T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADIN
ESAS NO:2023/306 Esas
KARAR NO:2024/15
DAVA:Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:20/02/2023
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket, kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet göstermekte olan, müşterilerinin gönderilerinin belirli bir adresten alınarak başka bir adrese teslimine ilişkin taşıma hizmetini ifa eden bir şirket olduğunu, bu kapsamda Davalılar’dan ...'ün müvekkilinin Mayıs 2022-Temmuz 2022 tarihleri arasında taşıma hizmeti aldığını, bağımsız bir şahıs olduğunu, kendi firması üzerinden vergi mükellefi olarak hizmet verdiğini, müvekkili tarafından davalı ... ile hukuki ve ticari ilişkinin sona ermiş ve bu ilişkinin sona erme tarihi itibariyle müvekkili Şirket’ten herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, 08.09.2022 tarihinde, ... ile Müvekkili Şirket’in tüm ticari ve hukuki ilişkisinin sona ermesinden ve davalı ...’ün müvekkil’den hiçbir hak ve alacağı kalmadıktan sonra müvekkilinin taşıma hizmeti almış olduğu yine bağımsız bir şahıs olan ve Davalı ... ile ilk iki ismi birebir aynı olan dava dışı ...’ya ödeme yapılması amacıyla müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... Bankası’na (...) talimat verildiğini, hem davalı ...’e hem de dava dışı ...’ya ait banka hesabı ... Bankası A.Ş.’de (... Bankası) bulunmakta olduğunu, ... Bankası, 43.828,74 TL tutarı ...’nın hesabına aktarması gerekirken bu tutarın, alıcı ismi ve müvekkili tarafından açıklama kısmında belirtilen isim olan “Hizmet Ödeme-...” hiç dikkate alınmaksızın ve ödeme havuzda bekletilmeksizin davalı ...’e aktarıldığını, ödemenin dava dışı ... hesabına aktarılmadığını fark etmesi üzerine müvekkilinin derhal alıcı ve gönderici bankalar ile iletişim sağladığını, hatta müvekkilinin zaman kaybetmemek açısından yüz yüze görüşe sağlamak amacıyla alıcı bankanın ... şubesine gittiğini ve işlemin iptal edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin, ...'e ulaşmaya çalıştığını ama ulaşamadığını, hatalı banka işlemi nedeniyle davalı ...’ün hesabına geçen tutarın iade edilmemiş olması nedeniyle her iki davalı bakımından .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından başlatılan icra takibene itiraz edildiğini, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı firmada kısa bir süre çalışmış olsa da iki insanın gün içerisinde götürebileceği kargo kadar kargo taşıdığını, gerek hafta sonları gerekse bayram günlerinde de çalıştığını, paraya ihtiyacı olduğu için üstün bir gayretle ve güler yüzlülükle çalıştığını, çalıştığı süre boyunca hiçbir olumsuz müşteri yorumuyla da karşılaşmadığını, çalıştığı süre boyunca ve devamında kendisine gönderilmiş olan ücretin tamamını hak ettiğini, davacı yanın müvekkili ile 2022 yılının temmuz ayına kadar çalıştıklarını iddia etse de tam olarak 10 Temmuz 2022 tarihine kadar çalıştıklarını, başka bir deyişle Kurban Bayramı'nın 2. gününe kadar çalışıldığını, müvekkili ile davacı firma arasındaki, davacı yanın sunmuş oldukları whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere davacı şirket müvekkile günlük bir yazı dilinden ziyade laçka ve seviyesiz diye tabir edilebilecek bir dille mesajlar attığını, davacı yan tarafından bayramın 2. günü hiç bir sebep göstermeksizin kendisiyle artık çalışmayacaklarının bildirildiğini, bu olay üzerine de müvekkilinin davacı şirketten toplamda 43.828,74 TL hak edişinin ödenmediğini, davacı yanın dava dilekçesi ekinde göndermiş olduğu whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere , dava konusu ödemenin gerçekleştiği ve talepteki IBAN numarası ile müvekkilinin IBAN numarası aynı oludğunu, ödemenin müvekkiline yapılmak amacıyla yapıldığını, davacı yanın müvekkilinin vergi kaçırması ihtimalini değerlendirdiğini, müvekkili, davacı firmada çalıştıktan sonra başka bir iş koluna yönelmekle birlikte vergi kapanışı yaptığını, başka bir deyişle vergi mükellefi olmadığını, yapılan ödeme gecikmiş bir ödeme olduğu için müvekkili kendisine yapılmayan bir ödemeyi alamayacağını düşünmekle beraber, boş yere her ay KDV MATRAHI vb. Devletin mükellefler kazanmasa bile mükelleflerden tahsil ettiği vergileri ödememek için kapanışa gittiğini, haliyle de kendisine emeği karşılığında yapılan bu geç ödemeyi vergilendiremediğini, davacı ile davalı müvekkili arasında görülmekte olan iş bu davanın konusu olan 43.828,74 TL miktarındaki alacak davacı yanın uygulamış olduğu faizi kesinlikle kabul etmediklerini, davacı yanın iddiasının doğruluğunun kabul edildiği bir ihtimal değerlendirildiğinde, davacı yanın öncelikle müvekkiline noter aracılığıyla ihtar çekmesi gerektiğini, temerrütün olmadığını, haksız bir şekilde faiz talebinde de bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
Davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 08.09.2022 tarihinde gerçekleştirdiği EFT işlemini dava konusu ettiğini, davacının beyanlarında da ifade ettiği üzere dava dışı ... Bankası nezdinde davacıya ait hesaplardan, müvekkili Banka nezdinde diğer davalıya ait hesaplara işlem gerçekleştirildiğini, bu noktada, EFT işleminin gerçekleştirilmesi aşamasında müvekkili Banka’nın dahili veya harici hiçbir etkisi bulunmadığını, davacı taraf ilgili EFT’yi diğer bankadan gerçekleştirildiğini, EFT işleminde alıcı bankası konumunda olan müvekkili Banka'ya EFT mesajı geldiğini, müvekkili Banka'ya gönderilen EFT mesajında IBAN numarası olarak ... numarası yazılı olduğunu, söz konusu IBAN diğer davalının müvekkili banka nezdinde yer alan hesabına ait olduğunu, gelen EFT mesajında IBAN numarası yer alan hesaba dava konusu edilen tutar geçildiğini, müvekkili banka nezdinde ... IBAN numaralı hesap ... numaralı hesap olduğunu, bu durum hesap kartonundan görülebileceğini, davacının diğer davalı ... Bankası'na vermiş olduğu EFT talimatına istinaden, ... Bankası tarafından müvekkili Banka'ya EFT mesajı çekildiğini ve devamında müvekkili Banka'ca EFT mesajında yer alan IBAN numarasına ödeme yapıldığını, devamında diğer davalının mevduatı haline gelen dava konusu tutara da müvekkili Banka'ca müdahale edilmesi mümkün olmadığını, bu noktada müvekkili banka'ya herhangi bir kusur atfedilme imkanı bulunmadığını, eğer ki davacı taraf, dava konusu ödemeyi diğer davalıya yapmak niyetinde değildi ise bu durumda dava konusu olayda sebepsiz zenginleşen diğer davalı olduğunu, davacı, yanlışlıkla EFT gerçekleştirdiğini iddia etmekte ise de yukarıda yer alan Yargıtay kararında da belirtildiği ve davacının da kabulünde olduğu üzere, dava konusu işlemi bilgisi ve iradesi ile gerçekleştirildiğini, bu durumda davacının kendi hakimiyet alanında bulunan işlem tasarrufu hakkında davacı kendi kusurundan kaynaklanan bir hususta müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, bu durum hakkaniyete aykırı olduğunu, hukuk tarafından korunamayacağını, sonuç olarak, müvekkili banka’nın huzurda görülen davaya konu uyuşmazlığa taraf olmadığı gibi, herhangi bir sebepsiz zenginleşmesinin de söz konusu olmaması ve davacı yan eğer gerçekten herhangi bir borcu olmamasına rağmen dava konusu tutarı diğer davalı'ya EFT yolu ile göndermiş ise bu tutarı ancak diğer davalıdan talep edebilecek olması nedenleri ile öncelikle işbu davanın esasa girilmeksizin husumet yönünden reddini talep etmediklerini, dava konusu işlemde müvekkili banka'ya atfı kabil bir kusur bulunmadığını, davacı taraf, dava konusu işlemde alıcı isminin ... olmasına karşın alıcı hesap sahibinin ... olduğunu ifade ettiğini ve bu durumu müvekkili banka'nın kusurlu olduğunu ileri sürdüğünü, dekont suretinden görüleceği üzere, dava konusu işlem, davacının ... Bankası hesaplarından gerçekleştirildiğini, davacı bu işlemi kendi iradesi ile gerçekleştildiğini, dava dışı ... Bankası kayıtlarından da bu husus tespit edilebileceğini, bu noktada ... Bankası'na müzekkere yazılarak dava konusu işlemin ne şekilde gerçekleştirildiğinin sorulması gerektiğini, her ne kadar davacı, dava konusu işlemi ... adına gerçekleştirmek istediği ve ancak alıcının ... olduğunu ileri sürmekteyse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince dava konusu işlemden alıcı isminin uyumsuzluğundan söz edilmesi mümkün olmadığını, zira davacı dava konusu işlemi bizzat kendisi gerçekleştirdiğini kabul ettiğini, o halde davacının iradesi dahilinde gerçekleşen işlem kapsamında müvekkili Banka'ya yönelik ileri sürdüğü iddialar kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE;
....Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ''davacının ticari şirket olduğu, davalı ... Bankası'nın da kuruluş kanununa göre tacir vasfını taşıdığı, davacının dava dışı ... hesabına 43.828,74 TL aktarılması için anlaşmalı olduğu ... Bankasına talimat verdiğini , para aktarımının davalı banka tarafından yanlışlıkla davalı ... hesabına yapıldığını ileri sürdüğü , davalı banka tarafından ayıplı bankacılık hizmeti verildiğinin iddia edildiği , uyuşmazlığın davalı bankanın bankacılık faaliyetini gösterirken ayıplı / kusurlu hizmet verip vermediğinden kaynaklandığı ve tarafların ticari işletmesini ilgilendirdiği, öyleyse ortada TTK 4. Maddesi kapsamında hem nispi hem de mutlak ticari dava sözkonusu olduğu , davalı ... tacir olmasa dahi davacı ve davalı banka tacir olup özel görevli Ticaret Mahkemesi görevli olduğu için davalı Yunus Emre için de görevli mahkemenin özel görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından davanın görev nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.'' şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
....Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2023 tarihli, ... sayılı ilamı ile ; ''görevsizlik kararı veren mahkemenin de saptadığı üzere, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklı hata sebebi ile oluşan zararın tazminine ilişkin olduğu bilindiği üzere Hakimler ve Savcılar kurulunun 25.11.2021 tarih ve 1232 sayılı kararda, TTK'nın 4/1-f. bendinde bendinde düzenlenen bankacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara, yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7,8 ve 9. numaralı asliye ticaret mahkemelerince bakılmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işleri iş bölümüne dayandırarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiş olup, anılan düzenleme ve somut olay nazara alındığında iş bu davaya bakma görevi 6,7,8 ve 9 Nolu Ticaret Mahkemelerinde olup,'' gerekçesiyle gönderme kararı verildiği ve dosyanın mahkemenizin yukarıdaki esasına kaydedildiği görülmüştür.
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır.
....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 43.828,74 TL asıl alacak, 140,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.969,23 TL'nin tahsili ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçluların itirazı ile takibin durduğu,anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı taraf davalı tarafa sehven yanlış EFT yaptığını ve geri iadesine ilişkin davalı tarafa mail gönderdiği ve davalı yanca da iadesi yapılacağı maili gönderildiği, davalı taraf duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden, davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı, davacı tarafın sehven yapılan ödemenin borcuna istinaden yapıldığına yönelik bir iddiasının bulunmaması taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması söz konusu bedelin davacının borcu yada davacı ile davalı arasında başka bir hukuki ilişkinin varlığı da davalı tarafından iddia ve ispat edilmediği, yukarıda açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişki incelendiğinde davacı tarafından sehven gönderilen 43.828,74Tl’Lik ödeme bedeline istinaden davacı tarafından herhangi hizmete ilişkin fatura vb hizmet verildiğini gösteren belge sunmadığı bu sebeple davacı tarafın davalı ... hesap ilişkisi incelendiğinde davacı tarafın davalı yandan 43.828,74Tl’Lik alacaklı olduğu, söz konusu işlemlerde Bankanın Eft işlemlerini hatalı isim yazılarak yapılmış olduğu için Banka tarafından ileride itilaf çıkmaması adına eft isim uyuşmazlığı sebebi ile iade etmesi gerekmekte olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı.
Benzer bir olaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ... sayılı ilamında; ''Mahkemece de belirtildiği üzere; davacının, 17/10/2014 tarihinde ... Bankası İnternet şubesini kullanarak dava dışı ...'e, kira ödemesi açıklaması ile 27.000,00.TL göndermek istediği, ancak IBAN no'sunu yanlış yazması nedeni ile EFT'nin davalı banka nezdinde hesabı bulunan dava dışı ... ...'na transfer edildiği, dava konusu paranın ... ... isimli şahıs tarafından davacıya ödendiğinin iddia ve ispat edilmediği, Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliğin 7/2. maddesine göre, bankalara gelen ve alıcı hesap numarası IBAN olarak belirtilen para transferlerinde IBAN’ın doğrulanmasının zorunlu olduğu, dava konusu EFT talimatında, havale muhatabı olarak iki kez ... firması ismine yer verildiği, havale işleminin yapıldığı hesap numarası ile bu hesabın sahibinin isminin eşleşmediği durumlarda, EFT işleminin yönetmelik hükümleri uyarınca reddedilmesi veya iade edilmesi gerekirken, EFT ile gelen para müşteri hesabına aktarılmadan önce hesap no'su ile alıcı bilgilerinin uyuşup uyuşmadığını kontrol yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı bankanın kusurlu olduğu, davacının da IBAN no'sunu yanlış girmesi nedeni ile müterafik kusurunun bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sözkonusu olayın meydana gelmesinde, davalı bankanın %70, davacının ise %30 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, mahkemece, bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranları dikkate alınarak karar verildiği, olayın gelişimi ve dosya kapsamına göre belirlenen kusur oranları yerinde olup, bankalar güven kurumu olmakla, davalı bankaya söz konusu olay nedeniyle husumet yöneltilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın esasına yönelik ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir.
Davacı taraf ... bankasındaki hesabından dava dışı ... hesabına EFT yapmak isterken yine daha önceden çalışması olan ve yine davalı bankada hesabı olan diğer davalı hesabına sehven 43.828,74 TL EFT talimatının gerçekleştiğini iddia etmiş davalı banka işlemde kusuru olmadığını ayrıca talimatın dava dışı ... hesabından yapıldığını, husumet düşmeyeceğini ileri sürmüş, diğer davalı ise davacıdan alacağı olduğunu ödemenin buna karşılık yapıldığını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, EFT dekontu, icra dosyası, hesap hareketlerine göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. 08.09.2022 tarihli 43.828,74 TL'lik EFT dekontu incelendiğinde, iban numarasının davalı ...'e ait olduğu, göndericisinin davacı olduğu, dekonta alıcı adının ise ''...'' olduğu, yine dekonttaki açıklamada ise'' HİZMET ÖDEME ...'' yazdığı, EFT işleminde her ne kadar hesap numarası davalı ...'e ait ise de alıcı isminin ''...'' olduğu, güven kurumu olan davalı bankanın iban ile uyuşmayan alıcı ismine rağmen EFT'yi iade etmediği, dolaysıyla kusurunun bulunduğu ve husumet yöneltilebileceği, davacının tacir olduğu, iban numarasını kontrol etmediği, buna göre davacının da hatalı yaptığı işlemde davacıu ve davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğu, mahkememizce her iki tarafında eşit derece de kusurlu görüldüğü, diğer davalı ... her ne kadar ödemenin borca karşılık yapıldığını ileri sürmüş ise de alacağa ilişkin bir belge sunmadığı, kaldı ki defterlerinde dava konusu alacağa dair kayıt olmadığını da beyan ettiği, davacının EFT talimatında açıklama kısmında da dava dışı şahsa ilişkin ödeme yaptığını açıkladığı, yine alıcı olarak da dava dışı şahsı yazdığı, dolaysıyla davalının borç karşılığı ödeme iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının işlem tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, faiz miktarının mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre de davacı talebi ile aynı olduğu, davalı ... bakımından alacağın likit ve belirlenebilir olduğu ve bu nedenle de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı bankanın ise işlemde kusurunun olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davalı banka aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği değerlendirilmekle, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ; Davalı ... yönünden, 43.828,74 TL asıl alacak, 140,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.969,23 TL üzerinden İPTALİNE, davalı ... Bankası A.Ş. yönünden, 21.914,37 TL asıl alacak,70,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.984,61 TL üzerinden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, her bir borçlunun sorumlu olduğu asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 8.793,84 TL icra inkar tazminatının davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... bankası A.Ş. yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının Davasının Davalı ... Yönünden Tam Kabulü, Davalı ... Bankası A.Ş. Yönünden ise kısmen kabulü ile;
1-....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ; Davalı ... yönünden, 43.828,74 TL asıl alacak, 140,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.969,23 TL üzerinden İPTALİNE, davalı ... Bankası A.Ş. yönünden, 21.914,37 TL asıl alacak,70,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.984,61 TL üzerinden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, her bir borçlunun sorumlu olduğu asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 8.793,84 TL icra inkar tazminatının davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... bankası A.Ş. yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 3.003,53-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 528,64-TL. harç ile 25-TL. tamamlama harcının toplamı olan 553,64-TL.'nin mahsubu ile bakiye 2.449,89-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Bankası A.Ş.'nin 1.224,95-TL'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 528,64-TL peşin, 25-TL. tamamlama, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 733,54-TL nin davalılardan (davalı ... Bankası A.Ş.'nin 366,67-TL.'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.000-TL bilirkişi + 171-TL. tebligat müzekkere giderleri toplamı olan 5.171-TL. yargılama masrafının davalılardan (davalı ... Bankası A.Ş.'nin Kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.585,50-TL'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Bankası A.Ş.'nin 8.950,00-TL'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası A.Ş.'ne verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde, davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... Bankası vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır