T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/347 Esas
KARAR NO: 2024/630
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 02/04/2021
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 02.07.2008 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, ---------- Noterliğinin 24.09.20009 tarihli Limited şirket hisse devir sözleşmesi ile şirketteki 76,500 TL bedelli payını 76,000 TL'sinin şirketin diğer ortağı ---------- devrettiğini, ----------- Noterliğinin 07.12.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki kalan 500,00 TL değerinde payını da devir ederek şirket ortaklığından ayrıldığını, ancak davalı şirketin müdürü ve ortağı ----------- bu güne kadar hisse devirlerinin ticaret sicil tescillerini yapmadığını vergi dairesi ve sigortaya gittiğinde öğrendiğini, bu durumun müvekkilinin aile hayatını tehdit eder hale geldiğini, şirketin faaliyetinin tamamen durduğunu ve şirketin sicilde kayıtlı adresinde bulunmadığını, müvekkilinin diğer ortağa ulaşamaması nedeniyle ayrılma işlemlerini sonuçlandıramadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, diğer ortaktan kaynaklanan nedenlerle şirketin devamının imkansız hale geldiğini, şirketin sürekli zarar etmesi ile ortağın yolsuzluk yaptığı izleniminin güçlendiğini, TTK'nın 638. Maddesi uyarınca haklı sebebin bulunması halinde her ortağın çıkma davası açabileceğini müvekkili yönünden haklı sebeplerin bulunduğu nu ileri sürerek, haklı sebeplerle hisse devir tarihi itibariyle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizce alınan 18/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup T utulmadığı Yönünden: davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacının Şirket Ortaklığından Çıkma Talebi Yönünden: Hisse devirlerinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmemiş olunmasının tek başına haklı sebep teşkil etmeyeceği, şirketin ortaklık mevcudunun kalmaması, şirket faaliyetinin durması ve şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde bulunmamasının haklı sebep teşkil edeceği, şirketin devamlı olarak zarar etmiş ve kar sağlayamamış olmasının haklı sebep teşkil edeceği, rapor tarihi itibariyle şirket aktif ve pasif malvarlığı değerleri ve sermaye değerinin tespit edilemediği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.---------- Kararında; "davacının dava dilekçesinde sebeplerini de göstererek ortaklar arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğini belirterek çıkma davası açmasında talebin ileri sürüş şekline göre, davacının hukuki yararı bulunmaktadır. HMK'nın 24.maddesine göre, kimse lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağından, davacının seçimlik olarak açabileceği ortaklığın sona erdiğinin tespiti davasını açmaması nedeniyle, şirket ortaklığından çıkma davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece TTK 'nın 638 vd. maddelerine göre davacının delillerinin toplanarak, çıkma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, limited şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkindir.Davacı, 2008 yılından bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, şirkette sahip olduğu toplam 76.500,00 TL payın 76.000,00 TL'sini ----------- Noterliğinin 24.09.2009 tarih ve ------------ yevmiye numaralı, kalan 500,00 TL payını ise ----------- Noterliğinin 07.12.2020 tarih ve ----------- numaralı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin diğer ortağı ----------- devrettiğini, ancak payı devir alan ve şirketin tek ortağı olan kişinin ticaret sicilinde gerekli işlemleri yapmaması nedeniyle müvekkilinin ortak olarak görüldüğünü belirterek, devir tarihi itibariyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacının talebi esas itibariyle, paylarını devir ettiği tarihte şirket ortaklığının sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Ancak davacı talebini bu şekilde ileri sürmemiş ve TTK'nın 638. maddesinde düzenlenen haklı sebeplerin varlığı nedeniyle, şirket ortaklığından çıkma talep etmiştir.Mahkememizin ----------- esas ---------- karar sayılı kararının ----------- sayılı ilamı kaldırılmasına karar verilmesine üzerine dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.6102 sayılı TTK'nın 638 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” hükmüne havidir. Söz konusu ikinci fıkra, aynen 6762 sayılı Kanun’un 551 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünde olduğu gibi, ortağa haklı sebeplerin varlığında, çıkma davası açabilmesi olanağı sağlamıştır.Davalı şirketin ana sözleşmesinde, bir ortağın tek taraflı iradesi ile şirketten çıkabileceğine dair hüküm öngörülmediğinden T.T.K. madde 638/2 hükmü uyarınca ancak haklı sebeplerin varlığı halinde, şirketten ayrılma hakkı doğan ortak, şirketten ayrılmasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilmektedir.Bilindiği üzere, limited şirket bir sermaye ortaklığıdır. Ancak, anonim şirketlerden farklı olarak, ortakların kişiliklerinin de önem arz ettiği ve kişisel unsurları da bünyesinde barındıran bir ortaklık türü olarak Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bir ortağın haklı sebebe dayanarak şirketten çıkma hakkı, mutlak ve vazgeçilmez bir hak olup, bütün ortaklara eşit olarak sağlanmıştır.Haklı sebepler, limited şirket ortaklarının bir araya gelmelerini sağlayan maddi ve kişisel sebepleri ortadan kaldıran böylece şirketin amacına ulaşmasını imkânsız kılan ya da ciddi bir şekilde güçleştiren ya da amacını tehlikeye sokan nedenlerdir. Doktrinde de haklı sebep, hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim ve dava yolu ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek veya değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur şeklinde tanımlanmıştır.Mahkememizce haklı sebeplerin varlığı hususunun tespiti açısından dosya mali müşavir ve şirket hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacının yapmış olduğu hisse devirlerinin ticaret sicilinde tescil edilmediği, ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediği, ancak davacının tek başına ticaret sicile başvurabileceği veya tescile icbar davası ikame edebileceği ve hisse devirlerini tescil ettirebileceği dikkate alındığında bu hususun haklı neden olmadığı anlaşılmış ise de ------------ sayılı yazısında davalı şirketin 12.07.2005'ten itibaren faal olmadığının belirtildiği, ---------- kayıtlarından şirketin son tescilini 14.12.2012 tarihinde yaptırdığı, ------------ 24.11.2023 tarihli yazısında şirketin 23.11.2023 tarihi itibariyle 279.755,21 TL borcunun bulunduğu, davalı şirketin 2016 yılından itibaren beyanname vermediği, vergi dairesi tarafından resen terkin işlemlerine başlandığı, şirketin sicile kayıtlı adreste bulunmadığı, şirket adresinin kapalı olduğu ve şirketin faal olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında şirketin ana sözleşmesinde yazılı olan amaç ve işletme konusunu gerçekleştirmesinin imkansız olduğu, davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği gibi ticari defterler sunulmadığından sermayesinin tespiti açısından inceleme yapılamadığı ve şirketin gayri faal durumunun süreklilik arz ettiği anlaşılmakla şirketin ortaklık mevcudunun kalmaması, şirketi faaliyetinin durması ve şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinin bulunmaması ile şirketin devamlı olarak zarar etmesi ve kar etmemesi hususlarının haklı sebep teşkil edeceği, davacının şirketten çıkma halinde pay isteğinin bulunmadığı, şirket ortak sayısı ve bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde çıkma kararının şirketin hukuki ve fiili durumu üzerinde yasal hükümler çerçevesinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca davacının, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----------- sicil sırasında kayıtlı davalı ... ortaklığından çıkmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 59,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 368,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harcı, 683,65-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 802,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024