T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/498 Esas
KARAR NO: 2024/95
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/01/2018
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ------- yönetimindeki -------- plakalı araçla virajlı kesimde karşı yönden gelen araçlara ait şeride geçerek ------- plakalı araca çarpması şeklinde kaza meydana geldiğini, olayda davacı -------- oğlu olan ------- öldüğünü, olaya karışan -------- plaka sayılı aracın olay tarihinde davalı ------- sigorta nezdinde ZMSS olması nedeniyle destekten yoksun kalan müvekkilleri için sigortaya başvuru yapıldığı halde sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ------- için ayrı ayrı 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı alacak için başka mahkemelerde de dava açılmış olduğundan derdestlik itirazları olduğunu, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, müteveffanın geliri ve çalışma izninin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, kusur ile zarar arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, vefat eden şahısların ülkele kaçak yollarla girmiş olmaları sebebiyle yasal olarak çalışma iznine sahip olmadıklarını, bu nedenle hukuken maddi anlamda bir kazanç sağlamalarının mümkün olmadığını, mütevefanın gelirinin ve çalışma izninlerinin bulunduğunun resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafından, sigortalımızın kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu usulen ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın çalışma izinlerinin dosyaya kazandırımasının ardından, davacı yakınının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektirdiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; trafik kazasında vefat eden müteveffanın mirasçısı olan davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma zararının tazminine ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davanın safahatı incelendiğinde mahkememizce yapılan yargılama sonunda davacı küçük ------- açtığı destek zararına ilişkin davalarının ispatlanamaması sebebiyle reddine, davacı -------- destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 121.822,08 TL'nin 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine karar verildiği, davalı tarafından yapılan itinaf başvurusu üzerine-------- sayılı ilamı ile vefat eden destek ve davacıların ------- vatandaşı olması ve 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olmalarına rağmen Mahkemece dava şartı olan teminat hususu resen araştırılmadan işin esasına girilerek eksik inceleme ile karar verilmesi uygun görülmeyerek kararın kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür. İstinaf ilamında her ne kadar --------- vatandaşı oldukları belirtilmiş ise de dosya kapsamında------- Cumhuriyeti vatandaşı oldukları anlaşılan davacılar yönünden --------- Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, müzekkere verilen yanıtta, ----------n 13/05/2008 tarihli yazısı ilgi gösterilmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti ile -----------Cumhuriyeti arasında 1989 yılında imzalanan Hukuki ve Adli İş Birliği Anlaşmasına atıfta bulunarak akit ülke vatandaşlarının diğer taraf ülkesinde bu devletin vatandaşlarının tabi olduğu şartlarla hak ve menfaatlerinin müdafaası için mahkemelere serbestçe müracaat hakkına sahip olduklarını ve hukuki korumadan yararlanacakları belirtilmiş ve takdirin mahkememizde olduğu belirtildiği görülmüştür.İstinaf ilamı ile mahkememiz kararı kaldırıldığından dosya toplanan deliller kapsamında yeniden incelenmiştir. Yine istinaf ilamı öncesi toplanan deliller arasında yer aldığı anlaşılan hasar dosyası ve poliçe ile kaza tespit tutanağı ve savcılık soruşturma dosyaları ile sigorta, aktüerya ve trafik bilirkişi tarafından sunulan 02/01/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu incelenmiş, davacı vekilinin 25/03/2019 tarihli dilekçesi ile davasını iş bu raporda yazılı tutar yönünden ıslah ederek davacı ------- yönünden 121.822,08 TL'ye yükselttiği görülmüş her ne kadar dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de davacı vekilince bedel artırama konu edilebilecek yeni dönem asgari ücret tutarı üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin bir talep olmadığı anlaşıldığından tahkikatın bitirilmesine karar verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, 03/12/2017 tarihinde yaşanan trafik kazasında--------- Cumhuriyeti vatandaşı olan davacıların murisinin vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadığı, kaldılar ise tazminatın miktarı ve davalının bu zarardan sorumluluğu hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacılar murisi -------- 03/12/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunduğu araç içerisinde vefat ettiği, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı -------- plakalı minibüsü sevk ve idare eden dava dışı --------- isimli sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacılar ve murisinin --------- Cumhuriyeti vatandaşı oldukları, anılan ülke ile ülkemiz arasında karşılıklılık anlaşması gereğince her iki ülke vatandaşının dava açmaları halinde dava şartı olan teminat alınmasının gerekmediği, yine müteveffanın göçmen olarak ------- bulunuyor olmasının, davacılara destek olmayacağı anlamına gelmediği, çalışma izni olmadığından bahisle desteklik tazminatı hesaplanması şartlarının oluşmadığı yönündeki savunmaların bu kapsamda kişilerin hak arama hürriyetlerine aykırı olduğu, davacıların murisinin gelirine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı dolayısıyla davacı vekili tarafından yapılan kısmi ıslah öncesi alınan bilirkişi raporu tarihinde hesaplama ve değerlendirmenin uygulanması gerektiği, muris ile davacı küçük ------- kardeş olduğu ------sayılı kararında belirtildiği üzere destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunması gerektiği, burada bahsedilen destek ilişkisinin, destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması anlamında olduğu, murisin, davacı kardeşler bakımından eylemli, sürekli ve düzenli bir destek olma durumunu ispat eder bir delilin sunulmadığı dolayısıyla mevcut delil durumu gözetilerek anılan davacıların destek zararına ilişkin iddialarının ispat edilemediği, murisin annesi olan ------- yönünden yapılan hesaplamanın kaza tarihi ile yerleşik içtihatlara uygun olarak ölenin ve davacı annenin bakiye ömürleri ile TRH-2010 tablosundan yararlanılmak suretiyle "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü ve % 1,8 iskonto oranı üzerinden düzenlenen katsayılar dikkate alınarak yapılan hesaplama ile tespit edilen 121.822,08 TL'yi anılan davacının davalıdan talep edebileceği, davacı annenin geliri olmadığından yetiştirme giderinin tenzilinin yapılamayacağı, davacılar tarafından davalıya 04/01/2018 tarihinde başvuru yapıldığı ve KTK m.99 hükmü gereğince iş bu başvurudan 8 iş günü sonrası olarak hesaplanan 17/01/2018 tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, bunun yanında dava konusu kazada 10 kişinin vefat ettiği ve 11 kişinin yaralandığı, sigorta şirketinin kaza başına teminatının 1.650,000,00 TL olduğu, ölenlerin yakınları ve yaralılar tarafından açılan dava ve bu kişilerin tazminat taleplerinin de bu teminat kapsamında olduğu, dosyada toplanan --------- E sayılı dosyasında verilen kararlara konu tazminat miktarlarının söz konusu tutarın altında kaldığı, davalı tarafça başkaca bir ödemenin yapıldığına dair bir delilin de sunulmadığı anlaşılmakla garameten hesap yapılmasına gerek olmadığı bu nedenlerle davacı küçük------- açtığı destek zararına ilişkin davalarının ispatlanamaması sebebiyle reddine, davacı --------- destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 121.822,08 TL'nin 17/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı küçük --------- açtığı destek zararına ilişkin davalarının ispatlanamaması sebebiyle reddine,
2-Davacı ---------- destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 121.822,08 TL'nin 17/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilrikte davalıdan tahsili ile davacıya verilemesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.321,67 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 448,90 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.872,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan; 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin/nisbi Harcı, 413,00 TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 484,80 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ,
5-Davacılar tarafından yapılan; 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 199,20 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.299,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.285,13 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ---------- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 19.492,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve davası reddedilen her bir davacı yönünden ret sebebi aynı olduğundan A.A.Ü.T göre hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davacılar --------- ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İlişkin olarak davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024