T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/541 Esas
KARAR NO : 2025/348
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır aynı adreste ticari faaliyetlerini sürdürmekte olup gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin süt tozu, zeytin, peynir gibi gıda ürünleri almak amacı ile avans olarak davalı şirkete çek verdiğini ancak karşılığında hiçbir şekilde mal alamadığını, müvekkili şirketin aşağıda bilgileri verilen çekleri ön ödeme olarak keşide etmiş ve davalı şirkete teslim etmiş olduğunu, akabinde ise davalı şirket tarafından hiçbir fatura kesilmediği gibi mal teslimi de yapılmadığını, salt fatura kesilmemiş olmasının dahi çek karşılığı mal verilmediğini açıkça ortaya koyduğunu, takdir edileceği üzere tacir olan tarafların çek karşılığında fatura kesmemesi ticari hayatın işleyişine ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkili şirketin ve davalı şirketin ticari defter kayıtları incelediğinde de işbu hususun açıkça ortaya çıkacağını, yerleşmiş Yargıtay uygulamasına göre, temel borç ilişkisinin alım-satım sözleşmesi olduğu durumlarda, satım bedelinin ödenmemesi yahut malın teslim edilmemesi iddialarının belgelenmesi, defter kayıtlarıyla doğrulanması halinde, kökleşmiş biçimde senedin bedelsizliği nedeniyle iptaline karar verildiğini davaya konu çek ve senet bilgilerinin; "... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... çek numaralı 20/09/2024 vade tarihli 185.000-TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... çek numaralı 20/09/2024 vade tarihli 185.000-TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... çek numaralı 15/09/2024 vade tarihli 255.000-TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... çek numaralı 15/09/2024 vade tarihli 250.000-TL bedelli çek," olduğunu, uyuşmazlık konusu ile ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyasından arabuluculuk görüşmesi yapıldıysa da herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, halihazırda müvekkili şirketin toplam 845.000-TL bedelli çekleri davalı şirkete vermiş ve karşılığında süt tozu, zeytin, peynir alamamış, özetle şirkete hiçbir mal teslim edilmemiş olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin telafisi güç maddi ve manevi zarara uğrayacağının da açık olduğundan davaya konu kambiyo senetlerinin ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir ve olası bir icra takibi neticesinde müvekkili şirketin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu çekler hakkında ödeme yasağı verilerek çeklerin iptalini ve müvekkili şirketin, davalı şirkete işbu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile dilekçe içerisinde sayılan çeklerin karşılıksız kaldığının tespitini, çekler hakkında öncelikle teminatsız, Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde ise teminatlı olarak ödeme yasağı konulmasını, çeklerin ve senetlerin icra takibine konu edilmemesi ve dava konusu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla öncelikle teminatsız Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinden sonraki ciroların iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından davaya konu toplam 845.000TL bedelli çeklerin gıda ürünleri alma karşılığında avans olarak davalı şirkete verildiğini, davalı şirket tarafından gönderilmesi gereken ürünlerin gönderilmediğini, dolayısıyla çeklerin karşılıksız kaldığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı , davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.
TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir.Aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde,peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans olarak ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı: "... HMK 226. Maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından bu hususta davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir. Ayrıca kambiyo senetlertinin ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığından dava konusu çekin davalı defterine kaydedilmemiş olması davalının çekten alacaklı olmadığı anlamına gelmez. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindedir.
Mahkememizin 18/02/2025 tarihli duruşmasının 5 numaralı ara kararı ile "Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına, bir SMMM mahkememizce görevlendirilmesine, bilirkişi için 6.000-TL.ücret takdirine ücretin DAVACI YANCA 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde yatırılmasına yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin DAVACI VEKİLİNE İHTARINA, DAVALI ŞİRKETE DURUŞMA TUTANAĞININ TEBLİĞİ İLE İHTARINA (DAVACI VEKİLİNE İHTARAT YAPILDI.)" şeklinde karar verilmiş, maddenin c bendinde incelemenin 20.03.2025 günü saat 10:00'da yapılacağı belirtilmiştir. İnceleme günü tarafların gelmediği , inceleme yapılamadığı Mahkememizce tutanak altına alınmıştır.
Mahkememizce, kesin süreye ilişkin verilen 5 numaralı ara kararda, bilirkişi incelemesi yaptırılacağı, bilirkişi ücretinin ne miktar üzerinden yatırılacağı, bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin gereken süre, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanmış, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık bir şekilde anlatılmış ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği hususu davacı vekiline ihtar edilmiştir. Davacı vekilinin sonraki celse , bilirkişi ücreti için ek süre talebi , usule uygun verilen kesin süreye uyulmadığı için Mahkememizce reddedilmiştir.Bedelsiz senet veya kötü niyetli iktisap iddialarının taraf yemini deliliyle ispata elverişli olmadığından yemin delili hatırlatılmasına lüzum görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğide ; davacının çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu ve dosya mevcudu ile HMK'nın 201. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yazılı delille iddiasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 14.430,49-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 13.815,09-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.