T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/527 Esas
KARAR NO:2025/128
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:07/07/2023
KARAR TARİHİ:04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28.10.2011 tarihinde ... Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile müvekkil şirket, davalıyı ulusal ve uluslararası ... işlemleri yapabilme, çoklu takas sistemi esasına dayalı ... Sistemi'ne dahil ederek ... sistemi içerisinde ticaret yapabilmesini taahhüt ettiğini, bu durumun karşılığı olarak ise davalı işbu ... Üyelik Sözleşmesi'nin H Maddesinde belirtilmiş olduğu üzere giriş bedelini ve üyeliğin devam ettiği yıllarda da üyelik yerileme bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun bir şekilde yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen davalının sürekli olarak ödemelerini geciktirdiğini, tüm taleplere rağmen ödemesini yapmadığını, ... Ortak Pazarı'ndan çeşitli alımlar gerçekleştirmiş olup bunların bedellerini de ödemediğini, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine borçlu tarafından alacaklıya herhangi bir borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini, davalı tarafından işbu icra takibine yapılan itiraz kötü niyetli ve haksız olup, takibin devam edebilmesi için tarafımızca iş bu davanın açıldığını, davalı, nakit komisyon faturaları kesilmesine rağmen 10 gün içerisinde bu kalemleri de ödemediğini, geçen her ay için de %5 gecikme cezasına çarptırılmış olup işbu cezalar ek olarak sunulan nakit hesap ekstresine de yansıtıldığını, davalının 06.07.2023 tarihi uyarınca ödemekle yükümlü olduğu üyelik bedeli ve gecikme tazminatı kaynaklı borcunun toplam 8.333,16 TL olduğunu, taraflar arasında akdedilen ... Üyelik Sözleşmesi uyarınca davalının ... Ortaklık Pazarı'ndan aldıklarının da 12 ay içerisinde ödenmesi gerekirken davalı tarafça işbu bedellerin de ödenmediğini, 12 ay içerisinde ödenmeyen ... borcunun sözleşme uyarınca nakit olarak tahsil edilmesi gerektiğini, ekte sunulan Nakit hesap ekstresi içerisinde de görüleceği üzere 06.07.2023 tarihi itibariyle davalının toplam 125.930,00 TL borcu bulunduğunu, geçen 12 aylık süre içeresinde davalının hiçbir şekilde bu borçlarına ilişkin ödeme yapmadığını, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacının her ne kadar aralarında 28.10.2011 tarihinde ... Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, buna istinaden bu tarihten sonra çeşitli mal alımları yapıldığından ve komisyon bedellerinin ödenmediğinden bahsetmekte ise de bu iddialarla ilgili hiçbir fatura, irsaliye, sözleşme vs sunulmamış olduğunu, tamamen soyut iddialarla işbu davanın ikame edildiğini, temelsiz bu davanın reddi gerektiğini, zira bu şirketle ticaretlerinin 2008 yıl öncesine dayanmakla birlikte; o tarihten beri aralarında hiçbir alım satım yapılmamış olduğunu, kaldı ki; eğer bir alım satım veya sözleşme söz konusu olmuş olsaydı 2011 yılından beri neden herhangi bir talepte bulunulmamış olduğunu, davacıların, 2008 yılında ortağı olan kardeşi ...'in bu firma aleyhine 27.11.2022 tarihinde açtığı alacak davasından sonra kendisini caydırmak için bu haksız ve mesnetsiz davayı açmış olduğunu, bu şirketle ve şirket havuzundaki herhangi bir şirketle, 2008 yılından beri hiçbir ticareti olmadığını, hiçbir fatura olmadığını, irsaliye olmadığını, tamamen kendilerini caydırmak için 2008 yılında hak ettiği villaları haksız bir şekilde başkasına usulsüz bir şekilde devrini sağladıkları için kendilerini savcılığa vereceğini ve dava açtıkları için işbu davanın ikame edildiğini, asıl onların haksız yere tarafına verilmesi gereken tapuyu ve parayı alarak şirket üyesi bile olmayan ...'na usulsüz bir şekilde satarak kendisini dolandırdıklarını, onlar hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı şirket tarafından açılan mesnetsiz ve haksız işbu davanın reddini, kabul edilmesi halinde, eski şirket ortağı kardeşi ... ile açtıkları alacak davası ile birleştirilmesini, davacı şirketin 2005 - 2009 yılları arasındaki defter kayıtlarının incelenerek taraflarına yapılmayan ödemelerin ve devri gerçekleşmesi gerekirken başkasına verilen tapuların tespiti ile usulsüzlüklerin tespitini, daha sora mahkemeye dosya numaralarını bildireceği dava dosyalarının celbini, karşı tarafın delillerine karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasını, tanıklarının dinlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava taraflar arasında akdedilen ... üyelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın, tevzii sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına kayıt edildiği, Mahkeme tarafından; Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 karar sayılı kararı ile finans ile ilgili açılacak davalara bakacak Mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin oluşturulmasına ilişkin kararı gerekçe gösterilerek, dosya İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair verilen karar üzerine dosyanın Mahkememiz esasına kayıt edildiği görülmüştür.
HSK Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarih ve 1232 sayılı kararına göre;
“26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği,
Asliye Ticaret Mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği,
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği,
Bu itibarla;
1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
…
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ....... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2024/1418 E 2024/3371 K sayılı kararı ile ; "Taraflar arasındaki sözü geçen sözleşmede, "... sistemi", firmanın(davalı) satın aldığı mal veya hizmetlerin bedelini, sisteme üye diğer firmalara mal veya hizmet satarak ödemesidir, şeklinde açıklanmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/4564E. 2018/312 K. sayılı kararında, ... sisemi ve sözleşmesi "...... şirketi (olayımızda davacı şirket); ... sistemine üye olan firmaların çalışmalarını organize eden aracı bir kuruluştur. ... çeki ise; üyeler arasında gerçekleşen alım satım işlemlerinde, bir ödeme ve tahsilat işlemi olarak kullanılan, mal veya hizmeti alan tarafından düzenlenen evrakdır.... çekinin kambiyo vasfı yoktur. Uygulamada; ... sistemine üye olmak için, firma veya gerçek kişi ile ... şirketi arasında üyelik sözleşmesi düzenlenir. Üye, ... şirketine yıllık üyelik ücreti öder. Ayrıca üye, ... sistemi içinde yapılan alım satım işlemlerinde, ... şirketine, sözleşmede kararlaştırılan oranda komisyon öder. ... şirketinin üyelik sözleşmesinden doğan borçları ise; her üye için bir cari hesap açmak, ürün veya malların listesini oluşturmak, satış işlemi taleplerinde satış onay kodu vermek, üyeler arasında yapılan alış verişleri ve ... çeklerini kabul ederek cari hesaplara kaydetmek, cari hesap ekstresini üyeye tebliğ etmek şeklinde sıralanabilir." şeklinde özetlenmiştir.
Buna göre, taraflar arasındaki ... üyelik sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakılacak finans davalarına ilişkin olmadığı nazara alındğında, davaya bakması gereken dosyanın ilk tevzi edildiği mahkeme olan .... Asliye Ticaret Mahkemesidir." şeklinde karar verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 Karar sayılı kararı ile finans ile ilgili açılacak davalarda Mahkememiz ihtisas mahkemesi olarak atanmış ise de; davanın ... üyelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla açılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkin olduğu bu ihtilafın ; Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 Karar sayılı Kararında belirtilen dava türlerinin hiç birine girmediği, uyuşmazlığın bankacılık yada finansla ilgili olmadığı, dolayısı ile söz konusu uyuşmazlıkta finans mahkemesi olarak mahkememizin özel olarak yetkilendirilmediği gözetilerek tabii hakim ilkesi dikkate alınarak dosyasının ilk açıldığı .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE;
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.04/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır