T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/432 Esas
KARAR NO : 2025/788
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 04/06/2025
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin faturalar tanzim ettiğini, ancak ödemelerini alamadığını, bu faturalardan bakiye kalan bedelin ödenmemesi üzerine Müvekkili Şirket adına ... 32.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, ancak Davalı Şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, borçlunun borca itirazının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin kayıtlarından da anlaşılacağı üzere borçlu şirketin Müvekkili şirkete takibe konu faturanın bakiyesini ödemediğini, İcra takibi öncesi ve sonrasında Davalı tarafın borcunu ödememekte ısrar ettiğini, davalı tarafın itirazında haksız olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, konunun anlaşma ile çözülebilmesi için Arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak ... Arabuluculuk Bürosunun ... Başvuru ... Arabuluculuk numaralı tutanağından da görüleceği üzere bir anlaşmanın sağlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptali (asıl alacak itirazının iptaline), takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılmasını,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile Müvekkili Şirket arasında Müvekkili Şirketin yapımını üstlenmiş olduğu ... 750 yataklı ... Devlet Hastanesi İkmal İnşaatı Yapım İşi Projesi kapsamında 10.08.2023 tarihinde Kartlı Geçiş Sistemi Malzeme Temini ve Devreye Alma İşleri Sözleşmesi , 01.06.2023 tarihli ...Ve...Temini ve Devreye Alma İşleri Sözleşmesi, 07.01.2022 tarihli Hemşire Çağrı Sistemi Temini İşleri Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmeler gereğince davacı taraf bir kısım malzeme temini ve uzmanlık gerektiren bu malzemelerin kurulumu ve devreye alınması işlerini üstlendiğini, ancak Davacı yanca taahhüdüne aykırı olarak malzemeler süresi içinde ve eksiksiz olarak Müvekkili Şirket'e teslim edilmediğini, teslim edilen malzemelerin kurulumları noksansız olarak tamamlanıp devreye alma işleri gerçekleştirilmediğini, davacı şirket tarafından işin yapıldığı süre boyunca Müvekkili Şirket'in tüm uyarı ve ikazlarına rağmen iş programına uygun olarak hareket edilmediği ve nihayetinde iş taahhüt edilen sürede eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilemediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin ekinde yer alan Genel ve Özel Teknik Şartnameler ile temin edilecek malzemelerin niteliği ayrıntılı olarak açıklanmış olduğunu Davacının Müvekkili Şirket'e temin ettiği malzemeler ilgili nitelikleri barındırmadığını, davacı tarafça haksız menfaat elde etmek amacıyla, kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra yoluyla ... 32. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan haksız takibe ilişkin olarak, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. Maddesi uyarınca takip miktarı alacağın %20’sinden az olmamak üzere müvekkili şirkete kötü niyet tazminatı ödemesine,Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;;Müvekkili şirket ile davalı arasında 01/06/2023 tarihli sözleşme imzalandığını ve sözleşme gereği yüklenilen işlerin tamamının sözleşmeye ugun olarak ifa edildiğini, 24/10/2023 tarihinde ... seri numarası ile 8.081.510,44 TL/ 288.000 USD lik faturanın davalı adına düzenlendiğini, faturaya yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz gelmediği gibi karşı taraftan faturanın tüm içeriği ile kabul edlidiğine dair onay mesajı geldiğini, ilgili fatura için 29/02/2024 tarihli ... seri no.lu 7.677.434,92 TL'lik çekin müvekkili adına düzenlendiğini, çekin vade gününde döviz tutarı dikkate alınarak hesaplamanın yapılacağının sözleşme ile imza altına alındığını, ilgili çekin 01/03/2024 günü 31.2159 kur ile tahsil edildiğini ve 245.946,29 USD cari hesap bakiyesine yansıtıldığını, fatura ve tahsilat arasındaki kur farkı kaynaklı 42.053,71 USD farka ilişkin olarak ... 32. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, ... 9. ATM ... esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, ihtiyati tedbir taleplerinin ve davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket... 1993 yılında İstanbul’da kurulduğunu, hastane, nitelikli konutlar, özel villa, endüstriyel yapılar, yönetim binaları ve tarihi binalar, banka binaları, sosyal tesis ve alışveriş merkezleri gibi birçok alanda mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik hizmetleri verdiğini; çok sayıda projeyi başarıyla tamamlandığını, güçlü ve deneyimli bir kuruluş, iştigal konusunu oluşturan İnşaat sektöründe Hem Türkiye'de Hem başka ülkelerde tanınan ve önde gelen bir firma olduğunu, Müvekkili şirkete bugüne kadar toplam 3.000.000 m² inşaat alanına sahip proje tamamlandığını, Ayrıca hali hazırda ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ...Binası Sözleşmesi,... Binası olmak üzere devam eden toplam 687.000 m² inşaat alanına sahip 8 proje bulunduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç bulunmamakta olduğunu, Davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile davalı müvekkilinin hesaplarının örtüşmemekte olduğunu, Davacı tarafın, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkardığını, kur farkından kaynaklanan bir farkın olmadığını, Bu da sözleşmenin kötüye kullanılması ve müvekkili mağdur etmekten başka bir anlam taşımadığını, Müvekkili şirketin iş hacmi ve büyüklüğü düşünüldüğünde davacı şirketin piyasada Müvekkili Şirketin ticari itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek şekilde hareket ettiği görülmekte olduğunu, Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasındaki Sözleşme süresinin başlanması ile birlikte davacı tarafça yükümlülükler geç- eksik/ayıplı ifa edilmeye başlandığını, eksik ayıplı ifa nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davacı tarafın sözleşmede kararlaştırılan edimleri eksik ve ayıplı ifa etmiş olduğu halde müvekkili şirkete fatura kestiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı eylemleri taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart bedeline ilişkin hükümlerin uygulanması sonucunu doğurduğunu, davacı tarafın garanti yükümlülüğünde olan işlerdeki eksik ve ayıpları tarafı olduğu sözleşme gereği ücretsiz şekilde gidermesi gerektiğini; müvekkili şirkete fatura keserek takibe geçmesi kötü niyetinin göstergesi olduğunu, bu kapsamda davacı şirketin müvekkili şirketten talep edebileceği hiçbir alacağın bulunmadığını, müvekkilinin, işveren ile arasındaki sözleşmesinin hukuka aykırı olarak haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle Müvekkili şirket faaliyetlerine devam edemediğini, davacı tarafın alacak talepleri yönünden de asıl sorumlu projede asıl işveren konumunda olan Sağlık Bakanlığı olduğunu ve davanın asıl işverene ihbarı gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek Haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 04/11/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ...;"... ben davacı şirkette 2015 yılı ile 2025 yılı Mart ayı aralığında çalıştım elektrik teknisyeni olarak çalışmaktaydım, biz 2024 yılı şubat ayında...'daki devlet hastanesinin elektronik yapı için çalıştık, zayıf akım ile dataların toplandığı kabine ilişkin çalışma yaptık, biz üzerimize düşen bütün işlemleri eksiksiz olarak tamamladık, yaklaşık olarak bu işlem 15-20 gün sürmüştür, bizim çalıştığımız süreçte elektrik mühendisi ... şef ile formen ... bey ve Şerife hanıma günlük olarak yapılan işlemlerin resimleri ile birlikte mail olarak raporladık, ismini söylediğim kişiler davalı... Çalışanıdır, eksiklik olduğuna dair tarafımıza herhangi bir şikayet gelmedi, biz işlemi bitirdikten sonra haberlerde Dost İnş. Şirketinin iflas ettiğine dair bilgiler gördüm..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 04/11/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ...: "...ben elektrik teknisyeni olarak 2015-2025 yılları arasında davacı şirkette çalıştım, 2024 yılı Şubat ayında davalı şirketin yapımını üstlendiği hastane projesinde elektronik cihazların takılması için çalıştık buna ilişkin gün gün kendi şirketimize raporlama yaptık ve ayrıca davalı şirketi temsil eden ismini şuan hatırlayamadığım kişilere de raporlama yaptık hem mail üzerinden hem de yazılı olarak rapor sunduk, tahmini 1 aylık bir süre içerisinde tüm işlerimizi bitirdik, biz işlerimizi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdik işlerin ayıplı veya eksik olduğuna dair tarafımıza bir şikayet almadık, bu işlemlerden sonra haberlerde davalı şirketin iflasına ilişkin duyumlar aldım..." beyanında bulunduğu görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...1. Davacının Alacak İddiası Yönünden İncelenme ve Değerlendirmeler İle: Davacının muhasebe kayıtlarına göre; 29/05/2024 icra takip tarihinde, davalıdan 42.053,71 USD alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya kestiği aşağıda belirtilen; 24.10.2017 tarihli, ... no.lu, 288.000,00 USD karşılığı, 8.081.510,44 TL faturadan e-faturadan (e-fatura4) kalan 42.053,71 USD alacak bakiyesinden kaynaklandığı görülmektedir. Davacının kestiği fatura davalının da muhasebe kayıtlarında aynen yer aldığı, Sözleşmenin; 6.2. maddesine göre; fatura bedelinin 120 gün vadeli çekle ödeneceği, kur farkı müteahhit ve tedarikçi firma arasında mahsuplaşılacağı/faturalandırılacağı, çekin yazılması sırasında ve ödeme tarihinde TCMB satış kuru kullanılacağının, 6.4. maddesine göre ise, sözleşme bedelinin 240.000,00 USD + KDV olduğu, Buna göre davalıdan alınan 29.02.2024 vade tarih, 7.677.434,92 TL çek bedelinin 29.02.2024 tarihli TCMB USD Döviz satış kuru olan 31,2159 TL ile değerlenmesi ile 245.946,29 USD’ye karşılık geldiği, Dolayısıyla 288.000,00 USD davacının davalıya kestiği fatura alacağından 245.916,29 USD tahsil ettiği ve neticede 29/05/2024 takip tarihi itibariyle davalıdan 42.053,71 USD alacaklı olduğu hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 2. Davacının Faiz Yönünden İncelenme ve Değerlendirmeler İle; Yabancı para borcunun faizinin belirlenmesi ile ilgili Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin ... K sayılı 21.03.2014 tarihli kararı çerçevesinde; 29/05/2024 takip tarihi itibariyle fiili olarak 1 yıllık USD mevduata uygulanan azami yıllık faiz oranının % 0,10 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 42.053,71 USD alacağına takip tarihinden itibaren yıllık % 0,10 oranında değişen oranlarda döviz faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; 42.053,12 USD olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 32.İcra Müdürlüğü’nün...Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası ile birleşen dosya yönünden ise borçlu olunmadığı iddiası ile teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ilişkin mendi tespit davasıdır.
Davacı tarafça huzurdaki davalarının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı tarafından süresinde icra takibine, ödeme emrine, borca, faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu, ... 32.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğu, faturalar tanzim edildiği ancak faturaların davalı şirket tarafından ödenmediği iddia olunduğu, birleşen dosya ile; konusuz kalan teminat mektubundan kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine ve teminat mektubunun iptalinin talep edildiği davalı şirkete verilen ... Bankası ...Şubesi’nin ... tarihli ... yevmiye sayılı 10.000 USD bedelli kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi talebi ile borçlu olunmadığının tespiti ile teminatın iadesinin talep edildiği, davalı taraf cevap dilekçesinde; davacı tarafça taahhüdüne aykırı olarak malzemeler süresi içinde ve eksiksiz olarak şirkete teslim edilmediği, teslim edilen malzemelerin kurulumları noksansız olarak tamamlanıp devreye alma işleri gerçekleştirilmediği, davacı şirket tarafından işin yapıldığı süre boyunca tarafların tüm uyarı ve ikazlarına rağmen iş programına uygun olarak hareket edilmediği ve nihayetinde iş taahhüt edilen sürede eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilemediği, cezai şart kesintileri yapılacağından davacının taraflarına takip tarihi ile herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, teminat tutarlarının iadesi mümkün olmadığı, davacının alacak iddialarına da itibar edilemeyeceği iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
Asıl dosya, birleşen dosya, dosya kapsamında toplanılan deliller, bilirkişi raporu, tanık beyanları incelendiğinde ; davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, lehine delil teşkil ettiği, davacının kestiği faturaların davalı tarafın muhasebe kayıtlarında yer aldığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ...E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihl... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli... E....K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/11/2018 tarih ... E. ... K. sayılı kararında ise; "...6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda, tarafların tacir olduğu anlaşıldığına ve davalı da verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre bu ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği dava konusu olayın sonuçlandırılması açısından önem arzetmektedir..." denilmiş olduğu, yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere ayıplı ifaya ilişkin yapılması gereken işlemlerin davalı tarafça yapılmadığı, dosya kapsamında dinlenilen tanıklarca eksiksiz olarak edimlerin ifa edildiği, yapılan işlemlerin raporlandığının beyan edildiği, tüm bu sebeplerle icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, davacı tarafın davalı taraftan faturalanan alacağının bulunduğu, davalı tarafa sözleşme uyarınca işin teminatı olarak verilen teminat mektubunun işin yerine getirilmesi nedeniyle davacı tarafın edimini yerine getirdiği, sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubuna dayalı davalı tarafa davacının borcunun olmadığı anlaşılmakla asıl dosya yönünden davanın kabulüne, ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 42.053,71 USD asıl alacak için davalının yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi uygulamak sureti ile takibin devamına, alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 1.355.698,07 TL’nin % 20’si olan 271.139,614 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden; davanın kabulüne, davacı tarafın ... Bankası ... Şubesi’nin ... tarihli ... yevmiye sayılı 10.000 USD bedelli teminat mektubu yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine mektubun iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl dosya yönünden;
Davanın KABULÜ İLE; ... 32. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasında 42.053,71 USD asıl alacak için davalının yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi uygulamak sureti ile takibin devamına,
Alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 1.355.698,07 TL’nin % 20’si olan 271.139,614 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 92.607,73 TL harçtan peşin alınan 16.375,74 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 76.231,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 16.375,74 TL peşin harç toplamı olan 16.803,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 207.797,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 15.485 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.6000 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Birleşen dosya yönünden;
Davanın KABULÜ İLE; Davacı tarafın ... Bankası ... Şubesi’nin ... tarihli ... yevmiye sayılı 10.000 USD bedelli teminat mektubu yönünden davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE mektubun iptaline,
Alınması gereken 27.324 TL harçtan peşin alınan 6.831 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 20.493 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 6.831 TL peşin harç toplamı olan 7.446,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.