T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/466 Esas
KARAR NO : 2025/531
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... tarafından keşide edilen ...Şubesinin Muhatap olduğunu, ... seri nolu, 30.04.2023 keşide tarihli, 75.000 TL bedelli çekin ibraz tarihinde ödenmediğinden bahisle ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, bu çekte müvekkili şirketin lehdar olarak yer almakta olup çekin arkasının müvekkili şirketin ismi el yazısı ile yazılarak sahte bir imza ile cirolandığını, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe konu çeklerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, ekte sunulan imza sirküleri ile takibe konu çeklerdeki imza karşılaştırıldığında çıplak gözle dahi bariz farklılıkların olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin imzasının sahte olarak kullanan kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin haberi olmaksızın bazı şahıslarca müvekkiline ait sahte kaşeler yaptırıldığını ve kullanıldığını, bu durumun taraflarınca yeni öğrenilmiş olup bununla ilgili ayrıca savcılığa suç duyurusunda da bulunulduğunu, takibe müstenit çek arkasındaki imzanın kesinlikle müvekkiline veya bu hususta yetkilendirdiği bir şahsa ait olmadığını, yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, takip müstenidi çek arkasındaki imzaların müvekkiline ait olmadığı için takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını ve iddialarının sabit olduğunda da takibin iptalini talep ettiklerini, aksi takdirde haksız yere müvekkilinin mağdur edileceğini beyanla; takibin tedbiren teminatsız olarak veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında dava sonuna kadar durdurulmasına, takip müstenidi çek arkasındaki yazının kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığı için müvekkili yönünden ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibin İptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin, 6361 Sayılı Kanun ve TTK hükümlerine uygun şekilde temlik alındığını, Faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olmakla; müvekkilinin söz konusu faktoring işlemleri kapsamında çeki ciro yoluyla devir almış olup TTK.md.790 gereğince çekin yasal hamili olduğunu, ispat yükü altında olan davacının, müvekkilinin çeki kötü niyetli şekilde iktisap ettiğini ispatlaması gerektiğinin açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, menfi tespit davasıdır.
05/05/2025 tarihli ATK raporuna göre; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çek arka yüz 1. ciroda "... A.Ş." adına atılı imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini belirtmişlerdir.
Doktrinde ve uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK ... esas ,... karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı )
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davaya konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, imzanın sahteliğinin mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, mahkememizce alınan ATK raporu ile çekteki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu çeke dayalı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı gözetilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 5.123,25 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 1.280,82 TL peşin harç toplamı olan 1.460,72 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve ATK ücreti dahil hesaplanan 6.477,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.