T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/36 Esas
KARAR NO:2025/56
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:13/02/2023
KARAR TARİHİ:03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 524 ada, 19 parsel, 24 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki tasarrufunun iptali talebiyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, 24/03/2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasından uygulanmak üzere ihtiyati haciz kararının alındığını, davalının İİK 283/2. maddesinin verdiği hakkı kötüye kullandığını, müvekkilinin tazmin sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek aldığı ihtiyati haciz kararı ile müvekkili olduğu kuruma ait ... plakalı araca, müvekkiline ait ... no'lu hesaba, ... ... ... Şubesindeki ... no'lu hesabına ve ... hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilin banka hesaplarındaki mevcut hacizler ve davalının uygulayacağı olası hacizler sebebiyle, daha evvelki başarıyla yapıp bitirdiği işlerin sağladığı olumlu referanslarla gelen mimari projelere teklif sunamadığını, müvekkilin bahsi geçen işlere vereceği teklifler neticesinde ihalenin müvekkiline kaldığını durumlarda müvekkilin işi yürütebilmesinin fiilen mümkün olmadığını, müvekkiline gönderilecek avanslar, malzeme bedelleri ve ücretlerin davalı tarafından her an el konulabilir bir durumda olduğunu, bu durumda müvekkilinin işi ifa ve teslim etmesinin mümkün olamayacağını, yüksek cezai şartlar ve tazminatlar ödemek zorunda kalınacağını, müvekkilinin hesaplarına gelen hacizler sebebiyle, müvekkilinin gireceği ihalelere ve alacağı işlere banka teminat mektubu alabilmesinin mümkün olmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı ile müvekkilinin uzun süre iş yapmasını engellediğini, yapıp bitirdiği işlerin referansı ile gelen birçok proje ihalesine girmekten mahrum kaldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haczi sebebiyle müvekkilin hesaplarına gelen hacizlerin, müvekkilinin kredibilitesini sıfırladığını, uzun yıllardır çalıştığı bankalardan teminat mektubu alamaz duruma geldiğini, Ayrıca işin yürütümü için alınacak avansların, ödemelerin haczedilip proje imalatının sekteye uğraması riski sebebiyle, ticari itibarını korumak ve ağız tazminatlar ödememek için, herhangi bir ihaleye girmeye cesaret edemediğini, davalının tasarrufun iptali ve ihtiyati haciz talebinde haksız ve hukuka aykırı taleplerle müvekkilinen üzerine geldiğini, verdikleri cevap dilekçesi ile haksızlığının ve davayı kaybedeceğinin ortaya çıkması üzerine, yüksek ücreti vekalet riskini savuşturmak için dosyayı takipsiz bırakarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini sağladığını, müvekkilinin uğramış olduğu belirsiz alacak niteliğindeki zararın T.B.K. 49 ve devamı hükümleri, İİK, TTK ve HMK uyarınca, haksız ihtiyati haciz kararı olan 24/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kendi üzerilerine bırakılmasını mahkememizden talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, huzurdaki davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, huzurdaki dava ile ilgili zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak davayı açtığı ve taleplerinin değiştirilebileceği yönündeki haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini talep ettiklerini, .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasından yapılan inceleme sonucu verilen ihtiyati haciz kararı, usul ve yasaya uygun olup, işbu kararın uygulanmasının ve haciz işleminin haksız ve hakkın kötüye kullanılması olduğu yönündeki davacı iddiaları mesnetsiz olduğunu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasından yapılan inceleme sonucu verilen ihtiyati haciz kararı, usul ve yasaya uygun olup, işbu kararın uygulanmasının ve haciz işleminin haksız ve hakkın kötüye kullanılması olduğu yönündeki davacı iddiaları mesnetsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile, .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı 21.02.2023 tarihli kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, dosyada görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine, yine davacının haksız, mesnetsiz, gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olarak açmış olduğu sabit olan davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyanın, tevzii sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına kayıt edildiği, Mahkeme tarafından; Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve ... karar sayılı kararı ile finans ile ilgili açılacak davalara bakacak Mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin oluşturulmasına ilişkin kararı gerekçe gösterilerek, dosya İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair verilen karar üzerine dosyanın Mahkememiz esasına kayıt edildiği görülmüştür.
HSK Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarih ve 1232 sayılı kararına göre;
“26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği, Asliye Ticaret Mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği, Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği,
Bu itibarla;
1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ....... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 Karar sayılı kararı ile finans ile ilgili açılacak davalarda Mahkememiz ihtisas mahkemesi olarak atanmış ise de; davanın davacı ile davalı banka arasında akdedilmiş bir bankacılık sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacının, davalı bankanın icra takibi başlattığı dava dışı borçlusundan taşınmaz devralması nedeniyle açılan tasarrufun iptali davasında davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiği, davanın taraflar arasındaki finans ilişkisinden kaynaklanmadığı,tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu bu ihtilafın ; Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 Karar sayılı Kararında belirtilen dava türlerinin hiç birine girmediği, uyuşmazlığın bankacılık yada finansla ilgili olmadığı, dolayısı ile söz konusu uyuşmazlıkta finans mahkemesi olarak mahkememizin özel olarak yetkilendirilmediği gözetilerek tabi hakim ilkesi dikkate alınarak dosyasının ilk açıldığı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE; esasın bu nedenle kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.03/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır