T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/322 Esas
KARAR NO : 2025/317
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... şirketlerinden biri olup, ... faaliyet alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200’den fazla ülkede üretim faaliyetinde bulunan ve bununla birlikte aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin cari hesap alacağı bulunmakta olduğunu, ne var ki söz konusu alacağın tahsili için davalı şirketten olumlu geri dönüş alınamadığını, alacağın tahsili için borçlu şirket hakkında bu defa ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş olduğunu, ancak borçlu şirketin söz konusu takibe itiraz ederek yasal takip sürecini durdurmuş olduğunu, davalının işbu itirazının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davalı taraftan itiraza konu icra takibi dolayısıyla alacaklı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirket şirket tarafından ... 6. İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin mesnetsiz ve dayanaksız olup huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, öncelikle müvekkilinin davacı yana hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, müvekkili aleyhine -dayanak belge dahi sunulmaksızın- haksız bir biçimde icra takibine girişilmiş olduğunu, müvekkili tarafından süresi içinde işbu dayanaksız takibe itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, Mahkememizce etraflıca yapılacak bir bilirkişi incelemesinde müvekkilinin borçlu olmadığı, takibin dayanaksız ve davanın da mesnetsiz kaldığının görüleceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; başkaca itiraz ve beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız, yasal dayanaktan yoksun davadaki davacının tüm taleplerinin reddini, alacaklının takipte kötüniyetli olması sebebi ile aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı yüklenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; İİK.nun 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... 6. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 11.190,48 TL asıl alacak için genel haciz yolu ile ilamsız icra icra takibi yapıldığı, takip talebinde borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak gösterildiği, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1)Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2019 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu
2)Davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2019 yıllarına ait yevmiye defteri ve defteri kebir beratlarına ilişkin oluşturulması ile ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, ancak envanter defterinin incelemeye ibraz edilmediği, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterinin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği bu sebeple davacı şirkete ait ticari defterlerin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulmadığı ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı
3)Taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme bulunmadığı,
4)Davacı tarafın yasal defterlerinde davalı taraftan 11.190,49 TL. tutarında alacaklı olarak görünmekteyken, davalı tarafında yasal defterlerinde davacı tarafa 11.190,48 TL tutarında borçlu olarak göründüğü, davacı tarafından davalıya kesilen faturalar bakımından tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı,
5)Dava konusu alacağı oluşturan faturaya ve faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlere davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,
6)Davalı şirketin davacı tarafından düzenlenen faturaları, kayıtlarına işlemekle aradaki ticari ilişkiyi ve fatura içeriklerini kabul etmiş durumda olduğu davacı tarafın talep edebileceği alacak tutarının 11.190,49 TL olduğu,
7)Tarafların inkar tazminatı taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir ( HMK 222/1 ). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E.... K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyası, sözleşme, ihtarname, banka hesap hareketlerine göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığının ve davalının ticari defterlerinde takip konusu alacağın kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edileceği ,davacının takipte talep edilen tutar kadar alacağının olduğu, davalının borca itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile; davalının ... 6. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, cari hesap alacağından kaynaklanan icra takip borcunun likit olması nedeniyle alacağın, %20’si olan 2.238,10-TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davalının ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına,
2-Kabul edilen alacağın, %20’si olan 2.238,10-TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 764,42-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL. harcın mahsubu ile bakiye 336,82-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 11.190,48-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL. başvurma harcı + 427,60-TL. peşin harç + 5.000-TL. bilirkişi + 450-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 6.305,20-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi. 20/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.