T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/390 Esas
KARAR NO: 2025/520
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan(Sebepsiz Zenginleşme)
DAVA TARİHİ: 24/11/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sebepsiz Zenginleşme) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi, dava dışı ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ve ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosyalardan yazılan talimatlarla ... 7. İcra Dairesi'nin...Talimat sayılı dosyasından ve ... 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından dava dışı borçlunun borcundan dolayı, davacı şirket adresinde istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığını, Haciz mahalli olan ... adresinin ... Müşavirliği ... Şubesi'ne ait işyeri adresi olduğunu, adresin dosya borçlularıyla bir ilgisinin bulunmadığını, yine müvekkili şirketin de dosya borçlularıyla herhangi bir organik bağı bulunmadığını dosya borcuyla da bir ilgisinin bulunmadığını, ne var ki alacaklı davalı vekilinin talebi üzerine adreste istihkaklı haciz işlemi gerçekleştirildiğini, icra dosya borçlarına karşılık 400.000-TL'nin ödenmesi halinde satıştan vazgeçileceğini aksi halde satış işlemlerine devam edileceğinin beyan edilmesi üzerine müvekkil şirket tarafından cebri icra tehdidi altında ... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL; ve ... 31. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL; her iki icra dosyası için ise toplamda 400.000,00-TL davalı şirketin vekili ...'a ait ... A.Ş. nezdindeki ... IBAN numaralı banka hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin her iki dosya açısından da gerek borçlarla gerekse borçlularla ilgisi bulunmadığını, Müvekkili şirket ile takip borçlusu ... Şirketi arasında hiçbir bağ ve alaka olmayıp söz konusu şirketin müvekkilinin yalnızca müşterisi olduğunu, icra dosyalarının borçlusu olan...Şirketi daha önce ...adresinde kain taşınmazın yalnızca bir odasını alt kiracı olarak kiraladığını, bilahare adresten ayrıldığını,...ayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin şubesinin terkin edilmiş olduğunun da usulüne uygun olarak ilan edildiğini belirterek, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı ...Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığı halde cebri haciz baskısı altında ödemiş olduğunu, ... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası borcuna karşılık ödenmiş olan toplam 200.000-TL'nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdatına, ... 31. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası borcuna karşılık ödenmiş olan toplam 200.000,00-TL'nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdatına, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 18.07.2023,24.07.2023 ve 31.07.2023 tarihinde yapmış olduğu ödemelerin istirdatı talebiyle huzurdaki davayı ikame etmiş ise de bilindiği üzere istirdat davası, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında borcu ödeyen borçlunun ödediği parayı geri alabilmek için alacaklıya karşı açtığı bir dava türü olduğunu, borçlu sıfatı olmayan davacının iş bu davada taraf sıfatı da bulunmadığını, davacı tarafın, davaya konu ödemeleri 18.07.2023 tarihinde dava dışı ... ve ... ile yapılan protokole istinaden ödemiş olduğunu ve ödemeleri müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerektiğini, dava konusu itibari ile istihkak davası olduğunu, istihkak davalarına bakmakla görevli mahkemelerin icra mahkemeleri olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hak düşürücü süre itirazları olduğunu, davacının cebri haciz baskısı altında ödeme yapıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının her iki dosya yönünden borçlarla ve borçlularala ilgisinin bulunmadığı yönündeki iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, haciz mahali her iki dosya borçlusu olan ... Şirketinin şube adresi olduğunu, haciz mahalinde borçluya ait bir çok evrak bulunduğunu iik 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olacağını, her ne kadar davacı dava dışı borçlunun alt kiracısı olduğunu iddia ederek dilekçesi ekinde de kira sözleşmesi sunduğunu, Yargıtay içtihatlarında da kabul gördüğü üzere kira sözleşmesi, vergi levhası gibi evraklar mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar güçlü ve kesin deliller olmadığını, ayrıca davacı taraf haczedilen malların kendisine ait olduğunu ispatlar hiçbir güçlü ve kesin delil, fatura dahi sunmadığını, borçluların hali hazırda faaliyette bulunan ticari işletmeler ardına gizlenerek faaliyette bulunduğunu, borçlu ile davacı şirket arasında çok açık bir şekilde organik bağ bulunduğunu, davacı tarafın tacir olduğunu ödemenin yapıldığı tarihte hukuki destek almakta olduğunu, ödemenin, davacı tarafından, hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin dava dışı 3. şahıslar ile yapılan protokldeki tutarlarda ve tarihlerde yapıldığını, davacı taraf tbk 195 ve devamı maddeleri anlamında borcu üstlenen 3. kişilerin borcunu ödemiş olduğunu müvekkili davalı taraftan iadesini talep ettiklerini belirterek, davanın taraf sıfatı yokluğu ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
Mahkememizin ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile'' Mahkememizce İİK 72/7 maddeye göre, icra dosyasında takibe itiraz etmeyen veya itirazı kaldırılan ve bu yüzden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen borçlunun, paranın geri alınması için istirdat davası açabileceği, davacı tarafından, icra takiplerine konu olan 400.000-TL borcun, üçüncü kişi sıfatı ile davalı alacaklıya ödenmiş olması sebebiyle, davacının davalı alacaklıya geri alma/istirdat davası açamayacağı anlaşıldığından, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verildiği,iş bu kararın davacı tarafından istinaf edildiği,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesinin 06/06/2024 tarih, ...Esas ve...karar sayılı ilamı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli ... E. ... K sayılı ilamı bu konuda emsal nitelikte olup, "...asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir... yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir..." gerekçesine yer verilmiştir.
O halde mahkemece, davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından (bkz. Yargıtay HGK ... E., ...K.) ve yukarıda açıklanan resen gözetilen sebeplerle de, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ tarafından alınan 12/05/2025 tarihli talimat BİLİRKİŞİ RAPORUNA göre;
Davacı ... Şirketinin dava konusu işlemlerin olduğu 2023 yılında e-defter mükellefi olduğu, yasal defterlerin yevmiye ve defteri kebir (büyük defter) elektronik ortamda ilgili yasa hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde gönderilmiş olduğu, ilgili yasa hükümlerine göre e-defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması açılış onayı, son ayına ait beratın alınması, kapanış onayı, diğer aylara ait, beratların alınması ise ilgili aylara ait defterlerin sahibini lehine delil teşkil ettiği, hacze konu ilgili demirbaşların yasal defter ve belgelerde 255-demirbaşlar hesabında kayıtlı bulunduğu, davacı Davacı ... Şirketi ve takip borçlusu ...Ştinin ... İlçesinde 17/09/2020-16/01/2023 tarihleri arasında aynı adreste faaliyette bulunduğu, davacı ve takip borçlusu şirket ortaklarının, şirket temsil ve ilzam etmeye yetkili olan kişilerin farklı kişiler olduğu, Davacı ... Şirketi takip borçlusu ... Şti. Gümrük müşavirliği yaptığı ve bu nedenle iki firma arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, 2023 yıl sonu itibariyle 208.510,96 TL borcunun olduğu, diğer takip borçluları ile herhangi bir ticari ilişkisi ve ticari bağlantısının olmadığı, diğer takip borçluları ile ilgili alacak borç durumunun bulunmadığı , belirtildiği görülmüştür.
.... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; Davalı ... Anonim Şirketi, dava dışı ... Şirketi, ... Şirketi ve ...Şirketi aleyhine ...günlü ... Seri Nolu 125.000,00 TL'lik için ferileri ile birlikte toplam 137.467,12 TL üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, davacının takipte taraf olmadığı görülmüştür. Bu dosyadan yazılan talimatla ... 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından haciz mahalli olan ... adresinde16.05.2023 tarihinde davacının istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığı, aynı adreste 18.07.2023 tarihinde yeniden haciz işlemi yapıldığı görülmüştür.
... 8. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; Davalı ... Şirketi, dava dışı ... Şirketi, ...Şirketi ve ...Şirketi aleyhine ...günlü ... Seri No lu çeki 125.000,00 TL'lik çek için ferileri ile birlikte toplam 137.442,29 TL üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, davacının takipte taraf olmadığı görülmüştür. Bu dosyadan yazılan talimatla ... 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından Haciz mahalli olan ... adresinde 16.05.2023 tarihinde davacının istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığı, görülmüştür.
... 4.İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; ''... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat sayılı dosyasından 16/05/2023 tarihinde yapılan fiili hacizde haczedilen emval üzerinde üçüncü şahıs ...ŞİRKETİ'nin ileri sürmüş olduğu istihkak iddiasına karşı alacaklı tarafından yapılan itiraz üzerine mahcuza müşterek zilyed bulunmuş olmasına binaen müstehik üçüncü şahıs Mercii Kararının tebliğ tarihinden itibaren 7. Gün içinde istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin DEVAMINA'' şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takip borçlusu olmayan davacının haciz baskısı altında takip borcuna istinaden ödeme yapmış olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Davalı tarafından sunulan 18.07.2023 tarihli protokol incelendiğinde; ''... 31. İcra Müdürlüğünün ...E. Ve ... 8. İcra dairesi ... E. sayılı dosya borcunun tasfiyesine ilişkin 3. Şahıslar ... (TC:...) KEŞİDECİ ve ...(TC: ...) ... ile aşağıdaki şekilde mutabakata varılmış olsuğu, Şöyle ki; Yukarıda esas numarası yazılı dosyalardan borçları toplamda 400.000,00 TL (dörtyüzbintürklirası) olup18.07.2023 tarihinde 250.000,00 ti (ikiyüzellibintürklirası) dosya borçlarına istinaden haricen alınmıştı Kalan Dosya borçları 150.000,00 TL ( yüzellibintürklirası) aşağıdaki özellikleri haiz 2 adet bono düzenlenmek suretiyle aşağıda belirtilen hususlarda anlaşmaya varılmıştır.18.07.2023 keşide tarihli, 24.07.2023 vade tarihli keşide bedelli 50.000,00 - tI (ELLİBİNTÜRKLİRASI) KEŞİDECİSİ ...(TC:...) ve ... (TC: ...)bir adet bono, 18.07.2023 keşide tarihli, 31.07.2023 vade tarihli keşide bedelli 100.000,00 tI ( YÜZBİNTÜRKLİRASI) KEŞİDECİSİ ...(TC:...) ve ... (TC: ...) olan bir adet bono olmak üzere toplamda iki adet bono düzenlenerek alacaklı vekiline teslim edilmiştir Teslim edilen bono vadesinde ödendiğinde dosya borcuna mahsup edilecektir. Bonolar vadesinde ödenmediği takdirde bonolar muaccel olacak ve alacaklı icra dosyasındaki işlemlere kaldığı yerden devam edebileceği gibi, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iş bu bonolar icra takibine konu edilecektir.'' şekilinde düzenlenerek ... ve ... isimli kişiler tarafından imzalandığı görülmüştür.
Davacı taraf ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından gönderilen talimatla ... 7. İcra Dairesi'nin ...Talimat sayılı dosyasından ve ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından gönderilen ... 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından dava dışı borçlunun borcundan dolayı, davacı şirket adresinde istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığını, takip konusu borcun ödenmesi amacı ile cebri icra tehdidi altında, her iki icra dosyası için ise toplamda 400.000,00-TL ödendiğini, takip borçlusu şirket ile bağlarının olmadığını, takip borçlusuna müşavirlik hizmeti verildiğini, takip borçlusunun daha önceden yalnızca bir odada kiracı olduğunu, bilahare adresten ayrıldığını, haciz mahallinde bulanan bir kısım evrakların ise borçlunun davacı şirketin müşterisi olmasından kaynaklandığını, takip borçlusunun davacı şirkete olan hizmet bedeli borçlarını ödememesi nedeniyle kendilerinin de icra takipleri başlattıklarını haciz baskısı altından ödenen 400.000,00 TL'nini istirdatını talep etmiştir.
Davacı tarafından sunulan dekontlar incelendiğinde; davacı tarafından ... 8. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL ve ... 31. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı ödeme miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlıkta olmadığı görülmüştür.
İİK 72/7 madde, “….Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir…” hükmü gereği, istirdat/geri alma davasında, davacı, borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödemiş olan borçlu, davalı ise alacaklıdır. Ancak istinaf ilamında belirtildiği üzere; her ne kadar davacı icra takip dosyası borçlusu olmadığı halde haciz baskısı altında ''itirazi kayıtla'' takip konusu borca karşılık yapmış olduğu ödemenin tahsilini talep etmiş olmakla, iş bu halde aktif husumet ehliyetinin olmadığından bahsedilemeyeceği, davanın hukuki dayanağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme müessesesi olması ile davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri'' başlıklı bölümünde yer alan 77 nci maddesi; ''Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.'' hükmünü içerdiği, yine TBK'nın ''
zamanaşımı'' başlıklı 82 nci maddesinin birinci fıkrasında; ''Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' hükmü düzenlenmiş olduğu, davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşkunun bulunmadığı, 2004 Sayılı İİK’nun 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecbur olduğu, bununla birlikte borçlunun bu miktar kadar borcundan kurtulmuş sayılacağının açık olduğu, somut olayımızda davacı tarafından haciz tehdidinden korunmak amacıyla ihtirazi kayıtla borcun yatırıldığı, yatırılan paranın davalı alacaklının mal varlığına dâhil olduğu, davacının istemi, kendisinden haksız şekilde fazladan tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatabın davalı olması gerektiği, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerektiği (Aynı doğrultuda YHGK'nın ... E.,... K. sayılı ilamı), huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği, davalı faktoring şirketinin faktoring sözleşmesi ile iktisap ettiği çeke ilişkin başlatılan icra takip borçlusu adına yapılan haciz işlemleri neticesinde davacı 3.kişi tarafından itirazi kayıt ile dosya borcunun ödendiği, davacı ile dava dışı borçlular arasında organik veya fiili bağa ilişkin ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamında toplanılan deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; icra takip dosyasında borçlu adına gidilen adreste davacının bulunduğu, hacze konu mahcuzların davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, 17/09/2020 ile 16/01/2023 tarihleri arasında davacı ile dava dışı takip borçlusu ... şirketinin aynı adreste faaliyette bulunduğu, şirket ortaklarının, temsil ve ilzama yetkili kişilerin farklı olduğu, davacının dava dışı iş bu borçlunun gümrük müşavirliğini yapması nedeniyle aralarında ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı borçlunun davacı şirkete borçlu olduğu, diğer borçlular ile davacı arasında alacak borç vb ilişkinin bulunmadığının tespit edildiği, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, HMK 222. madde uyarınca tarafı lehine delil teşkil ettiği, haciz mahal adresinde bulunan evrakların iş bu ticari ilişki nedeniyle doğalında olduğu, tek başına mülkiyet iddiasına delil teşkil edemeyeceği, organik bağa ilişkin iddiaların ise şirket ortakları ve yetkililerin farklı olması, akrabalığa ilişkin iddianın olmaması, somut emare bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, borçlu şirketin şube adresi ile aynı adreste faaliyette bulunulmasına dayalı organik bağ ile şirketin paravan şirket olarak kullanıldığına dair iddia yönünden yeterli delil kabul edilemeyeceği, yapılan haczin haksız olduğu ve muvazaalı halin olmadığına ilişkin mahkememizce kanaat oluştuğu, davalı icra takip alacaklısı tarafından organik bağa ilişkin iddianın ispatlanamadığı, mülkiyete ilişkin ispatın davacı tarafça sağlandığı, haciz tehdidi altında davacı tarafından yapılan ödemenin davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davacı tarafça dava dışı şirketin borcu nedeniyle ödenen 400.000,00 TL sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davacı tarafça dava dışı şirketin borcu nedeniyle ödenen 400.000,00 TL sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 27.324,00 TL harçtan peşin alınan 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 6.831,00 TL peşin harç toplamı olan 7.100,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 7.700 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.