T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/37 Esas
KARAR NO:2025/31
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:28/12/2021
KARAR TARİHİ:22/01/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı şirketler ... San. Tic. Ltd. Şti. Ve... Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 06.04.2021 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin tescilli “...” ibareli markasını içeren içecek ürünlerinin dava dışı şahıslar tarafından üretimi, dolumu ve ambalajlanması yapılarak müvekkiline teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkili sipariş ettiği ürünler için dava dışı... Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne aşağıda belirtilen çekleri teslim etmişse de, karşılığı olan ürünler halen müvekkiline teslim edilmediğini, herhangi bir fatura da düzenlenmediğini, oysa ki dava konusu sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca sıparışten itibaren 15 gün içinde ürünlerin müvekkiline teslimi gerekmekte olduğunu, 14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, haricen yapılan araştırmalar neticesinde, dava dışı şirketlerin tüm üretim faaliyetlerini durdurdukları, hamili olduğu müşteri çeklerini sahte faturalar düzenleyerek faktoring şirketlerine teslim edip bedellerini bu şirketlerden tahsil ettikleri öğrenildiğini, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile işbu dava dışı şahıslar ... San. Tic. Ltd. Şti. ve... Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine menfi tespit davası açıldığını, ne var ki gelinen süreçte 14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek ödenmek durumunda kalındığını, 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek ise cirantalardan davalı ... A.Ş. tarafından ihtiyati haciz ve icra takibine konu edildiğini, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için ise henüz açılmış bir icra takibi bulunmamakta olduğunu, müvekkili borcu olmâdığı bir bedeli ödemek zorunda kaldığını, aynı suretle müvekkilinin, borçlu olmadığı diğer çekleri de haciz tehdidi altında ödemek durumunda kalabileceğini, davalılardan ... ... fiktif alacaklar yaratıp sahte faturalar düzenlemek suretiyle kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ise kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, nitekim mal veya hizmet satışının belgeler ile tevsik olunması yeterli olmadığını, bu belgelerin güvenilirliği, satışın fiktif nitelikte olup olmadığını, çek lehdarının alacağının gerçek olup olmadığı araştırılmadan çekler devralındığından, davalı ... A.Ş. de kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle işbu davayı açmak ve ivedilikle tedbir talep etmek zorunlu olduğunu, İhtiyati Tedbir Talebi: Müvekkilinin uğrayabileceği telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, icra dosyasına konu 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için tedbiren icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesini, İcra takibine henüz konu edilmemiş 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için tedbiren icra takibinin durdurulması yönünde karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikli ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile .... İcra Mudurlugu nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin olarak icra veznesine yatacak paranın İcra İflas Kanunu nun 72. maddesinin 3. fıkrası uyarınca alacaklıya verilmemesine, henüz icra takibine konmamış olan, düzenleyeni müvekkilinin olan ... Bankası A.Ş.'nin, ... Sanayi Şubesine ait ... seri nolu, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çeke ilişkin olarak İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 2. fıkrası uyarınca icra takibinin durdurulmasına, (14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) müvekkili tarafından ödenen 90.000.-TL”'nin kötü niyetli ve ağır kusurlu olan davalılardan istirdadına, (10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) Müvekkilimin .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına esas 90.000.-TL asıl alacak ve fer'ileri bakımından kötü niyetli ve ağır kusurlu davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, (10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu davalılara 90.000.-TL borçlu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatılmış olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların tazminat ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, davacı ve dava dışı borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle davacı tarafından menfi tespit ve istirdat talepli dava açıldığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddialar somut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu iddiaların taraflarınca kabulü mümkün bulunmamakta olduğunu, davaya konu edilen çeklerden yalnızca 10 Şubat 2022 tarihli 90.000 TL bedelli çek hakkında davalı müvekkili tarafından takip yapıldığını, müvekkili diğer iki çek hakkında bilgi sahibi olmadığını, menfi tespit davaları alacaklı görünen aleyhine, istirdat davaları ise bedeli tahsil eden kişi aleyhine açılacağını, somut olayda ise, davaya konu ( 10 Şubat 2022 tarihli 90.000 TL bedelli çek haricindeki) diğer iki çeki elinde bulundurmayan veya tahsil etmeyen davalı müvekkili böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacının, davaya konu 14 Ocak 2022 tarihli ve 90.000 TL bedelli çekin davalı müvekkili tarafından tahsil edildiğine, 10 Mart 2022 tarihli ve 90.000 TL bedelli çekin ise davalı müvekkilinde bulunduğuna dair bir beyanı bulunmamakta olduğunu, davalı müvekkilinde bulunmayan veya davalı müvekkili tarafından tahsil edilmeyen çekler nedeniyle davalı müvekkili aleyhine menfi tespit ve istirdat davası açılması hatalı olduğunu, bu nedenle husumet ehliyeti bulunmayan davalı müvekkil yönünden davanın esastan reddi gerekmekte olduğunu, davacının, davalı müvekkili hakkındaki kötü niyet ve ağır kusur iddiasını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, ancak davacı tarafından söz konusu iddiasını ispata yarar somut bir dayanak sunulmadığını, davadışı lehtar ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin durumunu davalı müvekkilinin tespit etme imkanı bulunmamakta olduğunu, nitekim davalı müvekkilinin bunu araştırma sorumluluğu da bulunmamakta olduğunu, bunun yanında davacı tarafından dosyaya sunulan ve davadışı şirketler ile aralarında düzenlenmiş olan sözleşmede, sözleşmeye konu borcun davaya konu çekler ile ödeneceğince dair bir ibare de bulunmamakta olduğunu, davacı sunmuş olduğu sözleşme ile davaya konu çekler arasındaki bağı da ispat edemediğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalı müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, kötü niyetli veya ağır kusurlu sayılmasına neden olacak bir durumun bulunmadığı ortada olduğunu, iyi niyetli olarak kambiyo senedine hamil olan davalı müvekkili aleyhine açılan menfi tespit davasının reddi gerekmekte olduğunu, haksız ve her tür hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın usul ve esastan reddine, davacı aleyhine alacak miktarının yüzde 20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, çeke dayalı kambiyo takibinde çekteki imzaya itiraz nedeniyle menfi tespit davasıdır.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli, ... sayılı ilamı ile; .... ''Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının dava konularının aynı olduğu, davalardaki iddiaların aynı yönde olduğu, davacı taraflarının ve sıfatlarının aynı olduğu, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu, delillerinin ortak olduğu, usul ekonomisi açısından yargılamanın birlikte yürütülmesinin önemli olduğu ve biri için verilecek hükmün diğeri içinde önem taşıdığı nedenleriyle dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle HMK'nın 166/1 maddesi gereğince tarafları ile uyuşmazlık konusu itibarıyla ve aralarındaki hukuki- fiili irtibat nedeniyle işbu dava dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine'' karar verildiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli, ...sayılı ilamı ile; .... ''Davalılardan birisi faktoring şirket olup özel düzenleme gereği finans mahkemelerinde davanın görülmesi gerekmektedir. Her ne kadar özel yetkili olan finans mahkemesi dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğundan bahisle mahkememiz dosyası üzerinde davayı birleştirmiş ise de mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında yalnızca menfi tespit istemli olduğu, tefrik edilen iş bu davada istirdat ve menfi tespit talep edildiği; her iki davanın davalılarının farklı olduğu davaların bir arada görülmesinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından tefrik kararı verilerek iş bu esasa kaydedilen finans mahkemesinin görev alanında kalan dava yönünden mahkememiz görevli olmadığından davanın Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla HMK 114/1-c VE HMK 115/2 maddeleri uyarınca davacının davasının dava şartı - görev yönünden usulden reddine, görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine'' karar verildiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli, ...sayılı ilamının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli, ... sayılı ilamı ile dosyanın ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği, ve dosyanın ....Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ise birleşen dosya yönünden tefrik kararı verildiği ve birleştirme kararı veren özel yetkili finans mahkemesinin davalar arasında bağlantı bulunduğu gerekçesi ile birleştirme kararı vermiş ise de davaya bakma görevinin finans mahkemeleri olduğu, tarafların ve taleplerin farklı olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, esasen Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı gereğince Finans Mahkemeleri belirlemesinin res'en değerlendirilecek iş bölümü ilişkisi olduğu, birleştirme kararı veren .... Asliye Ticaret Mahkemesinin de özel yetkili Finans Mahkemesi olduğu, bu mahkemece bir süre yargılamanın da yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesince davanın görülüp sonuçlandırılmasının tabi hakim ilkesinin bir gereği olduğu, anlaşılmakla dosyanın ....Asliye Ticaret Mahkemesinine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE; esasın bu nedenle kapatılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak karar verildi.22/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır