T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/358 Esas
KARAR NO: 2024/491
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/05/2021
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------ş. &-------- Adi Ortaklığı tarafından ---------,--------- güvencesi ile --------- projesinin yürütüldüğü, davalı ile beton tedarik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile de davalı şirketin projenin beton temini, serilmesi, uygulanması, kalite kontrolünün yapılması işlerini üstlendiği, 02/10/2015 tarihinde beton döküm ve serilmesi işlemi esnasında davalıya ait beton pompa bomunun kopması ve fırlaması sonucu iş kazası gerçekleştiği, kazada --------- isimli çalışan %100 malul kaldığı, iş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda toplamda 1.760.000,00.TL tazminat ödendiği, dava davalıya da ihbar edildiği, Taraflar arasında tanzim edilen -------- sözleşmesinde Davalı, iş kazasından doğan tüm hukuki ve cezai sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiği, aktedilen sözleşme uyarınca gerçekleşen kaza nedeniyle ödenen bedelin toplamından davalının tek başına münhasıran sorumlu olduğu, Sözleşmenin 12 maddesinde; tedarikçi, çalıştıracağı personelin tek ve münhasır sorumlu işvereni olup çalıştıracağı personelin vergi ve sigorta primleri ve en geniş anlamda ücretlerinden yaşanması halinde iş kazasının tüm hukuki ve cezai sonuçlarından tek başına sorumlu olacağı hükmüne haiz olduğu Davalının gerek iş sağlığı ve güvenliği ve gerekse de sözleşme ile üstlendiği edimi layıkı ile yerine getirmediği, çalışanları tehlikeye attığı ve neticeten kazanın meydana gelmesinde yegane sorumlu olduğu, Ödenmek zorunda kalınan tutardan davalının sorumluluğuna isabet eden tutarın şimdilik 1.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; İş kazasının, 02/10/2015 tarihinde beton döküm ve serilmesi işlemesi esnasında davalıya ait beton pompa bomunun kopması ve fırlaması sonucunda meydana gelmediği, İş kazasının, 02.10.2015 tarihinde saat 22:00 sıralarında beton döküm işi tamamlanarak, pompanın kapatıldığı ve ----------- Şti. çalışanı kazazede ---------- vibratör ile betonu sıkıştırdığı sırada, davacının inşaatında kurulu bulunan sevk ve idaresi, denetimi ve kontrolü davacılara ait olan emniyet önlemleri alınmadığı anlaşılan kule vincin kontrolsüz şekilde dönerken, beton pompasına çarpması, pompanın da betonu dağıtan işçiye çarpması neticesinde meydana geldiği, Kazanın meydana geldiği sırada, kule vinci kullanan kimsenin olmadığı, kule vincin işinin bittiği, vincin işin bitiminde sabitlenmesi ve sair kule vinçle ilgili emniyet ve güvenlik tedbirlerinin alınması davacıların asli görevi olduğu halde, sabitlenmediği, bu sebeple çıkan rüzgarda savrulduğu ve savrulan vincin çarpması ile kazanın gerçekleştiği, --------- vincin davalı tarafından kullanılmadığı, kullanımına dair dahlinin bulunmadığı, vincin, beton pompasına çarpmasına davalının önlem alacağı bir durumun da olmadığı, Kaza ile davalı arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı, kaza davacının kusurlu eylemi nedeniyle gerçekleştiğinden, kazada üçüncü şahıs konumundaki davalı yönünden tamamen kaçınılmazlık durumu olduğu, Kazazedenin davalının çalışanı olmadığı, davalının, davacılara sadece hazır beton satışı yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesine göre, satışı yapılan hazır betonun tesliminin pompa ucu olduğu, teslim borcunun pompa ucunda sona erdiği, betonun yüzeye serilmesi, dağıtılması, yerleştirilmesi, vibratörle sıkıştırılması bakımı gibi görevi ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kazazedenin davalı çalışanı olmaması, kazada davalının herhangi bir şekilde dahlinin, kusurunun olmaması nedeni ile sözleşme hükümlerinin davada uygulanmasının mümkün olmadığı, ---------- Teftiş Başkanlığı’nın 10.05.2017 tarihli inceleme raporunda, meydana gelen kaza nedeniyle davacı iş ortaklığı ve ----------- Şti.' nin %90 kusurlu, kazazede işçinin ise %10 kusurlu olduğu, üçüncü bir kişinin kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Rücuya konu İş Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda da davacıların %90 oranında kazazedenin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kararın davacılar yönünden kesinleştiği, Davacılar, ----------- İş Mahkemesi'ndeki davada, olayın tanıklarının beyanıyla örtüşür şekilde, kendi kontrolleri altında bulunan kule vincin rüzgarda sallanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ikrar ettiği, ikrarlarının kendilerini bağlayacağı ikrardan dönemeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştirMahkememizce alınan 22/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, davacıların iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, taraflar arasında da bir sözleşme kurulduğu ve sözleşme sırasında 3. Kişinin zarar gördüğü noktalarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın 3. Kişinin gördüğü zarar sebebiyle, davalı yüklenicinin sorumlu, kusurlu olup olmadığı noktalarında toplandığı, Özen Yükümlülüğü Bakımından; 02.10.2015 tarihinde davalının beton döküm işleminin hemen akabinde, vibratör ile betonu sıkıştırıldığı sırada, -------- vincin rüzgar etkisiyle dönerken, beton pompasına çarpması, pompanın ucunun da betonu dağıtan işçiye çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, Beton pompasının olduğu yerin, -------- vincine çarpıp çarpmayacağının, kaza öncesinde tetkik edilmediği, yine beton pompa ucunun da dökümden sonra kapatılmadığı, anlaşılmakta olup; inşaat tekniği açısından bu işlemlerde iş sahibi haricinde davalının da yükümlülüğünün olduğunun kabulü halinde, davalı yüklenicinin, eser tamamlanıncaya kadar mesleğinin gerektirdiği ifaya yardımcı koruma tedbirlerini almaması sebebiyle, özen yükümlülüğüne aykırı davranmış sayılacağı, Kusur Bakımından; Mahkemece 18. İş Mahkemesine sunulan rapor esas alındığında, davalının meydana gelen kaza sebebiyle; %20 oranında kusurlu sayılacağı, Tazminat Bakımından; meydana gelen kaza sebebiyle davacı aleyhine açılan---------- ilamın kesinleştiği, kararda davacı aleyhine müştereken, toplam 1.315.998,60 TL alacağa hükmedildiği, davacının dosyaya sunduğu dekontlarda, 07.05.2021 tarihinde,--------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasına binaen toplam, dava dışı kazazedeye, 1.760.000,00 TL ödendiği, dava dosyası içerisinde ilgili icra dosyasına ait bir evrak olmadığından, ödeme 12 yapıldığı bildirilen takipte, kesinleşen İş Mahkemesi ilamının konu edilip edilemediğinin bilinemediği, bu takibin kesinleşen İş Mahkemesi ilamını konu etmesi, ödeme tarihi itibarıyla, takibin kapak hesabının ödeme tutarından az olmaması durumunda, ödenen 1.760.000 TL’ nin davacı iş sahibinin fiili, doğrudan ve bağlantılı zararı olacağı, davalı yüklenicinin, eser tamamlanıncaya kadar mesleğinin gerektirdiği ifaya yardımcı koruma tedbirlerini almaması sebebiyle, davacının kusuru oranında davalıya rücu edebileceği,--------- Esas sayılı dosyasından alınan kusur oranları değerlendirildiğinde ve 1.760.000 TL ödeme nazara alındığında, davalının sorumluluğunun 352.000 TL olacağı, taraflar tacir olduğundan, 07.05.2021 ödeme tarihi itibarıyla, davalının sorumlu olduğu miktara ticari faiz işleyeceğine yönelik görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
