T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/516 Esas
KARAR NO : 2025/109
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2022 günü, gündüz vakti, görüşün açık olduğu bir ortamda, saat 09:00 sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... Plakalı kamyonu ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, yerleşim birimi içerisinde, iki yönlü, ... Sokak üzerinden yolun orta şerit çizgisine yakın şekilde, sağa doğru dönüş yapacağı ... Sokak ile ... Sokağının birleşmesinden oluşan dört yönlü kontrolsüz kavşağa doğru seyir halinde iken, dönüş yapacağı kavşağa yaklaştığında geriye görme aynalarından arka sağ tarafında kalan kısımları iyice kontrol etmeden ve bu sırada kendisinin sağ yan tarafından yolun sağ şeridinin sağ kenarından kendisine doğru direk gelen ve kendisine durmayack kadar yaklaşan, yolda ilk geçiş hakkına sahip sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ....motosikletin önünü kapatacak ve seyir güvenliğini tehlikeye atacak şekilde son derecede dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde geniş bir kavis ile aniden sağa doğru manevra yaptığını, doğrultu değiştirerek 2432 Sokağa dönüş yaptığı sırada aracının sağ ön yan kısımları ile bu motosikletin ön kısımlarının kavşak alanı içerisinde çarpışması neticesinde; yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak Emekli Trafik Emniyet Amiri, ... UYAP Sicil Numaralı Adli Trafik Bilirkişisi, Trafik Kusur Tespit Uzmanı olan ... tarafından dosyada detaylı inceleme yapılarak düzenlenen Bilimsel Teknik Uzman Mütalaası'nı sayın mahkemeye sunduklarını, işbu raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, ... Plakalı Araç Sürücüsü ..., aşağıda kanun ve yönetmelik hükümlerini ihlal ettiğini, 2918 sayılı KTK madde 53(sağa dönüş kuralları) hükmü ihlali, 2918 sayılı KTK madde 67(araç manevralarını düzenleyen kurallar) hükmü ihlali, 2918 sayılı KTK'nin Asli kusur hallerini sayan madde 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) ihlali, Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 109/b-8 "Kavşağa yaklaşan sürücüler, dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara, geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” hükmü ihlalini yaptığı için asli ve tam kusurlu olduğunu, tüm bunedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile... Şti arasında, ... plakalı araç için; 15.11.2021-15.11.2022 tarihleri arasını teminat altına alan 367484660/0 no'lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi akdedildiğini, aksi kabul edilmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti azami 430.000,00 TL ile sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, Trafik sigortası bir meblağ sigortalı olmadığını, bir zarar sigortası olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp, sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi esas olduğunu, kusur tespitinin kesin olarak yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kaza esnasında davacı sigortalısı kask/koruyucu ekipman takmadığını; takmış olsaydı söz konusu araz oluşmayacağını, derecesi bu kadar fazla olmayacağını, kazadan en az şekilde yaralanmış olacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Bakırköy CBS 2022/120965 soruşturma sayılı doyası, trafik kazası tespit tutanağı, hastane film, rapor ve grafileri, taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, ve ATK'dan raporlar alınmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, ZMMS zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edecektir.
TBK 50.maddesi ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmünü içermektedir.
TBK54.maddesinde Bedensel zararlar özellikle, Tedavi giderleri. Kazanç kaybı. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ,Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır.
Bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında kazaya karışan ...plakalı aracın sürücüsünün davacı olduğu, kazaya karışan diğer araç olan ... plakalı aracın ZMMS sigortacısının davalı olduğu, davalı oluşan zarardan kusur durumları, müteselsil sorumluluk hükümleri, poliçe limitlerine göre sorumludurlar.
Taraflar arasındaki ihtilaf, tazminata esas kusur oranı, maluliyet oranı, iyileşme sürelerinin tespiti ve zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi hallerden olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği ATK'dan ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan ATK raporunda sonuç olarak; Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile kontrollü ve dikkatli bir şekilde seyretmesi, kavşak mahallinde önünde aynı yöne seyir halinde olan araçları geçmemesi, olay yeri kavşaktan dönüş manevrası yapan sürücü ... idaresindeki kamyona karşı zamanında etkili önlem alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kavşak mahallinde sağından geçiş yaptığı ve kavşaktan dönüş manevrası yapan sürücü ... idaresindeki kamyona çarptığı olayda kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile seyri sırasında olay yeri kavşak mahallinden dönüş yaptığı esnada gerisinden gelip sağından geçiş yapan davacı sürücü idaresindeki motosikletin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Davacı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'un kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; CBS dosyasındaki Emniyet araştırma tutanağında olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmada olay anına dair kamera görüntüsüne ve görgü tanığına rastlanılmadığının belirtildiği, CBS dosyasında alınan bilirkişi raporunda olay yerinin fotoğraflarının çekilmiş olduğu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi rapor içeriğine göre olay yerinin iki yönlü tek şeritli yol olduğu, kaza tespit tutanağı, CBS dosyasındaki 17.08.2022 tarihli Emniyet ifadesinde davacı ''aynı şeritte bulunduğumuz kamyon sağa dönerken bana çaptı'' şeklindeki beyanına göre davalıya sigortalı sürücüsünün idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile ... Sokak üzerinde seyir halinde iken olay yeri ... Sokak keşimi kavşağa gelip seyir istikametine göre kavşak kolunun sağ tarafına doğru dönüş yaptığı esnada kamyonun sağ ön yan kısmına, gerisinden gelip sağından geçiş yapmak isteyen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısmı ile çarpması sonucu gerçekleştiği mahkememizce de kabul edilen kazada alınan ATK raporuna göre davacının %100 kusurlu olduğu, raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı tarafından ATK raporuna itiraz edilip kaza mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor alınması talep edilmiş ise de ; ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası araştırma tutanağına göre olay anına dair kamera görüntüsüne ve görgü tanığına rastlanılmadığının belirtildiği, yine CBS doyasından alınan bilirkişi raporunda olay yerinin fotoğraflarının çekildiği, dosyanın tüm suretinin uyap üzerinden mahkememize gönderildiği, olay yeri fotoğraflarına, kaza tespit tutanağına, ve dosya kapsamına göre olay yerinde keşif yapılmasının kusur tespiti bakımında gerekli olmadığının değerlendirildiği, her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan uzman görüşünde davacıya ait aracın davalı sigortalıya ait aracı geçmeye çalıştığı ve duramayacak kadar yaklaştığı ve geçiş üstünlüğünün davacıda olduğu, gerekçesi ile davalıya sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu mütaala edilmiş ise de davacı tarafından sunulan uzman görüşünün dosya kapsamından uzak ve afaki olduğu, yolun iki yönlü ve tek şeritli olduğu, davacının, sigortalı aracın arakasından aynı şeritte seyir ettiğinin bizzat davacı CBS ifadesi ile de sabit olduğu, dosya kapsamına göre yolun tek şeritli olduğu, aksinin iddia ve ispat da edilmediği, olayda davalıya sigortalı aracın şerit değiştirerek sağ yola girmesinin söz konusu olamayacağı, bulunduğu şeritten, zira yol tek şeritli olduğu için sağ yola girmeye yöneldiğinin anlaşıldığı, sigortalı aracın araksında seyreden davacının aracının küçük bir araç olması, motosiklet olması nedeniyle arkadan gelip aynı şerit içerisinde davacıyı geçmeye çalıştığı ve davacının da bu sırada sağ yola yöneldiğinin anlaşıldığı, tüm bunlara göre davacının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunun mahkememizce de değerlendirildiği, davalının sigortalısının kazada bir kusurunun olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2- Karar tarihinde yürürlükteki harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.