T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/186 Esas
KARAR NO : 2025/561
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2021
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin ortağı bulunan ... ile davalı senelerden beri aynı piyasada bulunmaları nedeni ile tanıştıklarını, müvekkili ...'nın annesinin sahibi olduğu...'deki arsasını müteahhide verip 16 daire ve bir dükkan alması ve dairelerin satışı ile elde ettiği birikimle kurulan şirketlerinde tutarken, faizsiz değerlendirmek amacıyla, piyasadan tanıdığı müteahhit ...'nin yaptığım işe para kattığın takdirde elde edeceğim gelirden kar payı vereyim teklifine kanarak 2019 yılı 1.ayında sözlü olarak kar ortaklığı mutabakatına vardıklarını, sözlü anlaşmaya göre, davalıya, davacı şirketin ortağı bulunan ..., davalının kendisinin şahsen veya şirketi olan ... Şti'nin inşaat yapmak amacıyla arsa alması veya üçüncü rîahıslırdın kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması ve işte kullanımı amacıyla borç adı altında para gönderileceği, iş tamamlandıktan sonra alınan borç para iade edileceği gibi işten elde edilen karın yarısı kar payı olarak davacıya ödeneceği, gönderilen paranın garantisi olarak gönderen lehine gayrimenkul ipoteği verileceği, Davalı ...'nin aileye ait ... arazi var satacağım demesi üzerine .., Ltd. Şti. den davalıya 02.01.2019 tarihinde ... Bankası ... şubesinden 165.000,00 TL. gönderilmiş, peyder peye başka paralarında gönderildiğini, dava konusu edilen 213.900.00 TL. alacağı belgelere dayalı olarak sabit olmasına rağmen borçlunun borca haksız itirazı olduğu gibi, gayrimenkullerini elden çıkartma ihtimaline binaen sahibi bulunduğu,...Tapusuna kayıtlı 747 Ada, 7 Parset , 819/ Ada, 12 parselde de kayıtlı gayrimenkulleri üzerine yatıracağımız teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulması, taraflar arasında yapılmış sözlü kar payı sözleşmesi şartlarını yerine getirmeksizin hile ve desise ile sözleşmenin bozulmasına sebep olan davalıdan borç adı altında ödenen 213.900.00TL.sı alacağın 165.000.00TL'lık kısımı için icra takibi yapılmasına rağmen itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali ile icra takibinin devamına, takip konusu yapılmamış 47.300,00TL'hk alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline, haksız olarak yapılan itiraz nedeniyle borçlunun %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesi|, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; takibe konu paranın gönderildiği 02.01.2019 tarihli havale dekontlarından anlaşılacağı üzere açıklamaya yer vermeyen davacı taraf yazılı belge de ortaya koymaksızın yapılan ödemelerin iadesini istediğini, davacı tarafından yapılan havalelerin ''ödeme'' maksadıyla yapıldığını, ispat yükünü külliyen üzerinde taşıyan davacı taraf yazılı ispat koşuluna uyan bir delil dosyaya sunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin reddi ile haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, haksız ve kötüniyetle başlatılan ... 24. İcra Müdürlüğü ... Es. Sayılı takibin iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali ve alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin 25/05/2022 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih ve... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile; "...Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğunu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İncelenen dosyada davacı taraf her ne kadar şirket ise de davalının tacir olup olmadığı, davaya konu bedellerin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığının araştırılmadığı gibi taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık mı yoksa ödünç sözleşmesi olduğunun açıklığa kavuşturulmadığı dolayısıyla mahkemenin işin esasına girmeden önce taraflar arasındaki uyuşmazlık yönünden neden görevli olduğunu gerekçelendirmesi, davalının tacir olup olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın da TTK.'nun 5/2 maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekirdi. Toplanacak deliller sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemelerinin mi görevli olacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle davacının istinaf sebepleri incelenmeksizin mahkemece verilen kararın görev yönünden araştırmaya yönelik olarak kaldırılmasına ve açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizin 11/01/2023 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 29/02/2024 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile; "...Davalının yemin beyanında " 160.000 TL.para gönderdi, bu parayı kendi bireysel işim için ve 10.000 TL.-15.000 TL.yi arazimin avukat parası için geriye kalanı da şirket için kullandım" şeklinde beyanda bulunduğu, parayı şirket alacağına mahsuben aldığını, çalıştıkları süre boyunca da iş yapmadıklarını beyan etmiş olduğu nazara alındığında taraflar arasında adi ortaklığın kurularak bir takım masraflar yapıldığı anlaşılmakla, davacının gönderdiği katılım payı olarak değerlendirilebilecek paranın iadesi isteminin adi ortaklığın feshi talebini de kapsadığı analaşılmakla mahkemece esasın incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu davanın ispat edilemediğinden bahisle karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md. gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiş ve dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; Mali Sonuç; tarafların talep edilen bilgi ve belgeleri taraflarına ibraz etmediğini, konu hakkında takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgeleri incelenmesi ve değerlendirileme neticesinde davacı taraf icra takip talebinde faiz talebi olmağı takip tarihi itibariyle davacının alacağı tutar 165.000,00.-TL ve dava tarihi itibariyle 47.300,00.-TL hesaplandığını, Sözleşme, borçlar, sorumluluk uzmanlığı ġle ġlgġlġ değerlendġrmeler; Davacı şirketin ortağı durumunda olan davadışı/... tarafından, davalıya, Banka Havalesi yoluyla ve “Borç” olduğu yönünde açıklama yapılmak suretiyle toplam 47.300 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakta olduğunu, işbu 47.300 TL tutarlı ödemenin, davalıya borç verilmek amacıyla yapıldığının ispat edildiği ve dolayısıyla da davacının işbu borcun iadesini talebe hak kazandığı kanaatine varılmakta olup, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacının işbu iade alacağını davacı şirkete temlik ettiği anlaşılmakta olduğunu, davacı şirketin, işbu itirazın iptali davasında, işbu 47.300 TL tutarlı borcun “ticari faizi” ile birlikte iadesini talep ettiğini, bu durum karşısında, davacı şirketin davalıdan, dava tarihi itibariyle 47.300 TL tutarında “borcun iadesine” yönelik alacağı bulunduğunu, bu alacağı talebi gibi dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi (kanaatlerince avans faizi) ile birlikte iadesi gerektiği kanaatine varılmak olup, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya, Banka Havalesi yoluyla 165.000 TL ödeme yapıldığı ve ödeme Dekontunda, bu ödemenin “Borç” olduğu yönünde bir açıklama yapılmadığının anlaşılmakta olduğunu, bu durum karşısında, bu ödemenin, istinaf kararında belirtilen Adi Ortaklığa istinaden, katılım payı ödemesi olarak yapıldığını kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakta olup, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalının yeminli olarak verdiği ifadeden, taraflar arasındaki adi ortaklığın, “ortaklık olarak hiçbir iş yapılmadan” sona erdiği anlaşılmakta olduğunu, davalının sunduğu deliller incelendiğinde, davalının ortaklık adına “haklı olarak bir takım masraflar” yaptığını ispata yönelik somut delilin bulunmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı, ortaklık adına “haklı olarak bir takım masraflar” yaptığını ispat edemediğinden, davacı şirketin ortaklık katılım payı olarak davalıya gönderdiği 165.000 TL’nin da iadesini, takip tarihi itibariyle, davalıdan talebe hak kazandığı kanaatine varılmakta olup, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı şirket takip talebinde ayrıca, davalıya keşide ettiği ihtarname ile davalıya tanımış olduğu 1 haftalık sürenin sonundan takip tarihine kadar, “yasal faiz oranı (yıllık %9)” üzerinden işlemiş temerrüt faizi alacağının da tahsilini talep ettiğini, davacı şirketin davalıya keşide ettiği 18.09.2020 tarihli ihtarnamenin davalıya 19.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu durum karşısında, 1 haftalık sürenin 26.09.2020 tarihinde dolduğu ve dolayısıyla da, davacının 26.09.2020 tarihinde takip tarihine kadar “yasal faiz” oranı üzerinden işlemiş temerrüt faizi alacağına hak kazandığı kanaatine varılmakta olduğunu, takdirin mahkemeye ait olduğunu, 165.000 TL’lik asıl alacağın ise, talep gibi, takip tarihinden işletilecek “yasal faizi” ile birlikte tahsili gerektiğini belirtmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin yetkilisi ... tarafından davalıya banka havalesi yoluyla 47.300 TL'nin ve 165.000 TL'nin gönderildiği, davalının yeminli beyanı ile taraflar arasında adi ortaklığın kurulduğunun anlaşıldığı, davalının sunduğu deliller incelendiğinde davalının ortaklık adına bir takım masraflar yaptığını ispat edemediği, ayrıca yargılamanın devamı sırasında davalının davacıya yemin teklif ettiği, davacı şirket yetkilisi 24/09/2025 tarihli celsede 165.000 TL ve 47.300 TL'yi davalıya borç olarak gönderdiğine, paraların ortaklıkla ilgili olmadığına ve davalının yapacağı masraflara ortak olmak gibi bir taahhüdünün bulunmadığına dair yemin ettiği, bu şekilde davalıya gönderilen dava konusu paraların borç olarak gönderildiğinin anlaşıldığı ve davalının bu paraları davacıya ödemesi gerektiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, itiraza konu alacağın likit olduğu gözetilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 165.000 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,
2-İcra takibine konu kabul edilen alacağın %20’si oranında 33.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alacak davasının kabulü ile, 47.300 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 14.502,21 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 11.677,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 2.824,83 TL peşin harç toplamı olan 2.884,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.968 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 9.497,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.