T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/2 Esas
KARAR NO: 2025/552
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/01/2025
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 27.07.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada müvekkiline ait aracın kusursuz ve davalı/ borçluya ait aracın kusurlu olduğunun gerek kazaya ilişkin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağından gerekse Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kaza Tespit Tutanağı Uygulamasından anlaşılmakta olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin kullandığı aracın 6 gün boyunca onarım görmüş ve bu süreçte kullanılamamış olduğunu, müvekkilinin aracın kullanılmadığı süre boyunca Kazanç Kaybı bedeli yaşamış olduğunu, söz konusu kazanç kaybı bedelinin 12.000,00-TL olarak tespit edildiğini, işbu kazanç kaybı bedeli alacağı için yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ıslah ve arttırım talebinde bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki davanın şimdilik 100,00-TL üzerinden ikame edilmiş olduğunu, mevcut durumda davalının, müvekkilinin kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille zarara uğrattığı ve müteselsilen bu zararı tazminle yükümlü olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazaya ilişkin aracında meydana gelen kazanç kaybı bedelinden kaynaklı zararın tahsili amacıyla davalının aleyhinde ... 10. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu ve kazanç kaybı bedeli alacağın talep edilmiş olduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca alacağa, haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek, müvekkilinin alacağına geç kavuşmasına sebebiyet veren borçlu aleyhinde %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle huzurdaki davanın ikame edilme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davalarının kabulü ile şimdilik 100,00-TL kısım üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını, davalının haksız olarak itiraz ettiği takipteki miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... Mal Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, Kırıkhan Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazıları, celp edilip incelenmiştir.
... tarihli, .. sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davanın trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı alacağına dayalıicra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11/06/2025 tarihli cevabi yazısında; "...gerçek usulde vergilendirilip işletme esası hesabına göre defter tutan tacir sayıldığı tespit edilmiştir,..." bildirildiği, ... Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanlığının 08/05/2025 tarihli cevabi yazısında; "......'nın 134098 sicil numarasıyla 06.12.2022 tarihinde kaydını yaptırdığı ve kaydının devam ettiğini..." bildirildiği, ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün 23/09/2025 tarihli cevabi yazısında; "......'nın herhangi bir kaydı bulunmamaktadır..." bildirildiği, davalının ticari faaliyetinin, esnaflık düzeyini aşar nitelikte, gerçek kişi tacir düzeyinde olduğuna dair dosya kapsamında yeterli bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüş , dava tarihi itibariyle tacir olmadığı anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir. Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RE’SEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına
4-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.