T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/275
KARAR NO: 2023/772
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 15/10/2018
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin ------adresinde 20.04.2017 tarihinde fırın işletmesi açtığını, davacı işletmenin açılmasının hemen akabinde işletmenin elektrik aboneliği için davalı firmaya başvurduğunu, yapılan başvuru neticesinde davacı müvekkile, kendisinden önce söz konusu yerde yer alan ticari işletmenin borcu olduğunun ifade edilerek, işletmenin borcunu ödenmesinin gerektiği belirtildiğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin 2 ay beklediğini, herhangi bir gelişme olmaması üzerine tekrardan davalı alacaklı şirkete başvuruda bulunduğunu, davacı müvekkilinin yapmış olduğu başvurular neticesinde davalı kurumun ancak 2017'nin 10. ayında davacı müvekkille sözleşme imzalandığını, davacı müvekkil firmadan davalı alacaklısının taşeronu olan dava dışı ----- isimli firma ile sözleşme imzalanmasına rağmen davacı müvekkiline kaçak faturası geldiğini, kaçak kullanım bedelinin normal kullanım bedelinin ilgili yönetmeliğe göre kat kat fazlası olduğunu, davacı müvekkili aleyhine icra takiplerinin açıldığını ve devamlı surette elektrik kesintisi tehdidi altında ticari faaliyetini yerine getirdiğini, davaya konu icra takibine mesnet olan faturaların da aynı şekilde kaçak kullanım üzerinden fatura edildiğini, ancak icra takibinde kaçak kullanım bedeli eklenmiş olan faturaların hangileri olduğunun belirtilmediğini, davacı müvekkilinin gerçek kullanım bedeli kapsamında da herhangi bir bilgi yer almadığını, müvekkilinin davalı şirket ile sözleşme imzaladığını ancak davacı müvekkiline sürekli kaçak faturası kesildiğini, mahkemece yapılacak inceleme çerçevesinde davacı müvekkilinin faturaya konu olabilecek gerçek kullanım bedeli ve dolayısıyla olması gereken borcun ortaya çıkacağını, bu kapsamda gerçek borcunun belirlenerek, borçlu olmadığı kısmının tespitini talep etme zaruretinin doğduğunu belirterek, davalı alacaklı tarafından başlatılan ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı takipte borçlu olmadığı kısmın tespiti ile davalı alacaklının aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı borçlu üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin, müvekkilinin 25.10.2017 tarihinde abonelik sözleşmesi imzalanmasına rağmen kaçak tutanağı tutulamayacağını beyan ettiğini, oysaki davaya konu icra takibi davacı hakkında 15.01.2018 tarihinde tutulan kaçak tutanağına dayanmakta olduğunu, kesik olan elektriği açıp kullanmaktan dolayı tutanağın tutulduğunu, davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığından dolayı hakkında kaçak tutanağı tutulduğunu ve tutanağa istinaden borç tahakkuk ettirildiğini, 6100 Sayılı HMK 2014/2. Maddesindeki yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin aksini ispatlayıncaya kadar kesin delil sayılacağının açıklandığını, Kaçak elektrik tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge olduğunu, aksi de ispat edilmedikçe, davacının kaçak elektrik kullandığının kabulünün gerektiğini, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince yasal olmayan sayaçtan elektrik kullanmanın kaçak elektrik tüketim fiilini oluşturduğunu, Kaçak olarak elektrik hizmetinden yararlanan kişinin kullandığı elektriğin bedelini ödemesi gerektiğini, aksine bir yaklaşımın normal tüketime ilişkin tarifeye göre ödeme yapan kişilerin aleyhine, kaçak elektrik kullananların lehine bir yol açtığını, davaya konu fatura tutarının da işbu maddeye göre tahakkuk ettirildiğini, davacının kendisine tahakkuk ettirilen fatura bedeline ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu belirterek, davanın ve tüm haksız talepler bakımından esastan reddini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile menfi tespit davası olduğu görüldü----ve -----yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosyamız arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 04/05/2018 tarihinde takip başlatıldığı ödeme emrinin davalı/borçluya 18/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresinde 23/05/2018 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen 24/11/2022 tarih,---- Esas, ----- sayılı kararının---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin 28/03/2023 tarih ve --- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı anlaşılmakla dava mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya Elektrik Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Dava konusu uyuşmazlığın; icra takibine konu 21.945,91.-TL tutarındaki fatura bedeline dayanak olduğu anlaşılan 15.01.2018 tarihli tespitin, kaçak elektrik kullanımı tespiti olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplandığı, emsal Yargıtay kararları uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 15.01.2018 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinde belirtildiği şekilde, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanılmasının kaçak elektrik kullanımı olduğu, ilgili tesisatta elektriğin öncesinde perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı yapılması tespitine dayanılarak 20.09.2017 tarihinde kesildiği, ancak perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendikten sonra, davacının da tam da bu yükümlülüğünü yerine getirerek abonelik sözleşmesi imzaladığı, dolayısıyla davacının abonelik sözleşmesi imzalamak için gerekli koşulları sağladığının ve yükümlüğünü yerine getirdiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda ilgili tesisatta zaten perakende satış şirketi---- tarafından dağıtım lisansı sahibi davalı ---- haber verilmesi gerekeceğinden artık elektrik kullanımının kaçak olarak değerlendirilemeyeceği, kesik durumda olması gereken sayacın kullanımına devam edilmesinin ise kaçak değil zaten karşılıksız yararlanma kastı da olmadığı açık olduğuna göre Yönetmeliğin açık hükmü gereği usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 20.09.2017 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitine dayanak oluşturan koşulların ortadan kalkması sebebiyle, 25.10.2017- 15.01.2018 tarihleri arasında artık kaçak değil usulsüz kullanımdan bahsedilebileceği görüşüne varılmakla, dava konusu icra takibine dayanak olan 15.01.2018 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin de kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilebileceği ve varsa eksik tüketimlerin normal tarifeden hesaplanarak tahakkuk ettirilmesi gerektiği, davalının usulsüz kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılan 20.09.2017- 15.01.2018 tarihleri arasında yaptığı tüketime karşılık sorumlu olduğu fatura tutarının 10.393,80.-TL olacağı hesaplanmış, 04.05.2018 takip tarihi itibariyle alacak tutarının 10.748,34.-TL ve davacının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğunu belirten raporunu mahkememize sunmuştur.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2023 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı, 06/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede mahkememizce verilen 24/11/2022 tarihli kararın, tutanak tarihi itibarı ile yürürlükte olan EPTHY hükümleri çerçevesinde davacının takip konusu kaçak kullanımdan kaynaklanan borcunun tespiti hususunda, önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman Elektrik Mühendisi bilirkişiden hükme ve denetime el- verişli, itirazları giderici yeni rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ve menfi tespit davasında bir miktar paradan borçlu olunmadığının tespiti talep edilmekle, dava sonucunda borçlu olunmayan kısımla ilgili olumsuz tespit hüküm kurulması gerekirken, yerel mahkemece davacının borçlu olduğu kısım hakkında olumlu tespit hükmü kurulması ve miktar belirtilmeksizin kalan bedel yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile kaldırıldığı, bu doğrultuda dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan 06/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının 20/09/2017 - 15/01/2018 tarihleri arasında yaptığı tüketime karşılık sorumlu olduğu fatura bedelinin 10393,80 TL olacağı takip tarihi itibariyle de faiz ile birlikte 10.748,34 TL olacağının bildirildiği, davanın menfi tespit niteliğinde olması sebebiyle icra takibi dikkate alınarak davacının davacının----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasında 11.552,11 TL asıl alacak, 651,99 TL işlemiş faiz ve 117,36 TL KDV olmak üzere toplam 12.321,46 TL alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, kalan bedel yönünden ise borçlu olduğunun kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de; davalının kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamında ispatlanamadığı kanaatine varıldığından kötün niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, Davacının----. İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasında 11.552,11 TL asıl alacak, 651,99 TL işlemiş faiz ve 117,36 TL KDV olmak üzere toplam 12.321,46 TL alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 841,68-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 393,98-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 447,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 12.321,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.748,34-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 393,98-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 429,88TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 3.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 219,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.519,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.879,48-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra istek halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.