T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/814 Esas
KARAR NO:2025/37
DAVA:İş Makinesinin Mülkiyetinin Tespiti
DAVA TARİHİ:29/12/2024
KARAR TARİHİ:24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Marka, ..., 2010 model, ... Şasi/Seri No'lu ve motor no'su okunamayan iş makinasını (forklift) 25.03.2024 tarih ve ... seri nolu fatura ile davalıdan satın aldığını, söz konusu iş makinasının anahtarları ve kendisi müvekkili nezdinde olup makinenin müvekkiline ait olduğunu, dava konusu iş makinesinin tescilli bir araç olmadığını, mülkiyetin, Eşya Hukuku'na ilişkin Medeni Kanun'nun "Taşınır Mülkiyeti", "B. Kazanılması", "I. Mülkiyetin nakli", "1. Zilyetliğin devri" başlıklı 763. madde uyarınca zilyetliğin devri ve anahtar teslimi ile geçmekte olduğunu, anahtar teslimi ile zilyetliği ve mülkiyeti kazanan müvekkilinin makine üzerinde istediği gibi hakimiyet sahibi olduğunu ve fiili hakimiyetini dilediği gibi kullanabilmekte olduğunu, iş bu iş makinesinin halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (plakasız olduğunu) için trafik polisi tarafından trafikten men edildiğini ve halihazırda "..." adresinde bulunduğunu, müvekkilinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını, iş bu iş makinasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca müvekkilinin kayıtlı bulunduğu İstanbul Ticaret Odasına tescili yapılarak plakası çıkarılmak zorunda olduğunu, iş bu iş makinesinin İTO'ya kaydı için İTO'ya başvurulduğunda da, iş makinesi daha önce hiç kaydedilmediği için TOBB'un çıkardığı "İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esaslar" Genelgesi'nin 9/4 maddesi gereğince mahkemeden sahipliğe dair karar getirilmesinin istendiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmamasına ve fatura karşılığı anahtar teslim ile makine müvekkiline devir ve teslim edilmiş olmasına rağmen iş makinasının mülkiyetinin müvekkiline ait olduğuna dair İTO tarafından mahkeme kararı istemekte olduğunu, ticaret odası da bu karar doğrultusunda iş makinesini tescil etmekte olduğunu belirterek teknik özellikleri belirtilen ... Marka, ..., 2010 model, ... Şasi/Seri No'lu ve motor no'su okunamayan iş makinesinin müvekkili ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının teknik özelliklerini belirttiği iş makinasının gerçekten mezkur fatura ile taraflarından davacıya satıldığını ve teslim edildiğini, mülkiyeti ve zilyetliğinin davacıya geçtiğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu iş makinası ile ilgili beyan ettiği hususların doğru olduğunu, davayı kabul ettiğini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, iş makinesinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 06/01/2025 tarihli yazı cevabı ile davacı ve davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
İstanbul Sarıgazi Vergi Dairesi’nden gelen 23/01/2025 tarihli cevabi yazı ile davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve VUK 177.maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı bildirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, iş makinesinin mülkiyetinin tespitine ilişkin olup, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları ile davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. HMK 114. maddesinde; mahkemenin görevli olması hususu dava şartı olarak belirtilmiş, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp, davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.