T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/134 Esas
KARAR NO:2024/655
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı şirketin, bilgisayar hizmet faaliyetleri ve bilgi teknolojisi alanında ulusal ve uluslararası alanda hizmet veren sektörünün önde gelen firmalarından biri olduğunu, Davalı ---- müvekkil şirket arasında --- tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davalı ---- müvekkil şirket nezdinde satış bölümünde satış destek uzmanı olarak ------- tarihleri arasında çalıştığını, davalının iş sözleşmesinin davalının kendi isteği ile istifası sebebiyle 24.10.2022 tarihinde son bulduğunu, taraflar arasında imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinin 7/h ve devamı maddelerine; çalışanın işverenin faaliyet konusuna giren işlerde rekabet etmeme borcu, iş akdinin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl olduğunu, çalışanın gizli bilgileri açıklamama yükümlülüğü süresiz oludğunu, 7/i) çalışanın rekabet etmeme borcunun---------- sınırları içerisinde geçerli olduğunu, çalışan şirkete ait ve şirkette edinmiş olduğu gizli bilgileri tüm dünyada açıklamamayı kabul ve taahhüt ettiğini, 7/i) çalışanın işverenin faaliyet konusuna giren işlere, belirtilen yerlerde ve rekabet etmeme süresi içinde bu yükümlülüğü ihlal ettiği takdirde işverene ------- cezai şart ödemeyi kesin, kayıtsız, gayrikabili rücu kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme maddelerinden taraflar arasında rekabet yasağı düzenlendiği ve ihlali halinde cezai şart ödeneceği hususunun kabul ve taahhüt edildiğinin görüldüğünü, davalı yanın pozisyonunun satış destek uzmanı olduğu ve bu pozisyonun davalı işçiye müvekkil şirketin müşteri çevresi hakkında bilgi edinme imkanı sağladığı, davalı yanın müvekkil şirketin müşterileri ile telefonda birebir iletişimde bulunduğu, müşterilerin potansiyel ve mevcut ihtiyaçları hakkında bilgi sahibi olduğunu, müşterilerin iş ile ilgili verilerini edindiğini, aynı zamanda müvekkil şirketin pazarlama ve satış stratejilerini öğrenme imkanı bulduğunu, davalı yanın bu bilgileri müvekkil şirketteki işinden ayrıldıktan sonra yeni çalıştığı yerle paylaşabilecek olması rekabet yasağının ihlali anlamına geleceğini, davalı işçi müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra-----adlı rakip firmada işe başladığını, bu firmanın da iş faaliyetinin-------- kayıtlarında------------ olarak gözüktüğünü, davalı işçinin müvekkil firma ile yakın adreslerde bulunan, aynı faaliyet konusunda iştigal eden rakip firmada işe başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, bu ihlalden dolayı müvekkili şirketin zarara uğrama ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin uğrayacağı zararların tazmininine ilişkin her türlü dava ve takip haklarının saklı kaldığı, davalı işçinin müvekkil şirkette edindiği bilgi ve sırları yeni işvereni ile paylaşmış olması ve eski işverenine zarar vermiş olmasının gerekmediği, böyle bir ihtimalin varlığının rekabet yasağının ihlali için yeterli görüldüğünü, davalının yeni işvereninin müvekkil şirket ile aynı faaliyet konusuna sahip, rakip firmalar oluşu böyle bir ihtimalin varlığını gözler önüne serdiğini, rekabet yasağının yer, konu ve zaman bakımından kanuna uygun olarak sınırlandığı da açık olduğundan taraflar arasında usule uygun ve geçerlilik şartlarını haiz rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğunu, buna göre rekabet yasağı hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, müvekkili şirketteki satış destek uzmanı pozisyonundaki işinden ayrılarak rakip firmada işe başlayan davalı -------- iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümleri ihlal ettiği açık olduğundan cezai şart olarak 4.000,00 USD (her ne kadar sözleşmede 25.000,00 USD olarak düzenlenmişse de hakkaniyet gereği bu miktar üzerinden takip başlatıldığını,) cezai şartın ödenmesine ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazının iptalinin gerektiğini, bu sebeplerle davalının ------ dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu belirli süreli iş sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, davacı tarafça her ne kadar 05.08.2021 tarihinde müvekkil ile belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığı iddia edilse de bu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkili tarafından sözleşmede yer alan aleyhe hükümlerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, karşılıklı irade beyanının mevcut olmadığını, bu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmış olması ihtimalinde ise Davacı tarafça hile ile imzalatıldığının aşikar olduğu, bilindiği üzere işveren tarafından işe giriş sürecinde olan bir işçiye prosedür gereği birden fazla evrak imzalatıldığını, davaya konu sözleşmenin müvekkil tarafından imzalanmadığını tekrarla, müvekkil tarafından imzalandığı bir an için düşünülecek olsa dahi başkaca evraklarla ile birlikte hile ile imzalatılmış olduğu ve müvekkilinin yanıltıldığının ortada olduğunu, müvekkilin rekabet yasağı hükümlerinin ihlaline ilişkin cezai şarttan sorumlu tutulamayacağının izahtan vareste olduğunu, davacı işveren tarafından rekabet yasağına ilişkin olarak karşı edim üstlenilmediğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Davacı tarafça Müvekkil aleyhine sözleşmeye konulan rekabet yasağı tek taraflıdır. Ancak işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın karşılıklılık kuralarına uygun olmasının gerektiğini, Türk Borçlar Kanununun 420.maddesinde; “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünün düzenlendiğini, Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işveren, işçinin rakip firmalarda çalışmamasını yani çalışma hak ve özgürlüğünün sınırlandırılmasını istiyorsa, bunun karşılığında işçiye karşı bir edim üstlenmesi gerektiğini, Davacının karşı edim üstlenmeden müvekkilin ekonomik geleceğini zor duruma düşürerek çalışma hak ve özgürlüğünü sınırlandırdığını, Davacı, müvekkilin menfaatini ve anayasal hakkını gözetmeksizin haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, sözleşmeye konu rekabet yasağı, yer bakımından geçerli olarak sınırlandırılmadığını, İş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükmünün geçerli olabilmesi ve işçinin ekonomik özgürlüğünü tehlikeye düşürmemek için rekabet yasağı kaydı veya sözleşmesinin; yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılması gerektiğini, davacı tarafça düzenlenen ve müvekkili tarafından imzalandığı iddia edilen belirli süreli İş Sözleşmesi'nin 7/i maddesinde;7/i) Çalışanın rekabet etmeme borcu---------- sınırları içerisinde geçerli olup; ayrıca çalışan şirkete ait ve şirkette edinmiş olduğu gizli bilgileri tüm dünyada açıklamamayı kabul ve taahhüt etmiştir." görüldüğü üzere Müvekkilin rekabet etmeme borcu--------- sınırlandığını, ancak bu şekilde yapılan coğrafi alan sınırlamasının Müvekkilin ekonomik geleceğini olumsuz yönde etkileyecek düzeyde geniş bir alanı kapsadığını, TBK” nın 445. maddesinde, rekabet yasağı sözleşmesinin, “Çalışanın ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği"nin belirtildiği, bu nedenle davaya konu sözleşmenin geçersiz olduğunun aşikar olduğu, davacı tarafça talep edilen cezai koşul fahiş olup reddi gerektiğini, davacı'nın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarı son derece fahiş olduğunu, tarafların ekonomik durumları ve müvekkilin ödeme gücü gözetildiğinde talep edilen cezai koşulun menfaat elde etme amacıyla olduğu ortada olduğu, davacı tarafça kötü niyetli bir şekilde talep edilen cezai şart talebinin reddinin gerektiğini, davacı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil'in rekabet yasağının ihlaline ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacının müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, müvekkilin, Davacı'ya iddia etmiş olduğu söz konusu miktarda veya başkaca bir borcu bulunmadığından müvekkili aleyhine açılmış olan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerden dolayı davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığı halde icra takibine girişmesi haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasında imzalanan 05.08.2021 tarihli iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından davalının iş sözleşmesinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlere aykırı davaranması sebebiyle sözleşmede kararlaştırılan 4.000 USD cezai şart bedeline davacının hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.---------yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan-----sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 17/11/2022 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 05/12/2022 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Tanık ------ yeminli beyanında özetle ; Davacı şirkette satış direktörü olarak çalıştığını, davalının ise şirkette satış uzmanı olarak görev yaptığını,------- referansı ile şirkette çalışmaya başladıktan sonra iyi bir ortam yakaladıklarını, fakat daha sonra herhangi bir sebep göstermeksizin yaklaşık bir yıl sonra istifa etmek istediğini söylediğini, davalının bilgisayar donanım ürünlerinin satışını yaptığını, ayrılma gerekçesini sorduklarında imzaladığı sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin maddeyi doğru bulmadığını söylediğini, aldıkları elamanlara bir çok özel bilgiyi verdiklerini, yetiştirdiklerini, davalının işten ayrılırken şirkete ait ürün, müşteri, hizmet ve fiyat bilgilerine yeterli bir şekilde hakim olduğunu, daha sonra davalının kendileri ile aynı faaliyet alanında çalışan aynı sektörden olan------firmasında çalıştığını öğrendiklerini, davalının sözleşmeyi imzalarken rekabet yasağına ilişkin maddeye herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının sözleşmeyi imzaladığını bildiğini, bilgisi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. Tanık ------yeminli beyanında özetle ; Davacı şirkette satış destek uzmanı olarak çalıştığını, davalıyı tanıdığını, birlikte çalıştıklarını, davalının, davacı şirketten ayrıldıktan sonra benzer faaliyetteki rakip firmada çalışmaya başladığını, tam olarak ne sebeple ayrılmak istediğini bilmediğini, rekabet yasağı ile ilgili olan maddeye takıldığını duyduğunu, davalının satış destek uzmanı olarak çalıştığını, davalının pc ve notebook satışından sorumlu olduğunu, davalının müşteri bilgilerine haiz olduğunu, rakip firmada çalışmaya başladıktan sonra müşterileri ile iletişim kurmuş olabileceğini düşündüğünü, davalının potansiyel müşteri bilgilerine sahip olduğunu, şirkette çalışmaya başlayanların sözleşmeleri kendi hür iradeleri ile imzaladıklarını bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ----------- yeminli beyanında ; Davalı ile birlikte davacı şirkette bir süre çalıştığını, daha sonra ayrıldığını, davalının bir süre sonra çalışmaya devam ettiğini, davalının sözleşmeyi imzalayıp imzalamadığını hatırlamadığını, sözleşmedeki rekabet yasağı ile ilgili davacı şirket yetkilileri ile görüşmeler yaptığını bildiğini, yaklaşık iki yıl davacı şirkette çalıştığını, sözleşmeyi imzalamak istemediğini söylediğini, daha sonraki süreçte imzalayıp imzalamadığını bilmediğini, rekabet yasağına ilişkin sözleşmeyi imzalamak istemediği için şirketten ayrıldığını bildiğini, daha sonra başka bir yerde çalışmaya başladığını, dönem dönem iş teklifleri aldığını, rekabet yasağı ile ilgili madde sebebiyle kendisi dahil bir çok kişinin sorun yaşadığını, insan kaynaklarının kendisi çıkmadan son bir iki yılda biraz toparlamaya başladığını, öncesinde rekabet yasağı ile ilgili bir uygulama olmadığını, davalıya revize bir sözleşme imzalatılıp imzalatılmadığı ile ilgili bir bilgisi olmadığını, davalının ürün araştırıp fiyat teklifleri hazırlayarak satış ekibine destek olduğunu, bir fiil satış yapıp yapmadığını bilmediğini, kendisinin muhasebe finans birimde çalıştığını, müşteriler ile iletişim kurup kurmadığını bilmediğini, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. Dosya Grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; İnceleme konusu 05/08/2021 tarihli ----- adına düzenlenmiş itserv antetli belirli süreli iş sözleşmesinde ------ adına atfen atılı bulunan imzaların davalı ---- eli ürünü olduğu kanaatini bildirir raporunu mahkememize sunmuştur .Dosya Haksız Rekabet Uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Taraflar arasında imzalanan Süresi Belirsiz İş Sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının; davalının çalışamayacağı iş türünün belirlenmiş olması, sözleşmenin süre ve konu bakımından sınırlandırılmış olması, davacı ile davalının sonradan çalıştığı işyerinin rakip işletme olarak nitelendirilebilmesi ve aynı müşteri çevrelerine hitap ederek aynı konularda faaliyet göstermeleri, sözleşmenin yer bakımından geniş tutulmuş olmasına karşılık somut olayda davacının faaliyet gösterdiği İstanbul/Ümraniye'de bulunan bir şirkette davalı tarafından çalışılması sebebiyle sözleşmenin yer bakımından uyarlanmasının uygun olduğu ve -------------- sınırları içerisinde geçerli olmasının kabul edilebileceği, davalının yaptığı işin, davacının müşteri çevresi veya davacının yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, davacının önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması sebebiyle geçerli olarak kabul edilebileceği, fakat bu konudaki nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, rekabet yasağı içeren sözleşmede kararlaştırılan 25.000 USD cezai şartın davalının tacir olmaması sebebiyle ve mahkemece aşırı nitelikte bulunması halinde indirilebileceği kanaatine ulaşıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; Davacı ile davalı arasında 05/08/2021 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, davacının bilgisayar hizmet faaliyetleri ve bilgi teknolojisi alanında hizmet verdiği, davacının rekabet yasağına aykırılık sebebiyle davalıdan cezai şart bedeli talep ettiği, davalı tarafça sözleşmede bulunan imzaya itiraz edildiği ancak yapılan grafolojik incelemede imzanın davalı it olduğunun belirlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15. Maddesinde çalışanın işverenin faaliyet konusu ile ilgili olarak iş akdinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile kendi adına iş yapmamayı veya birebir rakip bir müessesede ortak sıfatıyla veya başka bir sıfatla görev almamayı aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren firmada çalışmamayı taahhüt ettiği, sözleşmenin ilgili maddesinde rekabet etmeme borcunun, ------- bölgeleri ile sınırlandırıldığı, ve bu yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda iş verene 25.000,00 USD ödeme taahhüdünün kararlaştırıldığı, davalının davacı şirket ile iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra, dava dışı -------- çalışmaya başladığı, her iki firmanın da faaliyet alanının aynı olduğu, her iki şirketin aynı şehirde hatta aynı ilçede faaliyet gösterdiği, dolayısıyla davalının rekabet yasağının konusuna giren bir eylemde bulunduğu, davacının cezai şart bedeli talep edebilmesi için bir zarının olmasının gerekmediği, sözleşme kapsamında talep edebileceği, davalının sözleşmede kararlaştırılan ücretinin aylık 3.500,00 TL olduğu, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın 25.000,00 USD olduğu, ancak davalının sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek davalının menfaati ve davacının maddi bir zararının tespit edilememiş olması göz önünde bulundurularak BK 161 son maddesi gereğince hakkaniyet gözetilerek temkis suretiyle 2.000,00 USD cezai şarta hükmedildiği, bilindiği gibi takdire elverişli bulunan alacak miktarlarında mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına ayrıca vekalet ücreti takdiri yoluna gidilemeyeceği gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının DAVASININ tenkis sebebiyle Kısmen KABULÜ ile Davalının ----------- sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 2.000,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına,
Alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.583,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.274,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 309,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.274,19-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.454,09TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 478,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.478,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- dosyada taktir olunan 3.120,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024