T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/549 Esas
KARAR NO : 2025/292
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...., şirket merkezleri ...adresinde bulunan ... VKN numaralı ...Şirketi ile ... VKN numaralI ... Şirketi tek paydaşı ve bu şirketlerin temsil ve ilzama yetkili kişisi olduğunu, aynı zamanda ...Şirketi’i çalışanı olan ...’nün kayınpederi olduğunu, davalı ... Şirketi ... isimli kişi aleyhine ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ...A.Ş. 25.07.2023 tarihinde ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından görevlendirilen icra memuru ile müvekkilinin tek paydaşı ve temsil ve ilzama yetkili olduğu şirketlerin ... adresine dava dışı ...’in borcu sebebiyle hacze gelindiğini, hacze gelinen adres icra dosyasındaki borçlunun hiçbir zaman şahsi veya iş yerinin adresi olmadığını, nitekim; icra dosyasından davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin de müvekkili ait şirket adresinde değil bir başka adrese tebliğ edildiği icra dosya kapsamından açıkça belli olduğunu, davalı şirket bu durumu çok iyi bildiğinden müvekkilinin adresine hacze gelmesinde iyiniyetli olmadığının açık olduğu, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya borçlusu ..., müvekkilinin tek paydaşı olduğu ve geçmişten bu yana tek temsil ve ilzama yetkili olduğu ... Şirketi’nin eski paydaşlarından biri olduğu, hisselerini haciz tarihinden önce müvekkiline devrettiğini ve bu şirketle paydaş sıfatı sona erdiğini, ancak müvekkilinin şirketinin bulunduğu adrese hacze gelerek cebri icra baskısı ile müvekkile 3. bir kişinin borcunu ödetmeye çalışıldığını, 25.07.2023 tarihinde müvekkiline ait şirketlerin merkezine gelen davalı şirket vekili ile icra memuru; tüm istihkak iddialarına karşı usul ve yasaya aykırı bir şekilde icra memuru ve alacaklı vekili tarafından görevleri kötüye kullanılarak bir kısım menkuller ile ve yine müvekkilinin gelini olan ve ... Şirketi çalışanı olan ...’e ait bir takım ziynet eşyalarının bulunduğu kasa açılmak suretiyle haczedildiğini ve bu ziynet eşyaları istihkak iddialarına rağmen muhafaza altına alındığını, menkulleri haczedilen ... Şirketi, ...Şirketi ile ... ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına verdikleri dilekçeler ve eklerindeki delillerle istihkak iddiasında bulunarak İİK m. 99’da belirtilen prosedürün işletilerek alacaklıya istihkak davası açılması için 7 günlük süre verilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkili, davalı şirket vekiline cebri icra baskısı altında kalarak 470.000,00 TL para göndermesine rağmen bilahare icra dosyasını incelediğinde; 19.09.2023 tarihinde yapılmış dosya kapak hesabında tahsil harçları dahil olmak üzere alacağın tüm ferileriyle birlikte 444.643,94 TL olduğu görüldüğünü, böylece haciz mahallindeki alacaklı vekili ve icra memuru müvekkile kurdukları baskı sonucunda dosya alacak tutarından 25.356,06 TL fazla bedelin alacaklı vekilinin hesabına gönderttiklerini, böylece icra memuru ve avukatların görevlerini kötüye kullanarak fazladan mal edinip zimmetlerine geçirdikleri anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında borçlu olmaması ve borçlularla hukuki ve fiili hiç bağı bulunmaması sebebiyle cebri icra baskısı altında davacıya ödemek zorunda kalınan toplam 470.000,00 TL’nin davalıya ödendiği günden başlamak üzere yasal faizi ile davalıdan tahsile, manevi zararların tazmini için 50.000,00 TL'nin müvekkile yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karara verilemesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, istihkak davasının konusunu oluşturan iddiaları işbu davada dile getirdiğini ve adeta Sayın Mahkemenin bu hususta (istihkak konusunda) inceleme yaparak karar vermesini beklenmekte olduğunu, ancak bu beklentinin usuli ve hukuki dayanağı bulunmadığını, İstihkak Davaları teknik davalar olduğunu; İcra Mahkemelerinin görevine ve uzmanlık alanına girdiğini, istihkak davaları, İcra Hukuk Mahkemelerinin görev ve uzmanlık alanına girmekle beraber Yargıtayın aradığı ''her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilme'' şeklindeki sıkı ispat kriterlerine ve yargılama prosedürüne muhtaç olduğunu, müvekkili şirket ... A.Ş. ile dava dışı .... Şirketi arasında 29.08.2022 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi imzaladığını, Faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı müşteri... Şirketi Tarafından 20.02.2023 tarihli alacak bildirim formları ile tevsik edildiğni, alacakları müvekkili şirket tarafından temlik alındığını, alacağın temliki ile ... seri numaralı çek müvekkili şirkete ciro edildiğini, yapılan faktoring işlemiyle ... seri numaralı çekin meşru ve yetkili hamili müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirket Faktoring Yönetmeliğine uygun bir şekilde çeki temlik aldığını, müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yetkili ve meşru hamil sıfatına sahip olduğunu, söz konusu çek incelendiğinde bütün şekli unsurları tam, ciro zincirinin hukuka uygun olduğunu, çek tedavül kabiliyeti olan kıymetli evraklardan olduğunu, keşidecinin çeki ilk olarak keşide ettiği kişiye tevdi etmesini müteakip, çekin piyasada tedavül etmesinden sonra, meşru hamil sıfatıyla çeki elinde bulunduran üçüncü kişiye karşı menfi tespit/istirdat davası açılması da hukuken mümkün olmadığını, zira müvekkili iyi niyetli meşru hamil olduğunu, başlatılan icra takibi sonrasında alınan ihtiyati haciz kararı gereği 25/07/2023 tarihinde "..." adresinde haciz uygluandığını ve davacı ... Şirketi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, yapılan istihkaklı hacizde borçlu ile davacı arasında muvazaalı işlemlerin varlığına işaret eden emareler bulunduğunu, bu hususlar icra memurunca haciz tutanağına da derç edildiğini, sonrasında İcra Müdürlüğü'nce yapılan istihkaklı hacze ilişkin İİK97 kararı verilmiş ve dosya takibin devamı/taliki hususunda karar verilmesi için icra hukuk mahkemesine tevzi edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesince yapılan incelemede de "...borçlunun istihkak iddiacısı şirketin 17/07/2023 tarihine yani haciz tarihinden bir hafta öncesine kadar ortağı olduğu, haciz mahallinde, borçluya ait belgeler bulunduğu hususları değerlendirildiğinde, üçüncü kişi ile borçlunun mahcuzları birlikte elinde bulundurdukları yönünde bir kanı oluştuğu..." şeklinde bir gerekçe oluşturarak takibin devamına kararını verdiğini, 19.09.2024 tarihine aynı adrese gidildiğini, haciz mahallinde hazır bulunan davacı ...haciz tutanağına da derç edildiği üzere borcu kabul ettiğini ve ödeyeceğini açıkça kendi rızası ile belirttiğini, akabinde davacı taraf alacaklı vekili olarak tarafımıza dosya borç miktarını "... 29. İCRA ... ESAS BORÇ ÖDEMESİ" açıklaması ile gönderildiğini ve dosya infaz edilerek kapatıldığını, bu sebeple de; takip başlangıcından, borcun tahsil edilmesi aşamasına kadar yapılan tüm işlemler hukuka uygun işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İstihkak/haksız haciz iddiası nedeniyle yapılan ödemenin istirdatı ile manevi tazminat istemidir.
... 29.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından dava dışı borçlular ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... hakkında icra takibi yapıldığı, davacının bu dosyanın tarafı olmadığı, 25.07.2023 tarihinde ... l adresine ...’in borcu sebebiyle haciz işlemi yapıldığı, Haciz mahallinin ... ile ilişkisi olmadığından bahisle ... Şirketi adına istihkak iddiasında bulunulduğu, yine dosyaya ... Şirketi vekilinin 27.07.2023 tarihli dilekçe 25.07.2023 tarihinde haczedilen menkul malların bu şirkete ait olduğu yönünde itiraz edilerek vergi levhası, ticaret sicil kaydı sunulduğu, 19.09.2023 tarihinde 25.07.2023 tarihinde haczedilen malların muhafaza altına alınması için yeniden hacze gidildiği, fakat muhafaza yapılmadığı, görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan banka dekontuna göre;19.09.2023 tarihinde dava dışı hüseyin uzun hesabından davalı alacaklı vekilin hesabına 470.000,00 TL ''... 29.İcra Müdürlüğünün ... Esas borç ödemesi'' ödeme yapıldığı görülmüş davacı vekili bu ödemenin iadesi ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları ... ve ... haciz yapılan adresin davacının yetkilisi olduğu ...Şirketine ait olduğunu, haczedilen malların bu şirkete ait olduğunu beyan etmişlerdir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının haciz işlemi yapılan ... 29.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı sayılı dosyasının tarafı olmadığı, haciz konusu mallara yönelik istihkak iddiasının ... Şirketi adına olduğunun gerek icra dosyası gerekse davacı tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı, davacı taraf ödemeyi haksız haciz nedeniyle arkadaşı olan dava dışı Hüseyin Uzun'a yaptırdığını ileri sürmüş ise de, kendisine yönelik veya kendisinin istihkak iddiasında bulunduğu bir haciz işleminin olmadığı, istihkak iddiasının dava dışı yetkilisi olduğu ... Şirketine ilişkin olduğu ayrı bir tüzel kişilik olan şirkete karşı yapıldığı ileri sürülen haksız haciz işlemi/istihkak iddiası nedeniyle davacının yapılan ödemenin iadesini ve manevi tazminat talep edemeyeceği, aktif husumet ehliyetinin HMK114 (1), d) ve 115 (2) maddeleri uyarınca dava şartı olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.880,30 TL harcın mahsubu ile fazla alınan bakiye 8.264,90 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstirdat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 74.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.