T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/487 Esas
KARAR NO: 2025/463
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/06/2025
KARAR TARİHİ: 16/07/2025
Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... Şirketi'ne teminat mektubu kullanmak amacıyla 02.07.2018 tarihinde Standart Genel Kredi Sözleşmesi metninin alıp incelendiğini, Standart bu metne göre 04.07.2018 tarihinde Genel Kredi sözleşme talebinde bulunulduğunu, düzenlenen genel kredi standart sözleşmesindeki bazı bölümlerin bankaca boş bırakılması istendiğini, boş bırakılan bölümlerden sadece tanzim tarihi olan 04.07.2018 tarihi dışındaki diğer bölümlerin bankanın istediği şekilde boş bırakılmak suretiyle doldurulduğunu, yokluklarında sonradan boş bırakılması istenilen yerlerin ... Bankası şubesinin çalışanı girişimci müşteri ilişkileri asistanı ... tarafından doldurulduğunu, yani sözleşme hükümlerinin tek taraflı olarak yokluklarında bilgileri dışında sözleşmeye konulduğunu, dava dışı müvekkili asıl borçlu hakkında hukukî yollar tüketilmeden ve müvekkili kefil tüketici hakkında davalı alacaklının usulsüz işlem yapmak suretiyle müvekkili aleyhine Kambiyo Senetlerine Özgü Ödeme Emrinin tebliğ ettirildiğini, Genel Kredi Sözleşmesine verilen teminat senedi olduğunu ve yeterince iyi niyetle yapılmayan bu düzenlemeler aynı zamanda Türk Hukuk Sisteminde dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu Mahkeme incelediğinde bu Standart Genel Kredi sözleşmesi olduğunun görüleceğini, bu takibe konulan Kambiyo Senetlerine Özgü Ödeme Emrinin, kanunun lafzına ve hukukun ruhuna aykırı olan bu yapılan düzenlemelerin; kanunlarda öngörülen emredici hükümlere, ahlâka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olduğunun görüleceğini, Genel İşlem Koşullarının bulunduğu bir sözleşmede davalı tarafça tek taraflı değişiklik yapmanın yasak olduğunu bilmesine karşın bu maddeyi ihlal ettiği, Türk Borçlar Kanunu m.27/1'de öngörülen kesin hükümsüzlük niteliğindeki, (Mutlak Butlan) Dürüstlük kuralına aykırı olan standart düzenlemelerin olduğununu, TKHK m.5'de düzenlenen Haksız Şartlar ile TBK m. 20 ila 25'de düzenlenen “Genel İşlem Koşulları (Kurallarına) mugayir davranıldığının yanında, Tüketici Genel Kredi Sözleşmesine kefalet nedeniyle doğan alacak için ... 28. İcra Müdürlüğün... sayılı takibin iptaline ilişkin müvekkilce açılan ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nde kefil olan müvekkile tebliğ yapılmış ancak diğer kefillere ve de asıl borçluya icra ödeme emrinin tebliği yapılmadığını, dava dışı asıl borçlu hakkında; Yasal Yolların Hepsinin Tüketilmediği, Aciz Belgesinin düzenlenmediğini, Haczedilecek Malın Bulunmadığına dair araştırmanın yapılmadığını, asıl borçlunun adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde bulunan en son yerleşim yerini bildikleri halde icra ödeme emrinin tebliğinin yapılması hususunda m.10’a göre bir belirlenme yapmadıkları, bu adreste kolluk aracılığıyla malvarlığı araştırması yapılmadığını, asıl borçlunun bulunması muhtemel hak ve alacaklarını son yerleşim yerinin bulunduğu il ve ilçe sınırları içerisinde bulunan bankalardan sorulmadığını, asıl borçlunun taşınmaz mallarının bulunup bulunmadığının tespiti için son yerleşim yerinin bulunduğu ilçe sınırları içerisinde bulunan Tapu Sicil Müdürlüklerinden araştırma yapılmadığını, müvekkili kefil ...’nın elbirliği (iştirak 1/14)’ine kıymet takdiri yapılmasına ısrarla bazı usulsüz talimat yazıldığı ve dava dışı asıl borçlu adına kayıtlı motorlu araç kaydının mevcut iken adına kaydın bulunup bulunmadığını trafik tescil müdürlüğünden 07.01.2025 tarihine kadar sorulmadığı yani 5 yıl 1 ay 21 gün sonra araçlarına mahrumiyet eklendiğini, bunların yanında davacı vekilinin göstereceği yerlerde de araştırma yapılıp yapılmadığının dosyadan görünmediğini, tüm yapılan araştırmaların sonucuna göre, uygun sonuç dairesinde ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nce bir karar verilmesi gerekirken bu durumlar hakkında yeterince inceleme ve tahkikat yapılmadan 09.12.2019 tarihli İcra Ödeme Emrinin bizatihi kendisinin imzasına tebliği itibariyle 16.12.2019 tarihinde haciz başlatıldığı ve kefil müvekkil ...’nın elbirliği (iştirak 1/14) Ziraat Bankası lehine 29.01.2020 tarihinde haciz işlendiği, oysa takibin durdurulmasına ilişkin ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi’ndeki davamızın reddine dair kararın 25.03.2021 tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile talebimizin reddedildiğini, bu kararın İstanbul BAM 22.HD’since 19.04.2022 tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının onandığı ve talebininin esastan reddedildiğini, temyiz talebimizin de Yargıtay 12. HD’nin 03.04.2023 tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf Mahkemesi’nin kararının onandığı ve talebimizin reddedildiğini, her ne kadar ilk derece mahkemesi ve diğer yüksek mahkemeleri ret kararı vermişler ise de; Standart Genel Kredi Sözleşmelerindeki uyuşmazlığın varlık nedeninin ancak tüketici mahkemelerinde çözüleceği düşüncesiyle birlikte, icra ödeme emirlerinin tebliğ ve takiplerinde “usul esastan mukaddemdir” (usul esastan evladır) hukukta temel ilke düsturu Yani Usul esastan önce gelir. Hiçbir hukuk sisteminde usule uygun verilmeyen bir hükmün geçerliliği olmadığını, ... Tic. Ltd. Şti. girdiği ihalelerde Teminat Mektubu olarak kullanmak amacıyla ... ... Bankası Şubesi ile 04.07.2018 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, ....Bankası Şubesi tarafından düzenlendiğini ve müteselsil kefil olarak ...Bankası Şubesi dışında ...Bankası Şubesi yetkileri huzurunda (ana-baba) müteselsil kefil olarak Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile 250.000,00TL’lik Limitin bir kısmının Teminat Mektuplarında, bir kısmının da gayri nakdi kredi olarak kullanmak üzere toplam 250.000.00 TL’lik talebe karşı 500.000,00TL’lik limit üzerinden Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, genel Kredi Sözleşmesine karşın davalı banka ilgili Teminat Senedini şirket aleyhine Kambiyo Senedi olarak değerlendirip, ... 18. Noterliğince düzenlenip gönderilen 18.10.2019 tarihli İhtarname ile Taksitli Kredi, Gayrinakdi ve Çek Taahhüt borcu olarak asıl borçlu ...Ltd. Şti’ne ve kefiller olarak da “1- (Anne) ..., 2-(Baba) ... ve 3- ...”ya toplam 291.310.94 TL alacağının ödenmesi talep edildiğini, dava dışı Asıl borçluya yönelik tüm yasal yollar tüketilmeden müvekkil kefil ...'ya icra ödeme emri gönderilmiş ve elbirliği (müşterek 1/14) taşınmazına haciz konulmuş ve kıymet takdiri yapılması için talimat yazıldığını, Dava dışı Asıl borçluya yönelik tüm yasal yollar tüketilmeden müvekkil kefil ...'ya icra ödeme emri gönderilmiş ve elbirliği -... ilindeki, .... ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, 743 numarali adadaki, 12 numaralı parsele, ve ... ilindeki, ... ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, 900 numarali adadaki, 7 numaralı parsele, aşınmazına haciz konulmuş ve kıymet takdiri yapılması için talimat yazıldığını belirterek; 04.07.2018 tarihli Standart Genel Kredi Sözleşmesi’nin TKHK m.5 ve TBK m.20-25 uyarınca geçersizliğine/hükümsüzlüğüne karar verilmesini, söz konusu sözleşmeye istinaden düzenlenen senedin teminat senedi sayılması sebebiyle, ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ...ve ...sayılı dosyalarındaki icra takiplerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, müvekkili ...’ya tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline, müşterek (1/14) paylı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına, dava dışı asıl borçluya gidilmeden yapılan takibin usule ve esasa aykırı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, mahkememiz karar verinceye kadar tedbir uygulanmasını yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, menfi tespit davasıdır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31.ve 43. maddesi gereğince 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan ticari dava kapsamındaki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede de arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir tespitin yapılamadığı, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, davanın TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL başvuru harcı ve 615,40 TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafın yatırdığı gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.