T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/416 Esas
KARAR NO : 2025/551
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirketİN ...’nin hakim ortak olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılan müvekkili şirketin, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, müvekkili şirketin ile ...Tic. Ltd. Şti. (Bundan böyle “Davalı” ya da “...” olarak bahsedildiğini) arasında 23 Ağustos 2013 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, müvekkili şirket ile davalı tarafın işçileri arasında herhangi bir asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, ancak Taşeronda çalışmış olan işçilerin müvekkili şirkete asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde müvekkili şirketin söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin, icra zoru altında ödediğini belirttiği bedelleri, personelin taşeronda çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak Taşerona rücu ettiğini, bu kapsamda Taşerona muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ ettiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 19/9/2019 tarih ve ... E – ...K sayılı ilamıyla işçilere ödenen işçilik alacaklarının alt yükleniciye rücu edilebilmesinin, sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi mümkün olduğunun kararlaştırıldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin tüm çabalarına rağmen fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının tahsil edilememesi karşısında icra takibi başlatma zorunluluğu doğduğunu ancak ne var ki davalı tarafın takibe haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, müvekkili şirketçe tanzim edilen faturaların içeriğinde hangi icra dairesinin hangi esas numaralı dosyası kapsamında ve hangi işçi için ödeme yapıldığı açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı tarafın herhangi bir sorumluluk üstlenmemekte olduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerin devam ettiğini, neticeten zorunlu dava şartı kapsamına arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler neticesinde arabuluculuk aşamasında da herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, cari hesap ekstreleri, faturalar, fatura içerikleri, fatura içeriklerinde belirtilen ilamlı icra dosyalarına dayanak ilamlar incelendiğinde davalı tarafın itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafça açık mevzuat ve sözleşme hükümlerine rağmen, art niyetli bir şekilde borçlara ve icra takiplerine itiraz ederek borcundan kurtulmayı amaçladığını, bu nedenle huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, davalıtarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takiplerin devamına ve davalı aleyhine takip çıkışının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı taraf arasında imza edilen ihale sözleşmelerini dosyaya ibraz etmiş olduğunu davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere müvekkili şirketin uhdesinde sınırlı bir dönem çalışan ve daha sonra asıl işverenin yaptığı farklı ihaleleri kazanan firmalara devredilen işçilerin, ilgili sözleşmeler kapsamında çalıştırıldığını, usuli itirazları yönünden: husumet itirazı saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın rücu talebi zamanaşımına uğramış olup rücu zamanaşımı def'imiz ile birlikte davanın reddini talep ettiklerini, işbu davaya dayanak edilen icra takiplerine konu faturalar asıl işveren davacı tarafın işyerinde çalışan çeşitli personeller tarafından ikame edilen iş davalar kapsamında ödenen tazminatlara ilişkin taraflarına rücu edilen tutarları gösterdiğini, ancak öncelikle ilgili iş davalarının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve kesinleşmeyen dosya var ise bu dava yönünden bekletici mesele yapılması taleplerinin olduğunu, kıdem tazminatı yönünden; 1971 tarihli mülga 1475 sayılı iş kanunu’nun halen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanıp kazanılmadığı tespit edildiğinin hükmedildiğini. bununla birlikte iş kanunu’nun 112/1-a bendine göre aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu sürelere ilişkin kıdem tazminatını ilgili kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenmesi gerektiğinin dolayısıyla kıdem tazminatının tamamından sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, kıdem tazminatının tamamının tarafımızdan tahsil edilmesi gibi bir durum haksız bir uygulamaya sebebiyet vereceğini bu nedenle; öncelikle işçinin şirketlerinden önce ve iş akdinin fesih tarihine kadar çalışmış olduğu alt işverenlerin tespit edilmesi ve ilgili kanun hükümleri kapsamında her alt işverenin işçiyi çalıştırdığı süreyle orantılı ve o çalışma döneminde almış olduğu ücretle sınırlı olarak sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, ihbar tazminatından son alt işverenin sorumlu olduğunu son işveren olmayan müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, yıllık izin ücretinden son alt işveren sorumlu olup son işveren olmayan müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmdığını, icra masrafları, icra vekalet ücreti ve icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar oluşan faizden müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını dava dışı işçiler tarafından ikame edilen davalarda hükmedilen alacakların tahsili için ikame edilen icra dairelerine müvekkili tarafından yapılan ödemelerin işbu dava dosyasında müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın hesaplanması halinde takas/mahsubunu talep ettiklerini belirterek dava dışı işçiler tarafından ikame edilen ve ilgili faturalara dayanak alınan mahkeme ilamlarının kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemelerinden sorularak kesinleşmeyen dosyaların varlığı halinde bekletici mesele yapılmasını, davacı tarafın iddia ve talepleri ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşıldı.
... 9.İcra Müdürlüğü'nün... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...1- Huzurdaki davanın; davacı taraf borcun "cari hesaba/açık hesaba dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 02/12/2022 tarihinde ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 20.649,80 TL asıl alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, 2- Davacının 2022 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetleri Sayın
Mahkemenin takdirinde olduğu, 3- Davalı vekili tarafından 12.12.2023 tarihli dilekçe ile ‚dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesine esas e-defter kayıtları havi USB’yi dilekçe ekinde sundukları ve bilirkişiye iletilmesi‛ talep edilmiştir. 25.12.2023 tarihinde imza karşılığı zarf içerisinde buluna USB teslim alınmış ve incelenmiş olup; 01-12 aylarına ait 2022 yılı e-defter beratları dosyaya sunulduğu; ancak davalının davacı ile olan cari hesap ekstresi ve envanter defterinin noter tasdikli sureti
USB içeriğindeki belgelerde bulunmadığı, HMK 222/2’ye göre Davalının 2022 yılına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutulup tutulmadığı hakkında tespit yapılması mümkün olamamış olup (envanter defteri görülemediğinden) yasal ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 4- Davacı ...Tic. A.Ş. (İdare) ile ...Ltd. Şti. (Yüklenici/taşeron) arasında 23.08.201 tarihli, 199.000.000,00 TL+KDV Teklif Bedeli ile, ‚...Yapım ve Onarım İşi’ Kapsamında ...‛ ve ‚199.000.000,00.-TL+KDV Teklif Bedelli ... Elemanı Alımı ve Yaya Alanları ile Geometrik Düzenleme (UTK) Yapım ve Onarım İşi’ Kapsamında ‘...Yapılması’ İşine Ait Sözleşme‛ imzalandığı, taraflar arasında iş bu sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu, 5- Kıdem tazminatı bakımından: Kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalının davacıya karşı sorumlu olduğu, 6- İhbar tazminatı bakımından: İhbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davaya konu ödemelerin yapıldığı işçilerden, son işverenin davalı olduğu işçilerin ihbar tazminatından davalının sorumlu olduğu; buna karşılık davalının son işvereni olmadığı işçilerin ihbar tazminatından sorumlu olmadığı, 7- Yıllık izin ücret alacağı bakımından: Yıllık izin ücretinden son işverenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davaya konu ödemelerin yapıldığı işçilerden, son işverenin davalı olduğu işçilerin yıllık izin ücret alacağından davalının sorumlu olduğu; buna karşılık davalının son işvereni olmadığı işçilerin yıllık izin ücret alacağından sorumlu olmadığı, 8- Yapılan mali değerlendirmelerin, davalının tüm alacaklardan sorumlu olması haline göre oransal olarak yapıldığı, ancak doktrin ve Yargıtay görüşüne göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı bakımından davalı kıdem tazminatının tamamından, işçileri çalıştırdığı döneme oranla sorumlu olsa da ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı bakımından yalnızca son işvereni olduğu işçiler açısından sorumlu olacağı, dolayısıyla davalının son işvereni olduğu işçilerin tespit edilerek buna göre bir hesaplama yapılması gerektiği; bu hususun tespitinin uzmanlık alanımızın dışında olması sebebiyle bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı, 9- Sonuç olarak, dosyaya iş hukuku alanında uzman bir bilirkişinin eklenerek yukarıda sözü edilen tespit ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra hesaplama yapılması gerektiği, ..."sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...1- Huzurdaki davanın; davacı taraf borcun "cari hesaba/açık hesaba dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 02/12/2022 tarihinde ... 9. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile 20.649,80 TL asıl alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, 2- Davacının 2022 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 3- Davalının iş bu ek rapor aşamasında dava dosyasına sunulan ek belgeler ışığında 2022 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Rapor ekinde sunulan davlıya ait 2022 yılına 320/İston açık hesap ekstresine göre; -Davalının 02/12/2022 takip tarihinde davacıdan 12.467,29 TL alacaklı olduğu, davalının iş bu davaya konu davacı tarafından kesilen 7 adet ve toplamda 20.649,80 TL tutarında olan faturaları davacıya iade faturası kestiği, 4- Davacı ...Tic. A.Ş. (İdare) ile ...Ltd. Şti. (Yüklenici/taşeron) arasında 23.08.2013 tarihli, 199.000.000,00 TL+KDV Teklif Bedeli ile, “... ile Geometrik Düzenleme (UTK) Yapım ve Onarım İşi’ Kapsamında Avrupa Yakası 2. Kısım İşine Ait Sözleşme” ve “199.000.000,00.-TL+KDV Teklif Bedelli ‘...Geometrik Düzenleme (UTK) Yapım ve Onarım İşi’ Kapsamında ‘İstanbul Geneli Köprülerde Genleşme Derzi Yapılması’ İşine Ait Sözleşme” imzalandığı, taraflar arasında iş bu sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu, 5- Kıdem tazminatı bakımından: Kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalının davacıya karşı sorumlu olduğu, 6- İhbar tazminatı bakımından: İhbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davaya konu ödemelerin yapıldığı işçilerden, son işverenin davalı olduğu işçilerin ihbar tazminatından davalının sorumlu olduğu; buna karşılık davalının son işvereni olmadığı işçilerin ihbar tazminatından sorumlu olmadığı; Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5. maddesine ilişkin takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, 7- Yıllık izin ücret alacağı bakımından: Yıllık izin ücretinden son işverenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davaya konu ödemelerin yapıldığı işçilerden, son işverenin davalı olduğu işçilerin yıllık izin ücret alacağından davalının sorumlu olduğu; buna karşılık davalının son işvereni olmadığı işçilerin yıllık izin ücret alacağından sorumlu olmadığı; Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5. maddesine ilişkin takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, 8- İş bu raporun “I.2. HESAPLAMALAR” kısmında ayrıntılı hesaplamalar ile ve yukarıda belirtilen Yargıtay Kararı çerçevesinde davacının kıdem tazminatı alacağı ve kıdem tazminatı tutarına bağlı hesaplanan faiz, vekâlet ücret, icra masraf vb sorumluluk tutarları aşağıdaki hesaplama tablosunda icmal olarak derlenmiş olup; ¸
Heyetimizce davacının davalıdan 02/12/2022 takip tarihinde 8.458,48 TL alacaklı olduğu hesaplanmakla birlikte nihai takdiri deliller ile doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye aittir. 10- Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Faiz konusunun irdelenmesi ile: Davacı taraf 02.12.2022 tarihli icra takibinde 20.649,80 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep etmiştir mahkemece avans faizinin kabulü halinde; TCMB verilerinden 02.12.2022 takip tarihi itibariyle avans faizinin 615,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 8.458,48 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; 8.458,48 TL olduğu ..."sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...Davacı taraf 02.12.2022 tarihli icra takibinde 20.649,80 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep etmiştir mahkemece avans faizinin kabulü halinde; TCMB verilerinden 02.12.2022 takip tarihi itibariyle avans faizinin %15,75 olduğu görüldüğünden, davacının talebiyle bağlı kalınarak belirlenen 20.649,80 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle itirazın iptaline konu alacağın 91.696,59 TL olduğu ..."sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava; işçi alacağının rücu talebinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsı icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından iş bu icra takibine ilişkin icra takibine, borca ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın iptali ve takibin devamı için mahkememizdeki davanın ikame edildiği anlaşıldı. İtirazın iptali davası, ilamsız takibe itiraz eden borçluya karşı alacaklının, takibe konu alacağın varlığını ispat ederek takibin devamını sağlamak amacıyla açtığı bir eda davasıdır. Bu dava niteliği itibarıyla takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Bu bağlılık, hem alacak miktarı hem de alacağın sebebi yönünden kendisini gösterir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ...E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ... K., 11/05/2017 tarihli ... E... K. sayılı ilamları) TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Davacı tarafın işçi alacağına ilişkin dayanağı olan iş mahkemesi kararlarının, bu kararların infazına ilişkin davacının borçlu olduğu icra dosyalarının, SGK kayıtlarının UYAP üzerinden dosya arasına alındığı, iş bu kararlar ile ticari defter ve kayıtlar ile faturalar üzerinden yapılan inceleme ile davalı tarafınca iade faturası düzenlendiği, davacının fatura edilmiş alacağı bulunduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceği, bilirkişi tarafından icra takibine konu edilen alacak miktarına ilişkin fazlaca hesaplamanın olmadığının da tespit edildiği, davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 20.649,80 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülmesine, takibin devamına, davalı aleyhine 4.129,96 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının ... 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 20.649,80 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülmesine, takibin DEVAMINA,
3-Kabul edilen alacağın %20’si olan 4.129,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 1.410,58 TL harçtan peşin alınan 249,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.161,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 249,40 TL peşin harç toplamı olan 429,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 20.649,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 19.766 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin(e-duruşma vasıtasıyla) yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.