T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/203 Esas
KARAR NO :2024/761
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/03/2024
KARAR TARİHİ:12/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ödenmeyen faturalar ve kısmi ödenen faturalardan kayaklanan alacağına ilişkin olarak davalı şirket aleyhine .... İcra Md. ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak borca ve faize itiraz edip ve icra takibi durduğunu, itirazın iptalini, haksız kötü niyetli borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu faturalar içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut olmadını işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, takip dayanağı faturalardan vs. dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve faturalar üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzaya da itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİL VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı vekili 27/11/2024 tarihli dilekçesi ile; sulh protokolü imzalandığını, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 02/12/2024 tarihli dilekçesi ile; davacının davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Feragat HMK 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen "vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmış davaya son veren taraf işlemlerindendir.
Davacı yanın davasından feragat ettiği ve vekaletnamesinde de bu konuda yetkili olduğu, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği, vaki feragat nedeniyle davanın reddine, karar verilmesi gerektiği, davacı sulh nedeniyle feragat ettiğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre davcının alacağının olduğu anlaşıldığından davalının arabuluculuk ücretinden sorumlu olması gerekti, değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Yasa gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 1.922,89-TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 1.495,29-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Taraflarca talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığında,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.6000 TL ücretin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içersinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır