T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/338 Esas
KARAR NO :2025/10
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:03/06/2024
KARAR TARİHİ:14/01/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
... adresinde 11.08.2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümü dilekçemiz ekinde yer aldığını, bu zarara ilişkin olarak tarafımızca .... İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takip durduğunu, itirazın haksız ve hukuksuz olduğunu, itirazın iptaline %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazında bulunduklarını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, açılan davada ne olayın sorumlusu ne de kanun gereği tazminatın borçlusu olduğundan, aleyhe açılan davanın reddini talep ettiklerini, açılan dava bir tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanunu ilgili maddesine göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması fakat hepsinden önce tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili idarenin ise iddia olunan hasar ile hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada, idaremizin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmadığını, davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, ilgili mevzuatına aykırı uygulama yapılmış olması sebebiyle, olayın gerçekleşme şekli ve davacının kusurları birlikte değerlendirildiğinde müvekkil ... Genel Müdürlüğüne herhangi bir kusur atfı mümkün olmadığını, tüm bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, tutanak mümzi beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; haksız fiilden kaynaklı zararın tahsili için açılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine; 2.404,96 TL hasar bedeli, 351,88 TL faiz olmak üzere toplam 2.756,84 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ve işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülmüş ise de davalının özel hukuk hükümlerine tabi olduğu ve adli yargının ve mahkememizin bu nedenle görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de haksız fiil tarihinin11.08.2022 tarihi olduğu, icra takibinin ise 05.09.2023 tarihinde açıldığı dolaysıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının hasardan sorumlu olup olmadığı, yapılan kazı çalışmasında sorumululuğunun olup olmadığı, hasar kalemleri ve miktarı noktalarında toplanmakta olup tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mahkememizce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dosya kapsamında bulunan Hasar Tespit Tutanağında; 11.08.2022 tarihi saat 09:00’da .... adresindeki ...’a ait kablolara ... kazı çalışması sırasında hasar verildiği bilgileri bulunduğu, Kazı yapılacak alanda kazı yapılmadan önce altyapı tespit cihazları ile alanda herhangi bir tesis olup olmadığının belirlenmesi ile kazı esnasında ortaya çıkabilecek olan hasarın engellenebileceği, Dosya kapsamına sunulan fotoğrafların hasarın varlığını destekler nitelikte olduğu, hasar onarımında kullanılan malzemeler için malzeme satıcılarında, internet siteleri üzerinde yapılan araştırma, incelemelerde toplam hasar bedeli 2.404,96 TL’nin tutarlı, uygun olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı.
Dosya kasamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalının kazı çalışması yaptığı alanda bulunan davacının yeraltı tesis ve kabloların zarar verildiği, hasara sebebiyet verenin ... olarak tutanakla tespit edildiği, ... Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğünün 13.06.2024 tarihi müzekkere cevabına göre davalıya dava konusu hasar mahallini ve hasar tarihini kapsar şeklide alt yapı kazı ruhsatı verildiğinin anlaşıldığı, davalı aleyhine tespit yapılmasını gerektirir bir kanıtın davalı tarafından ileri sürülmediği, tutanağa itibar edildiği, kazının davalı tarafından yapıldığı ve davacı yeraltı tesislerine zarar verildiğinin anlaşıldığı, olay sonrası bir tespitin yaptırılmadığı ve onarımın yapıldığı, dolaysıyla sonradan olaya ilişkin bir tespitinde mümkün olmadığı, ancak sunulan olay yeri fotoğraflara göre değerlendirme yapılabileceği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, davalının alt yapı işini 3. şahıs firmalar aracılığıyla yaptırmasının gözetim ve denetim yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağı, dolaysıyla bizzat görevli ve sorumlu olduğu işlerin yapılması sırasında oluşan zararlardan sorumlu olacağı, davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen 2.404,96 TL tutarda alacaklı olduğu, haksız fiil tarihi ile takip tarihi arasında mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre faiz miktarının 354,52 TL olduğu, davacının talep ettiği faiz miktarının daha düşük olduğu, taleple bağlı kalındığı, alacağın likit olmadığı yargılamaya muhtaç olduğu, anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, arabuluculuk başvurusunun 32 adet icra dosyası için olduğu ve 3.600 TL ücret ödendiğinden arabuluculuk ücreti 1/32 oranında hesaplanarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.756,84 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.000 TL bilirkişi ücreti ve 587 TL tebligat+müzekkere ücreti olmak üzere toplam 5.587 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 112,50 -TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır