T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/47 Esas
KARAR NO:2024/253
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:20/01/2024
KARAR TARİHİ:26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka nezdinde ... nolu kredi, ... nolu ticari kredi kartı borçlarından kaynaklanan alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 274.006-TL (takip sonrası işlemiş faiz,fer'i ve masraflar hariç) ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yukarıda bilgileri verilen borçları müvekkili nezdinde muaccel olduğunu, borçlunun işbu takibe ilişkin borcun tamamına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, borçlunun itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, . borçlunun itiraz dilekçesinde borcun tamamına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz etmişse de takibe ilişkin genel kredi sözleşmesi incelendiğinde görülecektir ki itiraz eden borçlunun sözleşmede imzası bulunmadığını, davalı tarafa borçlarının ödenmesi amacıyla borçluya .... Noterliği'nin 04/08/2022 tarih ... ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi noter kanalı ile gönderilmişse de işbu borcun davalı/borçlu tarafından ödenmemiş olup; müvekkili bankanın alacağının muaccel olduğunu, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun yetkiye itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, taraflar ile müvekkili arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin yetki başlıklı maddesi gereğince yetkili mahkeme ve icra dairelerinin müvekkili bankanın merkezinin bulunduğu yer icra müdürlükleri olarak belirlenmiş olduğunu, müvekkili bankanın merkez adresinin ... olup; yetkili icra müdürlüğünün de İstanbul ... Adliyesi İcra Müdürlükleri olduğunu, alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olacağı dolayısıyla davanın, davacının seçimine göre hem genel hem de özel yetkili mahkemede açılabilceği dikkate alınarak ... ... A.Ş'nin adresinin İstanbul/Levent olmasından dolayı mahkememizce davalı tarafların yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, borçlu tarafından yapılan itirazdaki amacın meşru ve haklı alacaklı müvekilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve alacağını konusuz bırakmakta olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; borçlunun haksız ve kötü niyetli yetkiye, borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra -inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki itirazın iptali davasının açılması için dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın işbu davada bulunmadığını, huzurdaki davanın açıkça dava şartı eksikliği olduğunun bilinerek açıldığını, takibe dayanak olarak gösterilen hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğunu, dolayısıyla şirket yetkilisinin şirkette olup olmadığı ve yok ise evrak almaya yetkili kişinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadan yapılan tebligat yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkiline hesap kat ihtarının tebliğ edilmemiş olduğunu, hesap kat ihtarnamelerinin usulsüz olduğunu, usulüne uygun tebliğ edilmemiş ihtarnamenin hukuki sonuç doğurmayacağını, söz konusu ilamsız icra takibi ile ilgili diğer tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile işbu davaya konu icra takibine itirazlarının haklı olup, davanın reddi gerektiğini, davacının takip yapma ve faiz talep etme hakkı doğmamış olduğunu, davacı banka tarafından talep edilen temerrüt faizinin yasal koşullarının oluşmamış olduğunu, işbu takipte temerrüt faiz oranı %39,05 olarak belirlenmiş olup fahiş faiz oranının taraflarınca kabulü bulunmadığını, fahiş temerrüt faizi haricinde davacı tarafından söz konusu takipte %48,78 oranında kat mülkiyeti yasasının 20/2 uyarınca gecikme tazminatı da talep edilmiş olduğunu, söz konusu faiz ve tazminat taleplerinin açıkça hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığının izahtan vareste olup, işbu davanın reddi ile birlikte %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davaya cevap dilekçelerinin dosyaya kabulünü, itirazın iptali dava şartı sağlanmamış olması, dosyada iptaline karar verilecek itiraz bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddini, davacı yanın usul ve yasaya aykırı mahiyetteki işbu itirazın iptali davasının reddini, .... Noterliğinden gönderilen ihtarname tebliğ şerhleri incelendiğinde müvekkili için tebliğ edilen usulüne uygun hesap kat ihtarı bulunmadığı, muacceliyet ve temerrüt olgularının oluşmadığı hususları sebebiyle davacı bankanın faiz taleplerinin ve somut olayla bağlantısız KMK madde 20/2 uyarınca gecikme tazminatı talebinin reddini, davacı yan aleyhine İİK madde 67/2 maddesi gereğince %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava İ.İ.K.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak, faiz, BSMV ve masraf olmak üzere toplam, 274.006-TL. üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından, 27/09/2022 tarihinde süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiği, ancak, davalının 03/01/2022 tarihli dilekçe ile, icra takibine konu tüm itirazlarından feragat ettiğini beyan ettiği, takibin davalı yönünden kesinleştiği, davacının 20/01/2024 tarihinde, takibin kesinleşmesinden sonra, itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davalı hakkındaki takibin kesinleşmiş olması nedeniyle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK'nın 114/1- h ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.679,34-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 4.251,74-TL. Harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır