T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/125 Esas
KARAR NO: 2024/178
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2021
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin --------- ilinde deri ve deri kimyasalları üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirket ile arasında 2013 yılından bu yana ticari ilişki bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan 2018-2019 yıllarına ait faturalardan anlaşılacağı üzere davalı şirket ile yapılan satışlar sonucunda carilerden kaynaklı ticari defterlerde görünen 183.890 TL (yaklaşık 38.464 Euro ve 38.838 Usd) alacaklarının bulunduğunu, irsaliyeli faturalardan da, faturalara konu malların imza karşılığı davalı şirkete teslim edildiğinin açıkça görüldüğünü, ancak deri kimyasallarının yurt dışından Euro ve Dolar bazlı alınıp satılan ürünler ise de, VUK uyarınca Türk Lirası üzerinden fatura kesmek zorunlu kalındığından davalıya kesilen faturaların kur üzerinden döviz karşılıklarına gelmek üzere Türk Lirası olarak kesilmiş olup, faturaların alt kısımlarında da o günkü kurun açıkça görüldi mahkemece aldırılacak bilirkişi raporları ile de faturalardan dövize çevrilecek olan alacaklarının döviz karşılığının miktarının ortaya çıkacağını, bununla beraber işbu alacaklar için davalı şirket ile yapılan uzun görüşmeler sonucunda müvekkili şirketin alacağını olmadığını, mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğu ve alacağa konu malların da davalı şirkete teslim edilip davalı ticari kayıtlarına işlendiğinin ortaya çıkacağını, dosyanın bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden şimdilik davanın fazlaya ilişkin hakları saklı olmak ve ileride arttırılıp ıslah etmek kaydı ile 1.000 USD ve 1.000 EUR alacak davası olarak açtıklarını, mahkemece döviz cinsinden alacaklarının hüküm altına alınamayacak ise TL üzerinden asıl alacaklarının ve kur farkından kaynaklı alacaklarının hüküm altına alınması gerektiğini, zira söz konusu faturaların incelenmesinde satışa konu malların Euro döviz cinsinden yapıldığı, bu durumun fatura alt bölümlerine o günkü kur yazılmak suretiyle fiyatlandırmalarının (VUK uyarınca) TL üzerinden gösterildiği, bu şekilde TL üzerinden fatura kesmek zorunda kalındığından kur farkından dolayı bir alacaklarının doğduğunun görüldüğünü belirtmiş olup, davanın kabulüne, terditli olarak, mahkemece döviz cinsinden alacaklarının hüküm altına alınması halinde, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda fazlaya dair hakları saklı olmak ve ileride artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000 Eur ve 1.000 Usd alacaklarının döviz kuruna işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve fiili tahsildeki kur üzerinden hüküm altına alınmasına, mahkemenin döviz cinsinden olan alacak talebinin yerinde görülmemesi halinde, fazlaya dair hakları saklı olmak ve ileride arttırılmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL asıl alacaklarının işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, sunulan Yargıtay kararı ışığında mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda fazlaya dair hakları saklı olmak ve ileride arttırmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL kur farkından kaynaklı alacaklarının işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dilekçe içeriğinde fatura ve irsaliyeden bahsedildiğini, fatura miktarı kadar alacak olduğu beyan ediliyor ise kısmi harç ödenerek dava açılmasının uygun olmadığını, Harçlar Kanunu 30-32 gereğince iddia edilen fatura alacak miktarı üzerinden harçların ikmal edilmeden davanın devam etmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki tarihlerinin ne olarak iddia ediliyor ise tarihlerin tamamına ait belge, defter ve kayıtların ibrazının zorunluluk arz edeceğini, bu yüzden davacının iddia ettiği alacağına dair alacağının kaynağını ayrıca ispat etmesi gerektiğini, ticari alacağın kaynağının taraflarca resmi olarak TL olarak kararlaştırılmış ise eğer varsa borcun başka bir para birimi üzerinden isteminin yasal olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin, sunulacak delil ve araştırılacak ve incelenecek bütün iş ve ilişki dönemlerine ait defterler ve kayıtlar ve belgeler dikkate alınarak alacak borç ilişkisinin tespit edileceğini, sonuç olarak davacı tarafın delillerini görmediklerini, bu nedenle beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını belirtmiş olup, davanın bu aşamada reddine karar verilmesini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının davalıdan aralarındaki cari hesap ilişkisi sebebiyle asıl alacak ve kur farkına dayanan öncelikle şimdilik 1.000 EURO ve 1.000 USD alacağının veya şimdilik 1.000 TL asıl alacak ve 1.000 TL kur farkında kaynaklı alacağının tahsili talebine yöneliktir.-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2018 yılına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre zamanında yapıldığı, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin--------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, mal tesliminin İspatı ve Davacı Alacağı Yönünden: Davacı tarafından dava konusu açık hesap alacağını oluşturan faturaların, davalı şirkete teslim edilen mallara ilişkin düzenlenmiş olduğu, faturalar ” içeriği malların davalıya - teslimine - ilişkin sevk irsaliyelerinin incelenmesinde, teslim alan bölümünde isim ve imzaların bulunduğu, faturaların davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, 17.02.2021 dava tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde; TL Muavinde 524,03 TL, EUR Muavinde 38.464,49 EUR karşılığı 73.949,26 TL ve USD Muavinde 38.838,91 USD karşılığı 109.417,61 TL olmak üzere toplam 183.890,90 TL alacaklı gözüktüğü, mahkemenin talebiyle dava dosyasına gönderilen yazı cevabının incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacıdan alınan mal veya hizmete ilişkin olarak bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne Ba (Bilanço Alış) bildiriminde bulunduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceği, aksi somut delillerle ispat edilebilmek mümkün olmakla birlikte, hizmetin ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün yer değiştirerek ödemenin yapıldığının ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalının işbu malları almadığını veya faturaların bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, davalıya kesin süre verilmiş olmasına rağmen defter ve belge ibrazında da bulunmadığı, takip konusu borcun ödendiğine ilişkin de ödeme dekontu bulunmadığı tespit edildiği hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının alacağını ispatlamış olduğu, davacı şirketin 17.02.2021 dava tarihi itibariyle teslimi ispatlanan 32.450,00 USD karşılığı 228.032,64 TL (32.450,00 USD X 7,0272) açık hesap alacağını talep edebileceğini, davacı alacaklı 05.07.2021 tarihli dava değeri bildirme dilekçesinde her ne kadar reeskont faizi talep etmiş olsa da, mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, dava tarihinden sonrasında yabancı para akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde --------- bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)...” faizi isteyebileceği, sair hususların yargı makamının münhasır takdirinde kaldığı, kanaatlerine ulaşıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Dosya mali müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan ek bilirkişi raporunda özetle : Davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin --------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu raporun detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, davalı şirket defterleri üzerinde inceleme
yapılamadığı, EURO cinsinden alacağın talep edilmesi yönünden : Raporun genel değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde incelendiği davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların EUR karşılığı, e-fatura olarak düzenlenerek elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edilmiş olması, faturalara itiraz / iade edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle, davacının alacağını EUR olarak talep edebileceği, Davacı şirketin 17.02.2021 dava tarihi itibariyle teslimi ispatlanan faturalardan kaynaklanan 6.917,70 EUR karşılığı 58.341,81 TL (6.917,70 EUR X 8,43371) açık hesap alacağını talep edebileceği, USD Alacak Talebi Yönünden: Alacağın USD olduğunun ispat yükü davacı taraftadır. Davacı tarafın defter kayıtlarında USD yönünden alacak gözükse de, Davacının USD cinsinden alacak talebinde bulunabilmesine dönük taraflar arasında yabancı para birimi yönünden ödeme yapılacağına ilişkin yazılı sözleşme/teklif formu, ya da bu yönde teamülün bulunduğuna ilişkin kur farkı faturası, ya da, itiraza uğramamış USD cinsinden tanzim edilen faturalar, ya da davalının -------- kuru dikkate alınarak yapmış olduğu USD karşılığı TL ödemelerin belgesinin eş deyişle davacının yapmış olduğu satışı USD yabancı para birimi ile yaptığını ispatlayan somut delilin bulunmadığı, davacı vekilinin KÖK Rapora itiraz dilekçesinde belirtildiği, satışa konu ürünlerin yurt içi ya da dışından USD birim fiyatıyla alınmış olmasının, diğer bir deyişle maliyetinin USD olmasının tek başına satışın da usd olarak yapıldığının ispatına yetmeyeceğini, her ne kadar 2017 yılı davacı kayıtları Ek raporunda incelenmiş olsa da davacı USD alacağının 2016 yılından devirle geldiği, davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği de gözetilerek, mahkemenin takdiriyle davalı şirketin vergi dairesinden 2016-2017 yılları Ba bildirim formlarının, davacının usd alacağını oluşturan fatura/irsaliye suretlerinin dosyaya kazandırılmasından sonra davacı şirkete ait 2016 yılı ve sene başında devir var ise önceki yıllara ilişkin defterlerin incelenmesi ile birlikte USD alacağı yönünden değerlendirme yapılabileceği, dosyadaki mevcut delil durumuna göre alacağın USD olduğu iddiasının ispata muhtaç kaldığı kanaatlerine ulaşıldığını beyan eder ek raporunu mahkememize sunmuştur. Davacı vekili 18.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle ; Davamızı daha önce belirttiğimiz gibi; alacaklarının 70.169,32 USD olduğunu tekrar beyan ve ıslah ederek 70.169,32 USD x 7.4010 kur (dava tarihi olan 15.01.2021 tarihindeki) = 519.323,13 TL. üzerinden ıslah ettiklerini, davalı taraf ticari defterleri sunmadığından tek başına bu sebepten dolayı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ,cevap dilekçesi aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla birlekte yapılan değerlendirmede ; Davacının davalıdan aralarındaki cari hesap ilişkisi sebebiyle asıl alacak ve kur farkına dayanan 1.000 EURO ve 1.000 USD alacağının veya şimdilik 10.000 TL asıl alacak ve 1.000 TL kur farkında kaynaklı alacağının tahsili talebine yönelik dava ikame ettiği,taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı,05.10.2021 tarihli kök bilirkişi raporuna göre, davacının kendi defterlerinde davalıdan 524,03 TL ,38.464,49 EURO ve 38.838,91 USD alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalardan 3 tanesi hariç tüm faturaların davalı tarafça ilgili Vergi Dairesine alım bildiriminde bulunulduğunun tespit edildiği,bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar üzerine hazırlanan ek raporda, her ne kadar davacı şirketin kayıtlarında davalı şirketin eski ünvanı olan --------Şt'den alacaklı gözüktüğü 49.984,87 USD'nin yeni ünvan olan ---------Ş.'ne ait --------- grubuna virman işlemi yapılması gerekirken hataen EURO hesabına virman işlemi yapıldığı,aynı şekilde 18.438,08 EURO'nun USD grubuna virman işlemi yapıldığı, hatalı kayıt yapıldığı ve hatalı kaydın düzeltilmesi neticesinde davacının kendi defterlerinde 524,03 TL,6.917,70 EURO ve 70.385,70 USD alacaklı göründüğü belirtilmişse de; bilirkişinin bu tespitine itibar etmenin mümkün olmadığı,davacı tarafın tacir olduğu,basiretli bir tacirin tutulan defter kayıtlarıyla bağlı olduğu ,davacı şirketin işbu kayıtların hüküm ve sonuçlarını bilmesi gerektiği,re'sen bir düzeltme yapılamayacağı, dolayısıyla var olan haliyle davacının 524,03 TL ,38.464,49 EURO ve 38.838,91 USD alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği, davalının verilen süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği,HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin belirtildiği,davalının defterlerini ibraz etmemesi karşısında davacının, usulüne uygun defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, Davacı vekilinin 18.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebinin 70.169,32 USD olarak ıslah ettiği,dolayısıyla davacının kendi defterlerinde 38.838,91 USD alacaklı olduğu (hüküm kısmında sehven/maddi hata yapılarak 38.898,91 USD olarak belirtilmiştir,) anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 38.898,91 USD alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 18.643,76-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 13.230,25-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.413,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 42.939,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 38.959,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 262,04-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.100,77-TL Tamamlama Harcı, 8.867,44-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 13.289,55TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 700,00-TL Bilirkişi ücreti, 141,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 841,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 442,25-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.320,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 679,92 TL'lik kısmın davalıdan, 640,08 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 07/03/2024 tarihli -------- Esas, --------- Karar sayılı ilamın Hüküm kısmının 1 numaralı bendinde "1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 38.838,91 USD alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına," yazılması gerekirken sehven Sehven "1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 38.898,91 USD alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına," yazıldığı anlaşılmakla,
Hükmün :
Mahkememizin 07/03/2024 tarihli------- Esas, ---------- Karar sayılı ilamın Hüküm kısmının 1 numaralı bendinde "1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 38.838,91 USD alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına," şeklinde HMK.304 ve devamı maddeleri uyarınca TASHİHİNE, bu hususta gerekçeli karara tashih şerhi verilmesine ve işbu tahsis şerhinin gerekçeli karara eklenmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 24/04/2024