T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/208 Esas
KARAR NO :2024/637
DAVA:İstirdat
DAVA TARİHİ:02/11/2023
KARAR TARİHİ:30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket lehine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan çek iptali davası nedeniyle, 05/10/2023 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararında taraflarına 4 haftalık kesin süre içerisinde çekle ilgili TTK 763. Maddesi uyarınca hasımlı olarak ihtiyati tedbir talepli istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, davacı müvekkili şirketin, alacağına mahsuben ... ... Tic. LTD. ŞTİ.‘den, 26/07/2023 vadeli, ... numaralı bir çek aldığını, sözü edilen, 200.000-TL’lik çekin, müvekkili şirketin zilyedinde iken rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili şirket Hirapack Ambalaj'ın uhdesinde bulunan 2 adet çekin çalınması nedeniyle şikayette bulunulduğunu ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığını, işbu davaya konu çekle ilgili mahkeme tarafından ödemeden men yasağı konulduğunu ve bankaya yazılan müzekkerede ibraz süresinde çekin bankaya ibrazından çek bedelinin ayrı bir hesapta bloke edilmesi şeklinde bir karar tanzim edildiğini, dava konusu çekin, keşideci ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından davalının ihtiyati haciz işlemleri yapmaması için haricen ödediğini ve çekin teslim alınarak bankaya ibraz edildiğini, davalının, dava konusu senedi kötü niyetle iktisap ettiğini, davaya konu olan çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, müvekkili şirketin kaşesinin taklit edildiğini ve sahte imza atıldığını, TTK m. 792 gereğince, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, davalı ... tarafından çekin iptali istemi ile dava açılan ve buna ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilana çıkan çekle ilgili gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmadan kötüniyetle iktisap ettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle tedbir talebinin kabulü ile müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi maksadıyla; ... Bankası Erikli/... şubesinin, ... seri numaralı, keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti olan 26/07/2023 keşide tarihli 200.000-TL çeke ihtiyati tedbir kararı verilerek, çek iptaline ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından konulan ödeme yasağı konulmasını ve ibraz süresinde çekin bankaya ibrazından çek bedelinin ayrı bir hesapta bloke edilmesine ilişkin verdiği kararın devamına ilişkin karar verilmesine ve ayrı hesapta blokeli olarak duran paranın yargılamanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesine ve kararın muhatap bankaya bildirilmesine, çek aslının ... Bankasından getirtilerek müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmayan çekteki imzanın incelemeye gönderilmesine, davanın kabulü ile dava konusu edilen 26/07/2023 vadeli, ... numaralı 200.000-TL bedelli çekin davalıdan istirdadına ve müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olduğunu, uyuşmazlıkta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 72. Maddesi uyarınca istirdat davalarında yetkili mahkemenin, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi veya davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafın da belirttiği üzere, dava konusu çek ile ilgili açılmış bir icra takibinin söz konusu olmadığını, bu nedenle açılacak istirdat davasının müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkili şirketin yerleşim yeri adresi "..." olduğundan uyuşmazlıkta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, somut olayda, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa karşı yöneltilmiş herhangi bir icra takibi bulunmadığı gibi davacı tarafından da müvekkili şirkete yapılmış bir ödemenin söz konusu olmadığını, davacı tarafın huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda istirdat davası ikame etme şartlarının oluşmadığını, dava konusu çekin, Faktoring Sözleşmesi'ne istinaden gerekli tüm usul ve esaslara uyularak, ticari ilişkiyi tevsik eden belgeler ile birlikte dava dışı müşteri ... ... - ...'den ciro yolu ile tevdi alındığını, çek bedelinin görüşmeler neticesinde keşideci ...Ltd. Şti.'den haricen tahsil edildiğini ve çek aslının keşideciye teslim edildiğini, bilindiği üzere, istirdat davası açılabilmesi için kişi, kendisinin olmayan bir borcu icra tehdidi altında ve icra takibi sırasında ödemiş bulunduğunu, takip kesinleşmeden önce yapılan ödemeler dahi icra tehdidi altında yapılmış sayılmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığı gibi, dava konusu çek ile ilgili davacıya, keşideciye veya dava dışı cirantalara karşı açılmış bir icra takibi de bulunmadığını, ayrıca davacı tarafça her ne kadar keşideci tarafından ihtiyati haciz baskısı altında ödeme yapıldığı belirtilmişse de çek ile ilgili alınmış bir ihtiyati haciz kararı da bulunmadığını, istirdat talebine konu edilebilecek ve davacıdan tahsil edilmiş bir paranın mevcut olmadığını, bu hususta bir iddia ve delil de bulunmadığına göre, davanın esastan da reddi gerektiğini, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve son hamil olan müvekkili şirketin kanuna göre iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, çeki faktoring işlemi neticesinde gerekli araştırmayı yaptıktan sonra ciro yoluyla iktisap ettiğini ve çekteki ciro zincirinin düzgün olduğunu, müvekkilinin, çeki elinde bulundurduğundan TTK m. 790 gereği yetkili hamil olduğunu ve keşideciye başvurarak alacağını tahsil ettiğini, TTK m. 792’ ye göre de çeki kötü niyetle iktisap etmediği ve çekin iktisabında ağır kusurlu olmadığı müddetçe müvekkilinin çeki geri verme mükellefiyeti olmadığını, çekteki ciro zinciri düzgün olduğundan TTK m. 686 uyarınca şeklen hak sahibi görünen bir hamilden senedi iktisap eden kişinin, iyi niyetli ise korunduğunu, müvekkilinin sadece, çek alma hususunda faktoring mevzuatına uygun olarak müşterisinden devraldığı çekteki alacağı tevsik eden fatura ve benzeri belgelerin var olup olmadığını araştırma konusunda sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin de bu sorumluluğunu mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, müvekkilinin basiretli davrandığını ve gereken her türlü araştırmayı yaparak çeki tevdi aldığını, müvekkili şirketin, dava konusu çeki teslim alırken kanunen alınması gereken tüm belgeleri dava dışı ... ... - ...'den almış ve gerekli her türlü araştırmayı yaptığını, Faktoring sözleşmesiyle birlikte faturaların da müşteriden alındığını, basiretli davranan ve kanunun yüklediği sorumlulukları yerine getiren müvekkiline daha fazla sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafın çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia etmekte ise de bu konuda suç duyurusunda dahi bulunmadığını, dava dilekçesinde dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia eden davacının, kendisine yönelik bir icra takibi başlatılmaması nedeniyle suç duyurusunda bulunmadığını beyan etmişse de bu konuda suç duyurusunda bulunabilmek için icra takibi açılması gerekliliği bulunmadığını, davacı tarafın zilyedi olduğu çekin kaybolması gibi bir durum karşısında bu durumu bu güne kadar yetkili makamlara bildirmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davacı tarafın iddialarının samimi olmadığını, sonuç olarak; öncelikle uyuşmazlıkta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının istirdat davası ikame etme konusunda aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkemece davanın esasına girilmesi halinde de istirdat davasının şartlarının oluşmaması, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih, ... sayılı kararı ile verdiği yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edildiği ve yukarıda esası aldığı görüldü.
Dava konusu çek .... Erikli ... Şubesi nezdindeki, ... seri numaralı 26.07.2023 keşide tarihli 200.000 TL bedelli olarak ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edildiği, lehtarın ... ... Tic. Ltd. Şti olduğu, lehtarın cirosundan sonra davacının cirosunun geldiği, davacının cirosundan sonra çek arkasında sırasıyla ... ... Ted. Hiz. Ltd. Şti., ..., ... ... ve davalının cirosu bulunduğu, davalının cirosunun üzerinin çizildiği görülmüştür.
Somut olayda davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış olup, çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'(TTK)nun 792. maddesinde "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.
TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz.
Davacı dava dilekçesinde, dava dışı keşideci ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından çek bedelinin ödendiğini ve çekin teslim alındığını beyan etmiştir.
Dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti mahkememizin 29/03/2024 tarihli müzekkeresi gereğince çek aslını dosyaya ibraz etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2024/1232 E. 2024/1272 K. sayılı aynı konuya ilişkin emsal kararında ".. 6100 Sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, davaya dahili dava yolu ile davalı ithali mümkün olmadığı gibi bir kişinin bu şekilde davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması da mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde HMK'nın 124. madde hükmü uyarınca gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması mümkün olup, somut olayda bu yönde bir talep bulunmamaktadır..." denilmiştir.
Dosya kapsamındaki delillere göre davanın açıldığı tarih itibariyle çekin davalı ... elinde olmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın husumet nedeniyle usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 3.415,50-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.987,90-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır