T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/1582 Esas
KARAR NO: 2019/407
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 04/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 13/12/2011 tarihinde davalı -------- adına kayıtlı, sürücü ------ sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın müvekkile çarpmış olduğu, ilgili eraç ------poliçe numarası ile ----- tarafından --------- Kapsamında sigortalanmış olduğu, davalılardan ---------- kazanın oluşmasında %100 kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil bir kusur olmadığı, davacının kaza sonucu %10 özürlü olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edildiği, aracın işleteni olan davalı şirket, 2918 Sayılı kanunun 85. Maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu olmasına rağmen munzam kusuru nedeniyle sorumlu olduğu, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi ,aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katıian yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduklarını, ilgili kanun maddesi gereği davalı ------------ araç sürücüsünün kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, davacının 19.06.2013 tarihinde -------------. 'ye başvuru yaptığını ancak ödeme yapılmadığını, fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak davalı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limitleri dahilinde şimdilik -------TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte-------- TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki davalılardan -------------- müteselsilen tahsilinş talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talebinin haksız olduğunu, henüz kusur durumu belli olmadığını, ayrıca aktüer hesabı sonucunda belirlenen tazminat bedeli davacıya ödendiğini, talep edilen 10.000-TL tutarında bir tazminat rakamının ortaya çıkıp çıkmayacağı dahi bilinmemekte olduğunu, Kusur durumunun belli olması için trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması, bakiye tazminat ödenmesi gerekip gerekmeyeceğinin belirlenebilmesi içinde aktüer raporu alınması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------------ vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, yetkili mahkemelerin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu,davanın zamanaşımına uğradığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını bu nedenlerle davanın öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir.
SGK kayıtlarının celbi için ----------, sosyal ekonomik durum araştırması için ------ Emniyet Müdürlüğü'ne , hasar dosyasının celbi amacıyla sigorta şirketine, tedavi evraklarının celbi amacıyla ----------- hastanesine yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği anlaşıldı.
---ilgili ihtisas dairesinden kusur raporu alınmış olup kusur raporunda özetle, davacı sürücü ------yönetimindeki motosiklet ile yola gereken dikkati vermemiş, kavşağa hız azaltarak müteyakkız bir şekilde yaklaşmayıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda tali kusurlu (%30 oranında) olduğunu, davalı sürücü---------- yönetimindeki kamyonet ile sol tarafını yeterince kontrol etmeksizin kavşak müşterek alanına giriş yapıp solundan gelen davacı idaresindeki motosikletin önünü kapatarak ilk geçiş hakkını bu araca bırakmamış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli kusurlu (%70 oranında) olduğunu mütalaa etmiştir.
Adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesinden davacının maluliyetine ilişkin rapor alınmış olup davacının 13.12.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı sağ medial malleol kırığı arızası sebebiyle meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul edilerek E cetveline göre %4 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğini mütalaa etmiştir.
Mahkememiz yargılama aşamasında aktüer bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişiler sunmuş olduğu raporda özetle 13.12,2011 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında yaralanıp beden gücü kaybına uğrayan davacı-------------gelir kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik maddi tazminatının 1.524,10 TL olduğu, sürekli kısmi iş göremezlik tazminatının %4.0 oranında Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranına ve davalı sürücünün %70 kusuruna göre 21.263,58 TL. olduğu, toplamda (1.524,10 + 21.263,58)= 22.787,68 TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından 10.07.2014 tarihinde yapılan 3.018,15 TL'nin güncel değeri olan 4.211,83 TL düşüldükten sonra 18.575,85 TL talep edilebileceğini, ------------- plaka sayılı aracın 13.12.2011 kaza tarihinde ------------ tarafından düzenlenen -----------tarihleri arsında --------- poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik/ZMS) Sigortası poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının limiti -----------TL. olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, diğer davalı araç işletenin hukuki sorumluluğu üstlenmiş ve bu nedenle; yukarıda hesaplanan tazminat tutarının davacılara sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere ödemekle yükümlü olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Bilirkişi raporları yeterli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Davalı ---------- zamanaşımı itirazı yönünden yapılan incelemede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Eylemin suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. ---------Kaldı ki; HGK'nin 2014/17-2198 E, 2015/1495 K sayılı kararında tek taraflı kazalarda dahi, cezai anlamda kamu düzeninin bozulduğu, bu nedenle ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda eylem için (TCK'nun 89) kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu dikkate alındığında, kaza tarihinin 13/12/2011 tarihli olduğu, dava tarihi olan olan 22.08.2014'te zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmiştir.
Toplanan deliller, kusur ve maluliyete dair -- raporları, hasar dosyası, poliçe, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kusur incelemesi yönünden --------- Dairesi'nin davacı araç sürücüsünün %30, davalı araç sürücüsünün %70 kusurlu olduğu yönündeki raporuna mahkememizce itibar edildiği, -----------İhtisas Dairesi raporuna göre kaza nedeniyle %4 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve 3 aya kadar geçici işgöremezlik süresinin olduğu yönündeki maluliyet raporuna itibar edildiği ve hükme esas alındığı, ---------gelen raporlar doğrultusunda düzenlenen --------- kayıtları esas alınmak suretiyle hazırlanan aktüerya bilirkişi raporu denetime esas olduğundan rapora itibar edildiği, hasar dosyasının incelenmesinde davalı sigorta şirketince davacıya kaza nedeniyle 10.07.2014 tarihinde ödeme yapıldığı sabit olup; 1.524,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 17.051,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının; davalılardan sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi 10.07.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar sürücü olması gözetilerek davalı ---------- ve KTK 85. Maddesi gözetilerek aracın işleteni olan davalı -----------yönünden kaza tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine Davalılar ---------- yönünden temerrüt tarihi; kaza tarihi olan 06/01/2014 tarihinden başlayıp; davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi ise; sigorta şirketine 19.06.2013 tarihli başvurunun tebliğine dair evrak sunulmadığından; kısmi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren başlatılmış; ve talep gibi yasal faize hükmedilmiştir.
Manevi tazminat açısından ise; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/7528 E.2016/4135 K. Sayılı ilamı; '' Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. -------Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. '' şeklindedir.
Yukarıda değinilen emsal Yargıtay içtihadı, 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile HGK 23/06/2004, 13/291-370 Kararı göz önünde bulundurularak; UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacı ve davalı adına kayıtlı taşınmaz olmadığı; davacının evli üç çocuğu, davalı gerçek kişinin evli iki çocuğu olduğu tespit edilmekle; mahkememizce zenginleşme aracı olmayacak biçimde; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanarak ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, dosya kapsamındaki kusur oranları, -------- alınan maluliyet oranı dikkate alınarak, davacının meydana gelen olay nedeniyle duyduğu elem göz önünde bulundurularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 1.500,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------------işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE,
1.524,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 17.051,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının; davalılardan sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi 10.07.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar ----------------yönünden kaza tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;
B-Manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
Davalılar -------------yönünden takdiren 1.500,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesinee; fazlaya ilişkin kısmın reddine,
1-Alınması gerekli 1.371,38 TL harcın davacı tarafça yatırılan 204,93 TL peşin harçtan mahsubu ile 1.166,45 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan 204,93 TL harç gideri, 597,95 TL posta-tebligat masrafı, 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1502,88 TL giderin davanın kabul red oranı gözönünde tutularak 437,97 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar --------------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat davası red edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------------verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı Axa sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2019