T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/576 Esas
KARAR NO : 2025/412
DAVA : Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; ... Şti.'ne .... 8. Sulh Ceza Mahkemesinin ... tarihli, ... D.İş sayılı kararı ile ... soruşturma kapsamında ...'nun kayyım olarak atandığını ve şirketin yönetiminin ... yönetimine geçtiğini, şirkete yeni müdürler kurulu ve yönetim kurulu heyetinin atandığını, şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiğini ve yönetiminin ...'ye ait olduğunu, taraflarına ... kayyımlarınca vekaletname verildiğini, ... hakkında ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas - ...Karar sayılı dosyası üzerinden devam eden davada mahkumiyet ve müsadere kararlarının verildiğini, söz konusu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin ...Esas - ... Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, bozma kararı sonrasında yargılamanın yeniden başladığını ve ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas -... Karar sayılı dosyasında yeniden mahkumiyet ve müsadere kararlarının verildiğini, karara karşı yapılan istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin ... Esas -...Karar sayılı dosyasından reddedildiğini ancak hukuksal sürecin halen devam ettiğini, davalıların davacı şirkete kayyımların atanmadan önceki ortakları olduğunu,... Tic. Ltd. Şti.'nin bilançosunda 100-Kasa hesabında 9.942.219,28 TL kasa mevcudunun olduğunu ancak ... yetkililerince söz konusu tutara rastlanılmadığını, şirket kasasında kayden görünen paranın şirket ortağı tarafından usulsüz ve hukuksuz bir şekilde şirketten çekildiğini, bu nedenle şirketten çekilen 9.942.219,28 TL'nin reeskont avansı faizi ile birlikte davalılardan talep ve tahsil edilmesinin gerektiğini, şirketin iş ve işlemlerinin devamı sürecinde şirket hakkında başlatılan vergi incelemeleri neticesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından başlatılan vergi incelemesi neticesinde düzenlenen 11.10.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda inceleme dönemi olan 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemi bilançolarına bakıldığında, mükellef kurumun kasa hesabında yüksek miktarda tutarların kayıtlı olduğunun görüldüğünü, işletme kasasında tutulan meblağların izlendiği kasa hesabının bakiyesinin de 8-9 milyon Türk Lirasına yakın seviyede seyrettiğini, yine şirketin 2018 yılı hesaplarının incelendiği ...tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme raporunda 2017 hesap döneminden 100-Kasa hesabından 9.945.977,55-TL devir tutarının olduğunu ve 10 Ağustos 2018 itibarıyla 100-Kasa hesabının bakiyesinin 9.942.219,28-TL olduğunu, iki rapor arasındaki farklılıkların işletmeyle ilgili veya ilgisiz kişilerce kullanılmış olabileceğine işaret ettiğini, şirketin o dönemdeki mali müşaviri Mustafa Aslan'dan bilgi alınmaya çalışıldığını ve araştırma yapıldığını, şirketin muhasebe işlemlerini yürüten Yeminli Mali Müşavirlik ofisi tarafından verilen 1... tarih ve ... sayılı Mali Durum Raporunda şirket ortak ve zamanın şirket yetkililerince şirketten çekilen ve nemasız bir şekilde kullanılan 9.942.219,28-TL'nin zarar oluşmasına sebep olduğunu, ... kayyumları tarafından alınan fon kurulu kararıyla söz konusu kasa noksanı bakiyesi sebebiyle oluşan zararın toplamı olan 9.942.219,28-TL'nin haksız iştemlerin yapıldığı tarih itibariyle avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili için mali mesuliyet davası açılmasına karar verildiğini, şirket eski ortağı olan davalıların bu kasa noksanlığından sorumlu olduklarını belirterek davanın kabulü ile, şirket kayıtlarına göre kayden şirket 100- kasa hesabında yer alan ancak fiziken var olmayan 9.942.219,28 TL kasa bakiyesinin haksız işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren işlemiş reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacı şirketin ...'ye devredilmesi ve davacı yanın görevlendirilmesinin 31.07.2018 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayımlanması tarihinde başladığını, görevlendirildikleri anda kasada dava konusu edilen tutarın bulunmadığının tespitinin yapıldığını, davacı yanın görevlerini yerine getirmemesi sebebiyle huzurda görülen davayı açmakta 5 yıl beklediklerinin anlaşıldığını, davanın zamanaşımının dolduğunu, ... yetkilerinin 2018 yılının aralık ayında ulaştıkları belgeleri bir mali müşavire 2023 yılında verip yeni tarihli bir rapor düzenletmeleri zamanaşımının dolduğu gerçeğini değiştiremeyeceğini, müvekkilinin eski ortağı olduğu davacı şirkete, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere 2018 yılında yapılan bir operasyon kapsamında el konulduğunu, operasyonla birlikte dosyaya gizlilik kararı getirildiğini ve müvekkilinin herhangi bir bilgi/belgeye erişimi mümkün olmadığını, işbu davada davacı ve davalı arasında menfaat çatışmasının olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin müvekkiline karşı dava açtığını, hali hazırda mevcut menfaat çatışması nedeniyle işbu dosya özelinde taraf teşkili sağlanmadığını, davacı tarafın temsil kayyumuna ilişkin usulü eksikliği gidermemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı .... Ltd. Şti. nin kamuoyunda ... olarak nitelendirilen gruba ait bir şirket olduğunu, ...ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma kapsamında "silahlı suç örgütü olmak" ithamıyla 11.07.2018 tarihinde grup mensupları hakkında gözaltı kararı alındığını ve gruba ait şirketlere el konularak şirketlere kayyım ataması yapıldığını, ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarih ve ... E,... K. sayılı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.04.2023 tarih ve ...E, ... K. sayılı dosyasında grup üyelerinin yargılanmalarının devam ettiğini ve dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu, davacı şirket ortağı olarak görünen müvekkilinin 2009 yılı itibariyle ... fikren ve fiilen uzaklaştığını, 2014 yılı itibariyle de ... ilişkisini keserek tamamen ayrıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma Dosyası kapsamında... hakkında etkin pişmanlık kapsamında tüm bildiklerini anlatıp serbest bırakıldığını, müvekkilinin suç örgütünün paravan şirketi olan davacı şirketçe yapılan dolandırıcılık faaliyetinden dolayı ağır bir şekilde mağdur edildiğini, müvekkilinin suç örgütünden 2019 yılından itibaren ayrıldığını, etkin pişmanlıktan yararlanan müvekkilinin bu davada davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının zorunlu olduğunu, arabuluculuk tutanağının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kayyım olarak atandığı 07.06.2018 tarihinden itibaren iddia ettiği zararın sorumlularını bildiğinin kabulü gerektiği, zamanaşımını düzenleyen TTK.nın 560. maddesideki 2 yıllık sürenin dolmuş olduğunu, davacı ile arasında menfaat çatışması bulunduğunu, temsil kayyımına ilişkin usulü eksikliğin giderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; TTK.nın 560. maddesinde zamanaşımının zararın ve sorumluluğunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olduğunun düzenlendiğini, davacıya 12.10.2018'de kayyım atandığını ve 9.942.219,28 TL kasa açığının tespit edildiği belirtilen vergi tekniği raporunun tarihinin ise 11.10.2019 olduğunu, zararın en geç bu tarihte öğrenilmiş olduğunun sabit olduğunu, dava tarihi itibariyle 2 yıllık sürenin geçmiş olduğunu, müvekkilinin kağıt üzerinde de olsa hiçbir zaman şirketin yöneticisi veya yetkilisi olmadığını, hiç bir kimsenin kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık nedeni ile sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin herhangi bir çağrı olmaksızın kendi isteği ile Emniyet Müdürlüğüne gittiğini ve ifade verdiğini, davacının iddia ettiği müvekkilinin kusurunu ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...davaya cevap vermemiştir.
Dava; Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat davasıdır.
... 8. Sulh Ceza Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasının 07/06/2018 tarihli kararı, davacı şirkete ait ticaret sicili dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi rapor ve ek raporu alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... Mahkememize sundukları rapor ve ek raporlarında; davacı ...Tic. Ltd. Şti.'ye ... 8.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ... D.İş sayılı kararı ile ... soruşturması kapsamında ...'nin kayyım olarak atanmış olduğunu, ... Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararıyla Müdürler Kurulu atadığını ve bunların göreve başlamış olduklarını, şirkete kayyım atandığı tarih olan 07.06.2018 tarihinde şirket kasasında kaydi olarak 9.942.219,28 TL bulunmuş olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın davalılarca şirkete atanan kayyımlara teslim edildiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulu olmadığını, Göreve 27.09.2018 tarihinde atanan müdürlerin şirkette hangi varlıkları teslim aldıklarına ilişkin bir tutanak tanzim etmediklerini, ilk tespitin vergi müfettişleri tarafından 11.10.2019 tarihinde yapılmış olduğunu, sonrasında kayyım tarafından atanan müdürlerin ise 18.05.2023 tarihli Mali Durum Tespit Raporu tanzim ettirmiş olduklarını, TTK m.560 uyarınca kayyımın göreve başladığı tarih olan 27.09.2018 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, Vergi Müfettişi raporu baz alınsa dahi yine 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından ileri sürülen kasadaki eksikliğin farkına 18.05.2023 tarihine kadar varılmadığının ileri sürülmüş olsa dahi bu savunmanın muteber olmadığını, iş yaşamının doğal akışına ve TTK kapsamındaki tedbirli yönetici sorumluluğuna uygun düşmediğini, bir yöneticinin devraldığı bir işletmede ilk bakması ve teslim alması gereken varlığın kasadaki para ve bankadaki para olduğuna göre atandıkları tarihin en geç ertesi günü kasadaki paranın durumunun bilindiği sonucuna varılması gerektiğini belirtmişlerdir.
Taraflar arasında; davacı şirketin eski yöneticileri olan davalıların görevinden kaynaklı yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, zararın gerçekleşip gerçekleşmediği, zarar var ise davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları ve davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
... 8. Sulh Ceza Mahkemesinin ...Tarih ve...D.İş sayılı dosyası ile davacı şirketin de aralarında bulunduğu diğer şirket ve kişilerin tüm mal varlıklarına CMK.nın 128. maddesi gereğince el konulmasına, CMK.nın 133.maddesi gereğince TMSF'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirketin Limited Şirketi olması nedeniyle; TTK'nın 644/1-a maddesinin yollaması ile TTK'nın Anonim Şirketlere ilişkin TTK'nın 553 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
TTK'nın 553.maddesinde; "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.",
TTK'nın 560.maddesinde; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." hükümleri mevcuttur.
Davalılar hakkındaki ceza soruşturmaları nedeniyle zamanaşımının TCK'ya göre daha uzun bir zamanaşımına tabi olduğu anlaşıldığından Mahkememizin 26.06.2025 tarihli celsesinde TTK'nın 560/1-2 maddesi gereğince bir kısım davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 553.maddesinde yapılan değişiklik ile kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde verdikleri zarardan sorumludurlar. Daha önceki düzenlemede yöneticiler kusurlu olmadığını ispatla mükellef iken yapılan yeni düzenlemede yöneticiler hakkında kusur karinesi ön görülmemiş tam tersine yöneticilerin kusurlu olduğunu iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı şirkete ... 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli kararı ile mal varlığına el konulmuş ve ... kayyım olarak atanmıştır. Bu karardan bir kaç ay sonra 27.09.2018 tarihinde yeni müdürler kurulunun atandığı ve yönetimi ele aldıkları, bu müdürlerin şirkette hangi varlıkları teslim aldıklarına ilişkin bir tutanak tazmin etmedikleri, ilk tespitin görev başladıklarından çok sonra 11.10.2019 tarihli vergi müfettişi tarafından yapıldığı, daha sonra 17.05.2023 tarihli mali durum tespit raporunun düzenlendiği ve şirkete kayyım atanma tarihi 07.06.2018 tarihinde şirket kasasında kaydi olarak 9.942.219,28 TL bulunduğunun tespit edildiği ve kayden görünen bu paranın akıbetinin belli olmadığı, bu paranın davalılar tarafından kendi uhdelerine alındığına dair bir delil sunulmadığı, bu hususun davacı tarafından ispatlanamadığı, şirket yönetimine el konulması sırasında eski yöneticiler ile ... tarafından atananlar arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı, noter tespiti gibi bir belgenin mevcut olmadığı, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, bu durumda kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, şirket bir zarara uğramış olsa dahi zarar ile sorumlular arasında illiyet bağı kurulamadığı, davacı tarafından kasa açığının ne zaman, ne şekilde ve hangi tutarda olduğuna dair delillerin sunulmadığı, tek taraflı olarak el koymadan çok sonra tanzim edilen raporlar ile kasa açığının el konulma anında mevcut olduğuna dair kanaat getirilemeyeceği, kasa açığının el konulma tarihinde mevcut olup olmadığının açık ve terettütsüz olmadığı, bu nedenle eski yöneticilerin sorumlu tutulamayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2015 tarih ve... Esas - ...Karar, 24.05.2022 tarih ve...Esas ... Karar, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi 24.09.2020 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 690.844,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ve ...'ya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.280 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*