T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/726 Esas
KARAR NO:2024/21
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:27/09/2007
KARAR TARİHİ:18/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı ... ... Paz. A.Ş.'nin, davalı ...'in maliki olduğu, ... Mah. ... Mevkiinde bulunan 1874 parsel nolu, depo niteliğindeki taşınmazın içerisinde yer alan emtialarını endüstriyel yangın sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına aldığını, sigortalının mobilya ve ev aksesuarları satışı üzerine faaliyet gösterdiğini, davalı ...Taş.A.Ş. ile depolama ve dağıtım sözleşmesi imzalamak suretiyle davalı ...Taş. A.Ş. nin, ... ... Paz. A.Ş.'ye ait ürünleri depolama, sevk etme, yükleme ve taşıma gibi lojistik hizmetlerini üstlendiğini, daha sonra davalı ... Taş. A.Ş.' nin 01/09/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...'in deposunu kiralayarak depolama ve dağıtım sözleşmesine konu emtialarını bu depoda muhafaza ettiğini, dolayısıyla davalı ...Taş.A.Ş.'nin sigortalının kiracısı konumunda olduğunu, daha sonra kira sözleşmesinin 01/04/2006 tarihinde davalı ... Hizmetleri A.Ş.'ne devredildiğini, bu şekilde davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin depolama ve dağıtım sözleşmesindeki sorumlulukları devralarak sigortalının risklerini sigorta ettiren konumuna geldiğini, davalı ... Sigorta AŞ'nin (yeni ünvanı ...A.Ş.) ise 1 ve 2 nolu davalıların sigortacısı olduğunu, 4 nolu davalı ...'in ise davaya konu emtiaların depolandığı deponunu maliki olduğunu, davalılardan ...'in maliki olduğu depoda 05/10/2006 tarihinde vuku bulan yangında müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına ait emtiaların tamamen yanarak hasara uğradığını, söz konusu hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına 16/10/2006 tarihinde 2.000.000 Euro, 07/12/2006 tarihinde 1.000.000 Euro ve 27/12/2006 tarihinde 674.970,14 Euro olmak üzere toplam 3.674.971,14 Euro hasar bedeli, 13/03/2007 tarihinde 1.862.742 TL KDV olmak üzere toplam 8.739.540,90 TL ödemede bulunduğunu, olaydan sonra alınan tespit raporları ve ibraz edilen belgelerle sabit olduğu üzere yangının meydana geldiği deponun muhtemelen bina ruhsatının bulunmadığını, yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edilip yapı kullanma izin belgesinin ve iş yeri ruhsatının da olmadığını, 1 ve 2 nolu davalıların kiracı ve sigortalının lojistik hizmetlerini üstlenmesi, 3 nolu davalının sigortacı, 4 nolu davalının ise binanın maliki olması sebebiyle BK ve TTK hükümleri ile sigorta genel şartları gereğince müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinden sorumlu olduklarını, müvekkilinin TTK. ve BK.'nın ilgili hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, bu nedenle ödenen tazminatın davalılarca müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, 8.739.540,90 TL hasar bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ... ... Taş. A.Ş., ... Hizmetleri A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkillerinin dava konusu zarardan sorumlu tutulamayacağını, zira müvekkillerinin davacı ve davacının selefi olan ... ile herhangi bir hukuksal ilişkisinin mevcut olmadığını, davacı şirketin davaya dayanak yaptığı sigorta poliçesinde, sigorta ettirenin 2 nolu davalı ... Hizmetleri A.Ş. olduğunu ve poliçede ... Hizmetleri A.Ş.ye rücu edilemeyeceğine ilişkin hüküm yer aldığını, TTK hükümlerine göre sigorta şirketinin 3.kişilere karşı rücu hakkı bulunduğunu, sigorta ettirenin 3.kişi sayılamayacağını, bu nedenle ... Hizmetleri A.Ş.ye husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığını ve gerçek zararın tazmin edildiğini davacının ispatlaması gerektiğini, dava konusu malların 2 nolu davalıya depolama ve dağıtım sözleşmesi uyarınca depolanmak üzere emanet olarak verildiğini, davacının düzenlediği poliçede ise bir başkasına emanet olarak verilen malların teminat kapsamında olduğuna ilişkin ek bir anlaşma bulunmadığını, mevcut poliçede sadece sigortalı ...'nın depoladığı mallar bakımından teminat verildiğini, bu nedenle yapılan ödemenin sigorta teminatı kapsamında kalmadığını, buna rağmen sigorta şirketi ödeme yapmış ise bu ödemenin hatır ödemesi sayılması gerektiğini ve sigorta şirketine halefiyet hakkı sağlamayacağını, sigortalı ... şirketinin davalı ... ... şirketi ile depolama ve taşıma anlaşması akdettikten sonra depolanan yerin ... Hizmetleri A.Ş.ye kiralanarak kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülükleri ile devredildiğini, davacının selefi sigortalının da bu devre muvafakat ettiğini, öte yandan deponun maliki ile 1 nolu davalı arasında akdedilen kira sözleşmesinin de 01.04.2006 tarihinde ... Hizmetleri A.Ş.ye devredildiğini, bu nedenle 1 nolu davalıya da husumet yöneltilemeyeceğini, meydana gelen yangına olayında ... Hizmetleri A.Ş.nin herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, gerek yangının çıkışı gerekse sonrasında ... Hizmetleri A.Ş.ye herhangi bir kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceğini, 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.nin 2 nolu davalının sorumluluk sigortacısı olduğunu, sorumluluğunun ise ancak ... Hizmetleri A.Ş.nin sorumluluğunun tespit edilmesi halinde söz konusu olabileceğini, oysaki davacının ... Hizmetleri A.Ş.ye herhangi bir rücu hakkı bulunmadığından ... Sigorta A.Ş.nin de sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek müvekkilleri hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesi ile, müvekkilinin yangın olayının meydana geldiği taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu deponun 01/09/2005 tarihinde ... ve Tic. A.Ş.'ye kiralandığını, kira akdinin taraflarının ve devir alan ...A.Ş.'nin rızası ile bu şirkete devredildiğini, şirketin ünvanını bilahare değiştirerek ... Hizmetleri A.Ş. unvanını aldığını, müvekkilinin kiraya verdiği gayrimenkulde 05.10.2006 tarihinde meydana gelen yangın olayında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 7. maddesinde yangın olayından dolayı meydana gelebilecek zararlara karşı sigorta ettirme yükümlülüğü şartının getirildiğini, kiracının depoya elektrik almadığını, yandaki komşu binadan kaçak elektrik kullandığını, bu konuda müvekkiline de bilgi verilmediğini, kaçak elektriğin bilirkişi raporlarında da belirtildiği şekilde emniyetli olarak kullanılmadığını, dolayısıyla kiracının kusurlu olduğunu, ayrıca kiracının alması gereken bir takım önlemleri almayarak yangının büyümesine neden olduğunu, müvekkilinin olayda herhangi bir kusur ve ihmalinini bulunmadığını belirterek müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizin 29.04.2015 tarih ve ... sayılı kararı ile "...Dosyada çözümlenmesi gereken 1.uyuşmazlık konusu rücunun hangi yasa hükümlerine göre yapılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde BK hükümlerinin uygulama yerinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından delil olarak dosyaya sunulan ibraname başlıklı mutabakatname ve tazminat makbuzlarında "... Sigorta A.Ş.'nin ödediği bedel miktarınca ibra ve olaydan kaynaklanan tüm haklarından feragat ettiğimizi üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarımızı ödediği tazminat miktarı kadar ... ... Sigorta A.Ş.'ne TTK'nın 1301.mad.gereğince temlik ettiğimizi kabul ve beyan ederiz" hükmünün açıkça yer aldığı belirli olup, bu durumda sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu hasar miktarınca TTK'nın 1301.maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, ibranamede BK hükümlerinden bahsedilmemiş olduğundan BK hükümlerine göre yapılmış bir temlikten söz edilemeyeceği, bu durumda uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu kabul şekline göre öncelikle sigorta poliçesi ve TTK hükümlerine göre sigorta şirketinin davalılardan ...'e rücu hakkının olup olmadığı hususu değerlendirildiğinde TTK'nın 1301.maddesinde "sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği,sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı 3.şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği" hükmü düzenlenmiş olduğundan, söz konusu yasa maddesine göre sigorta şirketinin ödediği zarar nispetince 3.şahıslara karşı rücu davası açma hakkını kazandığı, davalı ...'in "sigorta ettiren" olması sebebiyle 3.kişi sayılamayacağı kanaatine varılmıştır. Öte yandan sigorta poliçesinde "hasarın ... Şirketleri A.Ş.'ne rücu edilemeyeceğine" ilişkin özel şartında konulmuş olması sebebiyle gerek mülga 6762 sayılı TTK.nın 1301. maddesi gerekse sözkonusu sözleşme maddesine göre ... Sigorta'nın ödediği hasar tazminatını davalı ...'e rücu etmesinin söz konusu olamayacağı kabul edilmiştir.
Öte yandan 1 nolu davalı ... ..., ... ile yapmış olduğu depolama ve dağıtım sözleşmesi ile kira sözleşmesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... AŞ'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkmış olması sebebiyle oluşan hasardan dolayı sorumluluğuna gidilmesi sözkonusu değildir.
Davalı ... Sigorta AŞ sigorta ettiren-kiracı ... ile 1 nolu davalı ... ...'in sorumluluk sigortacısı olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı şekilde ... Sigorta'nın ödemiş olduğu hasar bedelinden dolayı gerek ... ... gerekse ... Lojistiğin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye rücu edilemeyeceği kabul edilmiştir.
4 nolu davalı ... yangın olayının meydana geldiği deponun maliki olması sebebiyle davacı ... Sigorta'nın TTK'nın 1301.maddesi gereğince kendisine karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğmaktadır. ... 1.ATM'nin kesinleşen ... sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen gerçek bina zararının davalı ...'ten tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verilmiş olup, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararı eldeki dosya açısından kesin delil niteliği taşımaktadır. Bu durumda ... 1.ATM'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edilmiş olduğundan eldeki davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinden dolayı 6762 sayılı TTK'nın 1301.maddesi gereğince davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılmış olduğundan bu kanaat ışığında tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11.H.D.nin 21.04.2016 tarih ve ... ile "... 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu zeyilnameler sigorta bedeli artışı ve oran değişimine ilişkin olup zeyilnamelerde dava konusu endüstriyel yangın sigorta poliçesindeki “sigorta ettirene rücu edilemeyeceğine” dair özel şartı kaldıran bir hüküm olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ...'e ait deponun davacının sigortalısı ... ... Paz. A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan depolama ve dağıtım sözleşmesi uyarınca sigortalı ... A.Ş.'ye ait emtiaların depolanması amacıyla davalı ... A.Ş. tarafından kiralandığı, daha sonra kira sözleşmesinin kiraya veren davalı ... ...'in de muvafakatı ile davalı ... Hizmetleri A.Ş.'ye devredildiği ve dava konusu depoda 05/10/2006 tarihinde çıkan yangında davacı nezdinde sigorta örtüsü altına alınan emtiaların yanarak hasara uğradığı uyuşmalık konusu değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ... yönünden bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 58. maddesi hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk, kusur esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur. Başka bir anlatımla, malike kusur isnadı gerekli değildir. Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakımında eksikliğinden kaynaklandığını ispat etmesi zorunludur. İspat yükünü yerine getirdiği takdirde kural olarak bina veya imal olunan şeyin malikinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Malik, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlar ise sorumluluktan kurtulabilecektir.
Mahkemece, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede “bina malikinin sorumluluğunun ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğacağı, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... A.Ş. tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen bina zararının davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verildiği, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dava açısından kesin delil niteliği taşıdığı, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edildiğinden işbu davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği” gerekçesiyle davalı Sait yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen ve işbu davanın davacısı
... ... Sigorta A.Ş'nin taraf olmadığı, davacısı kiraya veren sıfatıyla ..., davalısı kiracı sıfatıyla ... A.Ş. olan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ilamında ve anılan mahkemece hükme esas alınan 14.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda ... yönünden bina malikin sorumluluğu bakımından BK'nun 58. maddesi uyarınca yapılmış bir hukuki değerlendirme bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının davalı ... yönünden mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan tazminat davası açtığı gözetilerek davalı Sait'in malik olarak BK’nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunup bulunmadığının tesbiti ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporları alınmış ve yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 18.02.2021 tarih ve .... sayılı ilamı ile; "...Bozmadan önceki Mahkememiz kararında; davalı ... Hizmetleri A.Ş.nin "sigorta ettiren" olması sebebiyle 3.kişi sayılamayacağı, öte yandan sigorta poliçesinde "hasarın ... Şirketleri A.Ş.'ye rücu edilemeyeceğine" ilişkin özel şartında konulmuş olması sebebiyle gerek mülga 6762 sayılı TTK.nın 1301. maddesi gerekse sözkonusu sözleşme maddesine göre davacı ... Sigorta A.Ş.nin ödediği hasar tazminatını davalı ... Hizmetleri A.Ş.den rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, davalı ... A.Ş. nin, ... şirketi ile yapmış olduğu depolama ve dağıtım sözleşmesi ile kira sözleşmesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... Hizmetleri A.Ş.ye devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkmış olması sebebiyle oluşan hasardan dolayı sorumluluğuna gidilmesinin sözkonusu olmayacağı, davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta ettiren-kiracı ... Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... A.Ş.nin sorumluluk sigortacısı olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü olmadığı bu nedenlerle davacı ... Sigorta A.Ş.nin ödemiş olduğu hasar bedelinden dolayı gerek ... A.Ş. gerekse ... Hizmetleri A.Ş.nin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye rücu edilemeyeceği gerekçesi ile; davalılar ... A.Ş., ... Hizmetleri A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş.(yeni ünvanı ...A.Ş.) hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. H.D. tarafından bu davalılara yönelik temyiz itirazları ret edilmiş olmakla, bu davalılar hakkında açılan davanın aynı gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Bina maliki olan davalı yönünden yapılan incelemede; davacı bu davalı yönünden bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Davada uygulanması gereken olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.nın 58. maddesi hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. 6098 sayılı TBK.nın 69.maddesinde de aynı yönde hüküm bulunmaktadır.
Sonuç olarak, davacı sigorta şirketi, zarar gördüğünü ve bu zararının binanın (deponun) yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği ve bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, Davalı malik ...'in sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, kaldı ki; bu davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlayamadığı, bu nedenlerle meydana gelen zarardan dolayı davacı sigorta şirketinin davalı malik ...'e zararın tazmini için rücu edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak, bina maliki davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle; Davalılar ... A.Ş., ... Hizmetleri A.Ş. ve ...A.Ş.(Eski ünvan:... Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, Davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL nin (3.699.800 TL sinin 16.10.2006 tarihinden, 1.909.000 TL sinin 07.12.2006 tarihinden, 1.267.998,90 TL sinin 27.12.2006 tarihinden ve 1.862.742 TL sinin 13.03.2007 tarihinden itibaren) hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11.H.D.nin 30.11.2022 tarih ve ... ile ilamı ile; "...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup davacı, davalı ...’in bina maliki olarak sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece uyulan Dairemizin 21.04.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 818 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca açılan bir davada öncelikle davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin imalatındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten kaynaklandığını ispat etmek zorundadır. Mahkemece, toplanan deliller, yangının çıkış sebebinin net bir şekilde tespit edilememesi, yangının meydana geldiği esnadaki fiili kullanım şekli, savcılıkça yapılan soruşturmada alınan ifadeler, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ayrık görüşlerdeki değerlendirmeler ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde davacının zararın bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakım eksikliğinden kaynaklandığı, zarar ile arasında nedensellik bağı bulunduğunun ispat edemediği nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay 11.H.D.nin 18.09.2023 tarih ve ... ile ilamı ile; davacının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkememizce toplanan tüm deliller ve Yargıtay bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... dosya temyiz aşamasında iken vefat ettiğinden mirasçıları vekaletname vererek davayı vekilleri aracılığıyla takip etmişlerdir.
Bozmadan önceki Mahkememiz kararında; davalı ... Hizmetleri A.Ş.nin "sigorta ettiren" olması sebebiyle 3.kişi sayılamayacağı, öte yandan sigorta poliçesinde "hasarın ... Şirketleri A.Ş.'ye rücu edilemeyeceğine" ilişkin özel şartında konulmuş olması sebebiyle gerek mülga 6762 sayılı TTK.nın 1301. maddesi gerekse sözkonusu sözleşme maddesine göre davacı ... Sigorta A.Ş.nin ödediği hasar tazminatını davalı ... Hizmetleri A.Ş.den rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, davalı ... A.Ş. nin, ... şirketi ile yapmış olduğu depolama ve dağıtım sözleşmesi ile kira sözleşmesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... Hizmetleri A.Ş.ye devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkmış olması sebebiyle oluşan hasardan dolayı sorumluluğuna gidilmesinin sözkonusu olmayacağı, davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta ettiren-kiracı ... Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... A.Ş.nin sorumluluk sigortacısı olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü olmadığı bu nedenlerle davacı ... Sigorta A.Ş. nin ödemiş olduğu hasar bedelinden dolayı gerek ... A.Ş. gerekse ... Hizmetleri A.Ş.nin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye rücu edilemeyeceği gerekçesi ile; davalılar ... A.Ş., ... Hizmetleri A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni ünvanı ...A.Ş.) hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. H.D. tarafından bu davalılara yönelik temyiz itirazları her iki bozma ilamında ret edilmiş olmakla, bu davalılar hakkında açılan davanın aynı gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Bina maliki olan davalı yönünden yapılan incelemede; davacı bu davalı yönünden bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Davada uygulanması gereken olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.nın 58. maddesi hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. 6098 sayılı TBK.nın 69. maddesinde de aynı yönde hüküm bulunmaktadır.
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; Davada uygulanması gereken olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.nın 58. maddesine göre açılan bir davada öncelikle davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin imalatındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten kaynaklandığını ispat etmek zorundadır.
Olayla ilgili itfaiye raporu, tespit dosyalarında alınan raporlar, savcılık dosyasında alınan ifadeler, 02.02.2011 tarihli bilirkişi ayrık ek raporu, uzman görüşleri ile bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; yangının çıkış sebebinin net bir şekilde tespit edilememesi ve yangının meydana geldiği esnadaki fiili kullanım şekli göz önüne alındığında, davacının zararın, bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakım eksikliğinden kaynaklandığını, zarar ile arasında nedensellik bağı bulunduğunu ispat edemediğinden bina maliki ... mirasçıları hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 117.983,90 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 117.556,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 391.395,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... mirasçılarının yaptığı 1.456,53 TL tebligat ve müzekkere giderleri ile 10.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.456,53 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına verilmesine,
6-Davalılar ... Hiz. A.Ş., ... Taş. A.Ş. Ve ... Sigrta A.Ş.'nin yapmış olduğu 200 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*