka tarafından onaylanmış ve müvekkili bankanın hesabına yatırılmış olan biletleme ve kredi kartı işleminden 36 saat sonra, 21 Şubat 2022 günü saat 17:30'da davalı banka çalışanı olduğunu belirten...isimli şahsın telefon ile müvekkiline ulaşmış olduğunu, müvekkilinin, banka hesabına bloke konulduğunu, ...isimli kişinin kredi kartıyla yaptığı ödemelerin çalıntı kart işlemi olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin, onaylanmış ve hesaba yatmış olan kredi kartı işlemlerinin tek taraflı olarak iptal edilmesine ve hesaba bloke konulmasına itiraz ederek, ... 25. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, davalı bankanın, ... 1. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle, müvekkilinin ihtarnamesinin müstenidatının eki olan vekaletnamenin okunaksız olduğunu iddia etmiş, ancak ihtamamede ileri sürülen olaylara herhangi bir cevap vermemiş olduğunu, buna karşılık, müvekkilinin ihtarnamesinin müstenidatının ekinin müvekkilinin talebi hukuken fuzuli olsa dahi kendilerine birkaç defa mail yolu ile iletildiğini ve herhangi bir cevap verilmediğini, davalı bankanın, müvekkilinin ihtarnamesine yazılı olarak cevap vermemekle beraber, şifahi olarak blokaj işleminin iki ay devam edeceği, bu süre içerisinde kredi kartı işleminin niteliğinin araştırılacağını belirtmiş olduğunu, müvekkilinin günlük mutad hesap izleme işlemi sırasında 22.06.2022 tarihinde davalı banka nezdinde bulunan müvekkiline ait bloke hesaptan işbu davaya konu 59.125.-TL'nin, müvekkiline önceden haber dahi vermeden eksi işlem olarak geri çekildiğini tespit ettiğini, hesaptan çekilmeye dair davalı bankanın herhangi bir açıklama yapmamış, herhangi bir belge ibraz etmemiş, işlemi neden onayladığını, neden müvekkili şirketin bankanın onayına ve hesaba yatan paraya güvenerek bilet keşide etmesine yol açtığını, neden geriye etkili olarak iptal işlemi tesis ettiklerini açıklamaktan imtina etmiş olduklarını, yukarıda izah edildiği üzere, davalı bankanın tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden, haksız ve keyfi şekilde uygulanan bloke işlemi nedeniyle müvekkilinin uğradığı kayıp ve zararların istemi talebiyle işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, bankanın bir güven kurumu olup, verdiği onayı geriye dönük olarak tek taraflı iptal edemeyeceğini, iddia edildiği şekilde bir sahte/çalıntı kart ile işlem yapıldı ise bu işlemin gerçekleşmesinde kusurlu tarafın davalı banka olduğunu, davalı bankanın iddia edilen çalıntı / sahte kart işlemine ilişkin bizzat zarar gördüğünü ispat etmeksizin pos hesabındaki tutar üzerine bloke ve iptal işlemi uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile müvekkili şirkete ait davalı banka nezdindeki Pos hesabındaki tüm bloke ve iptal işlemlerinin kaldırılmasını, hukuka aykırı olarak davalının hesabından mahsup edilen toplam 59.125 TL işlem tutarının bloke tarihinden başlamak üzere reeskont faizi uygulanarak davalıdan tahsilini, davacının 59.125 TL'yi kullanamamak ve işletememek nedeniyle uğradığı zararların hesaplanarak davalıdan tazmin edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; husumet yokluğu sebebi ile davanın reddi gerektiğini, dava konusu kesintilerin, davacının iş yerine ait pos cihazından yapılan kredi kartı işlemleri nedeni ile müvekkili bankaya iletilen kart hamili tarafından gerçekleştirilen, chargeback (harcama itirazı) kaynaklı kesintiler olduğunu, aynı tarihlerde davacının pos cihazından yüksek tutarlı yurtdışı mail order işlemler denenmeye başlanmış olduğunu, kartların çalıntı olması ve işlemlerdeki red oranı dikkat çekici bulunduğunu, belge talep edilmiş ve gönderilen belgeler ile kartın ülkesi uyuşmadığından işlemlerin şüpheli bulunduğunu, davacının mail order yetkisi iptal edildiğini ve hesabına onaylanan işlemler ile ilgili bloke konulmuş olduğunu, müvekkili bankanın, davacının sahip olduğu üye iş yeri ile alakalı chargeback (harcama itirazları) kaynaklı kesinti yapma hakkı mevcut olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının gerçeğe uygun harcama belgesi düzenleme, saklama, mail order işleminde kart hamilinin bilgilerinin üye ile aynı olup olmadığını kontrol etme zorunluluğu olduğunu, davacının tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının davasının öncelikle bu bakımdan reddi gerekmekte olduğunu, öte yandan hesap ekstresi/dekontlar fatura niteliğinde olup tacir olan davacının TTK hükümleri gereğince basiretli davranarak borçlarını takip etmekle yükümlü olduğunu, davacının bahsettiği gibi davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevap verilmemesinin söz konusu olmadığını, ihtara ekli şekilde ... 1. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verilmiş ve kendisine de şube tarafından ayrıca iletilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yokluğundan reddini, esasa ilişkin cevapları uyarınca; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi kapsamında davacıya tahsis edilen mail order yöntemi ile yapılan satışta, kart hamilinin harcama itirazı üzerine davacıya yapılan ödemelerin davalı taraftan hesaptan geri çekilmesi nedeniyle çekilen bedelin ve davacının bloke konulan bedeli kullanamamak ve işletememek nedeniyle uğradığı zararının davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki üye İşyeri Sözleşmesi, banka kayıtları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, sözleşme uzmanı bilirkişi ..., banka uzmanı bilirkişi ..., chargeback/fraud işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...1)Davaya konu işlemler için kart hamilinin bankasına harcama itirazını ilettiği, harcama itirazının davalı bankaya ulaştığı ve bu itirazlarla ilgili dökümanların davalı banka tarafından davacı işyerinden talep edildiği, ancak Uluslararası Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları gereği itiraz edilen işlemlerin chargeback sürecinin davalı banka aleyhine sonuçlandığı ve davaya konu işlemlerin davalı banka tarafından karşı bankaya ödendiği, davalı bankanın taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden ilgili tutarları davacı üye işyeri hesabına borç kaydettiği,
2)Davaya konu işlemlerin Mail order yöntemi ile yapıldığı, Uluslararası Kartlı Ödeme Sistemleri kurallarına göre, siparişi verilen mal ve hizmetin gerçek kart sahibine tesliminden işyerinin sorumlu tutulduğu, ayrıca harcama itirazı halinde, ispat ve belgelendirme yükü ile mali sorumluluk işyerlerine devredildiği ve bu mali sorumluluğun chargeback kuralları çerçevesinde, kart sahiplerinin “bana ait değil” gerekçesiyle itiraz etmeleri durumunda üye işyerine ait olduğu,
3)Taraflar arasında imzalanmış olan “Üye İşyeri Sözleşmesi”’nin 10, 12 ve 15 no’lu maddeleri de dikkate alındığında, davalı bankanın chargeback işlemleri nedeniyle davacı üye işyeri hesabını bloke etme veya ödemeyi hesaptan tahsil etme hakkına sahip olduğu, bu meyanda huzurdaki davada davacı işyerinin alacak talebinin yerinde olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. olduğunu ..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 21/10/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Öncelikle belirtmek gerekir ki heyetimizce davacı tarafın itirazlarına konu olan hususların büyük çoğunluğu gerek teknik gerek hukuki açıdan kök raporda irdelenmiş ve heyetimize tevdi edilen görev kapsamında görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkeme’ye sunulmuştur.
Davacı tarafın itirazına konu olan hususlardan, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları çerçevesinde geçersiz olduğu ve yine sorumsuzluk klozlarının geçerli olmadığı yönündeki iddiaların değerlendirilmesi, genel işlem koşullarının yürürlük, yorum ve içerik denetiminin hukuki nitelik arz etmesi hasebiyle Sayın Mahkeme’nin münhasır yetkisindedir.
Kök raporumuzda öncelikle taraflar arasındaki ilişki teknik, mali ve hukuki yönlerden irdelenmiş ve konuya ilişkin görüşümüz Sayın Mahkeme’ye arz edilmiştir. Tekraren belirmek gerekirse davalı banka, pos verdiği işyerinin işlemlerini, belirli kurallar çerçevesinde düzenli olarak izler. Buradaki amaçlardan biri de dolandırıcılık (fraud) yapılmasını engellemektir. Kök raporda atıf yaptığımız sözleşme hükümlerinde de hangi durumlarda hesaba bloke konulabileceği belirtilmiş ve anılan hükümler taraflarca da kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, davacı şirketin itirazları çerçevesinde heyetimizce, davalı bankadan, yurt dışındaki bankanın kendisine charge back ettiğini ve davalı banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığını tevsik edici bilgi ve belgeleri ibraz etmesi talep edilmiş olmasına rağmen konuya ilişkin olarak tarafımıza özellikle yurtdışı banka tarafından gönderilen itiraz dilekçesi vb. bir belge sunulmamıştır. Bu çerçevede, Uluslararası Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde, somut olayda davalı banka tarafından uygulanan bloke ve iptal işlemleri için bir gerekçe ortaya konulamamış ve heyetimizce talep edilmesine rağmen ek rapor sürecinde tarafımıza konuya ilişkin bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Bu çerçevede, her ne kadar 9.8.2023 tarihli kök raporumuzda davacı işyerinin alacak talebinin yerinde olmadığı kanaati serdedilmiş olsa da, açıkladığımız gerekçeler ve davalı bankanın salt şifahi beyana istinaden bloke koyduğunu beyan etmesi ve konuya ilişkin bir delil sunamaması hasebiyle görüş değişikliğine gidilerek davalı banka tarafından konulan blokenin ilgili kural ve sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, davacının hesabından mahsup edilen toplam 59.125 TL işlem tutarının, bloke tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... ve bilgisayar mühendisi bilirkişi ...tarafından hazırlanan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı üye işyerinin basiretli bir tacir gibi gereken özeni gösterememiş olmaları nedeniyle, gerek sözleşme hükümlerine, gerekse kredi kartı mevzuatına ve gerekse de kredi kartları hukukuna göre kusurlu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle davalı bankaya atfedilebilecek görünürde herhangi bir kusur tespit edilememiştir. Çünkü provizyon gerçek anlamda dava dışı kart hamili bankalarınca (...) davalı bankaya verilmiştir. Davalı bankada kart hamillerinin bankasından aldığı onaya göre harcama bedelini davalı üye işyeri hesabına alacak geçmiştir. Daha sonra gerçek kart hamillerinin itirazı üzerine satış tutarları davalı bankaca Üye İş yeri Sözleşmesinin 10, 12 ve 15 no’lu madde hükümleri ile uluslararası VİSA ve ...kurulları uyarınca BLOKE EDİLMİŞTİR.
ANCAK, davalı bankaca gerek kart hamillerinin itiraz dilekçeleri sunmadığı gibi, gerekse bloke nedeninin delillendirilememiş olması ve gerekse de chargeback prosedürünün tamamlandığına ilişkin verilerin sunulmamış olması nedeniyle halihazırdaki slip belgelerine göre iki adet satış işleminden dolayı toplam 41.055,00 TL’nın davacıya iade edilebileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ..., bilgisayar mühendisi bilirkişi ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi ...tarafından hazırlanan 22/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davaya konu ... işlemlerinin gerçekleştirildiği ... Ve ...numaralı kredi kartlarının ...’de bulunan ...’a ait olduğu; Kartların üzerinde yazılı olan...İle ilgisi olmadığı;
Çalıntı ya da sahte kredi kartı ile yapılan işlem durumunda banka sisteminin ön kontrol gerçekleştirerek işlemi önleme imkanı olabileceği; Bilirkişi raporunun 9. Sayfasında görülen tabloda yer alan ...yetkisi ile 2 günde denenen 8 mail order işleminden 3 tanesinin gerçekleştirilebilmiş olmasının davalı banka tarafında bir kontrol mekanizması olduğuna işaretle; yeterli gelmediği kanaati oluşturduğu;
Dosya içeriğinde bulunan belgelerde davalı bankanın salt şifahi beyana istinaden davacı hesabına bloke koyduğunu beyan etmesi ve konuya ilişkin bir delil sunulmadığı davalı banka tarafından konulan blokenin ilgili kural ve sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, davacının hesabından mahsup edilen toplam 59.125,00 TL işlem tutarının bloke tarihinden itibaren ticari faiziyle (davacının reeskont faizi talebinin ticari faiz olarak kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde olması kaydıyla) birlikte davalı bankadan talep edilebileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, bilirkişi heyetine ... işlemleri uzmanı bilirkişi ...'ın dahil edilerek ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 07/08/2025 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...1-22.12.2024 tarihli Kök raporda belirtildiği üzere; Davaya konu ... işlemlerinin gerçekleştirildiği...ve... numaralı kredi kartlarının ...’de bulunan ...’a ait olduğu; Kartların üzerinde yazılı olan ... ile ilgisi olmadığı;
2-... yetkisi ile 2 günde, yaklaşık 13 saat arayla denenen 8 mail order işleminden 3 tanesinin gerçekleştirilmesi sürecinde, işlemlerin switch sistemi içinde otorizasyonunun kredi kartı sahibinin bankasınca verildiği, davalı sistemin işleyişinde aracı konumda bulunduğu,
3-Somut uyuşmazlıkta, aynı kredi kartı hamiline ait, iki günde, yaklaşık 13 saat arayla, iki ayrı bilet için yapıldığı ifade edilen işlemlerde, çok sayıda kredi kartının kullanılması ve bir biletin bedelinin ikiye bölünerek farklı (sonu 6023 ve 4881 ile biten) iki ayrı kredi kartından işlem yapılmasının Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 15.maddesine aykırılık oluşturduğu,
4-Üye İşyeri’nin, işleme konu kredi kartının çalıntı-kayıp olup olmadığını kontrolle yükümlü olduğu (5464 sK md 17/2,18/2, ve 32.maddeler) ve aynı zamanda ‘kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemi’ kanıtlamakla yükümlü bulunduğu (5464 sK. md.32,),07.07.2021 tarihli ÜİS’nin 10.maddesinin (…Üye İşyeri malı bizzat Üyenin kendisine veya satış sözleşmesinde Üye’nin malı teslim almaya yetkili kılacağı kişiye malın teslim edilmesini sağlamak ve BANKA talep ettiğinde malın ÜYE'ye veya onun yetkili kıldığı kişiye imza karşılığında teslim edildiğini gösteren bir belgeyi BANKA'ya kanıt olarak vermekle yükümlüdür…) bunu öngördüğü; Üye İşyeri’nin dava dışı kredi kartı sahibi olduğu belirtilen ...adına çıkarılmış kredi kartları ile yapıldığını belirttiği harcamalar karşılığı ürünlerin (iki adet uçak biletinin) kart sahibine/hamiline teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü bulunduğu,
5-Üye İşyeri tarafından uyuşmazlık dosyasında sunulduğu anlaşılan kredi kartı fotokopileri, POS cihazı çıktıları, MO formları, ...’a ait Pasaport fotokopisi harcamanın yapılışı ve miktarı açısından önemli olmakla birlikte, hizmete konu ürünün kart sahibine teslim edildiğinin kanıtı olarak görülemediği,
6-Üye İşyeri tarafından hizmet karşılığı ürünün kart sahibine/hamiline teslim edildiğinin kanıtlanması halinde, ödemeye otorizasyon verilmesinde kart sahibi bankanın aracı/vekili konumunda bulunmasına bağlı olarak ters ibraz/borçlanma sürecinde özenli davranıp davranmadığı (5464 sk md 33), yeterli özeni göstermediğinin kabulü halinde müterafik kusurunu değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu,
7-... tarafından verilen 29.01.2025 tarihli bilgide, ... Terminal numaralı POS cihazından ...’a ait ... numaralı yurt dışı kredi kartı ile 20.02.2022 tarihinde 22.985-TL. ve 21.02.2022 tarihinde 18.070-TL tutarında ve aynı kişiye ait... numaralı yurt dışı kredi kartı ile 21.02.2022 tarihinde 18.070-TL işlemlere ilişkin geri ödeme talep edildiği ve bu geri ödemelerin gerçekleştiği bilgisinin, aynı zamanda 30.02.2022 tarihinde yapılan takaslaşmanın doğrulanmasına göre davalı banka da haksız bir zenginleşmenin oluşmadığı,..."
5464 Sayılı Kanunun 15 maddesi uyarınca; kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.
5464 Sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca; üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur. Bu düzenleme çerçevesinde; ödemenin kartla yapılmak istenmesi halinde, kart ile ödeme yapmak isteyen kişinin kredi kartını kullanma yetkisi bulunup bulunmadığı kontrol etme, imza ve kimlik kontrolü yapma, harcama belgesi ile kart üzerindeki bilgileri karşılatırma yükümlülüğü kart ile ödeme alan üye iş yerine aittir.
5464 Sayılı Kanunun 8/3 fıkrası uyarınca; kart çıkaran kuruluşlar, kartların düzenli ve güvenli kullanımı ile bildirim, talep, şikâyet ve itirazlara ilişkin gerekli tedbirleri almaya yönelik sistemi kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesinin akdedildiği, davalının pos cihazı kullanılarak yapılan işlem sonrası satış bedeline bloke uyguladığı, eldeki dava ile davacının blokenin kaldırılmasını ve munzam zararın tahsiline karar verilmesini talep ettiği, blokenin usulüne uygun olarak konulup konulmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 07/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre yurt dışı kredi kartı ile yapılan harcamalara ilişkin kart hamili tarafından harcama itirazında bulunulduğu ve davalı bankadan geri ödeme talep edildiği, geri ödemelerin gerçekleştiği, bu işlemler nedeniyle davalı bankanın haksız zenginleşmediğinin tespit edildiği, mahkememizce de üye işyeri sözleşmesinin 10. Maddesi uyarınca davacının harcamaya konu malı teslim almaya yetkili kişiye teslim ettiğini ispatla yükümlü olduğu ve sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca davalı bankanın kart hamilinin itiraz tutarlarını davacının hesabından kesmesinde sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine aykırı bir durum bulunmadığı ,davalının yaptığı bloke işleminin haklı olduğu kanaati ile davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.509,71-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 894,31-TL.'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.913-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 27.000-TL. bilirkişi ücreti olan yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.