T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/197 Esas
KARAR NO: 2024/334
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 16/03/2022
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin -------- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu ve müvekkilince yapılan inceleme sonunda davalı şirketin dava dışı elektrik perakende satış firması ile herhangi bir satış sözleşmesi yapmadan enerji kullanımı yaptığının 19/06/2019 tarihinde tespit edilerek elektrik enerjisinin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini, davalı hakkında -------- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanım sebebi ile 4.828,50TL tutarındaki faturanın tahsili maksadıyla müvekkilinin davalı hakkında -------- İcra Dairesi'nin------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını ancak davalı tarafça başlatılan icra takibine itiraz edilerek takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalının takibe olan itirazının haksız olduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, bu nedenlerle, davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takibe itirazın kötü niyetli olması sebebi ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 08/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; 19.06.2019 tarihli tutanakta kaçak elektrik kullanımı perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik kullanımın yapıldığı tespitine dayandırıldığı için davalının perakende satış sözleşmesi olmadığı için elektriği kesilmiş ve sayacı mühürlenmiş sayaçta mühür fekki yaparak elektriği açtığı ve sözleşmesiz olarak elektrik kullanımına devam ettiği çıkarımında bulunulabileceği, ancak kaçak elektrik kullanımı şekline ilişkin daha kesin değerlendirmelerde bulunulabilmesi için söz konusu tesisatta daha önce yasal şekilde elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığı, varsa abonelik sözleşmesinin nasıl sonlandığının belirlenmesi gerektiği, bunun için de tesisata ait KW-TL tüketim ekstrelerinin, varsa önceki abonelik sözleşmesi, sayaç mühürlemesi vb. belgelerin sunulması gerektiği, perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı yapıldığı kesin olarak anlaşılan dönemlerde, tüketilen elektrik enerjisinin karşılığı olarak fatura tahakkuk ettiriliyor ve davalı tarafından da bu faturalar için ödeme yapılıyorsa, bu durumda kaçak değil usulsüz elektrik kullanımından bahsedilebileceği, o zaman da işleyişin tamamen değişeceği, davacı tarafından öncelikle davalı tarafa yükümlülüklerini yerine getirmesi için bildirim yapılıp süre verilmesi gerekeceği, verilen sürede abonelik yapılmazsa ancak bu durumda kaçak elektrik kullanımından bahsedilebileceği, ancak dava dosyasında davalının söz konusu tesisatta tüketilen elektrik enerjisinin karşılığı olarak ödeme yaptığına dair bilgi ve belge sunamamış olması sebebiyle bu aşamada usulsüz elektrik kullanımından bahsedilemeyeceği, davalının söz konusu adreste yasal olarak elektrik kullanımı yaptığını gösteren bir abonelik sözleşmesi sunması halinde sorumlu olmadığından bahsedilebileceği, ancak tescil tarihine göre davalının söz konusu adreste 20.03.2019 tarihinden itibaren faaliyette olduğunun anlaşılması sebebiyle, davalının sayaca veya dağıtım sistemine nasıl bir müdahalesi olduğunun belirlenmesinden bağımsız olarak, perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı yaptığı için kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, davalı tarafın 20.03.2019 tarihinde söz konusu adreste tescil yaptırdığı, dolayısıyla davalının bu tarihten sonra söz konusu tesisatta tüketilen elektrik enerjisinden sorumlu tutulabileceği anlaşılmakla, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak esas alınan 01.03.2015 tarihine ilişkin paylaşılacak herhangi bir belgenin de davalının sorumlu olduğu süre açısından bir önem taşımayacağı, 01.03.2015 tarihinde söz konusu tesisatta sayaç mühürlenmiş ve elektrik kesilmişse dahi davalının kaçak elektrik kullanımının ancak 20.03.2019 tarihinden sonraki kısmından sorumlu tutulabileceği, 19.06.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden hesaplanan 2.592.-kWh tüketim miktarına, tüketimin yapıldığı varsayılan dönem birim fiyatlarıyla normal tarifenin 1,5 katı üzerinden yapılan tahakkuk hesabı ile fatura bedeli 2.730,34.-TL olarak hesaplanmış, 23.09.2019 takip tarihi itibariyle borç tutarının 2.878,37.- TL olduğu ve davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu, yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile Davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir.-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Dava dilekçesi,Elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu,dosyaya celbedilen belgeler ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;davalı hakkında tutulan kaçak elektrik tutanağına dayalı olarak davacı tarafça başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, dava dosyasında davalının söz konusu tesisatta tüketilen elektrik enerjisinin karşılığı olarak ödeme yaptığına dair bilgi ve belge sunamamış olması sebebiyle bu aşamada usulsüz elektrik kullanımından bahsedilemeyeceği, tescil tarihine göre davalının söz konusu adreste 20.03.2019 tarihinden itibaren faaliyette olduğunun anlaşılması sebebiyle, davalının sayaca veya dağıtım sistemine nasıl bir müdahalesi olduğunun belirlenmesinden bağımsız olarak, perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı yaptığı için kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, davalı tarafın 20.03.2019 tarihinde söz konusu adreste tescil yaptırdığı, dolayısıyla davalının bu tarihten sonra söz konusu tesisatta tüketilen elektrik enerjisinden sorumlu tutulabileceği, 01.03.2015 tarihinde söz konusu tesisatta sayaç mühürlenmiş ve elektrik kesilmişse dahi davalının kaçak elektrik kullanımının ancak 20.03.2019 tarihinden sonraki kısmından sorumlu tutulabileceği, bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamanın bilimsel, denetime elverişli ve yerinde olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki saptamalara itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.730,34 TL asıl alacak, 125,45 TL işlemiş faiz ve 22,58 TL KDV üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harç Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 89,42TL'nin mahsubu ile bakiye 338,18TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça sarf olunan 2.258,50TL bilirkişi ve posta masrafları ile 89,42TL peşin, 80,70TL başvurma harcı toplamları olan 2.428,62TL'nin, davanın kabul ret oranına isabet eden 1.335,74TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 1.092,88TL'sinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı lehine yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.878,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Dava şart olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, -------- Arabuluculuk Bürosu'nun -------- nolu dosyasında takdir olunan 1.320,00TL'nin davanın kabul ret oranına isabet eden 726,00TL'sinin davalıdan, 594,00TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2024