T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/17 Esas
KARAR NO:2024/2
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:16/03/2022
KARAR TARİHİ:09/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin eski karı koca olduğunu, ..., ... Mahallesi, ... Cd., ... Sokak No: 32 D.1 adresinde bulunan , tapunun ..., ... Mahallesi 18265 parsel sayılı 125,57 m² miktarlı 18/129 Arsa paylı Bodrum Kat 1 Nolu Bağımsız bölüm nitelikli taşınmazda 17.11.2008 tarihinden itibaren ve hali hazırda günümüz tarihi itibariyle ikamet etmeye devam ettiklerini, müvekkillerinin anılı bağımsız bölümü 17.11.2008 tarihinde taşınmazın tamamını tesis eden müteahhitliğini yapan davalı ...’ dan kiraladığını ve 05.10.20215 tarihine kadar anılı bağımsız bölümde kiracı olarak ikamet etmeye devam ettiklerini, akabinde davalı ile müvekkilleri arasında vuku bulan 05.10.2015 tarihli sözlü anlaşma sonucunda anılı bağımsız bölümün 200.000,00TL bedel karşılığında müvekkillerine satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, bağımsız bölümün 100.000,00 TL miktarındaki kısmi satış bedeli 05.10.2015 tarihinde müvekkili ...’ in ... Bankası ... Şubesi ... İban numaralı hesabından davalı ...’ ın ... Bankası ... iban numaralı hesabına şerh düşülerek havale işlemi ile ödendiğini, taşınmazın bakiye satış bedeli olan 100.000,00 TL kısmı için davalı yana 05.10.2015 tanzim tarihli 27.01.2016 ödeme tarihli 30.000,00 TL miktarlı, 05.10.2015 tanzim tarihli 30.05.2016 ödeme tarihli 35.000,00 TL miktarlı, 05.10.2015 tanzim tarihli 30.09.2016 ödeme tarihli 35.000,00 TL miktarlı bonolar teslim edildiğini, taşınmazın devir işlemleri için taraflar 08.10.2015 tarihinde Tapu Müdürlüğüne başvurduklarını, tapuda taşınmazın devir işlemleri sırasında davalı yanca bağımsız bölüm taşınmazın şimdilik ½ hissesinin devir edebileceğini, kalan ½ hissesinin ise teslim aldığı bonoların ödenmesi mukabilinde devir edebileceğini söyleyerek yeni bir şart oluşturulduğunu, müvekkilleri ile davalı ile aralarında yıllara dayalı kiracılık ilişkisinden kaynaklı güven olgusu sebebiyle aralarında her hangi bir itilafın ve husumetin olmayacağı düşünülerek konu taşınmazın şimdilik ½ hissesinin kendilerine devir yapılmasını kabul edildiğini, 08.10.2015 tarihinde müvekkili ... ... adına tapuda satış ve tescil işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkillerinin ekonomik ve maddi sıkıntılar çekmeleri sebebiyle psikolojileri bozulduğunu ve aralarında oluşan şiddetli geçimsizlik sonucu boşandıklarını, bu evre sırasında davalı uhdesinde kalan ½ taşınmaz hissesinin kendilerine verilmesi karşılığında davalı yana vermiş oldukları bono borçlarını vadelerinde davalı yana ödeyemediklerini, davalı yana teslim edilen bono borçlarının ödenmesi ve taşınmazın ½ hissesinin kendilerine devri hususunda girişimde ve çabalarda bulunan müvekkillerinin davalı yan ile bir türlü anlaşamadıklarını, davalı yan ile müvekkiller arasında yapılan tüm görüşmelerde davalı yan söz konusu bonoları taşınmazdaki ½ kendi payına düşen hisse oranındaki kira alacaklarına karşılık hapis tuttuğunu, bonoları iade etmeyeceğini, taşınmazdaki ½ hissenin satışından vaz geçtiğini söylediğini, taraflar arasında hukuken kurulmuş olan taşınmaz satış akti tek taraflı olarak davalı yanca feshedildiğini, davalı yana teslim edilen bonolar karşılıksız ve hükümsüz kaldığını, davalı yan kendisine haksız ve kötü niyetle kazanç sağlamak adına ve sebepsiz zenginleşmek maksadıyla hapis tuttuğu bonoları 10.02.2017 tarihinde .... İcra Dairesinin ... Esas dosyasından icra takibi başlattığını, ....İcra Dairesinin yetkisine ve takipte istenilen borca karşılık yapılan itiraz sonucu konu ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas dosyası açıldığını, ....İcra Hukuk Mahkemesi yetki itirazının kabulü ile diğer itirazların yetkili İstanbul İcra Müdürlüğünün bağlı bulunduğu İcra Hukuk Mahkemesince bakılmasına dair hüküm kurulduğunu, ....İcra Dairesi’nin ... Esas dosyasına, yenileme ile dairenin ... Esas numarasına kaydedildiğini, icra takip dosyasından yukarıda belirtili taşınmazda bulunan müvekkil ...’ ün ½ hissesine 13.07.2017 tarihinde haciz konulduğunu ve devamında ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyasından satış işlemlerine başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyasından başlatılan satış işlemleri sonucunda müvekkili ... ‘ ün ½ taşınmaz hissesi 19.01.2022 tarihinde 190.000,00 TL bedel ile icra takip alacaklısı davalı ...’ ın dosya alacağına mahsuben ihale edildiğini, müvekkili ...’ in ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas dosyasından ikame ettiği ihalenin feshi davası nedeniyle yapılan ihale kesinleşmediğini, halen derdest olduğunu, davalı yan haksız bir kazanç uğruna hapis ettiği bonolarla ilgili her hangi bir alacağı bulunmadığı halde müvekkillerini mağdur etmiş ve icra tehdidi altında bıraktığını, açıklanan nedenlerle kötüniyetle açılan icra takibinin tedbiren durudulması akabinde iptaline, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasına konu edilen bonoların karşılıksız kalması ve teminat mukabilinde olması sebebiyle Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasına dayanak teşkil eden bonolardan dolayı takip tarihi itibarı ile doğmuş ve muaccel bir borcunda bulunmaması dikkate alınarak müvekkillerinin söz konusu bonolarla ilgili davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerini hayatlarına onarılmaz zararlar veren akabinde boşanmalarına neden olan davalının dava değeri üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olması nedeni ile asliye hukuk mahkemeleri görevsiz olup, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf, her ne kadar bir kısım yanlış bilgilerle olayı çarpıtmaya çalışmış, bonoların teminat senedi olduğunu ileri sürmüş ise de bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. Esasen dava konusu bonoların alınış sebebi şu şekildedir; davacı tarafların , davalı ...'ın malik olduğu taşınmazda 2008 yılından - 05/10/2015 tarihine kadar kiracı olarak oturduklarını, müvekkilinin 2015 yılında bir miktar paraya ihtiyacı olduğunu ve davacılar ellerine bir miktar para geçtiğini belirterek bir kısmı peşin bir kısmı da bonolar ile olmak üzere taşınmazın 1/2 hissesini satın almak istediklerini belirttiklerini, taraflar taşınmazın 1/2 hissesinin satılmasına ilişkin anlaştıklarını, taşınmazın 1/2 hissesinin satış bedeli olarak da, 200.000,00 TL belirlendiğini, bedelin 100.000,00 TL'sinin peşin, 100.000,00 TL'sinin ise esasen ekonomik açıdan bir kredi aracı olan dava konusu bonolar ile ödeneceği kararlaştırıldığını,. yani davacı tarafın iddia ettiği gibi toplamda 100.000,00 TL'lik 3 adet bono, taşınmazın kalan 1/2 hissesinin gelecekteki devri için teminat olarak değil, mevcutta devri yapılmış 1/2'lik kısmı için ödeme aracı olarak düzenlendiğini, dava konusu icra takibi açılalı 5 seneden fazla bir zaman geçmiş olduğunu, davacı yan başından beri icra takibinden haberdar olduğunu ve 2017 yılından beri bu dosyadan davacılara defalarca tebligat yapıldığını, menfi tespit davasının açılma zamanı da oldukça manidar olduğunu, 1/2 hissesi davacı ... adına kayıtlı bölüm üzerine tarafımızca konulan haciz sonucu satışa çıkartıldığını ve davalı müvekkil tarafından alacağa mahsuben satın alındığını, davacılardan ... ihalenin ardından 7. günde ihalenin feshi davası açıldığını, tüm işlemlerin usule uygun olduğunu ve ihalenin feshi davasını kaybedeceğini anlayan davacı taraf; ihalenin feshi davasının 15/03/2022 tarihli duruşmasından yalnızca 1 gün önce iş bu menfi tespit davasını açtığını ve ihalenin feshi davasının duruşmasında da bu menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması talep ettiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyasında bu talep kabul edilmediğini ve ihalenin feshinin reddine karar verildiğini, şuan istinaf mahkemesinde olduğunu, her ne kadar davaya konu bonoların teminat senedi olduğunu ileri sürülmüş ve birtakım mesnetsiz iddialarda bulunmuşlarsa da, bu hususu yaklaşık olarak dahi ispat eder herhangi bir yazılı belge sunamadıklarını, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığından, huzurdaki menfi tespit davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptali davasıdır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacılar ... ile ... tarafından davalıya verilen 05.10.2015 tanzim tarihli 27.01.2016 ödeme tarihli 30.000,00 TL miktarlı, 05.10.2015 tanzim tarihli 30.05.2016 ödeme tarihli 35.000,00 TL miktarlı, 05.10.2015 tanzim tarihli 30.09.2016 ödeme tarihli 35.000,00 TL miktarlı bonolar nedeniyle borçlu olunmadığı iddiası ile bu bonolarla .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptali için dava açtığı, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından verilen 03.01.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği, bu davacı bakımından dosyanın tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, karar verildiği ve tefrik edilen dosyanın yukarıda verilen esas numarasını aldığı görülmüştür.
Davacı ... tarafından verilen 03.01.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir.
Feragat; HMK'nın 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen "vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmış davaya son veren taraf işlemlerindendir.
Davacı yanın davasından feragat ettiği anlaşılmakla vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-492 Sayılı Yasa gereğince alınması gereken 427,60-TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcın toplamı olan 855,20 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içersinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır