T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/268 Esas
KARAR NO : 2025/291
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş., perakende elektrik satış hizmeti sunduğunu, dava dışı ...Şirketi (...) ise, kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi ve bu minvalde elektrik dağıtım hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunu, davalı, ... sözleşme numarasına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalının, son ödeme tarihi geçmiş dört adet ödenmemiş faturasının mevcut olduğu tespit edildiğini, nitekim bu husus, ... dayanak numaralı ... fatura formundan açıkça anlaşıldığını, yapılan kontrol neticesinde müvekkili tarafından; EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 32 ve devamı maddeleri gereğince borçluya, bildirimlerde bulunulduğunu ve yasal süreler tanınmış olmasına rağmen borçlu, işbu hususlara riayet etmediğini, fatura borcunu ısrarlı bir şekilde ödemediğini, bu sebepten ötürü davalının elektriği usulüne uygun bir şekilde kesilerek mühürlendiğini, bu kapsamda müvekkili şirket, ödenmemiş faturanın tahsili maksadıyla davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu Merkezi takip sistemi ...Esas sayılı dosyasına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı, işbu icra takibine yönelik 03.11.2023 tarihinde itiraz ettiğini, itirazın durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu abonelik sözleşmesinin tarafı olan ...ile müvekkili ... arasında isim benzerliği olduğunu, müvekkili gerçek borçlu olmadığı gibi davalı sıfatı da bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça sunulan abonelik sözleşmesinde aboneye ilişkin bilgiler: Adı soyadı ..., Baba adı ..., Doğum yeri ..., Doğum Tarihi ..., Nüfusa kayıtlı olduğu yer ... Divriği, Cilt 041/1, Sahife no 012, Hane no 033' olduğunu, sunulan 27.06.2001 veriliş tarihli eski tip kimlik suretinden görüleceği üzere müvekkili ...'nın Doğum yeri ..., Doğum tarihi 15.05.1967, Nüfusa kayıtlı olduğu yer ... , Cilt 50, Aile sıra no 22, Sıra no 34 olduğunu, anlaşılacağı üzere gerçek borçlu ile müvekkilin kimlik bilgileri farklı olduğunu, müvekkilinin gerçekten davalı sıfatı olmaması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiğini, davaya konu abonelik sözleşmesindeki gerçek borçlu bekir kaya'nın imzası ile gerçek borçlu ile isim benzerliği olan müvekkili bekir kaya'nın imzasının farklı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen Merkezi Takip Sistemi ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 3.668,04 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu, işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Takip ve dava ya konu elektrik satış sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmeyi imzalayan ...'nın kimlik bilgilerinin ; baba adı ..., Doğum yeri ve tarihinin 1943 ..., nüfusa kayıtlı olduğu yer ...Cilt 041/01, hane no ..., sicil no ... olarak yazıldığı görülmüştür.
Davalı tarafından sözleşmeye itiraz edilmesi üzerine sözleşme aslı celp edilerek imza incelemesi yapılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; İnceleme konusu sözleşmedeki abone imzasının ...'nın mukayese örnekleri ile arasında grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede; İnceleme konusu imza ile şahsın mukayese imzaları arasında tersim tarzı, istif, ebad, seyir, sürat, eğim, baskı derecesi, alışkanlıklar, imzanın başlangıcı, gelişmişlik gibi unsurlar yönünden farklar bulunduğunu saptadığımdan sözleşmedeki abone imzasının ...'nın eli mahsulü olmadığı mütalaa edildiği anlaşıldı.
Davacı vekili 21.04.2025 tarihli dilekçesi ile; '' Müvekkil Şirketin devir tarihi öncesi kamu döneminde bilgi güncellemeleri esnasında isim benzerliğinden dolayı hatalı güncelleme yapılmış olup alınan bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkil Şirket tarafından yapılan inceleme sonucunda davalının dava konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle dava konusu faturalar iptal edildiğinden davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep ederiz. Sistemsel hata bulunduğundan müvekkil Şirketin kusuru bulunmamakta olup bu nedenle aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesini arz ve talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu alacağa dayanak sözleşmedeki imzanın davalı eli ürünü olmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, esasen sözleşmedeki kimlik bilgileri ile davalının kimlik bilgilerinin farklı olduğu, davacı tarafça 21.04.2025 tarihli dilekçe ile de sözleşme imzalayan kişinin davacı olmadığının kabul ediliği, davacı şirketin devirden önceki sözleşmelerin güncellenmesi sırasında isim benzerliğinden hatalı güncelenme yapıldığının anlaşıldığını, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilerek faturanın iptal ediliğini, davanın konusuz kaldığını, sistemsel hata bulunduğu ve kusurlarının olmadığı gerekçesi ile aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi talep edilmiş ise de, karar tarihine kadar icra dosyasının derdest olduğu, davacının kendi bünyesinde faturayı iptal etmesinin itirazın iptali davasını konusuz bırakmayacağı, davalı tarafından yapılan bir ödemenin olmadığı, karar verilmesine yer olmadığına karar verilemeyeceği, dava konusu sözleşmedeki imzanın davalı eli ürünü olmaması, davacının da bu durumu kabul etmesi karşında davanın reddi gerektiği, sistemsel hata olmasının davacının kendi kusuru olduğu, yargılama giderlerinden sorumlu olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.668,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.