T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/85 Esas
KARAR NO : 2025/339
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/02/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2020 günü saat 10:35 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... firmasına ait ... plakalı kamyonet ile ... Caddesini takiben...Bulvarı yönüne, sol şeritten seyri sırasında kusur ile yaya davacı müvekkiline çarptığını, davacının yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verdiğini, iş bu kazanın oluşumunda davalı sürücü ... kusurlu olduğunu, ... 15.Asliye Ceza Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davalı sürücü kusurlu olması nedeniyle ceza aldığını ve iş bu karar kesinleştiğini, kaza nedeni ile davacı müvekkili ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedaviye götürüldüğünü ve orada ilk müdahale gerçekleştiğini ve müvekkili müşahade altına alındığını ve direkt grafi, tomografi filmleri çekildiğini, yapılan testler sonucunda davacı müvekkilinde kemik kırıkları olduğu ve başkaca bedeni hasarları olduğu ortaya çıktığını, müvekkilinin malul kaldığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine uyarınca Müvekkili kurumun üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da olmadığını,dosyaya sunulan maluliyet raporu yönetmeliğe uygun olmadığını, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun güncel rapor alınması gerektiğini, dosyada mevcut olan rapor mevzuata uygun olmadığını, tamamen davacının talebi ve beyanlarına istinaden hazırlanan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olay belirlenemeyeceğini, mahkemenin tek tarafın iddialarını esas alarak delillerin niteliğini incelemeden karar vermesi hukuka aykırı olacağını, müvekkili kurum çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, geçici bakıcı gideri tazminatı teminat kapsamında olmadığını, 04.12.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, fiili olarak bir bakıcı tutulduğunun ispat edilmemiş olması nedeniyle bakıcı giderinin net ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, sgk tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması gerektiğni, başvuranın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle gelir elde edeceği tarihin başlangıcı olarak 18 yaşını doldurduğu tarih esas alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
Davalı ... Şirketi ile ... tarafından cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
... 15.Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, hastane film, rapor ve grafileri, taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, bilirkişiden ve ATK'dan raporlar alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 11.09.2020 günü saat 10:35 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... firmasına ait ... plakalı kamyonet ile ... Caddesini takiben ... yönüne, sol şeritten seyri sırasında yaya davacı müvekkiline çarptığını, davacının yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verildiğini, beyan ederek müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri tazminatlarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir.
... Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ... Hesabı'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki belgelerden kazaya karışan ... plakalı kamyonetin kaza tarihinde trafik sigortası olmadığı anlaşılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ... Hesabı'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ... Hesabı'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davacı , ... Hesabına 16.10.2023 tarihinde başvurmuştur.
5684 sayılı yasanın açık hükmü gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararları karşılamak amacıyla ... Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu anlamda .... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir.
TBK54.maddesinde Bedensel zararlar özellikle, Tedavi giderleri. Kazanç kaybı. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır.
Bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesine göre; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Bu hususlarda ATK'dan ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı ...'in ... plakalı aracın sürücüsü, davalı...Şirketi'nin ise bu aracın maliki, aracın ZMMS poliçesi olmadığından davalı ... hesabı oluşan zarardan kusur durumları, müteselsil sorumluluk hükümlerine göre sorumludurlar.
Taraflar arasındaki ihtilaf, tazminata esas kusur oranı, maluliyet oranı, iyileşme sürelerinin tespiti ve zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi hallerden olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği ATK'dan ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan 18/03/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda sonuç olarak; Davalı sürücü ...'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, Davacı yaya ...'nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu mütaala edilmiştir.
Mahkememizce alınan 16.10.2023 tarihli Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporunda sonuç olarak; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre sürekli maluliyetin olmadığı, geçici iş göremezlik sürenin 6 hafta olduğu, 3 hafta başkasının yardımına ihtiyaç duyulacağı mütaala edilmiştir.
Mahkememizce alınan 28/02/2025 tarihli Adli Tıp Raporunda sonuç olarak; Murat ve Remziye oğlu, 25/08/2003 doğumlu, ...’nin 11/09/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, .20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında; Küçüğün özel gereksiniminin olmadığı,İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili 08.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 697,41 TL'ye çıkarmıştır.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ATK raporları hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüş olup, davacının kazaya bağlı gelişen yaralanması sonucunda sürekli maluliyetinin olmadığı, bakıcı ihtiyacının olmadığı, anlaşıldığından sürekli maluliyet ve bakıcı gideri taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
ATK raporu ile davacının geçici iş göremezlik süresi 1 ay olarak belirtilmiştir. Geçici iş göremezliğe ilişkin emsal nitelikli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin... Esas ve ...Karar, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere kaza tarihinde üzere 18 yaşından küçük olup, aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemeyeceğinden, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve aktif bir çalışmanın varlığı ispat da edilemediğinden geçici iş göremezlik talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 435,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 797,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Hesabı'na verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Mahkememiz dosyasında 11/12/2023 tarihinde adli yardım talebinin kabul edildiğinden suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.650 TL ATK ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.