T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/307 Esas
KARAR NO:2023/781
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:07/11/2016
KARAR TARİHİ:31/10/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 2005 yılında bir kot yıkama iş yerini satın almaya gittiği, ancak yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklar nedeniyle almaktan vazgeçtiği, iş yerine ait fatura bedellerinin çok yüksek miktarlarda geldiğine dair duyumlar aldığı, böyle bir yerin esnafa ve devlete maddi zararının yüksek olacağını düşündüğünden devralmak işlemine soğuk baktığı, bu esnada davacı hakkında kaçak elektrik kullanma iddiası ile şikayette bulunulduğu, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında HAGB kararı verildiği, ... vekilleirnce davacıya ihtarname gönderildiği, Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı, takibin habersizce kesinleştirildiği, elektrik kullanım bedelinin müvekkiline ait olmadığı belirtilerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 10.000,00 TL manevi tazminatın yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesini talep ile dava ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın...nolu tesisata ait borçlardan kaynaklandığını, bu tahakkuklara ilişkin işlemlerin ve tahsilatın görevli tedarik şirketi olan perakende şirketçe takip edildiğini, konu ile ilgili bilgi ve belgelerin de oradan temin edilebileceği tespit edildiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının ceza davasında mahkumiyet almış olması, iddialarının aksine dava konusu ticarethaneyi kullanmış olduğunu ve bu adreste kaçak elektrik kullandığını gösterdiğini, davacı dava konusu ticarethaneyi hiç kullanmamış olsa, orada bulunmasa adına tespit yapılıp borç tahakkuk ettirilmesi de mümkün olmadığını, bu nedenle davacı iddiaları olayların olağan akışına uygun olmayıp kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı da dikkate alınarak haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini, manevi tazminat istemi ve manevi bir zararın doğmuş olduğu ispatlanamadığını, manevi tazminat talebine dayanak gösterilen tüm iddialar somut gerçeklere uyarlı olmadığını ve davacı tarafından da ispatlanamadığını, medeni kanunda ve dava konusu edilen ve haksız olduğu iddia edilen işlemlerin gerçekleştirildiği tarih itibarıyla manevi tazminatın düzenlenme yeri olan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 58. madde bağlamında davanın değerlendirilmesi halinde; mevcut davada manevi tazminat davasının şartlarını oluşturan unsurların hiç birinin var olmadığını, davacının kişilik haklarının zarara uğraması gibi bir durum söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerçeğinin yanında; davacı herhangi bir manevi zararının olduğunu da ispat edilmediğini, manevi tazminata hükmedilebilmesi için davacının hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerlerinin zarara uğraması gerektiğini, davacının ise böyle bir zararı bulunmadığını, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki mesnede dayanmayan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİL VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit - manevi tazminat davasıdır.
Davacı vekili 31/10/2023 tarihli duruşmada; icra takibine konu borcun ödendiğini, davadan feragat ettiklerini, aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı vekili 14/31/10/2023 tarihli duruşmada; feragata bir diyeceklerinin olmadığını ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir.
Feragat; HMK'nın 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen "vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmış davaya son veren taraf işlemlerindendir. Davacı yanın davasından feragat ettiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde de bu konuda yetkili, davacının takip konusu borcun ödendiğini beyan ettiği buna göre feragat ettiği, dolayısıyla yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, anlaşılmakla vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanuna göre, alınması gereken 269,85-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 29,20-TL harcın mahsubu ile kalan 240,65-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Av. Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 10.000 TL, reddedilen menfi tespit yönünden 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.