T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/479
KARAR NO: 2023/923
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 26/06/2023
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin her biri 1 kuruş değerinde 11.000.000.000 adet paydan oluştuğu iddia edilen 110.000.000TL sermayesi bulunduğunu, müvekkillerinin 21.975.747,48TL sermayeyi temsil ettiklerini ve şirket sermayesininde azınlık pay sahibi olduklarını, müvekkillerinin müteveffa -----şirkette bulunduğu iddia edilen paylarını mirasçılık yolu ile iktisap ettiklerini, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin ------ oluştuğunu, şirketin sermaye payının %27,88'i -----, %51'inin ise-----Vakfına ait olduğunu, vakfın paylarını şirket genel kurul toplantılarından vakfın yönetim kurulu başkanı ----- tarafından temsil edildiğini, şirketin %37,38 payının halen müteveffa -----eşi olduğu iddia edilen----- ait olduğunu ve mahkeme kararı ile -----hastalığı sebebi ile kendisine vasi olarak atandığını dolayısıyla ----- ait olduğu iddia edilen paylar ve genel kurulda bu paylara ilişkin kullanılan oyların-----kontrolünde olduğunu ancak-----şirketteki oyunun sadece 7 ( 0.07TL şirket sermayesi ) olmasına rağmen şirketin %55'lik payını idare ettiğini, bu durumun menfaat çatışması oluşturduğunu, pay sahibi hakları kullanılarak alınacak kararlarda ----- oydan yoksun olması gerektiğini, ancak ----- davalı şirketin yönetici olmasına rağmen genel kurulda ibra edilme, finansal tabloların bilançoların onaylanması ve yönetim kurulu üyelerine mali haklar tanınması için kendi lehine oy kullanarak kanuna aykırı davrandığını, Vakfın ve---- payları toplamının genel kurul toplantılarında, toplantı ve karar yeter sayılarının sağladığını, ----aynı zamanda bağlı şirketinin yönetimini de elinde bulundurduğunu ve şirketle ilgili alınan kararların herhangi bir denetime tabi olmadan rahatça uygulandığını, 2015 yılında müteveffa ---- vefatından sonra şirketin yönetimine ----- geçtiği ve bu tarih itibari ile gerçekleşen ve müvekkillerinin mülkiyet hakkını etkilediği iddia edilen olayları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, müvekkillerinin bilgi alma hakkını kullanamadıklarını, 30/03/2023 tarihli genel kurulu toplantısında müvekkilleri özel denetim yapılması için önerge vermiş ancak genel kurul oylamasında önergenin haksız ve hukuksuz yere reddedildiğini, genel kuruldan önce şirket merkezinde bulundurulması gereken bazı belgelerin hazır edilmediğini, müvekkillerinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını yeterince kullanamadığını ve pay sahibi haklarının ihlal edildiğini, toplantı tutanağına, genel kurul gündem ilanının eksik yayınlandığını, yönetim kurulu kar payı önerisinin gündem ilanında bulunmadığını ve pay sahiplerinin şirket merkezinde hazır tutulmadığı şeklinde şerh düşüldüğünü ve şirket esas sözleşmesinin toplantı salonunda bulunmadığını, TTK ve genel kurul yönetmeliğine aykırı bir genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurulda hazır bulunması gereken belgelerin eksik olduğunu, yönetim kurulunun bilgi verme yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğini, müvekkillerinin genel kurul toplantısında yazılı veya sözlü olarak izahatını talep ettiği hususlara cevap verilmemiş veya tam ve yeterince izahat verilmemiş olduğunu, müvekkilleri yazılı olarak özel denetim konularını yönetime sunduğunu ve ----- istenilen konularda açıklamada bulunması talebi ile ilgili talebin reddedildiğini, toplantı başkanlığına şirketin nakit akımının düzgün yönetilip yönetilmediği, şirket ve iştiraklerden nerelere ne miktarda bağış yapıldığını, şirketin bankada nakit kaynakları olmasına rağmen ne kadar hangi faiz oranında ve neden kredi kullanıldığını, şirketin yönetim kurulu üyeleri ve şirket yöneticilerine üst yönetime sağlanan mali haklar, şirket karını azaltıcı işlemler ve şirket çalışan sayısı azalmasına rağmen giderlerin düşmemesi içerikli önerge verildiğini ve önergenin ----- temsil ettiği oylar ile reddedildiğini, yönetim kurulu üyelerine fahiş oranda mali haklar sağlandığını ve bunun sebebinin sorulmasına, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış istenmesine rağmen bu soruya da herhangi bir açıklamada bulunulmadığını, yönetim kurulunun şirket kasalarından gereksiz bağışlarda bulunduğunu ve ortakların kar payını azalttığını, ayrıca yapılan bağışların kanun ve şirket ana sözleşmesine aykırı olarak yapıldığını, bu nedenlerle; HMK'nın 389 ve diğer maddeleri gereği dava süresince mevcut menfaat çatışması ve şirket ile davacı ortakların haklarının korunması gerekliği dikkate alınarak şirkete tedbiren denetim ve onay kayyım tayinine, şirketin kasasının bağılar yoluyla boşaltıldığını ev pay sahiplerinin kar payı alma hakkının engellendiğini, bu sebeple yönetim kurulunun yetkilerinin sınırlandırılmasına, davalı şirketin mal varlığı üzerine üçüncü kişilere devrini ya da şirketin haklarını azaltıp yok edecek tüm tasarrufları önleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, tedbiren şirketin bağış yapmasının engellenmesine ve yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemelerin tedbiren durdurulmasına, davalı şirkete özel denetçi atanmasına ve usulsüzlüklere ilişkin rapor hazırlattırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların pay sahipliğinden doğan hangi haklarının kullanılabilmesi için özel denetim istediklerini dava dilekçesinde izah etmediklerini, özel denetim isteme hakkının ön şartı '' Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı'nı TTK'nuın 437/5 maddesinde hüküm altına alınan şekilde yetkili Ticaret Mahkemesine başvurmak suretiyle kullanmadıklarını, bilgi alma hakkının ihlaline dayanarak özel denetim istenmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, özel denetim talebinin gerçeğe aykırı iddialar ile talep edildiğini ve özel denetim talebinin reddinin gerektiğini, davacıların kayyım atanması talebinin T.M.K.'nun 427/4 ve T.T.K'nun 412 maddesine aykırı olduğunu, şirkete ancak yönetim kurul üyelerinin ölümü, istifası gibi sebeplerle zorunlu organlarında eksiklik oluşması, toplantı yapılamaması ve karar alınamaması durumlarında genel kurulun toplantıya çağrılabilmesi amacıyla mahkeme tarafından kayyım atanmasına karar verilebileceğini ve bu koşulların oluşmadığını, şirketin malvarlığının uyuşmazlık konusu edilmediğini ve malvarlığının tamamı hakkında HMK'nun 289. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yönetim kurulunun mali haklarının genel kurul tarafından belirlendiğini ve bunun tedbiren durdurulmasının talep edilemeyeceğini, genel kurul toplantısında davacıların da müspet oyu ile oy birliği ile ibra edildiğini iddia edilen yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin sınırlandırılmasının talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasının göstergesi olduğunu, davacıların özel denetim taleplerine dayanak gösterdiği iddiaların bu davanın konusu olmadığını, şirketin bir kişi veya grubun kontrolünde olduğu iddiasının asılsız olduğunu, muris ----yeğeni olduğu iddia edilen -----muris ---- sağlında da müvekkili şirketin içinde bulunduğu ----bünyesindeki tüm şirketlerde yönetim kurulu başkan vekilliği görevini ifa ettiğini ve muris ---- vefatından sonra holding ve bünyesindeki şirketlerde yönetim kurulu başkanı ve CEO olarak görev yaptığını, muris -----vefatından sonra şirketin ---- tarafından ele geçirilmeye çalışıldığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, davacıların 30/03/2023 tarihli genel kurul toplantısında ---- Vakfı'nın - ---- tarafından temsil edildiğini iddia etseler de, vakfın müvekkil şirketin hissedarı olmadığını, müvekkil şirketin en büyük hissedarının ----. olduğunu ve yönetim kurulu üyesi ----tarafından temsil edildiğini, davacıların oylarının kontrolünün ----- olduğu yönündeki iddialarının asılsızlığının 30/03/2023 tarihli genel kurulun hazirun cetveli ile de ispatlanabileceğini, davacıların gerçek dışı iddialar ile mahkemeyi yanılmaya çalıştıklarını, eksiklikler hususunda şerh düşüldüğü iddia edilmiş ise de 30/03/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ile davacıların ve hatta dava dışı hissedarların gündemin 2. Maddesine ilişkin muhalefet şerhi bulunmadığını, yönetim kurulunun kar payı dağıtım önerisinde bulunma görevinin bulunmadığını, davacıların yapılan bağışlar ve yönetim kurulu için belirlendiği iddia edilen mali haklara hissedarlara dağıtılacak kar payı tutarının azaltıldığı yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafların özel denetim taleplerine konu ettikleri tüm hususların müvekkili şirketi denetleyen bağımsız denetim şirketi raporlarında mevcut olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davacıların tedbir taleplerinin reddi ile özel denetim isteme hakkının koşulları oluşmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlar celp ve ibraz edilmiş, davacılar vekiline TTK'nun 438 maddesine göre genel kurula yaptığı başvuruya ilişkin belgeleri sunması için kesin süre verilmiş, TTK'nun 440. maddesine göre şirket yetkilisine davetiye tebliğ edilmiş, davacının tedbir talepleri tensiben değerlendirilmiştir.Her ne kadar davacılar vekili genel kurullarda ve yönetim kurulu tarafından alınan kararlarda ve işlemlerde usulsüzlük iddialarına dayanarak şirkete kayyım atanması, şirket mal varlığına el konulması, şirketin bağış yapmasının önlenmesi, yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemelerin tedbiren durdurulmasını talep etmekte ise de; olayların anlatımı ve tedbir istenen hususlar bu davanın konusu değildir. Zira bu dava genel kurul iptali, yönetim kurulu kararı iptali ya da sorumluluk davası değildir. Kaldı ki davacının iddiaları ancak denetçi atanması halinde tespit edilebilecek hususlar olup, bu davada şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılmayacaktır. Davacıların tedbir istediği hususlar bu davanın konusu olmadığı gibi, talebin kabulü halinde şirket işleyişi yönünden telafisi imkansız zarar doğuracağı açıktır. Kaldı ki yönetici bu davada taraf olmadığı halde yönetim yetkisinin kaldırılarak kayyım atanması da usulen mümkün olmadığından, davacıların tüm tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, bu karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'nin '' istinaf talebinin reddi kararı '' ile kesinleşmiştir.
Dava; TTK'nun 438. ve diğer maddelerinde düzenlenen özel denetçi atanması istemine ilişkindir.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlar incelendiğinde; davacıların genel kurulda şirketin finansal tabloları ile ilgili bilgi edinmek istedikleri, bu taleplerinin genel kurulda kabul edilmediği, bu durumda bilgi alma ve inceleme haklarından da yoksun bırakıldıkları kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamına göre; TTK'nun 438 maddesindeki şartların mevcut olmadığı ancak davacıların bilgi alma ve inceleme haklarından mahrum bırakıldıkları, bu nedenle şirkete özel denetçi atanması taleplerinin yerinde olmadığı ancak bilgi alma ve inceleme haklarını kullanabilecekleri kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talebin Kısmen Kabulü ile T.T.K.437. maddesi uyarınca davacıların ortağı oldukları ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----sicil no ile kayıtlı bulunan------ kayıt ve belgelerini inceleyip bilgi alma ve inceleme yetkisi haklarını kullanmalarına İZİN VERİLMESİNE,
b) Davalı şirkete özel denetçi atanması talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacılar lehine AAÜT uyarınca taktir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yapılan tüm yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacılar vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.