T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/615 Esas
KARAR NO : 2026/430
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/01/2017
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 26/02/2016 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını, ... plakalı aracın trafik sigortası bulunmadığından davanın ... Hesabına yöneltildiğini, davacının kazada yaya konumunda olduğunu, kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun ... plakalı araçta olduğunu, KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, davalının zararın tazmininden sorumlu olduğunu, davacının tedavisinin ... Hastanesi ile başka hastanelerde yapıldığını, kaza nedeniyle vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, davacının ana zarar kaleminin maluliyete bağlı meslekte kazanma gücü ve efor kayıplarından oluştuğunu, ancak kazaya bağlı başkaca maddi zararlarının da bulunduğunu, davacının %100 malul sayılacağı döneme ait iş göremezlik tazminatı ve bu döneme ait bakıcı gideri, ömür boyu yürüyemeyeceği için bakıcı gideri tazminatının ödenmesi gerektiğini, davacının SGK tarafından karşılanmayacak tedavi gidiş-geliş esnasında harcayacağı kesin olan ek tedavi, yol, yemek, refakatçi vs. giderleri yapacağını, bunların da tazmin edilmesi gerektiğini, davacının mesleğinde kazanacağı geliri efor kaybı nedeniyle azalacağından tazminat hesaplanmasında efor kaybı tazminatının da hesaba eklenmesi gerektiğini, davalı ... Hesabına maluliyet başvurusunun 19/12/2016 tarihinde yapıldığını, kaza ile ilgili ... CBS'nin ... Sor. nolu dosyasında cezai anlamda şikayet hakkından feragat edildiğini, davacının HMK'nun 107.maddesi uyarınca belirlenecek meslekte kazanma gücü kaybı ve efor kaybından oluşan maddi zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.500-TL maddi tazminatın (geçici ve kalıca bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol, yemek, refakatçi tazmini taleplerine ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını) olay tarihinden itibaren ticari temerrüt - avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sorumlu olduğunu) davalıdan tahsiline karar verilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin de tüm davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;davacının dayandığı ve dosyaya giren yazılı delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, eksikliğin giderilmesini, giderilmezse davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davalı aleyhine hüküm tesis edilmesi halinde rücu edeceğinden, davanın ... plakalı aracın sürücüsü ...'a ve işleteni ...'a ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının yönetmeliği uygun olarak yapılan başvuruyu değerlendirerek, tespit edilen tazminat miktarını hak sahiplerine ödeyecekken, davacının dava öncesinda başvuru yaptığını, incelenmesinde kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ...'la karşılıklı uzlaştıkları ve buna bağlı olarak ilgili ...CBS'nin ... Sor. Nolu dosyasında uzlaştırma nedeniyle kovuşturmaye yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğünü, uzlaşma sonucu davacının tüm dava ve tazminat haklarından feragat etmiş olduğundan, davalının tazminat talep hakkının ortadan kaldığını, davalının ... teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetlerinin de tespit edilmesi suretiyle belirlenmesi gerektiğini, ATK 3. İhtisas Dairesinden meslek kazanma gücü kaybı oranının tespitini talep ettiklerini, davacıın maddi zararının ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebileceğini, Yeni Genel Şartlara göre TRH 2010 tablosu baz alınarak ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik döneminin tazminat hesaplanmasına dahil edilmemesini, genel şartalra göre dolaylı zararların teminat kapsamı dışında kaldığını, iş görülemeyen dönemin %100 üzerinden uygulanmamasını talep ettiklerini, davacının, SGK'dan geçici iş göremezlik ödeneği alıp almadığının da tespitini talep ettiklerini, ancak dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, davalının sorumluluğunun kanuna dayandığını, davanın dayanağının haksız fiil olduğunu, yasal faiz işletilmesinin hukuka uygun olacağını, davanın reddine karar verilmesini , yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 09/03/2021 tarih ve ...E.,...K. sayılı kararı ile; "İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
... Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli heyet raporunda;".... ve ... oğlu, 01/01/1997 doğumlu ...'ın aydınlatılmış onamı alınarak tarafımızdan yapılan adli tıbbi ve ortopedik değerlendirilmesinden elde edilen bulgular ile kişi hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde yer alan bilgi bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kişinin 26/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı vücudunda sağ tibia fibula şaft kırığı, sağ ramus pubis kırığı, sol humerus şaft kırığı meydana geldiği, sağ humerus şaft kırığına U atel yapıldığı ve konservatif tedavi kararının verildiği, sağ tibia şaft kırığına uzun atel yapıldığı ve çıkarıldığı, sağ tibianın açık ameliyat yapılarak redüksiyon yapıldığı, intramedüller çivi ve vidalar ile fikse edildiğinin tıbbi evrakların tetkikinden anlaşıldığı, tarafımızca yapılan genel beden ve ortopedik muayenede; sol kolda herhangi bir deformite gözlenmediği, kol ve bacak kısalığı olmadığı, sağ kruriste ödem olduğu, sağ tibia kemiği lokalizasyonunda inspeksiyonla ve palpasyonla tespit materyalinin izlendiği, üst ve alt ekstremitenin kas güçlerinin bilateral eşit ve 5/5 olduğu, her iki kalça, diz ve ayak bileği eklem hareket açıklıklarının doğal olduğu, çömelme-kalkma ve yürümesinin doğal olduğu, vücudunun dış muayenesinde kazaya bağlı yaralanmalar nedeniyle oluşan yaralanmalara ve ameliyata bağlı çok sayıda nedbe tespit edildiği, kişide 26/02/2016 tarihinde maruz kaldığı motosiklet kazası sonucunda vücudunda meydana gelen humerus (kol kemiği), tibia, fibula (bacak kemikleri) ve ramus pubis (kalça) kemiği kırıklarının birlikte ortopedik açıdan tıbben iyileşme süresinin; olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu zaman zarfında kişinin %100 oranında geçici iş göremezlik ve başkasının bakımına muhtaç olma durumunun söz konusu olduğu,... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre; kalıcı iş göremezlik (maluliyet) oranının hesaplanmasında meslek grup numarası 1 olarak alıdığında; 26/02/2016 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası yaralanmasına bağlı vücudunda meydana gelen tibia ve fibulanın iyileşmiş komplikasyonsuz kırıkları arızasının, Gr1 XII (32a..........1) A%5 E cetveline göre olay tarihindeki 19 yaşına göre; %3.3 oranında kalıcı (sürekli) ve iş göremezlik (maluliyet) durumunun söz konusu olduğu, kişide tarafımızdan saptanan geçici ve kalıcı (sürekli ) iş göremezlik ve başkasının bakımına muhtaç olma süreleri ve oranı, kişinin olaya bağlı kalıcı iş göremezlik (maluliyet) oranı ile 26/02/2016 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş, Bilirkişiler İTÜ Makine Fakültesi ...ve Tazminat Hesap Uzmanı ...tarafından hazırlanan 01/02/2019 tarihli raporda "...dava konusu olayda davacı yaya ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...'un olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.938,07-TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 6.619,23-TL olduğu, davacının talep edebileceği bakıcı gideri zararının 3.774,37-TL olduğu..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporunda "...sürücü ...'un %25 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.
... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve...sayılı raporunda "...Mahkemenizin ilgi sayılı yazısı ile gönderilen ... TC kimlik numaralı ...'nın 26/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası yaralanmasının, ...tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan ve "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre hesaplandığında; Hasta Grup 1 kabul olunarak Gr1 XII(32a....1)A=%5, E cetveline göre olay tarihindeki 19 yaşına göre; %3.3 oranında kalıcı (sürekli) iş göremezlik (maluliyet) durumunun söz konusu olduğu, geçici iş öremezlik süresinin (tıbbi şifa) 9 ay olarak kabulü gerektiği..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.
Bilirkişi Aktüerya Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 06/05/2020 tarihli raporda "...davacının gelerinin seçenekli olarak tespit edilerek maddi zararının hesaplandığı; davacının gelirinin asgari ücret kadar olacağının kabulü durumunda; davacı ...'ın 26/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 9 ay geçici iş göremezlik dönemine %75 kusur oranı yansıtılması ile zararının 2.970,85-TL %3,3 maluliyetine ilişkin %75 oranı yansıtılması ile zararının 7.665,33-TL olmak üzere davacının toplam maddi zararının 10.636,17-TL olacağı, davacının gelirinin 1.400-TL (asgari ücretin 1,19 katı) olacağının kabulü durumunda; davacı ...'ın 26/02/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 9 ay geçici iş göremezlik dönemine %75 kusur oranı yansıtılması ile zararının 3.478,43-TL %3,3 maluliyetine ilişkin %75 kusur oranı yansıtılması ile zararının 8.801,15-TL olmak üzere davacının toplam maddi zararının 12.279,58-TL olacağı, ... hesabının 2016 teminat limitinin 310.000-TL olduğu, SGK tarafından davacıya 7.024,19TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği, ancak ödemenin rücuya tabi olup/olmadığına dair bilgi bulunmadığı, SGK tarafıdan davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi ihtimaline binaen, hesaplanan tazminat miktarında tenzili yapıldığında, davacının gelirinin asgari ücret olduğu durumda, davacının bakiye maddi zararı 3.611,98-TL olacağı, emsal ücret esas alındığında, davacının bakiye maddi zararı 5.255,39-TL olacağı, plakası tescilsiz araç sürücüsünün iş bu kazada %25 oranında kusurlu olması nedeni ile davacının bakıcı giderinin 3.760,65-TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından başvuru dilekçesinin kabul edildiği 20/12/2016 tarihinde sonraki 8 iş günü olan 30/12/2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa ettiği görüldü.
Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yazılan yazı ile davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması neticesinde bildirilen ... tarih –... sayılı cevapta rücuya tabi ödeme yapıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili HMK m.107 kapsamında miktarı belirsiz alacak davası olarak açmış bulunduğu davasında 07/12/2020 tarihinde, bedel arttırım dilekçesi ile toplam 9.516,04-TL. maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ile eksik harcı ikmal etmiştir.
Davalı vekilince, cevap dilekçesinde,... CBS ... Haz.nolu dosyasından, dava dışı sürücü ... ile davacının karşılıklı olarak uzlaştıkları, uzlaştırma sonucunda, davacının, tüm dava ve tazminat hakkından feragat etmiş olduğundan, müvekkilinden tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ileri sürmüş ise de, 19/06/2016 tarihli Uzlaştırma Tutanağının sonuç kısmı incelendiğinde, “…şüpheli ...'un müştekiyle kazadan sonra ilgilenmesi, müştekinin tedavisine ilişkin talepleri karşılaması, ayrıca kaza nedeniyle tedavisini yaptıracağını taahhüt etmesi, müştekinin de uzlaşma yönünde olumlu tutum ve davranışları sonucu uzlaşma sağlanmıştır” ifadelerinin kullanıldığı, ancak, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin, 03.04.2018 tarihli, ...E.- ... K. sayılı ilamında da açıkça ifade edildiği üzere, uzlaşmanın neden ve hangi amaca yönelik olduğuna dair bir beyanın bulunmadığı, açıkça maddi ve manevi tazminat miktarlarının uzlaşma konusu yapılmadığı anlaşıldığından, borcun sona erdiğinden bahsedilemeyeceği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamı, düzenlenen kusur, maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, kazanın meydana geldiği 2016 yılı için, Hazine Müsteşarlığı tarafından, ölüm/sakatlık için kişi başı teminat limitinin 310.000 -TL. olarak belirlenmesi, nitelik ve miktar olarak teminat limiti kapsamında kaldığı anlaşılan, aktüer bilirkişi tarafından emsal ücret üzerinden hesaplanan tazminat miktarı mahkememizce kabul edilerek, davacının maddi tazminatı talep hakkının mevcut olduğu, davalı ... hesabının meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu kanaati oluştuğundan davacının davasının, kısmen kabulü ile, 750-TL. geçici iş göremezlik, 4.505,39-TL. sürekli iş göremezlik ve 3.760,65-TL. bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.016,04-TL. maddi tazminatın 29/12/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, ispatlanamayan tedavi,yol gideri, yemek, refakatçi gideri kapsamında fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 8. HD.nin 19/09/2024 tarih ve ... E.,... K. sayılı kararı ile;"Somut olayda, yerel mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ince düzenlenen 02.11.2018 tarihli rapor ve ... Üniversitesi ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 28.10.2019 tarihli raporlarda davacının maluliyetinin Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesi sonucunda %3,3 engel oranı olduğu ve iyileşme süresinin 9 ay olduğu tespit edilmiş, bu raporlar karara esas alınarak bedel artırımı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, iş bu her iki rapora davalı vekilince süresinde itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu halde yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, istinaf eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesinden ibaret olmaldır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır."gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından alınan, ...karar numaralı maluliyet raporunda;" ... oğlu, 01/01/1997 doğumlu ...'ın 26/02/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30/03/2013 tarih ve 286602 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;
1-Kişinin tüm vücut engelllilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,
2-İyileşme( iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3-Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur" sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin...E. ...K. 27.6.2024 tarihli kararında "Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, ilk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği hususu dikkate alındığında, istinaf kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle hesaplanan tazminata hükmedilmesinin yerinde görülmesine; tazminatın usulünce hesaplandığı aktüer ek raporunun karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince de usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır." denilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E.-... K. sayılı kararında; “ İlk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu dikkate alındığında, kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle hesaplanan tazminata karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin maddi tazminatın güncel asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir." denilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih ve ... E.,...K. sayılı kararı üzerine dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkememize gönderilmesinden sonra Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Üst Kurulunca tanzim edilen raporun istinaf kaldırma kararına uygun olduğu görülmüştür. Davacının dava dilekçesinde trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği , bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini talep etmeyi saklı tuttuğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezi’nin müzekkere yanıtında rücuya tabi ödeme yapıldığının bildirildiği, davacı vekilinin 07/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde SGK tarafından ödenen 7.024,19TL'nin mahsubuyla 750TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.505,39TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.760,65TL bakıcı gideri, 500TL tedavi gideri masrafı olarak taleplerini artırdığı, mahkememizin ilk kararında hükme esas alınan 28/10/2019 tarihli maluliyet raporunda davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak tespit edildiği, 06.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda emsal ücret esas alınarak yapılan raporda 2. Seçenek olarak gösterilen hesaplamada 9 ay geçici iş göremezlik zararının 3.478,43TL olduğu, 9 aylık süre için bakıcı giderinin 3.760,65TL olduğunun tespit edildiği, ATK ... Üst Kurulunun 09.04.2026 tarihli maluliyet raporuyla davacının iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, iyileşme süresi içinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre ilk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği, davacının sürekli maluliyetinin %0 sıfır olması nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, usul ekonomisi gözetilerek dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdiine gerek olmadığı, davacının talep edebileceği 9 ay geçici iş göremezlik tazminatı ile 2 ay için bakıcı giderinin toplamının davadan önce SGK tarafından ödenen 7.024,19TL'den az olduğu, davacının dava dilekçesinde bakıcı gideri hakkını talep etmeyip saklı tuttuğu, SGK'nın ödemesinden sonra davacının bakiye tazminat alacağı kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre dava ilk açılışta harç alınamadığından, alınması gereken 732-TL. başvurma harcı ve 711-TL. (21-TL. ıslah harcı düşüldükten sonra kalan) karar ve ilam harcının toplamı olan 1.443-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.516,04-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer taraf yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.