T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/823 Esas
KARAR NO: 2025/194
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Federasyonunda tarımsal aydınlatma sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile Türkiye'de faaliyet gösteren dava dışı ... Şti. Arasında, 31 Mayıs 2023 tarihinde satım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusu; ... Ltd. Şti.'nin tedarik edeceği 4.000 parçadan oluşan seralar için tasarlanmış ...fikstürlerinin satımına ilişkin olduğunu,...Ltd. Şti. ürünleri yine dava dışı ... isimli firmadan ithal ederek tedarik edeceğini, müvekkili şirket; bu ürünler karşılığında 2.402.400,00 EURO ödemeyi kabul ettiğini, Kasım 2023 tarihine kadar müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Şirketine toplamda 2.306.304,00 EURO ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından işbu şirkete yapılan son olarak 08.09.2023 tarihinde 152.552,40 EURO ödeme yapıldığını, ... sistemi aracılığıyla gerçekleştirilen tüm bu ödemeler sorunsuzca ulaşmışsa da, son yapılan ödeme ile birlikte dava dışı akit şirketin hesabına bloke konulduğunu, bu şirketin tedarikçi firma olan ...isimli şirkete yine ... sistemi aracılığıyla yapmaya çalıştığı ödeme gerçekleştiğini, bu durum, taraflar arasındaki tüm anlaşmanın sekteye uğramasına sebebiyet verdiğini, sözleşmenin akdedildiği tarihten 15 Kasım 2023 tarihine kadar...Ltd. Şti. müvekkil şirkete toplamda 2.126.124,00 EURO değerinde ürün gönderdiğini, ancak, ... isimli imalatçı firmaya yapılacak ön ödemelerin gecikmesi, ürünlerin ... ulaşması için de zaman gerekmesi ve müvekkili şirket ile ülkesindeki kamu kurumları arasındaki zorunlu mutabakatlar uyarınca belirli bir süreye kadar ürünlerin ülkeye ulaşmış olması zorunluluğu bulunması gibi nedenlerden ötürü, sözleşmeyi sürdürmenin anlamı kalmadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ...Şirketi aralarında anlaştıklarını, son yapılan 152.552,40 EURO ödemenin müvekkili şirkete iadesini kararlaştırıldığını, zira müvekkili şirketçe dava dışı akit şirkete 180.180,00 EURO fazla ödeme yapıldığını, ürünlerin geri kalan kısmını tedarik etmenin olanağı kalmadığını, tarafların sözleşmeden bekledikleri menfaati elde etme imkanları da kalmadığını, dava dışı akit şirketin davalı bankaya göndermiş olduğu ihtarname ile bahse konu meblağın bloke sebebini sorması ve müvekkili şirkete iadesini talep etmesi üzerine davalı banka tarafından dava dışı akit şirkete 05.12.2023 tarihli cevab-ı ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede davalı banka yine konuya ilişkin bilgi vermekten kaçındığını, bankalarının uluslararası alanda faaliyet gösterdiğini, yabancı muhabirlerinin bulunduğunu, bu nedenle yalnızca ... kararları ile değil aynı zamanda..., Sanayi Bürosu ve diğer resmi otoritelerin karar ve duyuruları ile bağlı olduklarını ifade ettiğini, bu bağlamda dava dışı akit firmanın ... tarafından güvenlik açısından risk teşkil eden kuruluşlar arasında yer aldığını ve tüm hesaplarının bloke edildiğini, dolayısıyla risk teşkil edecek hiçbir işlem yapamayacağı bildirildiğini, bu açıklamanın gerek uluslararası bankacılık kuralları uyarınca gerekse Türk bankacılık mevzuatı uyarınca bir geçerliliği bulunmadığını, zira; müvekkili şirket Rusya Federasyonunda, dava dışı akit şirket Türkiye'de, tedarikçi firma ise ... ve ...'te faaliyet göstermekte olduğunu, bahse konu satım sözleşmesi ve para transferleri bakımından ... otoritelerinin karar ve duyurularının uygulanma imkanı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili banka bakımından pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davada taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkili olduğunu, dolayısıyla davacı sıfatı (aktif husumet) dava konusu hakkın sahibine; davalı sıfatı (pasif husumet) o hakka uymakla yükümlü olan kişiye ait olduğunu, huzurdaki dava konusu uyuşmazlık bakımından ise müvekkili davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, zira davacı taraf ile müvekkili banka arasında herhangi bir bankacılık hukuku ilişkisi olmadığı gibi herhangi bir ticari ilişkide bulunmadığını, davacı taraf, dava dışı 3. Kişilerden alacağını müvekkili bankadan tahmil etme yoluna gitmek istemekte olduğunu, davacının iddia edilen zararı ile müvekkili bankanın bankacılık faaliyetleri arasında zarara sebep olacak şekilde uygun bir illiyet bağı bulunmadığını, işbu sebeple de huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf rus bir şirket olup; teminat yatırmak mecburiyetinde olduğunu, 5718 Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHÜK) md 48 açık hükmü birebir aynı ifadelerle "(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar." şeklinde olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülmüş olan vakıaları kabul etmediklerini, huzurundaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu zarar talebinde müvekkili bankanın sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, dava dışı ...Şirketinin 180.180,00 EURO'nun davacıya iadesini talep etmesine rağmen bu tutara bloke konulması nedeniyle şimdilik 1.000,00 Euro tazminat talebidir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun Teminat başlıklı 48. Maddesinde, ''(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkememizin 22.04.2025 tarihli celse 6 numaralı ara kararı ile; MÖHUK'un 48/1.maddesi gereğince davacının takdiren 60.000 TL teminat yatırması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde HMK'nın 114/1-ğ ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş ve hazır olan davacı vekiline ihtarat yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından verilen iki haftalık kesin sürede teminat yatırılmadığından MÖHUK'un 48/1.,HMK'nın 114/1-ğ ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 631,87 TL harcının mahsubu ile fazla alınan bakiye 16,47 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 -TL Arabuluculuk ücretinin; davacı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.