Mahkememizce alınan 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu ve kaçınılmazlık ilkesinin uygulanamayacağı, Asıl işveren ---------- yukarıda tafsilatlı olarak belirtilen ihmal ve kusurlarının bulunduğu ve bunların somut kazanın meydana gelmesinde %20 (yirmi) oranında etkili olduğu, Alt işveren --------- tafsilatlı olarak belirtilen ihmal ve kusurlarının bulunduğu ve bunların somut kazanın meydana gelmesinde %70 (yetmiş) oranında etkili olduğu, Davalı ---------- tafsilatlı olarak belirtildiği üzere olayın meydana gelmesinde kusuru olmadığı, Kazalı ---------- tafsilatlı olarak belirtilen ihmal ve kusurlarının bulunduğu ve bunların somut kazanın meydana gelmesinde %10 (on) oranında etkili olduğu, dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde etkisi olan başkaca kişi veya kuruluş olmadığına yönelik görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, dava dışı işçinin iş kazası sonucunda vefatı sebebiyle adi ortaklık bulunan davacıların yapmış oldukları ödemenin davalıdan kusuru oranında rücuen tazminat taleplidir.Davacılar arasında adi ortaklık bulunduğu ve davalı ile aralarında beton tedarik sözleşmesi bulunduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.02.10.2015 tarihinde dava dışı işçi ---------- geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle malul kaldığı iddiasıyla dava dışı işçi tarafından --------- İş Mahkemesi'nin ------ esas sayılı dosyasında davacılar aleyhinde tazminat davası açıldığı, mezkur dosyada davalının ihbar olunan olarak yer aldığı, alınan 17.05.2018 tarihli iş sağlığı güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davalıya herhangi bir kusur atfedilmediği, ---------- sayılı kararı ile dava dışı işçi lehine davacılar aleyhine tazminata hükmedildiği, işbu kararın işbu davanın davacısı ---------Ş.'nin istinaftan feragat ederek kesinleştiği, bunun üzerine davacılar tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığı, mezkur dosya haricinde -------- esas sayılı dosyasında --------- tarafından davacılar aleyhine rücuen tazminat dosyası açıldığı, davalının bu dosyada da ihbar olunan sıfatıyla yer aldığı, mezkur dosyada iş sağlığı güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 21.01.2021 tarihli raporda davalıya %20 oranında kusur atfedildiği, davacıların ise bu kusur oranında dava dışı işçi --------- yapmış oldukları ödemenin davalıdan rücu edilmesi amacıyla işbu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.---------- sayılı dosyasının istinaf kanun yoluna gitmeden kesinleştiği, mezkur dosyada bulunan bilirkişi raporunda davalıya kusur atfedilmediği hususunun karşısında--------- tarafından davacılar aleyhine açılan rücuen tazminat dosyasında ise davalı aleyhine kusur atfedildiği, bahsi geçen iki rapor arasında çelişki bulunduğu dikkate alındığında taraflar arasındaki esas uyuşmazlık meydana gelen iş kazasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı hususudur.Mahkememizce her ne kadar dosya ticaret hukukundan kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- tevdii edilmiş ve 23.05.2022 tarihli rapor dosya arasına alınmış ise de öncelikle davalının meydana gelen iş kazasında kusur oranının belirlenmesi gerektiği, mezkur bilirkişinin bu alanda uzmanlığının bulunmadığı anlaşıldığından işbu rapor hükme esas alınmamıştır.Davacı vekili tarafından 09.06.2022 tarihinde bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.Yine mahkememizce taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için dosya ------- sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve 04.04.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde dosya kapsamında bulunan raporların detaylı şekilde irdelendiği, ---------- sayılı dosyasında alınan 17.05.2018 tarihli rapor ile uyumlu olduğu, somut olayın detaylı bir şekilde değerlendirildiği, raporun bilimsel olduğu ve dosya kapsamında bulunan diğer raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette olduğu dikkate alındığında rapordaki saptamalara itibar edilerek işbu davanın konusu olan iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığı, bu sebeple davacıların yapmış oldukları ödemeyi davalıdan rücu edemeyecekleri anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.625,90-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 54.800,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------Arabuluculuk Bürosu'nun ----------- sayılı dosyasında 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/07/2024