T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/103 Esas
KARAR NO: 2019/457
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2018
KARAR TARİHİ: 18/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki sonucu davacının --------- tarihli ---------- TL ve ------- tarihli ---------TL bedelli iki adet faturadan kaynaklı 28.016,74 TL alacağının bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün------------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının vadesi gelmiş herhangi bir borçları bulunmadığı gibi gerçeğe aykırı bir gerekçeyle takibe haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz olarak borca ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 28.525,65 TL üzerinden itirazının iptaline, takibin diğer talepler yönünden aynı şartlarla devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilinin 07.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketten piyasa değerinin %20 fazlasına mal satın aldığını, bedelini 25.03.2018 tarihinde ödeneceği taraflar arasında kararlaştırıldığını, satın alman malın bedeli olarak davalının davacıya------------ tarihli ---------- TL ve --------- tarihli --------TL olmak üzere toplam 28.016,74 TL borcu bulunmadığım, davacı ile yapılan anlaşma gereğince bu borcun 25.3.2018 tarihinde ödeneceğini, teklif metninde "ödeme şekli karşılıklı görüşülecektirn kaydının bulunduğunu, davalının malzemeyi satın alırken bedelin 25.03.2018 tarihinde ödeneceği konusunda koşulunu belirttiğini, davacı da bu durumu kabul ederek malın teslimi yapıldığım, bu nedenle davalının borcunu 25.03.2018 tarihinde ödeyeceğini belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davanın reddine,karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafça alacak sıfatı ile fatura alacağından kaynaklı icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali ilişkindir.
Dosyamız arasına alınan İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün----------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 09.06.2017 tarihinde takip başlatıldığı ödeme emrinin davalı/borçluya 15.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği davalının süresinde 19.06.2017 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının; borçlu tarafından yapılan 19/06/2017 tarihli itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; taraflara inceleme gün ve saatinde belirtilen yıllara ilişkin ticari defter ve kayıtlarını hazır etmeleri aksi halde HMK 220 ve devamı maddeleri gereğince defterlerini sunmayan tarafın ticari defterlerine lehine delil olarak dayanamayacağının ve tekrar sunamayacakları usulüne uygun biçimde ihtar edilmiş; defter inceleme neticesinde dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş olup , bilirkişi mahkememize hitaben sunmuş olduğu raporunda özetle: Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacı şirketin incelenen ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturaların davacının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura içeriği malın teslimine ilişkin dava dosyasına sunulan Sevk İrsaliyelerinde itiraza uğramayan "teslim alan bölümü kaşe+imza" mn bulunduğu, böylelikle malın tesliminin ispat edildiği yönünde mütalaa etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesinde malın teslimine değil, %20daha pahalı kendisine satılan malın vadesinin 25.03.2018 olduğunun kararlaştırıldığını, dolayısıyla takip tarihinde vadesi gelmediğinden davanın reddini savunmuş olsa da, dava dosyasında tacir olan taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme, ya da ödeme zamanım gösteren somut bir belgenin bulunmadığı, davacının malın teslimini ispat dereken davalı tarafın da malın bedelinin anlaşılandan yüksek olduğunu ve vadesinin de 25.03.2018 olduğunu ispat etmesi gerekmekte iken dosya muhteviyatında davalı tarafından sunulan bu yönde bir belge, süresinde faturaya yapılan bir itiraz v.b olmadığı hususları topluca davacının 09,06.2017 takip tarihi itibariyle, davalıdan 28.016,74 TL alacağının bulunduğunu mütalaa etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporu yeterli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, ticari defterler, BA/BS kayıtları, bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu davacının incelenen defterleri ile sabittir. Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilmesi için HMK'nun 222. Maddesi uyarınca kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda davacı taraf defterlerinin HMK 222. Maddesinde belirtilen usulde olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise defterlerinin ibrazı için ihtaratlı davetiye çıkarılmasına rağmen defterleri ibraz etmemiş olup; ibraz etmeyen tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılacağı ve dosyadaki delillerin defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceği ihtar edilmiştir. Davacı tarafça davalı adına icra takibine konu faturalar kesilmiş olup; defter incelemesi neticesinde aralarında başkaca bir ticari ilişki olmayıp; kesilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. İrsaliyeli faturaların teslim alan kısımlarında isim ve imza olduğu tespit edilmiştir. İrsaliyeli faturalar, teslim alan kısımlarında isim ve imza olup davalı tarafça bu isim ve imzalara itiraz edilmemesi, faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olması ve davalının usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini ibraz etmekten kaçındığının kabulü bir bütün olarak değerlendirildiğinde faturaya konu malların teslimi davacı tarafça ispatlanmış olup, davalı tarafça fatura konusu bedelin ödediği ispat edilemediğinden; itibar edilen davacının ticari defterlerinde tespit edilen alacak yönünden davalının icra takip dosyasındaki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından; İstanbul Anadolu 19. İcra müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasındaki alacak miktarına ilişkin davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 28.016,74 TL için İİK 67 maddesi gereğince iptaline, her ne kadar davacı taraf işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürdüğü tespit edilemediğinden işlemiş faize yönelik davalının itirazının haklı olduğunun kabulü ile bu miktar yönünden davanın reddine, takibin işin ticari iş olması ve bu husustaki talep gözetilerek takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz üzerinden devamına karar verilmiş; Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince fatura alacağı likit olmakla; alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1- İstanbul Anadolu 19. İcra müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasındaki alacak miktarına ilişkin davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 28.016,74 TL kısmı için İİK 67 maddesi gereğince İPTALİNE, takibin 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi kapsamında avans faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Alacak likit olmakla; 28.016,74 TL alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gerekli 1.913,82 TL harcın davacı tarafça yatırılan 344,52 TL peşin harçtan mahsubu ile 1.569,30 TL 'nin davalıdan alınarakhazineye gelir kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.362,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Red edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 508.91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 344,52 TL peşin harç, 102,50 TL posta-tebligat masrafı, 800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.247,02 TL giderin davanın kabul red oranı gözönünde tutularak 1.224,77 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/04/2019