T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/31 Esas
KARAR NO:2024/26
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:15/01/2024
KARAR TARİHİ:22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Org. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 2009'dan beri organizasyon alanında faaliyet gösteren, Türkiye'nin en büyük şirketlerinin organizasyonlarını yapan , vergisini düzenli ödeyen , bugüne kadar hakkında en ufak bir iddia, itham bulunmamış, adı lekelenmemiş bir şirket olduğunu, davalı ...'in ... platformunda 11.01.2024-14.01.2024 tarihleri arasında, müvekkili şirketin sadece vergi memurlarının elde edebileceği verilerini hukuka aykırı elde ederek, müvekkiline "kaçakçı, naylon faturacı, kara para aklamacı" gibi ithamlarla suç isnat ettiğini, müvekkilinin vergi mahremiyetini ihlal ederek bilgilerine erişmekte ve bunları ... platformu üzerinden yayınlamakta olduğunu, şirketlerin sadece son 3 yıllık kurumlar vergisinin kamuya açık olduğunu, bu bilgileri şirketlerin vergi ve mersis numaralarına İTO'dan erişen herkes açık kaynaklardan sorgulayabileceğini ancak davalı ... isimli, gazeteci olduğunu iddia eden ve geçmişi şaibelerle dolu bu kişinin, müvekkili şirketin her türlü mahremiyet kapsamındaki geçmiş yıllar KDV ve Kurumlar vergisi beyannamelerine ulaşarak bu bilgileri internette yayınladığını ve müvekkili şirket ile ilgili adeta bir algı operasyonu kapsamında "kaçakçı, naylon faturacı" diyerek suç isnat ettiğini, müvekkiline ait vergi kayıtlarının, yetkisi olmayan bir memur tarafından beyannamelerine kadar sorgulandığını ve davalı ...'e servis edildiğini, ayrıca davalı, müvekkilin şirket yetkilisinin, kapalı instagram hesabından aldığı görüntüleri de 140.000 takipçili ... hesabından servis ederek özel hayatının gizliliği ihlal ettiğini, bu mahrem bilgileri internet üzerinden yayınladığını, davalının haksız, hukuka aykırı ve ticari itibarı zedeleme kastıyla paylaştığı tweetler sebebiyle günlerdir müvekkilinin telefonunun susmadığını, müvekkilinin, günlerdir çalıştığı şirketlere, hakkında yazılanların doğru olmadığını, vergi kaçırmadığını, kara para aklamadığını ispat etmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin yetkilisi ve çalışanları dahil yakınları tarafından soru yağmuruna tutulduğunu, bütün bu gizli bilgilerin nasıl elde edildiğinin konuşulmaya başlandığını, sayın başkanlığınızca da bilineceği üzere, internete yazılan hiçbir şey silinmediğini ve müvekkili şirketin adı yazıldığında dahi bu tweetler görüldüğü için büyük bir itibar kaybı söz konusu olduğunu, şirketin çalışma düzeninin bozulduğunu, şirkette herkesin birbirinden şüphelenir hale geldiğini, müvekkili şirkete ait vergi mahremiyeti kapsamındaki bu bilgilerin hangi vergi memuru tarafından sorgulandığının savcılıkça tespit edildiğinde ona karşı da tazminat davası açma hakklarını saklı tuttuklarını, davalının basın kartı olup olmadığı, basın kartı olsa dahi gizli belgelere nasıl ulaştığı ve bunları hukuka aykırı nasıl yayınlayabildiğinin sayın mahkemece araştırılması gerektiğini, davalının yine sayın mahkemece, sabıka kaydı istenerek, geçmişte işlemiş olduğu suç olup olmadığı, ve tüm davranışlarının kasten, suç işleme amacıyla ve itibar suikastı yaptığı göz önüne alınarak aleyhine manevi tazminata karar verilmesi amacı ile işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek müvekkili şirkete "karaparacı, vergi kaçakçısı" algısı yaratmaya çalışarak günlerdir müvekkilinin çalıştığı firmaları arayan, kasıtlı olarak ve art niyetle müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyen davalı aleyhinde 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine , yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, manevi tazminat davasıdır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/... E., 2019/... K. sayılı ilamında "Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının kullanmış olduğu şahsi ... hesabı üzerinden müvekkilinin ticari itibarını sarsacak şekilde yazı yazdığını, bu durumun rakipleri karşısında haksız rekabete de sebebiyet vereceğini belirterek kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davacının talebinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının dava dilekçesi ile TBK 58. maddesi kapsamında tüzel kişiliğin kişilik haklarına saldırı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin birinci fıkrasında “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir” denilmektedir. Şu halde, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile TBK 58. maddesi kapsamında tüzel kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı olarak açılan davalarda HMK'nın 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir.
... Vergi Dairesi’ne ait 18/01/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının 'gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri' işinden dolayı kayıtlı iken, bu işten 31/10/2010 tarihinde terk olunduğu bildirilmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 17/01/2024 tarihli yazı cevabı ile davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiş, bu şekilde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, üstte belirtilen İçtihat gereğince de talebin ... platformunda yayınlanan tweetlerin davacının ticari itibarını zedelediği iddiasına dayanan TBK m.58 maddesi kapsamındaki manevi tazminat davası niteliğinde olduğu ve HMK m.2 gereğince bu davada mahkememizin değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK’nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır