T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/678 Esas
KARAR NO : 2025/813
DAVA :İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :18/10/2023
KARAR TARİHİ :16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket .... Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ...Ltd. Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu davalı ...'ın talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı taraftan 217.314,75 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafa ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, ancak davalı taraf borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edildiğini, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ... 8. İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalı tarafın kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, borca, masrafa, faize,yetkiye ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini ancak davalı tarafından ileri sürülen itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı tarafın isteği üzerine kendilerine kargo hizmeti tam ve eksiksiz olarak verildiğini, ancak verilen kargo hizmetinin bedelinin davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı, taşıma kural ve koşullarını bilerek hizmet talep ettiğini, buna rağmen kendi hatalarına binaen sunulan hizmetin bedelinin ödemediğini ve kötü niyetli olduklarını, davalı tarafın borcuna takip öncesi herhangi bir şekilde faiz işletilmemiş olduğunu,, takip sonrası uygulanan faizin yasal faiz olduğunu, davalının yetki itirazının da geçerli olmadığını kabul anlamına gelmemekle birlikte haksız olduğunu, Müvekkili şirketin alacağı, davalı tarafa verilen hizmetin likit olduğunu davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu müvekkili şirketin vermiş olduğu kargo hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen cari hesap ile takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafın haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı taraf aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ...'ın, tekstil imalatı ve ticareti yapmakta olduğunu takribi elli kişiyi istihdam ettiğini, yılda takribi on milyon TL ihracat yaparak ülke ekonomisine ciddi katkıda bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin bizzat davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan 14/05/2018 tarihli sözleşmenin 'anlaşmazlıklar, cari hesap ve kanıt sözleşmesi' bölümünde "... (Yeni adıyla ...) ile Müşteri, TTK 89-110. Maddeleri hükümleri uyarınca cari hesap yöntemi ile çalışır." şeklinde açıkça düzenlendiği üzere; cari hesap ilişkisi olduğunu ancak davacı tarafça müvekkili aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ikame olunan icra takibi uyarınca müvekkilin gönderilen 24/08/2021 tarihli ödeme emrinde borcun sebebi olarak 'açık hesaptan kaynaklanan alacak 217.314,75 TL şeklinde gösterildiğini, ödeme emri ve icra takibinin bu yönden usul ve yasaya ve gerçeğe aykırı olduğunu. ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ikame ettiği icra takibinin de yasaya aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin davacı taraf ile aralarındaki cari hesap ilişkisinden doğan bir borcu da bulunmadığını, davalı müvekkilinin, bugüne kadar karşı tarafın yaptığı her işin bedelini eksiksiz olarak ödediğini, müvekkili, davacı şirketten cari hesap şeklinde taşıma hizmeti alıp bedelini eksiksiz ödemekte iken; davacı şirket, müvekkiline davacı şirket tarafından gönderilen fiyatlandırma listeleri ve aralarındaki cari hesaba tamamen aykırı olarak; müvekkiline 111.391,02 TL fazla olarak cari fatura keşide ettiğini, ayrıca müvekkilline hiç ilgisi olmayan ... AŞ isimli bir şirket ismine kesilen ... tarih ve ... numaralı, 24.235,65 TL bedelli fatura da cari hesaba eklenerek müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını davacı şirketle yaptığı elektronik yazışmalarla bu fiyata itiraz ettiğini, fiyat listesine aykırı ve başka bir şirkete keşide edilmiş olan fatura bedellerine itiraz ettiğini, kendilerine ait olmayan borcu ödemelerinin mümkün olmadığını belirterek, sehven yapıldığını düşündükleri fatura içeriğinin ivedilikle incelenmesini ve kendilerine konu ile ilgili dönüş yapılmasını ve cari hesabının yeniden düzenlenerek kendilerine bildirilmesini talep ettiklerini, ancak davacı tarafın müvekkilinin tüm yazılı ve şifahi müracaatlarına olumlu bir yanıt vermediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve gerçek ticari ilişkiye aykırı fatura keşide ettiğini tevilli olarak ikrar etmesi gerektiğini, 11.391,02-TL bedelli, 08/12/2021 tarih ve ... numaralı iade faturası keşide edildiğini, davacı tarafın, yasal süresi içerisinde anılan faturaya itiraz etmediğini, akabinde davacı şirketin, haksız ve kötü niyetle, 24/02/2022 tarih ve ... numaralı, 111.391,02-TL bedelli fatura keşide ettiğini, taraflarınca, yasal süresi içerisinde ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura içeriğine açıkça itiraz edildiğini,. Davacı şirketin işbu ihtarname ile itiraz edilen faturaya ilişkin hiçbir işlem yapmadığını, müvekkilinin kendisine böyle bir borcu olmadığını bildiğini, ancak işbu ihtarname tarihinden sonraki yaklaşık bir yıllık süreçte isim değiştiren davacı şirketin, yaklaşık bir yıl sonra müvekkil aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile takip başlattığını belirterek Yasaya ve hakkaniyete aykırı davanın reddine, Davacının alacağı olmamasına rağmen müvekkili aleyhinde icra takibi ve kanuna ve hakkaniyete aykırı olarak kötü niyetli hareket ettiği göz önünde tutularak %20 oranında kötü niyet tazminaına mahkum edilmesine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/29 Talimat sayılı dosyası ile hazırlanan Bilirkişi tarafından düzenlenen 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Davalının, ticari defter ve cari hesap kayıtları üzerinde yerinde inceleme ve tespitler yapılmış olup, iş bu inceleme ve tespit sonuçları yukarıda detaylı olarak açıklanmış olup, özetle aşağıdaki gibi olduğu, Davalının, ticari defter kayıtlarına ve cari hesaplarına göre ; takip tarihi olan, 24.08.2021tarihine göre; Davalı tarafından, davacı firmaya ödenmeyen : 81.534,09 TL tutarında bir bakiye olup, İş buna göre; davalının ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ;davacı firmanın, davalıdan, 81.534,09 TL Alacaklı olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Taraflar arasında imzalanan 14.05.2018 tarihli sözleşme kapsamında, davacı şirket tarafından, 24.08.2021 tarihinde, ... 8.İcra Müdürlüğü’nün, ...Esas dosyası ile 217.314,75 TL lık takip başlatıldığı, ... Esas dosyası ile 217.314,75 TL lık takip başlatıldığı, Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 24.08.2021 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 217.314,75 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin takip ve dava konusu edildiği, dosyada mevcut talimat bilirkişi raporunda; “Davalı şirket defterlerine göre ise; takip tarihi itibariyle, davacı firmanın, davalıdan, 81.534,09 TL Alacaklı olduğu,” yönünde görüş bildirildiği, Yapılan inceleme ile, rapor içeriğinde detaylı olarak açıklandığı üzere; 24.08.2021 takip tarihi itibariyle taraf bakiyeleri arasında (217.314,75 – 192.925,11) 24.389,64 TL fark bulunduğunun, söz konusu tutarın 24.235,65 TL lık kısmının, ihtilaf konusu 10.01.2018 tarihli ... seri numaralı ... adına düzenlenen, ancak davalı şirket hesabına borç kaydedilen faturadan kaynaklandığının anlaşıldığı, Söz konusu faturanın, davacı defterlerinde 24.08.2021 takip tarihi itibariyle davalı borç bakiyesine dahil olduğu, dolayısıyla takip ve dava konusu edildiği sonucuna varılacağı, sonucuna varılacağı, 24.08.2021 takip tarihinden sonra, davacı tarafından düzenlenen 24.02.2022 tarihli ... no.lu 111.391,02 TL lık faturaya, davalı tarafından keşide edilen .... 2. Noterliği nin ... tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhinden, 04.03.2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davacının sözleşme hükmü gereği gönderileri gerekirse yeniden tartarak ya da hacimsel olarak hesaplayarak teklifte ve/ya sözleşmede belirtilenden farklı tutardan faturalayabileceği, bu çerçevede davalının 111.391, 62 TL bedelli fatura itirazının haklı olmadığı, buna mukabil her ne kadar davacı davaya konu alacağın 13.6.2018-24.2.2022 tarihli döneme ilişkin olduğunu davalının kabul etmediği ...AŞ ile ilgili 10.01.2018 tarihli faturanın davaya konu edilen alacaktan düşülemeyeceğini ileri sürmüşse de davaya konu icra takibinde dönem belirtilmeksizin cari, hesap bakiye alacağının takibe konu edilmesi dikkate alındığında davalı ile ilgisi dosya kapsamında ispat edilemeyen ...AŞ ile ilgili 10.01.2018 tarihli 24.235,65 TL lık faturanın borç miktarından düşülmesi gerektiği, bu çerçevede takip tarihi itibariyle davacı şirket alacak miktarının (217.314,75 – 24.235,65) 135.780,66 TL olduğu..."sonuç ve mütalaa edildiği Borçlar Bilirkişisinin değerlendirmesinin "...Raporumuzun Mali Kısmında belirtildiği gibi, davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan Sözleşmenin, ABONE SERVİS ve TAŞIMA ÜCRETİ başlıklı maddesinde; “Abone fiyat listeleri uygulanacaktır. Birim fiyatlara, yasal mevzuat gereğince ödenmesi gereken idari, mali vb. ücretler dahil değildir; ayrıca tahsil edilir. ...’nin bölge listesini, gönderi ve ağırlık bedellerini önceden bildirimde bulunmak koşulu ile, tek taraflı ve müşterinin kabulü aranmaksızın değiştirmeye, faturalama ile tahsilat kurunu belirlemeye her zaman hakkı vardır. Müşteri ...’ye teslim edilen veya kendisine ... tarafından teslim edilecek olan tüm gönderilerin, gerekirse ... tarafından yeniden tartılarak ya da hacimsel olarak hesaplanarak teklifte ve/ya sözleşmede belirtilenden farklı tutardan faturalanabileceğini kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Faturalandırmada müşteri tarafından beyan edilen ağırlık değil, ...’nin hesaplamış olduğu ağırlık esas alınır. Uçak yakıt fiyatlarının aşırı arttığı dönemlerde, ... bu artışları ve gönderinin niteliği gereği, taşıma sürecinde doğması muhtemel Ek Hizmet bedellerini fiyatlarına yansıtma hakkını saklı tutar. Müşteri “Ek Hizmet” adı altındaki listede yer alan bedellerin de taşımanın olağan giderlerinden olduğunu, ...’nin taşıma sürecinde ortaya çıkan, bu giderlere yönelik hizmetlerinde taşımanın gereği gibi yapılması için gerekli olan işlemler olduğunu ve bu işlemleri tek taraflı olarak müşterinin kabulü/onayı aranmaksızın yapmakla yetkili olduğunu ve yapılan işlemler karşılığında fatura tarihinde yürürlükte olan Ek Hizmet Bedellerini ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Müşteri 3 ay süre ile ...’nin hizmetlerini hiç kullanmaz ise, ... bildirimsiz olarak fiyat değişikliği hakkına sahiptir. ... fiyatları her 3 ayda bir, Ek Hizmet fiyatları süreye bağlı olmaksızın günün koşullarına göre ayarlanabilir” hükmü yer almaktadır. Raporumuzun Mali Kısmında; “bu hüküm dikkate alındığında davacının gönderileri gerekirse yeniden tartarak ya da hacimsel olarak hesaplayarak teklifte veya sözleşmede belirtilenden farklı tutardan faturalayabileceği, bu çerçevede davalının 111.391,62 TL bedelli faturaya itirazının haklı olmadığı” kanaatine varılmıştır. Ancak tarafımızca ise farklı yönde kanaate varılmıştır. Şöyle ki; 24.08.2021 takip tarihinden sonra, davacı tarafından düzenlenen 24.02.2022 tarihli ... no.lu 111.391,02 TL’lik faturaya, davalı tarafından keşide edilen ... 2. Noterliği nin... tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhinden, 04.03.2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiş olduğunun anlaşılmaktadır. İşbu fatura, davalı tarafından ticari defterlerine işlenmeyip iade edildiği için, kanaatimizce davacı, bu faturanın içeriğinde yazılı olan 111.391,02 TL tutarlı “alacağa”hak kazandığını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak davacı, gerek Dava Dilekçesinde gerekse 17.03.2024 tarihli Mali Bilirkişi Raporuna yönelik İtiraz Dilekçesinde, işbu bu faturanın içeriğinde yazılı olan 111.391,02 TL tutarlı alacağın nasıl doğduğu ve/veya hesaplandığı (nereden kaynaklandığı) hakkında detaylı açıklama yapmamıştır. Ayrıca bu faturayı takip tarihinden sonra düzenlemiştir. Öte yandan, faturanın içeriğinde da, bu faturada yazılı olan alacağın nereden kaynaklandığı hususunda açıklama yapılmamıştır. Bu durumlar karşısında, sadece “taraflar arasındaki sözleşmede yer alan ve yukarıda açıklanmış olan hüküm” gereği (bu hükme istinaden) davacının söz konusu faturada yazılı olan 111.391,02 TL tutarlı alacağa hak kazandığının kabul edilemeyeceği, davacının söz konusu faturada yazılı olan alacağı hak kazandığını ispat edemediği..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;"... Taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “delil anlaşması” uyarınca, davacının ticari defter kayıtları esas alınmak suretiyle davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle 217.314,75 TL Cari Hesap (Açık Hesap) alacağı olduğunun ispat edilmiş sayılması gerektiği kanaatine varılmış olduğu; Bizim kanaatimiz böyle olmakla birlikte; eğer Mahkemece, davacının ticari defter kayıtlarının davacı alacağının ispatı bakımından kesin delil olarak kabul edilemeyeceği (kesin delil sayılamayacağı), delil anlaşmasının tek başına davacının ticari defterlerinin kesin delil olarak kabul edilmesi (sayılması) için yeterli olmayacağı, kanaatine varılacak olursa; bu durumda, davacının davalıdan, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davacının davalıdan 81.534,09 TL Cari Hesap alacağı bulunduğunun ispat edilmiş sayılması gerektiği sonucuna varılabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin genel haciz yolu ilamsız icra takibi yapıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmesi neticesinde icra takibinin durdurulduğu anlaşıldı.
Davalı borçlu tarafından icra takibine verilen dilekçe ile icra müdürlüğünün yetkisine, takibe konu borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği anlaşıldı.
Davacı taraf ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının bulunduğu iddiası ile itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça ise huzurdaki davanın süresinde açılmadığı, takibe dayanak gösterilen cari hesap borcunun bulunmadığı iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesinin birinci fıkrasında ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.'' hükmü gereği itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi kılındığı, bu sürenin başlamasının ise itirazın tebliği tarihinden itibaren başlayacağının açık olduğu, huzurdaki davanın süresinde açıldığı anlaşıldı.
Davalı tarafın yetki itirazına ilişkin mahkememizin 1 no'lu celsesinin 6 no'lu ara kararı ile değerlendirme yapıldığı, davalı tarafın da tacir konumunda olduğu taraflar arasında düzenlenen sözleşme de anlaşmazlıklar ''cari hesap ve kanıt sözleşmesi'' başlığı altındaki düzenleyemeye göre İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığından yetki itirazı yerinde görülmeyerek reddine karar verildiği anlaşıldı.
Davacı taraf ile davalı taraf arasında 14/05/2018 tarihli sözleşme akdedildiği, davalı tarafın şirket defterlerinde yapılan incelemede davacı tarafın davalıdan 81.534,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede ise 217.314,75 TL davacının alacağının bulunduğu, takip tarihinden sonra düzenlenen 111.391,02 TL faturanın davalı tarafından iade edildiği, buna ilişkin ihtarnamenin davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı tarafça gönderilerin gramaj ve boyutlarından sonra farklı faturalandırılabileceğinden iadenin haklı olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin delil kısmında belirtildiği üzere davacının defter ve kayıtlarının kesin delil olarak tarafların anlaşması nedeniyle cari hesap alacağının 217.314,75 TL olarak kabulü gerekeceği, davalı tarafın icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 8.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 217.314,75 TL alacak yönünden iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamına, kabul edilen alacağın %20' si olan 43.462,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 217.314,75 TL alacak yönünden İPTALİ ile takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,
2-Kabul edilen alacağın %20' si olan 43.462,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 14.844,77 TL harçtan peşin alınan 2.624,63 TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 12.220,14 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 2.624,63 TL peşin harç toplamı olan 2.894,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 16.236,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
8- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma vasıtası ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.