T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/285 Esas
KARAR NO: 2024/28
DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2021
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilİ kooperatif ile toprak sahibi arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince 1992 tarihinde tasdikli projesinde 40 daire göründüğü halde bu projeye aykırı olarak arazi üzerinde fiilen 88 daire inşaa edildiğini, kooperatifin ilk kurulduğu o dönemlerde henüz ferdileşme yapılmadığı için bu durumun hiçbir kooperatif üyesi tarafından anlaşılamadığını, üyelerin kendi satın aldıkları bağımsız bölüme düşen aidatların kooperatifin banka hesabına yatırdıklarını ve günün birinde ferdileşmenin tamamlanmasında satın aldıkları konuta tahsis edilen tapularını alacağı günü beklediklerini, tapu sicil müdürlüğü tasdikli projeye göre hazırlanan kat irtifak listesinin baz alınarak buna göre resmi kat irtifakını da 40 daire üzerinden kurduğunu, doğal olarak daha o tarihte dairelere isabet eden arsa paylarının gerçek durumla örtüşmez şekilde tapu sicil müdürlüğüne kaydedildiğini, ancak bu durumun kooperatiften satın alınmış olan ve kendisine fiilen dairesini de teslim edilmiş olan bir kısım üyelerin açıkta kalmasına ve mağduriyetine sebep olduğunu, bu kişilerin kooperatif üyesi olduğunu, parasını ödedikleri ve satın aldıkları dairelerini fiilen teslim aldıklarını ve kullandığını, ancak kullandıkları daireye isabet eden kat irtifakı payının tapuda görünmediğini, toprak sahibinin tüm dairelere ortaklık tesis edecek şekilde kooperatife üye kaydettiğini, toprak sahibinin daha önce akdetmiş olduğu tüm satış vaadi sözleşmelerini noter kanalı ile tek tek fesih ettiğini, bu nedenlerle davalıdan şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, ileride maddi tazminat taleplerinin artırarak bu konuda ek dava açmak, ayrıca manevi tazminat taleplerinin için dava açma haklarını saklı tuttuklarını, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.--------- sayılı kararı görevsizlik kararı ile dava dosyasının mahkememize gönderildiği görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının davalı lehine --------- esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararının uygulanması nedeniyle uğradığı zararın tahsili talebine yöneliktir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Dosya Kooperatif uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 02/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;Dava dosyası, davacı tarafın dava dosyasına sundukları mevcut bilgi, belgeler ve 18.11.2022 tarihinde kooperatif kayıtları üzerindeki incelememizin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; ---------- kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmak suretiyle kentsel dönüşüm amaçlı inşaatlarının tamamlandığı, biten dairelerin üyelere teslim edildiği ve ana sözleşmesindeki amacına uygun olarak üyelerin konut ihtiyacını sağladığı anlaşıldığı, ---------- 07.04.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı genel kurul kararında tasfiye kararı alması, alacaklı ve borçlulara son ve 3. İlanın 21.05.2019 tarih ve -------- sayılı ---------- yayımlandığı dolayısıyla asgari 6 aylık bekleme süresi(T.T.K.S43md) sonunda muhtemelen Aralık 2019 tarihinde tasfiyenin olağan şekilde tamamlanacağı anlaşıldığı ancak davalı üye ... tarafından iyi niyet kurallarına aykırılığı sayın mahkemenin takdirinde olarak------ esas no.lu ve --------- esas no.lu davalar açılması ve ihtiyati tedbir talebine bağlı olarak tasfiyede gecikme yaşanması nedeniyle 2019 yılı kapsam dışı bırakılarak takip eden 2020 yılına ilişkin Huzur Hakkı, Muhasebe Ücreti, Noter Giderleri, Meslek Odası Aidatları, Banka Giderleri, Genel Kurul Giderleri, Tapu Harç ve masraflarına yönelik Zarar kalemlerinin kooperatif tarafından iyeden tahsil edilmesi gerektiği, --------- davalı üye ... dava dilekçesindeki 100.540,00 TL yerine incelememize göre 91.101,87 TL talep edebileceği raporun inceleme bölümünde karşılaştırmalı tabloda izah edildiğini, ancak tasfiye nedeniyle borçlu-alacaklılarına yaptığı çağrıya ilişkin son ve 3. İlanın 21.05.2019 tarih ve-------- sayılı -------- yayımlandığının görüldüğünü, 6 aylık bekleme süresi, --------- 3. İlanın yayımı tarihinden itibaren başlaması gerektiği, dolayısıyla, yaklaşık Aralık 2019 tarihinde tasfiyesi tamamlanması beklenecek kooperatifin geç tasfiyesi olmasından kaynaklanacak ve davalı üyeden talep edilebilecek Huzur Hakkı, Muhasebe Ücreti, Noter Giderleri, Meslek Odası Aidatları, Banka Giderleri, Genel Kurul Giderleri, Tapu Harç ve masraflarına yönelik Zarar kalemleri tutarı, tasfiyenin olağan şekilde devam ettiği 2019 yılı kapsam dışı bırakılarak sarkan 2020 yılına işkin olabileceğinden dava tarihi itibarıyla 2020 yılı için toplamı 60.006,33 TL (AltmışbinaltıTürklirasıotuzüçkuruş) davacı kooperetaifin alacak miktarı olması gerektiğini belirten raporunu mahkememize sunmuştur.Dosya Kooperatif uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 21/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Mahkemenin 16.03.2023 tarihli ara kararı incelemesi sonucunda zarara sebebiyet verdiği iddia edilen davalıdır şerhinin işlendiği 21.03.2017 tarihi ile 08.12.2017 tarihleri arasının dikkate alınarak davacının talep ettiği zarar kalemlerinin söz konusu tarihlerde oluşmadığı, söz konusu 2017 yılı tarihlerinden daha ileri 07.04.2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ilişkin genel kurul toplantısında kooparatifin tasfiye edilmesi kararının mevcut olmadığı, Kooperatifin geç tasfiye olması ile 21.03.2017 tarihi itibarıyla 08.12.2017 tarihleri arasında konulan davalıdır şerhi arasında bir nedensellik bağının olmadığı anlaşıldığı, Davacı kooperatifin kat karşılığı sözleşme imzalanmasıyla kentsel dönüşüm amaçlı inşaatların yapıldığı ve dairelerin üyelere teslim edildiği, üye ... açtığı------- e .sayılı davalar nedeniyle tasfiye sürecinin tamamlanmasını uzattığının mahkemenin takdirinde olduğu dolayısıyla bu nedenselliğe bağlı ortaya çıkan kooperatif zararına kaynak masrafların üye ... dava açılarak rücu yoluyla talep edildiği, 2020 yılına sarkan gecikme nedeniyle 2020 yılına ilişkin Huzur Hakkı, Muhasebe Ücreti, Noter Giderleri, Meslek Odası Aidatları, Banka Giderleri, Genel Kurul Giderleri, Tapu Harç ve masraflarına yönelik Zarar kalemlerinin kooperatif tarafından davalı üyeden tahsil edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, kooperatif ticari defter kayıtlarındaki Kasım ve Aralık/2020 ayları huzur hakkı, avukat ve muhasebe ücreti masrafları dikkate alınmadığında toplam 9.534,35 TL giderin kök raporda belirtiğimiz 60.006,33 TL (AltmışbinaltıTürklirasıotuzüçkuruş)'dan düştüğünde 50.471,95 TL'nın davalıdan talep edilmesi gerektiği, ancak kooperatif faaliyetinin ay kıstına tabi olmamasına bağlı olarak önceden imzalanmış muhasebe vb. hizmet anlaşmaları 2020 yılı sonuna kadar sürdürüldüğünden huzur hakkı, muhasebe ve avukatlık ücretinin tamamının 60.006,33 TLolarak davalıdan talep edilmesi gerektiğini belirten raporunu mahkememize sunmuştur. İhtiyati tedbir haksız ve bundan da bir zarar doğmuş ise, bu haksız ihtiyati tedbiri koydurtmuş olan taraf, (kusurlu olmasa bile) bundan zarar gören karşı tarafa veya üçüncü kişiye tazminat ödemekle yükümlüdür. Yine sorumluluğu aynı çerçevede incelendiğinde "Haksız ihtiyati tedbir koyduran tarafın (tazminat davalısının) ödemekte yükümlü olduğu zarar, İhtiyati tedbir kararının icra edildiği tarih ile ihtiyati tedbirin kalktığı ya da kalkmış sayıldığı tarih arasındaki dönemde meydana gelmiş olan zarar olup, haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası açan davacının ödenmesini istediği zararı ile haksız ihtiyati tedbir arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı (sebep sonuç ilişkisi) bulunması da gerekir. "Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle açılan tazminat davasında, davacının zararını ispat etmesi şart olup, burada talep edilebilecek zarar, malvarlığının azalmasından ileri gelebileceği gibi mahrum kalınan kârdan (kazançtan) ya da pasifin artmasından da ileri gelebilir. Zararı belirlerken, davacının ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonraki malvarlığı ile ihtiyati tedbir kararının verilmemiş olması halinde ki malvarlığının durumu karşılaştırılacaktır." Tüm bu hususlar ve dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davalının davacı aleyhine -------- esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığı, daha sonra mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize gönderilerek ------- esasına kaydının yapıldığı, iş bu davada davalının dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi konulmasını talep ettiği, görevsiz mahkemece 21/03/2017 tarihinde %10 teminat yatırılması koşulu ile kooperatife bağlı -------- ada -------- parsel sayılı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi konulmasına karar verildiği, daha sonra 08/12/2017 tarihinde teminat için verilen bir aylık sürenin geçmesi sebebiyle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, dolayısıyla teminat yatırılmadığı için tedbir kararının uygulanmadığı ancak taşınmazına tapu kaydına "davalıdır" şerhinin işlendiği, davacının, davaya konu taşınmaza İhtiyati tedbir ve davalıdır şerhi konulmasından kaynaklı maddi tazminat talebinin davalıdır şerhi'nin hukuki niteliği dikkate alındığında yerinde olmadığı, bu şerhin ihtiyati tedbir ile aynı özellikte olmayıp taşınmazın devir, temlik ve üzerinde hak tesisini engellemeyeceği, sadece taşınmazı devralabilecek üçüncü kişiler yönünden davadan haberdar edilerek olası iyiniyet iddialarının önüne geçilmesinin amaçlandığı ayrıca ihtiyati tedbir kararının hiç uygulanmadığı düşünüldüğünde davacının uğradığı zarar ile herhangi bir nedensellik bağının kurulamayacağı, kaldı ki davalının, davacı aleyhine açtığı ve görevsizlik kararı sonrasında mahkememizde-------- esas numarası ile kaydı yapılan dava dosyasında mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacının, davalının açtığı dava sebebiyle tasfiyenin tamamlanmasının uzadığı, bu sebeple kooperatifin zarar ettiği bu kapsamda huzur hakkı, muhasebe ücreti, noter giderleri, meslek odası aidatları, tapu harç ve masraflarına yönelik zarar kalemlerinin davalı tarafça karşılanması gerektiği iddia edilmiş ise de; davalının bu kapsamda anayasal hakkını kullandığı, taşınmazın devir, temlik ve üzerinde hak tesisini engellemeyen davalıdır şerhi sebebiyle tasfiyenin uzaması ve diğer gecikmeler sebebiyle davacının zarara uğradığı iddiasının dayanağının olmadığı zira bu durumların aldırılan bilirkişi raporlarının aksine tasfiyeye, kooperatifin işleyişine ve diğer işlemlere engel teşkil etmediği, bu sebeple davacının, davaya konu ettiği zarar kalemlerini davalıdan talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 368,30-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra istek halinde yatıran taraflara iadesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.320,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024