T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/362 Esas
KARAR NO:2023/957
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/05/2015
KARAR TARİHİ:19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalılardan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ...'e ... plaka sayılı yolcu otobüsünün, 12/02/2015 günü, 04:15 sıralarında ... ilinden ... iline seyir halinde iken, D-850-10 devlet yolu 55 km'de tek taraflı, ölümlü, yaralamalı ve Maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yapan ... plaka sayılı iş bu otobüsün, davalı ... Sigorta Anonim şirketince zorunlu ve diğer davalı ...Sigorta A.Ş. ile özel sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak ... ... CBS'nin ... numarası ile soruşturma dosyasının mevcut olup tahkikatın devam ettiğini, ... Jandarma Karakolunun olay günü tuttuğu kaza tutanağında, "... Havanın kar yağışlı, yolun ıslak ve kaygan olması sebebi ile aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kaymaya başlayıp yolun ... ili istikametine geçerek arka sağ kısımları ile toprak alana çarpması ile sağ tarafına yan yatması sonucu tek araçlı, ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ün KTK'da belirtilen kusurlardan olan 51/2-B maddesini (araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kusurunu işlediği olay yeri incelemesinden ve sürücünün beyanından anlaşılmıştır. " şeklinde olduğunu, gerçekleşen kaza sonucunda davacılar ...'in oğulları ...'in abisi 10/10/1999 doğumlu ...'in hayatını kaybettiğini, müteveffanın ... ... Meslek Lisesinde arkadaşları ve öğretmenleri tarafından sevilen ve başarılı bir öğrenci olduğunu, okuldan kalan zamanlarında babası ...'in seyyar tatlıcılık işine yardım ettiğini, evlatlarının kaybı nedeniyle maddi ve manevi desteğinden yoksun kalan davacıların evlat/kardeş kaybı acıları nedeniyle davalılar ... ve ...'den müteveffanın annesi davacı ... için 60.000-TL. Babası ... için 60.000-TL ve müteveffanın kardeşi ... için 50.000-TL manevi tazminat talebi ile konusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı Anadolu Anonim Sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından 03/10/2014 - 03/10/2015 vadeli ... no.lu Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. Teminat Dışı Haller başlıklı maddesi b) bendi uyarınca, yolcu bileti olmayan kişilerin taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, davacıdan yolcu biletinin ibrazını talep ettiklerini, aksi halde, biletsiz yolcuların talepleri teminat dışı olacağından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davaya konu olayın ticari olmayan taşıma esnasında meydana geldiğini, bu nedenle dava konusu taleplerin Taşımacılık Poliçesi'nin değil; Zorunlu Trafik Poliçesi'nin teminatında olduğunu, Davacılar ve müteveffaların, dava konusu araçta, hatır için taşınmakta ve karşılıksız olarak taşıma yapıldığını, bu nedenle ticari taşımanın varlığından söz edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ile üçüncü kişilere karşı işletenin kusuru ile sorumlu olduğu zararlarla sınırlı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresi, delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, zira Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşemeyeceğini, kaldı ki aktüer raporu en son veriler ve en son bilinen asgari ücrete göre hazırlandığını, bu nedenle rapor hazırlandığı an tazminatın belirtildiğini, 2015 yılı asgari ücretine göre hazırlanan rapora, 2014 veya daha öncesi bir tarihten faiz işletmenin, faizin mantığı ile bağdaşmadığını, bu nedenle davacının faiz taleplerinin de reddi ile aleyhlerinde açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle teminat dışı olması nedeniyle reddine, aksi halde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... Sigorta (... ... A.Ş.) şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkilinin ... Sigorta A.Ş. nezdinde P-...-1 nolu Trafik Sigorta Poliçesi 02/10/2014/2015 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti (Sakatlanma ve Ölüm Kişi Başına 268.00-TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Zorunlu trafik sigortası, sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacının ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğunun, zorunlu sigorta limitine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekeceğini, dolayısıyla KTK. 86. Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15/03/2001 tarih ve ... K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, kaldı ki KTK Madde 86. hükmünce işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacılar müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, yine aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken hususun ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı olduğunu, müteveffanın gelir durumunun ispatının ise davacılara düşeceğini, destekten yoksun kalma tazminatının, bilindiği gibi zarar görenin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel farazi bir zararının karşılanmasını konu aldığını, bu bağlamda tazminatın hesaplanabilmesi için müteveffa ve destekten yoksun kalanın ömürleri, çalışma hayatları ve gelir düzeyleri ve sair konularda varsayımlarda bulunması gerektiğini, bu varsayımlar temelinde bir takım teknik hesaplamalar sonucu destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğunu, yani davaya konu sigorta poliçesinin teminatı maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçede belirtilen limit, ölüm halinde mutlak ve likit ödenecek meblağ olmayıp, vefat edenin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yoksun kaldıkları zararın, yani destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sonucunda belirleneceğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmadığını belirterek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalılar ... ile ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın kötü niyetli olduğunu, kaza sonrasında firma sahibi müvekkilinin, müteveffanın ailesinin tüm mağduriyetini giderdiğini, buna ilişkin müteveffanın babası olan davacı .... Noterliğinde ibranameyi tanzim ettiğini, Noter huzurunda düzenlenmiş olan bu belgede, müteveffanın babası olan davacının, tüm maddi ve manevi tazminatlarını, bilamum hak ve alacaklarını müvekkillerim ... ve ...' den aldığını ve hiçbir hak ve alacağının kalmadığını ikrar ettiğini, arz edilen bu belgeye rağmen davacıların açmış olduğu davanın, tamamiyle bir hakkın kötüye kullanılması yasağı ile karşı karşıya kaldığını, müvekkillerinin, kendilerini derinden yaralayan kaza sonrasında, müteveffanın ailesi ile yakından ve günlerce ilgilendiklerini ve onları bir an olsun yalnız bırakmadıklarını, tüm cenaze işlemlerini hatta yöresel olarak uygulanagelen mevlit okutulması işlemlerini vs... masraflarının müvekkilleri tarafından yapıldığını ve üstlenildiğini, müvekkillerinin sadece maddi açıdan değil manevi açıdan da üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdikleri hususu dikkate alındığında, davacı tarafın iyi niyetten uzak olduğunu ve aynı zamanda görevli ve yetkili olan mahkemenin, kazanının meydana geldiği yer olan ... ili ... ilçesi sınırları içerisindeki Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu da iddia ile yetki itirazlarının da bulunduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizin 19/10/2021 tarih, ... sayılı kararında;
"...İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 05/08/2019 tarih ve 2019/... sayılı raporunda sonuç olarak; "... Davalı Sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu ..." sonuç ve kanaatine ulaşıldığını mütalaa ettiği anlaşıldı.
ATK kusur raporundan sonra hesap bilirkişisi ...'dan rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1- Olay: 12.02.2015 günü saat 04:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... istikametinden Devlet Karayolu takiben ... istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalli viraja geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundan yol dışı kayması ve devrilmesi neticesinde neticesinde dava konusu kaza meydana geldiğini,
2- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.08.2019 tarih ve
2019/.../7582 sayılı Raporda; Olayda; Davalı sürücü ...'ün 96100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğunun kanaatine varıldığını,
3- 12.02.2015 tarihinde trafik kazası nedeni ile vefat eden müteveffa ...'in anne ve babasının destekten yoksun tazminatı;
- Annesi ...'in Destekten yoksun Tazminatı 107.847,00 TL,
- Babası ...'in Destekten yoksun Tazminatı 124.579,61 TL,
- Toplam destekten yoksun tazminatın ise 232.426,61 TL olacağı,
4- Baba ...'in müteveffanın 18 yaşına kadar gelirinin 965 ini oğlu için ayıracağından hesaplanan gelirden yetiştirme gideri; (40.730,42 TL x *65) “ 2.036,52 TL olduğu ve Yetiştirme giderinin tenzili sonrası Baba ...'in destekten yoksun kalma tazminatı (124.579,61 TL — 2.036,52 TL) — 122.543,09 TL olacağı,
5- Toplam Destekten yoksun Kalma Tazminatı:
Baba ...'in destekten yoksun kalma tazminatı; 122.543,09 TL,
Anne ...'in Destekten yoksun Tazminatı 107.847,00 TL, olmak üzere toplam: 230.390,09 TL olduğunu,
6-... plakalı, otobüsün;
- ... ...Sigorta A.Ş. ( ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini,
- ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketleri tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı olarak 268.000,00 TL olduğunu..." sonuç ve mütalaa ettiği anlaşıldı.
Davalı vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişi ...'dan alınan 30/03/2021 tarihli Bilirkişi ek raporu ile, " ...Olayın: 12.02.2015 günü saat 04:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... istikametinden Devlet Karayolu takiben ... istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalli viraja geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundan yol dışı kayması ve devrilmesi neticesinde neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.08.2019 tarih ve 2019/.../7582 sayılı Raporda; Olayda; Davalı sürücü ...'ün 90100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, 12.02.2015 tarihinde trafik kazası nedeni ile vefat eden müteveffa ...'in anne ve babasının destekten yoksun tazminatı yönünden; - Annesi ...'in Destekten yoksun Tazminatı 118.285,75 TL, - Babası ...'in Destekten yoksun Tazminatı 138.625,87 TL, - Toplam destekten yoksun tazminatın ise 256.911,62 TL olacağı, Baba ...'in müteveffanın 18 yaşına kadar gelirinin 965'ini oğlu için ayıracağından hesaplanan gelirden yetiştirme giderin tenzili ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatları yönünden; Annesi ...'in Destekten yoksun Tazminatı: 118.285,75 TL, - Babası ...'in Destekten yoksun Tazminatı: 136.589,35 TL, - Toplam destekten yoksun tazminatın ise 254.875,10 TL olacağı, Yargıtay İçtihatlarınca anne ve babanın hayatta olması ve anne / babanın bakıma muhtaç olmaması nedeni ile kardeşlere pay ayrılmayacağı yönünde olduğunu, ... plakalı, otobüsün; - ... ...Sigorta A.Ş. ( ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini,- ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketleri tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı olarak 268.000,00 TL olduğunu, -27.05.2015 Dava tarihinden önce davalı sigorta şirketlerine başvuru yapılmadığını, Davacı vekili, davacı Anne için 60.00,00 TL, baba için 60.000,00 TL, erkek kardeş için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, Sorumluluğun temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu ... " sonuç ve mütalaa ettiği görüldü.
Davacıların müteveffanın, annesi, babası ve kardeşi olmaları nedeniyle müteveffa yaşasa idi davacılara destek olacak olduğu, böylece desteklik durumunun var olduğu mahkememiz tarafından kabul edilmiştir.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Davacılar olay nedeniyle davalı sürücü ... ve davalı araç maliki ...’ten manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Manevi tazminat çekilen elem ve üzüntü karşılığı olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak bozulmuş ruhsal ve bedensel huzurun düzeltilmesi için M.K.nun 4. maddesinde yer alan hak ve nesafet kurallarına uygun olarak ve bu arada sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir ve tayin edilmesi gerekir.
Bu ilkeler çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları davacıların olaydan etkilenme durumu, paranın satın alma gücü, davalıların ödeme gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre olay nedeniyle davacıların çektiği elem ve üzüntüye karşılık, davacı ... için takdiren 40.000-TL., davacı ... için takdiren 40.000-TL.,davacı ... için takdiren 20.000- TL. manevi tazminatı, davalı sürücü ... ve davalı araç maliki ...’ten, TBK m.56/2 kapsamında talep etme hakkına sahip olduğu takdir olunmuştur.
Davacı vekilinin 17/05/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, "...Davacı ... için 10.000-TL Destekten Yoksun Tazminatı (daha sonra HMK 107/2 gereği artırılmak üzere) talep ettiklerini, bilirkişi ek raporu ile ... yönünden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı 118.285,75-TL olarak hesaplandığından, bu sebeple 10.000-TL olan taleplerini 108.285,75-TL artırarak 118.285,75-TL olarak talep ettiklerini, davacı ... için 10.000-TL Destekten Yoksun Tazminatı (daha sonra HMK 107/2 gereği artırılmak üzere) talep ettiklerini, bilirkişi ek raporu ile ... yönünden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı 136.589,35-TL olarak hesaplandığından; bu sebeple 10.000-TL olan talebini 126.589,35-TL artırarak 136.589,35-TL olarak talep ettiklerini, dava dilekçesinde ... lehine 60.000 TL, ... lehine 60.000 TL ve ... lehine 50.000 TL manevi tazminat taleplerinin halen geçerli olduğunu, bedel arttırım dilekçesi dikkate alınarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği..." görüldü.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 19. maddesinde zorunlu karayolu taşımacılık sigortası ile trafik sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası arasında sıralı sorumluluk bulunması ve somut olayda taşıma yapan aracın, zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunduğundan öncelikle limit dahilinde zorunlu karayolu taşımacılık sigortası sigortacısının sorumlu olduğunun kabulü gerekmiş, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan ve talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 17. HD.nin 09.02.2017 gün ve 2014/17589 E-2017/1199 K. Sayılı kararı)
Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, taşımanın, hatır taşıması olduğunu iddia etmiş ise de, hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir, somut olayda, aracın yolcu otobüsü olduğu, hatır için taşındığına ilişkin iddianın ispatı için dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan tüm deliller sonucu düzenlenen kusur ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın nitelik ve miktar olarak davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesi sigorta teminat limiti dahilinde kaldığı anlaşıldığından, mahkememizde de, davacılar ... ve ...’in destekten yoksun kalma talep haklarının mevcut olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...'ün, meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.’ne, zorunlu taşımacılık sigortası ile sigortalı olan aracın, kusuru oranında davalıların sorumluluğu bulunduğu ve aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın, nitelik ve miktar olarak teminat limiti kapsamında kaldığı kanaati oluştuğundan, davacılar ... ve ...’in maddi tazminat davasının, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... yönünden kabulü ile, davacı ... için 118.285,75-TL., davacı ... için 136.589,35-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.’nden 27/05/2015 dava tarihinden, diğer davalılar ...’den 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş. (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde), ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...’e verilmesine, davacılar ... ve ...’in, davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine,davacı ...’in maddi tazminat davasının reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 20.000-TL. manevi tazminatın, 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,..." dair karar verildiği,
Kararın davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ... tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin, 07/04/2023 tarih, 2022/919 Esas ve 2023/669 Karar sayılı ilamıyla;
"...Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 12/02/2015 tarihinde ...’in maliki ve işleteni olduğu, davalı ...’ün sevk ve idaresindeki, ... plakalı aracın tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ettiği, kazaya karışan ... plaka sayılı otobüsün ZMMS sigortasının davalı ... Sigora A.Ş. (... ...A.Ş.) tarafından, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sigortası’nın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
.... Noterliğinde düzenlenen 20/04/2015 tarihli “Genel İbraname” başlıklı belgesinde; 02/02/2015 günü saat
04:00 sıralarında davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı
otobüsün yaptığı kaza sonucu ...’in vefat ettiği, bu kazadan dolayı sigorta
şirketindeki alacakları baki kalmak kayıt ve şart ile diğer maddi ve manevi tazminatlarını ve
diğer bilumum hak ve alacaklarını... unvanlı firmadan, araç sahibinden
ve araç şöföründen nakden tamamen ve defaten aldıklarını bu kazadan dolayı hiçbir hak ve
alacaklarının kalmadığını, bu hususta ileride her hangi bir şekilde dava açmayacaklarını, bu
haklarından da gayri kabili rücu olmak kayıt şartı ile feragat eylediklerini beyan ettiğinin belirtildiği ve ibranameyi müteveffanın babası davacı ...'in imzaladığı görülmüştür.
2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava tarihinden önce düzenlenen 20/04/2015 tarihli ibranameye göre davacı ...'in sigorta şirketlerindeki alacakları baki kalmak kayıt ve şartı ile diğer maddi ve manevi tazminatlarından hak ve alacaklarından... araç sahibi ve araç şöföründen nakden ve defaten aldığı, başka bir hak ve alacağı kalmadığı belirtilerek ibranameyi imzalamıştır. İbraname de yapılan ödeme miktarı yazılı olmadığı gibi sigorta şirketleri yönünden tazminat hakları saklı tutulduğundan şarta bağlı olarak yapılan ibraname geçerli değildir. Kaldı ki ibraname tarihinden itibaren KTK'nın 111. maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27/05/2015 tarihinde dava açıldığından ibranamenin geçersizliği de ileri sürülebilecektir. Bu nedenlerle sadece davacı ... tarafından imzalanan ibranamenin tüm davacıları kapsayacak şekilde yorumlanması ve tüm davalılara sirayet etmesi yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Kaldı ki dava tarihinden önce açılacak davadan feragat edilmesi de geçerli olmayacaktır.
Ne varki İlk Derece Mahkemesince ibranamenin taraflarına ibraname gereğince ne kadar ödeme yapıldığı sorularak ve ödeme varsa, ödeme belgelerini sunmak üzere kesin mehil verilmesi, davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/05/2017 tarih, 2015/5271 Esas ve 2017/6029 Karar sayılı ilamında "4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17. ve 18. maddeleri ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddesinde sıralı sorumluluk esası kabul edildiğinden, yolcunun uğradığı bedensel zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı gözetilerek, kazayı yapan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu poliçenin mevcudiyetine göre de davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerektiği" yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15066 E.- 2021/8688 K., 2021/4063 E.- 2021/8016 K., 2021/17582 E. - 2021/8800 K. sayılı kararı).
Bu itibarla yukarıya aktarılan yargıtay ilamından da anlaşılacağı üzere sıralı sorumluluk gereğince öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık sigortasını başvuru yapmak gerektiğinden ve davalı ... Sigorta Şirketi de zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı olduğundan aksi yöndeki davalı sigorta vekili istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuştur. Kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre davacının yolcu olduğu araç bakımından emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3759 Esas, 2021/4961 Karar), kazanın meydana gelme şekli itibarıyla müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşıldığından, müterafik kusur yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına göre annenin çalışmaması halinde yetiştirme gideri sadece baba için hesaplanan tazminattan indirileceğinden yetiştirme gideri tenziline; Hatır indirimi yapılabilmesi için cevap dilekçesinde hatır indirim yapılmasının talep edilmesi gerekmekte olup davalı sigorta şirketinin bu yönde bir talebi bulunmadığından hatır indirimine; Destekten yoksun kalma tazminatı talebi halinde esasen zarar desteğin ölümü ile ortaya çıkmakta olup desteğin muhtemel yaşam süresine göre tazminat hesaplanacağından işleyecek döneme ilişkin faize; KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Kabule göre de ilk derece mahkemesince davalı tarafın davadan önceki feragatin diğer davalılara da sirayet etmesi yönündeki savunması yönünden gerekçe yazılmaması yine davalı Allinaz sigorta şirketi yönünden davanın reddine ilişkin gerekçe yazılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2023/362 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
....Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası, nüfus kayıtları, mirasçılık belgesi, kaza raporları, otopsi raporları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, nüfus kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması,SGK, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 53.maddesinde düzenlenen ölüm nedeniyle yoksun kalınan destek tazminatının ve TBK'nın 56. maddesinden kaynaklanan manevi tazminatının tahsili davasıdır.
Davacılar, 12/02/2015 tarihinde, davalı ...’in maliki ve işleteni olduğu, davalı ...’ün sevk ve idaresindeki, ... plaka sayılı araç/otobüsün meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle, araçta/otobüste yolcu olarak bulunan müteveffa ...’in vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan ZMMS sigortasının davalı ... Sigora A.Ş. (... ...A.Ş.) tarafından, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sigortası’nın da davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta güvencesine alındığını, bu nedenle her bir davacı yönünden şimdilik 10.000-TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... ve ... yönünden ayrı ayrı 60.000-TL., davalı ... yönünden 50.000-TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalılarda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Buna göre destekten yoksun kalma zararına ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı ve davacıların yoksun kaldığı destek tazminatı miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı ve destek tazminatı miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir.
İstinaf kaldırma kararından sonra, davacı vekilinin, yeni asgari ücret tarifesine göre hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınması talebine istinaden, dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve bilirkişi Hesaplama Uzmanı Vedat Aykırı tarafından hazırlanan 21/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
a)Dosya muhteviyatının değerlendirilmesinin iş bu raporun ilgili maddesi altında yapıldığı,
b)01.06.2015 yürürlük tarihli KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI ‘nın ilgili maddelerinin 17.07.2020 tarihli Anaya Mahkemesi Kararı ile iptal edildiği, Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları doğrultusunda yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
c)Müteveffanın, muhtemel eş ve çocukların payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı,
d)Paydaş anne ... ‘in hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 548.864,90 TL olduğu, tüm paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limiti olan 290.000,00 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş anne ... ‘in ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 142.994,55 TL, ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının 405.870,35 TL olduğu, ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının ZMMS Kişi başı Teminat Limiti olan 290.000,00 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş anne ... ‘in ZMMS Kişi başı Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 142.994,55 TL, ZMMS Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının 262.875,79 TL olduğu,
e)Paydaş baba ... ‘in hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 564.260,16 TL olduğu, tüm paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limiti olan 290.000,00 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş baba ... ‘in ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 147.005,45 TL, ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının 417.254,71 TL olduğu, ZORUNLU KARAYOLLARI TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK POLİÇESİ Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının ZMMS Kişi başı Teminat Limiti olan 290.000,00 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş baba ... ‘in ZMMS Kişi başı Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 147.005,45 TL, ZMMS Kişi başı Teminat Limitini aşan zararının 270.249,27 TL olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 19. maddesinde zorunlu karayolu taşımacılık sigortası ile trafik sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası arasında sıralı sorumluluk bulunması ve somut olayda taşıma yapan aracın, zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunduğundan öncelikle limit dahilinde zorunlu karayolu taşımacılık sigortası sigortacısının sorumlu olduğunun kabulü gerekmiş, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan ve talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının, sıralı sorumluluk gereğince öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası’na başvuru yapmak gerektiği ve hesaplanan tutarın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde kaldığı anlaşıldığından, davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 17. HD.nin 09.02.2017 gün ve 2014/17589 E-2017/1199 K. Sayılı kararı)
.... Noterliğinde düzenlenen 20/04/2015 tarihli “Genel İbraname” başlıklı belgesinde; 02/02/2015 günü saat 04:00 sıralarında davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaptığı kaza sonucu ...’in vefat ettiği, bu kazadan dolayı sigorta şirketindeki alacakları baki kalmak kayıt ve şart ile diğer maddi ve manevi tazminatlarını ve diğer bilumum hak ve alacaklarını... unvanlı firmadan, araç sahibinden ve araç şoföründen nakden tamamen ve defaten aldıklarını bu kazadan dolayı hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını, bu hususta ileride her hangi bir şekilde dava açmayacaklarını, bu haklarından da gayri kabili rücu olmak kayıt şartı ile feragat eylediklerini beyan ettiğinin belirtildiği ve ibranameyi müteveffanın babası davacı ...'in imzaladığı görülmüş ise de, 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava tarihinden önce düzenlenen 20/04/2015 tarihli ibranameye göre davacı ...'in sigorta şirketlerindeki alacakları baki kalmak kayıt ve şartı ile diğer maddi ve manevi tazminatlarından hak ve alacaklarından... araç sahibi ve araç şoföründen nakden ve defaten aldığı, başka bir hak ve alacağı kalmadığı belirtilerek ibranameyi imzalamıştır. İbraname de yapılan ödeme miktarı yazılı olmadığı gibi sigorta şirketleri yönünden tazminat hakları saklı tutulduğundan şarta bağlı olarak yapılan ibraname geçerli olmadığı gibi, ibraname tarihinden itibaren KTK'nın 111. maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27/05/2015 tarihinde dava açıldığından ibranamenin geçersizliği de ileri sürülebilecektir. Bu nedenlerle sadece davacı ... tarafından imzalanan ibranamenin tüm davacıları kapsayacak şekilde yorumlanması ve tüm davalılara sirayet etmesi mümkün olmayacağı gibi dava tarihinden önce açılacak davadan feragat edilmesi de geçerli olmayacaktır. Kaldı ki, Mahkememizin, 26/05/2023 tarihli tensip zaptı ile, davalı ... vekiline ve davalı ... vekiline, .... Noterliği'nin 20/04/2015 tarihli Genel İbraname gereği yapılan ödeme var ise buna ilişkin tüm belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde ödeme belgelerini sunulmadığından,dava tarihinden önce ödeme yapılmadığı kabul edilmiştir.
Dosya kapsamı, düzenlenen kusur, maluliyet ve 30/01/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...'ün, meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, meydana gelen zarardan, davalı sürücünün kusuru oranında Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası teminat limiti kapsamında sorumluğu bulunduğu, iş bu davalı sigortanın sigorta poliçesinin kişi başı ölüm/sakatlık için teminat limitinin 268.000-TL. olarak belirlendiği ve aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat tutarının teminat limiti kapsamında kaldığı, BAM kaldırma kararı doğrultusunda verilen kesin süre içerisinde ödemeye ilişkin belge ve bilgiler sunulmadığından ve mahkememizce 19/10/2021 tarihinde verilen ilk karar davacılar ile bir kısım davalılar vekillleri tarafından istinaf edilmediğinden, tüm tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek istinaf öncesi hükmedilen kararı vermek gerekmiş ve davacılar ... ve ...’in maddi tazminat davasının, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... yönünden kabulü ile, davacı ... için 118.285,75-TL., davacı ... için 136.589,35-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.’nden 27/05/2015 dava tarihinden, diğer davalılar ...’den 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş. (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde), ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...’e verilmesine, davacılar ... ve ...’in, davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) aleyhine açılan maddi tazminat davasının yukarıda açıklanan nedenlerle reddine,davacı ...’in maddi tazminat davasının reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 20.000-TL. manevi tazminatın, 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hakların dikkate alınarak önceki kararda belirlenen diğer hususlara da dokunulmaksızın karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar ... ve ...’in maddi tazminat davasının, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... yönünden kabulü ile, davacı ... için 118.285,75-TL., davacı ... için 136.589,35-TL. destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.’nden 27/05/2015 dava tarihinden, diğer davalılar ...’den 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş. (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde), ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...’e verilmesine,
2-Davacılar ... ve ...’in, davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine,
3-Davacı ...’in maddi tazminat davasının reddine,
4-Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 40.000-TL., davacı ... için 20.000-TL. manevi tazminatın, 12/02/2015 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 24.241,51-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 683,10-TL. harç + 768,07-TL. ıslah harcı + 4.011,07-TL. tamamlama harcının toplamı olan 5.462,24-TL.'ndan mahsubu ile geriye kalan 18.779,27-TL. harcın davalılar ... Sigorta A.Ş. (davalı ... Sigorta A.Ş.'nın sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde), ...’den (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararda verilen harçlar tahsil edilmiş ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 26.291,26-TL vekalet ücretinin davalılar (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Sigorta A.Ş., ...'den müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nın sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacılar ... ve ...'e verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080-TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'den alınarak, davalı (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.)'ne verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.), ... Sigorta A.Ş. ve ...'e verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir olunan 13.450-TL. vekalet ücretinin davalılar (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir olunan 9.900-TL. vekalet ücretinin davacılardan (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) (tarafların sorumlu oldukları miktar ile orantılı olacak şekilde) alınarak, davalı ...'e verilmesine,
11-Davacılar tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcı + 683,10-TL peşin harç+ 768,07-TL ıslah harcı+ 4.011,07-TL tamamlama harcı toplamı olan 5.489,94-TL.'nin, davalılar (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Sigorta A.Ş., ...'den müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nın sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacılara verilmesine,
12-Davacılar tarafından yapılan 1.250-TL bilirkişi ücreti + 318-TL ATK faturası + 526,60-TL tebligat ve müzekkere giderleri toplamı olan 2.094,60-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.749,50-TL'sinin davalılar (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Sigorta A.Ş., ...'den müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nın sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacılara verilmesine, geriye kalanın kendi üzerlerinde bırakılmasına,
13-Davalı ... Sigorta A.Ş. (... ...Sigorta A.Ş.) tarafından yapılan 9,00-TL yargılama giderinin davacılardan (Mahkememizce verilen 19/10/2021 tarihli ilk kararla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) (tarafların sorumlu oldukları miktar ile orantılı olacak şekilde) alınarak, bu davalıya verilmesine,
14-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır