T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/282 Esas
KARAR NO: 2025/790
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 11/01/2024
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;bir kişinin hakkını kullanırken iyi ve doğru hareket etmesi, hakkın kullanılmasının adalet ve hakkaniyet duygusunu incitmemesi yasal zorunluluk olduğunu, bu anlamda Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, hakların kullanılmasında dürüstlük kurallarına uyulmasını şart koştuktan sonra, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeninin korumayacağını hükme bağlandığını, davalılar, çok uzun süredir devam eden kredi ilişkisi nedeni ile Müvekkili Banka’ya büyük miktarda borçlu bulunduğunu,davalı, müvekkili banka’ya borçlu olduğunu, borçlunun kredi hesapları kat edilmiş olduğunu, müvekkili banka’nın alacağı kesinleşmiş ve muaccel hale gelmiş bir alacak olduğunu buna ek olarak, davalı tarafın beyanlarında yer verdiği hiç bir husus kredi borcunun keşide edilen ihtarla muaccel hale geldiği durumunu değiştirmediğini, müvekkili Banka'nın ... Şubesi ile ... A.Ş. VE ... TİC. A.Ş. firmaları arasında imzalanan, 20/02/2019 tarihli 3.000.000,00.-TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 28/08/2015 tarihli 1.500.000,00.-TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 21/02/2019 tarihli 3.000.000,00.-TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmelerine istinaden davalılara kredi kullandırıldığını, davalılara kredi hesapları ... 17. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ve ... 17. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile kat edildiğini ve kredi borcunun ihtarnamelerin tebliğini izleyen 1 gün içerisinde ödenmemesi halinde müvekkili kademeli cari ticari faiz oranları üzerinden hesaplanacak faizi, faizin B.S.M. Vergisi, fonu, vesair yasal fer’ileri ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödenmesi; bu sürenin sonundan itibaren ise %57 oranında temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi, faizin gider vergisi ve yasal fer’ileri ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödenmesi ihtar edildiğini, ancak davalı , bu sürede borcun ifasını gerçekleştirmediği için temerrüde düştüğünü, borcun muaccel hale geldiğini, müşterek ve müteselsil kefil ... borçlu şirket yetkilisi olup kefalet için eş rızası aranmasına gerek olmadığını, davalıların ... 19.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına itirazlarının iptalini, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhinde müteselsil kefil olduğundan bahisle ... 19.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasından ilamsız usulde icra takibi başlatıldğını, Müvekkili ... ile davacı arasında İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığına dair herhangi bir anlaşma bulunmadığını, asıl borçlu ...Şirketi ile davacı arasında ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığına dair bir anlaşma olsa dahi .... 19.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında asıl borçlu ... Şirketi'ne yer verilmediği için asıl borçlu ...Şirketi ile davacı arasındaki yetki anlaşması müvekkiil ... yönünden geçerli olmayacağını, müvekkili ...'ın tebliğe yarar adresi "..." olduğunu, bu durumda müvekkili ... aleyhinde ilamsız usulde başlatılacak icra takibi için yetkili icra dairesi "... İcra Dairesi" olduğunu, bu nedenle 15/08/2019 tarihli borca itiraz dilekçemizde ... 19.İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz edildiğini, Müvekkili ... aleyhinde ilamsız usulde başlatılan takip için ... 19. İcra Dairesi yetkisiz olması ve müvekkilin tebliğe yarar adresinin "..." olması nedeniyle ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisine itiraz ettiklerini, borcun sebebi olarak gösterilen kredi sözleşmesi ve sair belgelerde borçlu özel hukuk tüzel kişisi şirket yetkililerinin ve gerçek kişi müvekkilin imzasını taşımayan sayfalardaki aleyhe düzenlemeler bakımından ... 19.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilamsız usulde başlatılan icra takibinde borcun sebebi “... 17.Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi, 21/02/2019 tarihli 3.000.000,00.-TL bedelli kredi sözleşmesi," olarak gösterildiğini, ... 19.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu bakımından müvekkili ...'ın eşi ...'dan yazılı muvafakat alınmadığını, bu nedenle ... 19.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan kredi sözleşmesinde eşi...'dan yazılı muvafakat alınmadığından müvekkili ...'ın müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu doğmadığını, bu nedenle müvekkili ...'ın ... 19.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine dair karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı ... Şirketi yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir.
Mahkememizin14/01/2025 tarih ve ....Esas -...Karar sayılı kararı ile;"...Usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibinin dava şartı olduğu ve Mahkemenin yetkisinden önce incelenmesi gerektiği, icra dosyasında birkaç sayfası taranan 20.02.2019 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesinde uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme el yazısı ile İstanbul olarak doldurulmuş olmakla birlikte davacı vekilinin 01.02.2024 tarihinde sunduğu 20.02.2019 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesinde yetkili mahkeme kısmının boş olduğu, sonradan, muhtemelen icra takibi açılmadan önce doldurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla sözleşmenin tanzim tarihinde taraflarca usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesinin olmadığı, boş kısmın sonradan tek taraflı olarak doldurulduğunun açık olduğu, davalıların adresinin ..., davacının adresinin ... olduğu, buna göre takibin yetkisiz İstanbul icra müdürlüğünde açıldığı, usulüne uygun bir takibin varlığının itirazın iptali davası için dava şartı olduğu, anlaşılmakla açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun bir icra takibi başlatılmaması dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun bir icra takibi başlatılmaması dava şartı eksikliği sebebiyle usulden REDDİNE..."gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararı davacı vekili tarafından karar İstinaf edilmiştir. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 10/04/2025 tarih ve .... Esas - ... Karar sayılı karar ilamı ile; "...Takip talebine eklenen sözleşme suretinde 5.2 maddesinde "İstanbul" mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığına dair düzenleme bulunduğu, "..." sözcüğünün sözleşme maddesinin boş kısmına el yazısı ile yazılmış olduğu, dava delikçesine eklenen sözleşme suretinde de aynı sayfanın eklendiği, ilk derece mahkemesince sözleşmenin aslının sunulmasının talep edildiği, sözleşme aslının bulunduğu ... 4. Aile mahkemesindeki asıl nüshanında aynı şekilde olduğu sabittir. Mahkemece talep edilmesi üzerine davacı vekilince 01/02/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan sözleşme suretinde ise yetki şartının düzenlendiği 5.2. Maddesindeki boşluk kısmında "İstanbul" ibaresinin bulunmadığı, boşluğun doldurulmamış olduğu görülmektedir.
Türk hukukunda açığa imza atan sonucuna katlanır. Sözleşmede boş bırakılan yetki şartının davacı tarafça sonradan doldurulması mümkündür. Sonradan yapılan ilavenin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Açığa imzanın kötüye kullanılmasına ilişkin ceza yargılamasında dahi evrakın verilme nedeninden farklı şekilde doldurulduğu iddiasının ceza usulu kuralları ile değil hukuk usulü kurallarınca ispatlanması gerektiği yargıtayın istikrarlı uygulamasıdır. (Emsal Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 09.07.2020 Tarih,... Esas ve... Karar) Davalı taraf sözleşme maddesinin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmemiş, yetki şartının bulunmadığını aksinin kabulü halinde ise yetki şartının sadece asıl borçluyu bağlayacağını, kefiller yönünden sözleşmede yer alan yetki şartının bağlayıcı olmadığını ve icra takibinde asıl borçlu hakkında takip bulunmadığından yetki şartının uygulanmayacağını savunmuştur.
Takip dosyasına ve dava dosyasına sunulan sözleşme suretlerinde yekti şartının bulunduğu, aynı şeklide Aile mahkemesinden getirilen orijinal metinde de yetki şartının bulunduğu, davacı vekilince İlk Derece Mahkemesi'nin istemi üzerine sunulan fotokopi metninde ise yetki şartının bulunmadığı sabittir. İlk Derece Mahkemesince yetki şartının sonradan muhtemelen icra takibi açılmadan doldurulmuş olduğu, dolayısıyla sözleşmenin tanzim tarihinde taraflarca usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki şartının bulunmadığı, boş kısmın sonradan tek taraflı olarak doldurulduğunun açık olduğu, davalı ve davacı adreslerinin de Kartal ve Ataşehir olduğu gerekçeleriyle usulüne uygun yetkili yerde takip yapılmadığından bahisle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de az yukarıda açıklanan şekilde sözleşmedeki boşlukların davacı tarafça doldurulmasının mümkün olduğu, ilavenin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir şekilde doldurulduğu iddiasının ancak yazılı bir belge ile ispatlanabileceği bu yönde bir iddianın ve delilin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemenin bu yöne ilişen gerekçesi yerinde değildir.
Bu durumda taraflar arasında düzenlenen kredi çerçeve sözleşmesinin 5/2 maddesinde yetki şartı ile İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığı, sözleşmede davalı borçluların müteselsil kefil olarak yer aldığı ihtilafsız olup, Çerçeve Kredi Sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nın 17.maddesi uyarınca, bu sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu gibi, kefaletin feriliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7.maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefili olan borçluları bağladığından takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yetkili yerde yapılmış takip bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir..."gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...¸
Alacaklı olduğu, Davacının Takip Talebindeki 547.041,84 TL lık Alacak talebinin tespitlerimizi aşan 1.508,86 TL lık kısmının uygun olmadığı, 2-)Davacı Bankanın; T.C.M.Bankasına, TL Kredilerde uygulamakta olduğu en yüksek faiz oranı %38 olarak bildirilmiş olup; Bu durumda en yüksek cari akdi faizin %50 fazlası oranında [%38 *1,5=] % 57 temerrüt faizi ile faizin %5 nispetinde B.S.M. Vergisini isteyebileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
...nbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası alacağının genel kredi sözleşmesine dayalı olduğu, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlularca icra takibine itiraz edilmesi neticesinde icra takibinin durdurulduğu anlaşıldı.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davalılar tarafınca icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazı haklı bulunarak davanın usulden reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 10/04/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile '' taraflar arasında düzenlenen kredi çerçeve sözleşmesinin 5/2 maddesinde yetki şartı ile ... İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığı, sözleşmede davalı borçluların müteselsil kefil olarak yer aldığı ihtilafsız olup, Çerçeve Kredi Sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nın 17.maddesi uyarınca, bu sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu gibi, kefaletin feriliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7.maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefili olan borçluları bağladığından takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı'' gerekçesi ile kaldırıldığı, mahkememizce yetkili icra müdürlüğünde başlatılan icra takibinde davalı borçluların diğer itirazlarının değerlendirilmek üzere yargılamaya devam olunduğu, davalı borçlular tarafında icra takibine yapılan itiraz da; icra müdürlüğü yetkisine, aynı alacağa ilişkin ipotekli başkaca takibin olduğuna, takip konusu borca ve ferilerine itiraz edildiği, cevap dilekçesi ile ek olarak kefalete ilişkin şahıs yönünden eş rızası bulunmadığına ilişkin itirazda bulunduğu, kefiller bakımından her zaman için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla icra takibi yapabileceği, borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefilin borcunun teminatını oluşturmadığı, bankanın müteselsil kefil aleyhine genel haciz yoluyla takibe girişmesinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, kefalet şartlarına ilişkin icra takibinde itirazda bulunulmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafın asıl alacak ve temerrüt faizi yönünden fazlaca talebin bulunduğu, 508.085,00 TL asıl alacak, 31.374,25 TL işlemiş temerrüt fazi,1.586,15 TL BSMV olmak üzere toplam 541.045,40 TL alacak talep edilebileceği, davacı taraf takipte işlemiş akti faiz talep etmediği bu nedenle akti faize hükmedilemeyeceği, davacı tarafın kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 508.085,00 TL asıl alacak, 31.374,25 TL işlemiş temerrüt fazi,1.586,15 TL BSMV olmak üzere toplam 541.045,40 TL alacak üzerinden davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takip talebindeki şartlarla takibin devamına, kabul edilen alacağın %20' si olan 108.209,08 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalıların ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile takibin; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 508.085,00 TL asıl alacak, 31.374,25 TL işlemiş temerrüt fazi,1.586,15 TL BSMV olmak üzere toplam 541.045,40 TL alacak üzerinden davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,
2-Kabul edilen alacağın %20' si olan 108.209,08 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 36.958,81 TL harçtan peşin alınan 9.342,13 TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 27.616,68 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 9.342,13 TL peşin harcın toplamı olan 9.769,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 86.567,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.996,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 8.557,75 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.483,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.758,34 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 41,66 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve Davalı ... vekilinin (e-duruşma yolu ile) yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.