T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/388 Esas
KARAR NO : 2025/299
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 02/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde ... tarih FKB'nde ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile aşağıda yazılı mülkiyeti müvekkili şirkete ait ekipmanın finansal kiralama yoluyla kiralanmış ve kiracıya teslim edilmiş olduğunu, bu ekipmanın bilgilerinin "1 ADET ... VE 1 ADET ...(CIVA ÜRETİM MAKİNESİ- DELİK DELME TEZGAHI TEFERRUATLARI İLE BİRLİKTE), SERİ NO:... , SERİ NO: ... ), 2022 MODEL , ÇİN MENŞEİ" olduğunu, davalının, müvekkili şirket ile arasında akdedilen mezkur Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek temerrüde düşmüş ve müvekkili şirketçe davalıya ... 48. Noterliği'nden ... tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi gönderilerek, sözleşmeden doğan borçların 60 gün içinde ödenmesi ve ödenmediği taktirde sözleşmelerin feshedileceği, fesih halinde de Finansal Kiralama Kanununun 33. ve Finansal Kiralama Sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince bütün finansal kira borçlarının muaccel hale geleceği ve borçlarının nakden ve ihtarda belirtilen mal iade süresi içinde (fesihten itibaren 3 gün) ödenmesi ve sözleşme konusu malların da iadesi gerektiğinin ihtar edilmiş olduğunu, sözü geçen fesih ihtarnamesi ekli tebliğ şerhinden de görüleceği üzere 20.03.2024 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş ve ihtarname gereği mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak tayin edilen 60 günlük süre içerisinde ödeme yapılmadığı için sözleşmenin feshinin gerçekleşmiş olduğunu, davalının, sözleşmenin feshi nedeniyle F.K.K.'nun 25 ve 33. maddeleri, Finansal Kiralama Sözleşmenin 27. ve diğer ilgili maddeleri gereği kiralananı müvekkili şirkete teslim etmesi gerekirken etmemiş, fesih ihtarnamesinde belirtilen borç tutarlarını ödememiş olduğunu, davalının mevzuat ve sözleşme hükümlerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinin, kiralananı teslim etmeyeceğinin (keza borçlarını ödemeyeceğinin) anlaşılması ve müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız zararlarla karşılaşmasının önlenmesi için, kiralananların, açacağımız esas dava olan "kiralananın iade ve teslimi" davası sonuçlanıncaya kadar, ihtiyati tedbirle davalıdan alınarak müvekkili şirkete teslimi için taraflarınca Mahkemeye başvurulmuş, başvurularının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı kararıyla kabul edilmiş olduğunu, işbu tedbir kararının ilgili icra müdürlüğünden infazı talep edilmiş ve yasal süre içerisinde işbu esas davanın ikame edildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; Finansal Kiralama Sözleşmesine konu ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait bulunan; "1 ADET ...VE 1 ADET NUT ... (CIVA ÜRETİM MAKİNESİ- DELİK DELME TEZGAHI TEFERRUATLARI İLE BİRLİKTE), SERİ NO:.. , SERİ NO: .., 2022 MODEL , ÇİN MENŞEİ" vasıflı malın aynen teslimini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; bilindiği üzere TTK. "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A Maddesi hükmünce "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin genel ve objektif niteliği ile somut olayın kendine has özelliği nedeniyle, davanın bir miktar paranın (kira bedellerinin) ödenip ödenmediğine ve para alacağı hakkında temerrüt, sözleşme fesih ve dolayısıyla kiralananın iade ve teslimi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğunu, bir başka ifadeyle, somut olayın para alacağı ve temerrüt boyutu, fesih şartlarının oluşup oluşmadığının, fesih şartlarının oluşup oluşmadığı ise kiralananın iadesine ilişkin talep sonucunun haklı olup olmadığını ön koşulu olduğunu, yani, ticari para (kira bedeli) alacağı boyutu ile fesih ve talep sonucu arasında sıkı sıkıya bir ilişki bulunmakta olduğunu, dolayısıyla, temeli para alacağı olan somut olayın, zorunlu dava şartı (arabuluculuk) mevcut olmayıp, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının sunduğu sözleşme incelendiğinde ve TBK. 162 maddesi uyarınca, müvekkili şirket ile birlikte ...'ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu görüleceğini, yine sözleşme ve TBK 163. madde uyarınca, davacı alacaklının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, borçluların hepsinden, ya da yalnız birinden istemek konusunda seçim hakkına sahip olduğunu, öte yandan 6361 Sayılı Kanunun 31.Maddesi hükmünce "(1) Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir." olduğunu, buna ilişkin olarak, 6361 Sayılı Kanunun 31. maddesi hükmünce davacı alacaklı tarafından keşide edilen ve davaya dayanak olarak gösterilen ... 48.Noterliği, ... tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi incelendiğinde, davacı alacaklının muaccel ve muaccel olmayan borcun tamamı hakkında, tercih hakkını borçluların hepsinden, dolayısı ile ...'den de istemek yönünde kullandığının görüleceğini, ne var ki; davacı alacaklının kendi tercihine ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'ü davaya dahil etmemiş olduğunu, oysa, davanın 6361 Sayılı Kanunun 31.Maddesi hükmünce her iki borçluya çekilen ihtara, işbu ihtarda borçlulara verilen süre, fesih ve temerrüt şartlarının oluşup oluşmamasına ilişkin olduğunu, davaya dayanak ihtarnamede diğer borçludan da talep de bulunulup, süre verildiğine göre, süre, temerrüt ve fesih şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda, müşterek ve dayanak ihtarname borçlusu ...'ün de davaya dahil edilmesi zorunlu olduğunu, açıklanan nedenlerle, sözleşme ve ihtarnamenin tarafı olan müşterek borçlunun davaya dahil edilmesi yönünde davacıya süre verilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı alacaklının seçim hakkını borcun tamamı üzerinden ve borçluların hepsinden yana kullanmış, 6361 Sayılı Kanunun 31.Maddesi hükmünce zorunlu ihtarnameyi bu yönde keşide etmiş olduğunu, öte yandan, Elektronik Tebligat Yönetmeliği 5.Madde 2. Fıkrası hükmünce, talepleri hâlinde kendilerine elektronik tebligat adresi verilen gerçek ve tüzel kişilere, tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu kılınmış olduğunu, bu bağlamda, davaya dahil edilmesi gereken diğer borçlu ...'ün, ihtarname keşide (15.03.2024) tarihi itibariyle ... numaralı UETS e-tebligat adres sahibi olduğu halde, kendisine elektronik yolla tebligat yapılmamış olduğunu, kaldı ki; kendisinin eski ikamet adresine normal yolla yapılan tebligat dahi bilâ tebliğin geri dönmüş olduğunu, bu nedenle, kanun ve davacının kendi tercihi gereği, vadesi gelmiş kira borçları hakkında temerrüt, sözleşme fesih, vadesi gelmemiş kira borçlarının muacceliyeti ve nihayet kiralananın iadesi şartlarının oluşabilmesi için, ... 48.Noterliği, ... tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin, müşterek borçluya usulüne uygun şekilde tebliği zorunlu olduğunu, zira, müşterek borçlunun halihazırda veya tebliğden itibaren 60 günlük süresi içinde vadesi geçmiş kira bedellerini ödemesi halinde, ihtiyati tedbir yoluyla iade alınan kiralananın, esasen müvekkillerine iade ve tesliminin gerekeceğini, kaldı ki müşterek borçluya ödeme imkanı tanınması dürüstlük kuralının ve bilerek borçlunun zararına hareket etme yasağının da bir gereği olduğunu, özellikle, makine kiralamasına ilişkin leasing sözleşmelerinin, genel işlem koşulu niteliğindeki maddeleri nedeniyle, kötü niyetli leasing şirketleri kiralananı geri alarak yeniden kiralama veya satma saikiyle hareket etmekte, bu suretle ayrıca ödenmiş kira bedelleri yanına kâr kaldığı gibi, vadesi gelmemiş kira bedellerini de tahsil etme imkanına kavuşmakta olduğunu, bu nedenle ve son dönemde ülke genelinde yaşanan ekonomik buhran ve yavaşlama da dikkate alındığında, taksitli kredi sözleşmelerine nazaran borçlu aleyhine böylesine ağır sonuçları olan leasing sözleşmelerinde, alacaklının borçlulara ödeme imkanı tanınması ve sözleşmenin ayakta tutulması konusunda daha vicdanlı ve esnek davranması gerektiğinin kuşkusuz olduğunu, bu bağlamda, her ne kadar kanunda ihbarname keşidesi için üst üste iki taksit ödenmemiş olması şartı getirilmiş ise de bunun dürüstlük kuralı ve her somut olayın kendine has özellikleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda, davacı alacaklının şubat 2024 ve mart 2024 taksitlerinin ödenmemesi üzerine derhal ihtarname keşide edip, ihtiyati tedbirle makinayı geri alma yoluna gitmesi, yönetimsel ve pazarlama olarak bu anlayışla hareket edildiğini düşündürmekte olduğunu, müşterek borçluya usulüne uygun tebligat yapılmayıp, ödeme imkanı tanınmamış, zorunlu arabulucuya da başvurulmamış olduğunu, bu suretle ödeme şansı tanınmayan, henüz temerrüde düşürülmemiş olan, ödeme (fesih) süresi de işlemeye başlamamış bulunan müşterek borçlu halihazırda ödeme hazırlığında olup, bu durumda tedbiren geri alınan kiralananın taraflarına iadesi ve tazminat hakkını saklı tuttuklarını, davacının dürüstlük kuralına aykırı bir diğer davranışının da faiz oranı olduğunu, zira, % 94 faiz oranının pek fahiş olup, buna ilişkin sözleşme maddesinin genel işlem koşulu olması ve dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi nedeniyle faiz oranına da itiraz ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep, dava, karşı dava ve birleştirme hakları saklı kalmak kaydıyla, usul ve esas yönünden davanın reddi ile tedbiren geri alınan kiralananın hükmen müvekkiline iade ve teslimini, mümkün görülmediği takdirde, geri alınan kiralananın satış (veya finansal kiralama) bedeli ile vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri arasındaki farkın, davacı karşı davalı tarafından müvekkiline ödetilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Davacı vekili 17/09/2024 tarihli dilekçesi ile; davaya konu leasingli ekipmanlara ilişkin borcun dava ikame tarihinden sonra davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde müvekkili şirkete ödenmiş olup, finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacakları kalmadığından malın iadesine ilişkin huzurdaki davanın da konusuz kaldığını, ödeme sebebiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet vermiş olması nedeni ile yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasını, davalının muvafakatı nedeni ile dosyaya ibraz ettikleri teminat mektubunun taraflarına iadesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
Davalı vekili 20/09/2024 tarihli dilekçe ile; sulh sebebiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığını ve davanın açılmasına davacı şirketin sebebiyet vermiş olması nedeni ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
Mahkememizin 06/05/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili; "...davalı tüm ödemeleri yapmıştır, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, dosya konusuz kalmıştır, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederiz..." beyanında bulunduğu görüldüğünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilip aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sulh nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88-TL. harç ile 22627,69-TL. tamamlama harcının toplamı olan 23.481,57-TL. harçtan mahsubu ile fazla alınan 22.866,17-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı vekilinin beyanına göre davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri tayinine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.