T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1271 Esas
KARAR NO: 2019/410
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2018
KARAR TARİHİ: 09/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı taraf arasında yapılan 01/03/2011 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme konusu işin ifasının davalı şirket tarafından belli periyot ve plana göre hazırlanan iş emirlerinin manyetik ortamda müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilin ise davalıdan aldığı bu verileri kendisine ait veri toplama istasyonunda el terminallerine yüklediğini ve görevlendirmiş olduğu personeli ile abonenin adresine gönderdiğini, diğer bir yandan abone sayacında oluşmuş fiziksel bir sorun varsa bu durumu veri toplama cihazına kayıt etmek suretiyle raporlandırdığını, görevli personelce sahada kaydedilen bu bilgilerin müvekkiline ait PC istasyonlarında PC'ye aktarıldığını, ardından da davalı bilgisayarlarına transfer edildiğini, davalı hak edişleri düzenlenirken sadece sayacı okunmuş ve faturası tahakkuka bağlanmış abonelerin iş bedellerinin ödendiğini, bağlantı hattından kesilmeli, bina kapalı, bina okuma başla, bina yıkık/hayali abone, boş kullanım yok, endeks doğru, kaçak kullanım, kesik kullanım, oku gel, resmi daire, sayacın zaman saati bozuk, sayaç arızalı, sayaç dışarı alınmalı, sayaç seri no farklı, sayaç ve tesisat kontrol, sözleşme gücü aşımı, sözleşmesiz kullanım, tarife grubu yanlış, güç kontrol, tehlikeli ortam, tesisat farklı karnede vasfındaki abonelere ilişkin hizmet bedelleri ise davalı tarafından dikkate alınmamış, bu durumdaki işler nedeniyle müvekkile hizmet bedeli ödenmediğini, davalının sözü edilen işlere ait hizmet bedeli ödememesini " bu abonelere ilişkin tahakkuk şartının gerçekleşmemesi" olarak gösterdiğini, boneler için müvekkilin sözleşmeden doğan borcu okunamama nedenlerini EPDK müşteri yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca yüklenicinin kullanım yerine bırakacağı bildirim (boş ihtarname) ile aboneden sayaç değerini tespit ederek davalı şirkete bildirmesini ihtiva eden ihbarı bırakmaktan ibaret olduğunu, yani herhangi bir sebeple sayaç okunamayan abonelere ihbarname bırakılarak bu durumun davalı bilgisayarına aktarılmasıyla yüklenicinin sorumluluğunun sona erdiğini, ancak davalının bunu yeterli saymamakta hizmet bedeli ödenmesi için tahakkuk şartı aramakta olduğunu, oysa bu abonelere ilişkin tahakkuk şartının gerçekleşip gerçekleşmemesi müvekkilin sorumluluğunda olmadığını, müvekkilin sorumluluğunu ilgili aboneye boş ihbarnamenin bırakılmasıyla sona erdiğini, tahakkuk şartının gerçekleşmesine bakılmaksızın hizmet bedelinin ödenmesi gerektiğini, kaçak ve usulsüz kullanan abonelere ilişkin ödemelerde yapılmadığını, sözleşme kapsamında ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen bağlantı hattından kesilmeli, bina kapalı, bina okuma başla, bina yıkık/hayali abone, boş kullanım yok, endeks doğru, kaçak kullanım, kesik kullanım, oku gel, resmi daire, sayacın zaman saati bozuk, sayaç arızalı, sayaç dışarı alınmalı, sayaç seri no farklı, sayaç ve tesisat kontrol, sözleşme gücü aşımı, sözleşmesiz kullanım, tarife grubu yanlış, güç kontrol, tehlikeli ortam, tesisat farklı karnede vasfındaki, kaçak vd. iş ve iş bedellerinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklaı kalmak kaydıyla 50.000,00-TL'nin tahakkuk ettirilmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında -------- için akdedilen sözleşmenin tarihinin davacının dilekçesinde ifade ettiği şekilde 01/03/2011 değil, 01/03/2021 olduğunu, sözleşmenin tarihinin sehven 01/03/2011 olarak yazıldığını, sonrasında ise el yazısı ile 2012 olarak düzeltilmiş olduğunu, taraflar arasında münakit sözleşme ile yetkili mahkeme belirlenmiş olup bu sözlşme kesin yetki kuralı ihtiva ettiğini, bu yetki kuralı uyarınca davanın İstanbul Mahkemelerince açılması gerektiğini, davacının hangi kalemler yönünden ne miktarda talepte bulunduğunun açık olmadığını, HMK 119.madde uyarınca davacının talep sonucunun açıklaması gerektiğini, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğramış olup taleplerinin reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamede, ödeme, tahakkuk şartına bağlandığını, hal böyleyken basiretli bir tacir olan ve sözleşme hükümleri ile bağlı olan davacının tahakkuk şartının gerçekleşmediği işlerin bedelini talep etmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının edimini gereği gibi ifa etmediğini, davacının gerçekte okuma yapmamış olmasına rağmen hayali kayıtlar ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davacının iddiasının aksine daire boş ve bina yıkık vb. abonelerin durum kodunun güncellenmesinin 2013 yılına dek davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının bu durumu suistimal ettiğinin fark edildiğini ve ceza uygulandığı, güncelleştirmeler gerektiği şekilde müvekkil şirket tarafından yapılmaya başlandığını, davacı personeli, şüpheli bulduğu durumları kaçak ve usulsüz olarak bildirdiğini, ----- uzman personelleri tarafından yapılan kontrollerde davacının bu şekilde bildirdiği birçok abonenin kaçak/usulsüz kullanım gerçekleştirmediğinin tespit edildiğini,hak edişlerin basiretli bir tacir olan davacı tarafından da kabul edilmiş ve imza altına alınmış olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;
HMK'nun 17.maddesinde '' Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' şeklinde hüküm yer almaktadır. Davalı vekili HMK'nun 19/2.maddesine uygun olarak süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ve yetkili mahkemenin----------Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde yetkili mahkemenin açıkça belirlendiği, sözleşmede yetkili mahkeme olarak Trabzon ve İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığı anlaşılmış olup bunlar dışında başka bir yer mahkemesinde de dava açılabileceği konusunda açık hüküm öngörülmemiştir. Sözleşmede belirlenen İstanbul Mahkemelerinin yetkisinin bu hali ile yetki sözleşmesi ile belirlendiğinden ve taraflar tacir olduğundan sözleşme geçerli kabul edilmiş Dava konusu sözleşmedeki yetki anlaşması ve davalı tarafça süresinde yapılan yetki itirazı nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın HMK 114 ve 115.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakip iki hafta içinde taraflarca yazılı olarak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama harçlarının ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede nazara alınmasına,
4-Süresinde başvurulmaması halinde dosyanın ele alınarak açılmamış sayılmasına,
5- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.