T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/151 Esas
KARAR NO : 2026/450
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 22/12/2015
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; taraflar arasında İnternet Sitesi Devir Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 3.maddesinde geçen ve kullanım ile isim haklarının müvekkili şirket uhdesinde bulunan internet sitelerinin davalı şirkete devri konusunda 12 maddeden oluşan bir sözleşme imzalandığını, devir sözleşmesinin 5.maddesinin mali yükümlülükler kısmını düzenlemekte olduğunu ve bu maddede belirtilen bedelin karşılığının Eylül 2015 tarihine kadar gayrimenkul veya araçların müvekkili şirkete teslimi şeklinde gerçekleşeceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme hükümlerine rağmen davalı şirketin Eylül 2015 tarihinde yerine getirmesi gereken edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirketin sözleşmede belirtilen mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ... 57 Noterliği kanalıyla ... tarihinde ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, ancak bu ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmemesine rağmen internet sitelerine ait twitter hesabından haberleri okuyucularına iletmeye devam etmekte olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin ekonomik anlamda zor durumda kaldığını, taraflar arasında yapılan internet sitesi devir sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete Eylül 2015 tarihinde ödenmesi gereken ve halen ödenmeyen 500.000 TL + KDV'nin Eylül 2015 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı vekilinin davaya dayanak gösterdiği internet sitesi devir sözleşmesinin hukuken geçersiz, hükümsüz nitelikte bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirket ile davacı tarafın, ... başta ve esaslı olmak üzere davacıya ait olan bir takım web sitelerinin müvekkili şirkete satış ve devri konusunda mutakabata vardıklarını ve internet sitesi devir sözleşmesinin imzaladığını, 2015 yılı Eylül ayı başında web sitesindeki trafik salınımlarında normal ziyaretçi trafiğinin farklı salınımlar, gariplikler olduğu farkedilince ... web sitesi içeriğinde gizlenmiş ve teknik olarak ... olarak tabir edilen ve 3.kişiler nezdinde bir web sitesi üzerinde gerçek durumdan farklı olarak sanki çok daha fazla veri trafiği (siteye günlük erişen kişi sayılı, site üzerindeki veri alış verişi) olduğu izlenimi yaratan bir tür korsan yazılımın varlığından şüpelenildiğini, 11/09/2015 tarihinde davacı tarafın teknik destek işlemlerini gerçekleştiren kişiye durumun iletildiğini ve açıklama talep edildiğini, bu kişinin ... olarak tabir edilen yazılım yerleştirdiklerini, site üzerinde görünen trafiğin aslında gerçek durumdan çok farklı olduğunu, bu dukumun bizzat davacı tarafın en yetkili kişisi olan ...'in doğrudan bilgi ve insiyatifinde olduğu açıkça beyan ettiğini, ayrıca söz konusu korsan yazılımın 3 yıldır reklam şirketlerine daha kolay reklam satmak ve karşılığından maddi menfaat elde etmek için yaptıklarını açıkça beyan ettiğini, bu gelişme üzerine söz konusu yazılımın devre dışı bırakıldığında alıp satıma konu web sitesi üzerindeki gerçek trafiğin görünürdeki trafik ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı, gerçek trafiğin son derece düşük bir trafik olduğunun tespit edildiğini, 05/10/2015 tarihinde davacı şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisinin bir toplantı gerçekleştirdiğini, bu durumun kabul edilemeyeceğinin kendilerine bildirildiğini, davacı tarafın sözleşme görüşmeleri süresi boyuncu, müvekkili şirkete satışa konu web sitesinin ticari olarak yüksek değerli bir web sitesi algısı yarattığını, yasa dışı kullanımdan kesinlikle söz etmediğini ve neticede müvekkili şirketi yanılgıya düşerek bu sözleşmeyi imzalamasına sebebiyet verdiğini, TMK'nın 2.maddesi ve TBK'nın 36.maddesi gereğince müvekkilinin sözleşme ile bağlı olmadığını, sözleşmenin hüküm ifade etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... tarih ve ...E.,...K.sayılı kararı ile görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi taraf delillerini toplamış bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor almış ve 27/06/2018 tarih ve ...E., ... K.sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ve görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İstanbul BAM'a gönderilmesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 06/02/2019 tarih ve ... E.... K.sayılı kararı ile; mahkememiz yargı yeri olarak belirlendiğinden dosya Mahkememizin ... Esas sıra numarasına kaydı yapılarak yargılamaya Mahkememizde devam edilmiştir.
Mahkememizin 20/06/2019 tarih ve ... Esas -... Karar sayılı kararı ile; "taraflar arasında internet sitesi devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme konusu web sitelerinin belirtildiği, 5.maddesinde mali yükümlülüklerin belirlendiği, sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen web sitelerinden asıl önemli olanın ... sitesinin olduğu, davalı tarafın ... yazılımın web sitesinde bulunduğunu iddia ettiği, davacı tarafın davalının yazılmalarına dayandığı kişinin web sitesinin yazılımı ile sorunlu olduğunu kabul ettiği, bu yazışmalara göre bu şekilde bir yazılım olduğu, bu ... yazılımının web sitesinin gerçek ziyaretçi trafiğinden oldukça farklı bir durum yarattığının kabul edilmesi gerektiği, bunun sözleşme konusu açısından önemli bir husus olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu tür sözleşmelerde bedelin belirlenirken web sitesinin trafik bilgilerinin de önem arz ettiği ve web sitesinin ticari değeri açısından etkili olduğu, buna göre davalının bu veriden haberdar olması halinde sözleşmeyi hiç yapmayacağından ya da bu koşullarda yapmayacağının kabulü gerektiği, davacı tarafça sözleşme bedelinin yarı yarıya indirilmesi teklifinde bulunulmasınında bu durumu doğrular nitelikte olduğu, ... yazılımından davalının davacı tarafından haberdar edilmesi gerektiği, bu konuda aydınlatma görevini davacının yerine getirmediği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede çok sayıda web sitesi söz konusu ise de asıl önemli olanın ve sözleşmenin yapılması ve edimlerin belirlenmesinde ön planda duranın ... adlı web sitesi olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını karşı tarafa bildirdiği, davalı tarafın TBK.nın 36.maddesindeki aldatma hükümlerinden yararlanabileceği ve bu madde hükümlerine göre sözleşme ile bağlı olmadığı, bu nedenle bedel yükümlülüğünün bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafça kararın İstinaf edilmesi üzere İstinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 43. HD'nin 05/12/2022 tarih ve ... Esas -... Karar sayılı kararı ile; "Davalıya devri gerçekleşen web sitesinde ... yazılımının bulunduğu ve bunun web sitesinin gerçek ziyaretçi trafiğinden oldukça farklı bir durum yarattığı dolayısıyla davalının iradesinin fesada uğradığı, ,web sitesi devir sözleşmesin neticesi davacı tarafından ... yazılımının olmamasının sözleşmenin olmazsa olmaz unsuru niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.Bu nedenle davalı sözleşmeyi iptal etme hakkına sahip olmakla,davalı süresinde sözleşmeyi iptal etmiştir. Sözleşmenin iptali halinde tarafların aldıklarını iade yükümlülüğü doğacaktır. İlk derece mahkemesince davacının henüz ödenmemiş devir bedelini isteyemeyeceğinden bahisle davayı reddetmiştir. Davalı vekili, 23.10.2015 tarihinden itibaren müvekkili şirketçe ilgili web siteleri ve sosyal medya hesaplarına olan tüm erişim ve katkılarını sonlandırdıklarını beyan etmiş olsa da davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde ilgili web sitelerinin halen kullanımında olduğu yönünde iddiası mevcuttur. İlk derece mahkemesince bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve araştırma faaliyeti içine girilmeden yargılamanın neticelendirildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince sektör uzmanlarından oluşan bilirkişi marifetiyle davalının internet devir sözleşmesi kapsamında ilgili web sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişiminin sonlanıp sonlanmadığı kesin şekilde belirlendikten sonra ,davalının erişiminin tümüyle son bulduğu ve ilgili web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinde bir tasarruf hakkı kalmadığı anlaşılırsa sözleşmenin davalı yanca feshi neticesi davacının devir bedelini talep etmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
BAM kararı sonrası Mahkememizce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 23/10/2023 tarihli raporunda; sözleşme konusu olan ... uzantılı alan adının davacı şirket adına tescil edilmiş olduğunu, herhangi bir yinelemenin yapılmaması halinde 02/10/2024 tarihine kadar da mevcut sahip adına kayıtlı olduğu alan adı sorgu sonuçları ile sabit olduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın konusunu oluşturan devre konu ... uzantılı alan adının yayında olmadığını, ilgili alan adına girildiğinde ... uzantılı internet sitesine yönlendirme yapıldığını, ilgili sitenin web arşiv kayıtları analiz edildiğinde 17.12.2015 tarihine kadar ... uzantılı alan adının içeriklerinin yayında olduğunu, belirtilen tarihten sonraki arşiv imlerinde ilgili alan adının askıya alındığını ve akabinde ...uzantılı alan adı içerikleri ile yayında olduğu tespit edildiğini, sitenin yayında kaldığı süre boyunca künye bilgisinde sahiplik bilgisi olarak davacı “...Ltd. Şti.” isimli firmanın adı geçtiğini, “...” adlı ... (eski adıyla ...) hesabının pasif olduğunu, kapatıldığı veya hesabın geçici olarak askıya alınmış olabileceğini, bu itibarla, devir sözleşmesine konu olan ... tr uzantılı alan adının ve ilgili sosyal medya hesabının davalı tarafından kullanımına, erişimine, ilgili alan adı ile sosyal medya hesabı üzerinde tasarruf hakkının bulunduğuna veya devam ettiğine dair hiçbir somut veriye rastlanmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 16/09/2024 tarihli raporunda; sözleşme konusu olan ... uzantılı alan 13.09.2024 tarihi itibari ile davacı şirket adına kayıtlı olduğunu, ... uzantılı alan adının yayında olmadığı, ilgili alan adına girildiğinde ... uzantılı internet sitesine yönlendirme yapıldığını, Web arşiv kayıtları incelendiğinde, 17/12/2015 tarihine kadar .... Uzantılı alan adının içeriklerinin yayında olduğunu, belirtilen tarihten sonraki arşiv sürümlerinde ilgili alan adının askıya alındığını ve/veya ... web sayfasına yönlendirildiğini, Web sitenin yayında kaldığı süre boyunca künye bilgisinde sahiplik bilgisi olarak davacı "... Ltd. Şti." isimli firmanın adı yazdığını, 2008-2016 yılları arasındaki sitede yapılan değişiklik grafiğine bakıldığında, 2016 yılına kadar sürekli aktif içerik yenilenmesi ya da güncellenmesi yapıldığı arşiv kayıtlarındaki bilgilerden tespit edildiğini, 2016 yılında güncelleme veya yenilemelerin durduğunu, 8 senelik aktif web sayfasın güncellenmesinin sürekli devam edip bir anda kesilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, "..." adlı ... (Eski adıyla ...) hesabının pasif olduğunu, kapatıldığı veya hesabın geçici olarak askıya alınmış olabileceğini, geçmiş tarihli kayıtlarda "..." adı ile paylaşım yapıldığını, devir sözleşmesine konu olan ... alan adının ve ilgili sosyal medya hesabının, davalı tarafından kullanımına ilişkin dosya kapsamında somut veriye rastlanmadığını, devir sözleşmesinde isimleri geçen, ...ve ...'nun yapılan sözleşme ile davalı tarafa kullandıkları bilgisayarlar ve ekipmanlar ile geçtiğini, bahse konu web sayfası üzerinde yapılan iş ve işlemler, güncellemeler, site içerisinde ... tabir edilen durumlar ile ilgili, tanık olarak dinlenilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, yerinde inceleme kararı ile ilgili davalı taraf vekili "Av. ..."na iletişim bilgileri dosya kapsamında yazmadığını, internet üzerinde yapılan araştırmada paylaşılan numaraların yanlış olduğunu, Mahkeme kalemi ile görüşüldüğünde baro üzerinden iletişim bilgilerine ulaşılamadığı için davalı taraf üzerinde yerinde inceleme yapılamadığını belirtmiştir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 15/11/2024 tarihli ek raporunda; davalı tarafında bilgi-belge olmadığını,... bilgileri olayın yaşandığı 2015 yılından bu zamana tutulmasının imkansız olduğunu, hem sene farkının çok olduğu hem de teknolojiye yenik düşeceğinde dolayı, olayı aydınlatabilecek kayıtların davalı tarafında olmadığı, davalı vekili tarafından gönderilen mailde yazıldığını, davalı tarafında 2015 yılına ait, inceleme yapılabilecek bir - bilgisayar alt yapısı kalmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi ...Mahkememize sunduğu 08/02/2025 tarihli ek raporunda; bahse konu yapılan proje de görevli olan ..., Davalı sistemlerinde çalışmış olduğunu, sistem kayıtlarında bulanarak görüldüğünü, işe başladığı dönemden, ayrıldığı döneme kadar 2 adet bilgisayar kullandığını, işten ayrılışından sonra bilgilsayarların depoya kaldırıldığını, kaldırılan bilgisayarlardan birinin hurdaya ayrıldığını, ... elite olan bilgisayarın ... durduğunu, depoya kaldırılan bilgisayarların silinerek kaldırıldığı bilgisini yerinde inceleme yapılan bilgi işlem personellerinin sözlü olarak dile getirdiğini, ...maillerinin incelemek için sistemden sorgulandığında yedeklerin geçmişe dönük max. 4 yıl tutulduğu ve sonrasında silindiği için maillerin sistem yedeklerinden bulunamadığını, ... ile ilgili sistem üzerinde herhangi bir kayda ulaşılamadığını, geçmişe dönük ... bilgilerini incelemek istenildiğinde ... bilgisinin max. 2 yıl tutulduğu bilgisi firewall üzerindeki kurallarda görüldüğü dolayısıyla 2015 yılına ait herhangi bir veri olmadığını, davalı sistemlerinden “... “ web sitesine giden herhangi bir LOG, trafik, bağlantı, web sayfası içerik düzenlemesi için erişim bilgisi geçmiş kayıtlarına ulaşılamadığını belirtmiştir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 14/10/2025 tarihli ek raporunda; devir sözleşmesi madde üç te yer görülen, alan adları üzerinde inceleme yapıldığını, yapılan incelemelerde, davalı tarafın ilgili web sayfalarına erişimini olduğuna gösterebilecek bir bilgiye rastlanılmadığını, incelenen 21 adet alan adından 20 tanesinin kullanımda olmadığını, kullanımda olmayan web sitelerinin arşiv kaydı da hiç oluşmadığını, ... alan adının kullanımda olduğu ancak kimin yönettiği konusunda bulunulmadığını, ... web sayfasının arşiv kayıtları bulunduğu, 2014 yılına kadar aktif kullanıldığını, 2014 yılından sonra kullanımının giderek azaldığını, 13 Ocak 2006 çalışan arşiv web sayfalarında Davacının isminin yazdığını, ancak 14 Ekim 2015 tarihli web Arşiv kaydında davacı tarafın isminin görünmediğini, Davalı tarafında isminin arşiv kayıtlarında görünmediği, web sitesinin şuan aktif olarak kullanılmadığını belirtmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında internet sitesi devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme konusu web sitelerinin belirtildiği, 5. maddesinde mali yükümlülüklerin belirlendiği, sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen web sitelerinden asıl önemli olanın ... sitesinin olduğu, davalı tarafın ... yazılımın web sitesinde bulunduğunu iddia ettiği, davacı tarafın davalının yazılmalarına dayandığı kişinin web sitesinin yazılımı ile sorunlu olduğunu kabul ettiği, bu yazışmalara göre bu şekilde bir yazılım olduğu, bu ... yazılımının web sitesinin gerçek ziyaretçi trafiğinden oldukça farklı bir durum yarattığının kabul edilmesi gerektiği, bunun sözleşme konusu açısından önemli bir husus olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu tür sözleşmelerde bedelin belirlenirken web sitesinin trafik bilgilerinin de önem arz ettiği ve web sitesinin ticari değeri açısından etkili olduğu, buna göre davalının bu veriden haberdar olması halinde sözleşmeyi hiç yapmayacağından ya da bu koşullarda yapmayacağının kabulü gerektiği, davacı tarafça sözleşme bedelinin yarı yarıya indirilmesi teklifinde bulunulmasınında bu durumu doğrular nitelikte olduğu, ... yazılımından davalının davacı tarafından haberdar edilmesi gerektiği, bu konuda aydınlatma görevini davacının yerine getirmediği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede çok sayıda web sitesi söz konusu ise de asıl önemli olanın ve sözleşmenin yapılması ve edimlerin belirlenmesinde ön planda duranın ... adlı web sitesi olduğu, Mahkememiz kararının İstanbul BAM 43. HD tarafından kaldırılması üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda devir sözleşmesi madde üçte yer görülen, alan adları üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemelerde, davalı tarafın ilgili web sayfalarına erişimini olduğuna gösterebilecek bir bilgiye rastlanılmadığı, incelenen 21 adet alan adından 20 tanesinin kullanımda olmadığı, kullanımda olmayan web sitelerinin arşiv kaydı da hiç oluşmadığı, ... alan adının kullanımda olduğu ancak kimin yönettiği konusunda bulunulmadığı, ... web sayfasının arşiv kayıtları bulunduğu, 2014 yılına kadar aktif kullanıldığı, 2014 yılından sonra kullanımının giderek azaldığı, 13 Ocak 2006 çalışan arşiv web sayfalarında Davacının isminin yazdığı, ancak 14 Ekim 2015 tarihli web Arşiv kaydında davacı tarafın isminin görünmediği, Davalı tarafında isminin arşiv kayıtlarında görünmediği, web sitesinin şuan aktif olarak kullanılmadığının tespit edildiği, buna göre davalı tarafın süresi içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını karşı tarafa bildirdiği, davalı tarafın TBK.nın 36. maddesindeki aldatma hükümlerinden yararlanabileceği ve bu madde hükümlerine göre sözleşme ile bağlı olmadığı, bu nedenle bedel yükümlülüğünün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732 TL TL harçtan peşin alınan 8.538,75 TLnin mahsubu ile fazla yatan 7.806,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 80.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 130 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*