T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/90 Esas
KARAR NO: 2025/514
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 06/02/2025
KARAR TARİHİ: 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...'in, mimar olduğunu ... Şirketi'nin sahibi olduğunu, ... Şirketi, 2019 yılının Haziran-Temmuz aylarında ... ile çalışmaya başladığını, davalı taraf ...'ın bu dönemde...'de önbüro şefi ve ardından genel müdür olarak çalıştığını, ... yılı Mart ayına kadar birlikte çalışmaya devam ettiğini, bu dönemde tanışan müvekkili Altan Sinan ve davalı ...'ın arkadaşlığı ilerleyen yıllarda da devam ettiğini ve hatta ticari ilişkiye döndüğünü, pandemi ile birlikte ...'deki işinden çıkarıldığını müvekkili ... ile birlikte çalışmaya başladığını, aralarında resmi ortaklık ilişkisi olmadığını, 2024 Mart ayında müvekkili ... ve Davalı ... arasında iş ilişkisinin bozulduğunu, birlikte çalışılan süre boyunca 2 aracın ortak olarak alındığını, ... marka aracın devrinin ... üzerine yapıldığını, .... model aracın ... adına çekilen araç kredisi ile ödendiğini, ... marka aracın ise iş ilişkileri başlamadan önce devredildiğini, 2024 yılında araçların teslimi için ...hakkında şikayette bulunulduğunu, ... plakalı aracın 24/10/2024 tarihinde trafik polislerince bağlandığını, 29/10/2024 tarihinde ... 27.Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Değişik iş sayılı dosya açıldığını, ve ... marka araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini ve taleplerinin kabul edildiğini, ... 1.İcra Dairesi ...Esas dosyası ile ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep ettiklerinde aracın ... adlı 3.kişiye devredildiğini öğrendiklerini bu nedenle ... ve ...'ın iyiniyetli hareket etmediğini, davacı taraflarla aralarındaki güven ilişkisine aykırı davrandıklarını, ... marka ... plakalı aracın satın alınmasının da dahil olmak üzere 2022 Mart-2024 MArt dönemi boyunca müvekkilleri ve davalılar arasındaki borç ilişkisinin tarafların iş ilişkisinden doğan tüm alacak ve borçlarının tespit edilmesi ve bu tespit sonrasında da borçların mahsubunu talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
... Vergi Dairesi, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı’nın,... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ... Vergi Dairesi'nin cevabi yazıları, celp edilip incelenmiştir.
... tarihli, ... sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davanın tespit davası olduğu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 12/02/2025 tarihli cevabi yazısı ile, “…...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollaktif ve komandit şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamamıştır…”, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 17/02/2025 tarihli cevabi yazısı ile de, “…... ve ...'ın esnaf kayıtlarına rastlanılmadığı…” bildirildiği, anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır